Fotografium Canon 600D profesyonel fotoğraf makinesi hediye ediyor! Yarışmaya katılarakCanon 600D , Manfrotto tripod ve Kata sırt çantası kazanma şansı yakalayın! http://blog.fotografium.com/fotografium-canon-600d-hediye-ediyor/ sayfasını ziyaret ederek yarışma hakkında diğer bilgilere ulaşabilirsiniz.
Devamını okuyun...>>

Eski nesil bir hareket olan gol sonrası forma çıkartma olayında artık Version 2.0 çıkmış... =)  Normalde kurallara göre gol sonrası forma çıkartan,alttan yazı gösteren veya da elini şortuna sokan futbolcular kart cezası alırken akıllı bir futbolcu da yenilik getirmiş olmak istiyor sanırım.. izleyin görün..


Hürriyet Video'larını izlemek için Flash 7 veya daha yüksek eklenti yüklenmeniz gerekmektedir. Yüklemek için tıklayınız!!!

Devamını okuyun...>>

Airbus'in a 340 ve a380 model ucaklarının nasıl yapıldıgına dair güzel videolar :) umarım hoşunuza gider..


Devamını okuyun...>>

Daha önce Leonardo Da Vinci ve ünlü eseri Mona Lisa hakkında biraz araştırma yapmıştım,neymiş ki len bu böyle bu kadar değerli diye?(bkz: http://pisliq.blogspot.com/2008/06/yok-bi-de-otopsi-yapsaydnz.html ) burdaki linkden hatırlayabilirsiniz tabi okuduysanız... Hala anlamış değilim bu tabloyu diğerlerinden farklı kılan şeyin ne oldugunun ki bu esere paha biçilemiyormuş ama bazı kaynaklar(web,gazete,dergiler vs.) bu eseri milyar dolar değer biçiyorlar... Nedenini ise hiç anlamıyorum,tamam eser güzel eywallah ama bu esere bu kadar para verebilecek olan first class zenginler hangi amaçla böyle bir eser satın alırlar?? Üzerine kendileri boya attırmak için mi acaba(kikirikirkikrikikii:D /cinsiyete göre değişir tabi bu)? neyse anladıgınızı varsayıyorum... First Class zengin beyler Tabloyu alıp eklemelerde bulunup sağda solda yine First Class zengin arkadaşlarına gösteriş yapma isteği olsa gerek bu olsa olsa...=D resime bakın internette buldum süper :))

NOT: Resimin üzerine tıklayın açılsın yoksa Mona lisanın yaptıgı dansı göremezsiniz,sayfada çalışmıyor üzerine tıklamanız halinde çalışacaktır...

Devamını okuyun...>>

Google,gün geçmiyorki yeni bir ilkle karşımıza çıkmasın,dünyanın en büyük arama motoru google silikon vadisinde yaptıgı çalışmalarla insanları kendine bağlamaya devam ediyor... Yaptıgı yeniliklerle epey adından söz ettireceğe benziyor..Fazla söze gerek yok koskoca google'dan bahsediyoruz,lafı uzatmaya gerek yok zaten...

Bu yeniliklerden 2 tanesi Lively ve google map Street View, lively google tarafından hazırlanan 3d sanal odalar bu odalarda insanlarla sohbet edebilirsiniz ve youtube videoları izleyebilirsiniz ve tabi arkadaş da bulabilirsiniz..Bu yeni bir olay değil aslında daha önceden İmvu adında program var imvu buradan bakabilirsiniz... Lively sayfasını ziyaret edin

Google maps'daki yeniliklerden sonuncusu ise hayli ilgi çekici artık cadde düzeyinde görüntü elde edebiliyoruz,caddede istediğiniz gibi dolanabilirsiniz  sonra da imkanınız varsa eğer Starbucks'a gidebilirsiniz tabi bu size kalmış birşey Gloria Jean's de olabilir,bana uyar! :)) Röntgen view desek de olur:))

Ben sizin için bi Starbucks yakaladım ve bir de Benetton gidin takılın iyi eğlenceler size :))


Devamını okuyun...>>

Bir galatasaraylı olarak hoşlanmadıgım bir şeyden bahsediyim sizlere,bildiğiniz üzere 27 temmuz günü Metallica ülkemize konser vermek için geldi...iyi gelsinler bakalım gelmelerine birşey demiyorum sözüm konser için Ali Samiyen'e gidenlere hatta gidenleri de geçiyorum Ali Samiyen Stadının önünde saatlerce bekleyenlere...

Bugüne kadar cimbomuzun hangi maçına gittiniz ülenn hangi maçı için öyle saatlerce bilet kuyrugunda beklediniz(yeme içme,kalma vb. herşey dahil buna) hıı sorarım sizlere? Ama Metallica'ya gelince "14 saattir bekliyorum bi 36 saat daha bekle deseler beklerim abi walla" diyenleri görüyoruz... enteresan yaa:)) gidip de o kadar bekleyeceğim hee bi konser için(zaten bilet fiyatları kitlemiştir eminim)...

Ali Samiyen gibi manevi değere sahip bir stada (böyle diyorum çünkü ben kendimi bildim bileli yeni stad projesi var) ilk kez bir konser için gelenleri öylee çadır kurup bekleyenleri kınıyorum,bırakın metallicayı yaa gelin alın kombinenizi maçlara :)

Hayatında cimbom maçı izlememiş elemanlar nasıl da toplandılar Ali Samiyen'de :)

'Eski açık sarı desene' daha güzel olurdu heralde 'never cared for what they do Never cared for what they know And I know' demek yerine :))

not: Fanatik değilim Galatasaray'ın teknik direktörünün ismini dahi bilmiyorum :D

Devamını okuyun...>>

Selamlar, hepimizin de bildiği gibi NASA dünyadan sıkılmış kendine yeni maceralarla beraber evrenin gizemini de araştırıyor...Aşağıdaki fotograflar tamamiyle gerçek photoshop ürünü falan değil,ilk bakışta hade len sende diyebilirsiniz ama gerçek...
Nasıl mı?
1. Mekikler dünyaya dönüşte herhangi bir itici güç kullanmazlar. Planör mantığı ile iniş yaparlar. Dünyaya dönüş esnasında yalnızca bir kere iniş şansları vardır. Olmadı pas geçiyorum gibi bir lüksleri yoktur. Oldukça ağır olan bu aracı motor gücü kullanmadan indirebilmek için hem astronot, hem de çok çok başarılı bir savaş jeti pilotu olmak gerekir.Her yanı izolasyon amaçlı seramik tuğlalarla kaplı olan mekiğin bu şekilde iniyor olması akıllara zarar bir durumdur. Bu nedenle NASA mekikleri uçmayı becerebilen dünyadaki tek tuğla yapı olarak nitelendirir.


2. Pilotlar mekiği, atmosfere girdikten sonra, hava yoğunluğuna ve yüksekliğe göre hız kesme manevraları yaparak yörünge hızları olan saatte 22.000 km'den, çıplak gözle görülür hale geldikleri yükseklikte hızı yaklaşık 2500 km'ye kadar indiriler. Kademeli olarak önce 900 km'ye daha sonra iniş hızları olan 400 km civarına iner ve bir kerede piste teker koyarlar.

O nedenle yakıt problemi veya iniş takımları problemi var, havada beni bekleyen 747'nin üzerine ineyim diye bir durum söz konusu bile değildir. Bu duruma en fantastik hollywood filminde bile rastlayamazsınız.Rastlarsanız o filmin gerisini seyredip boşa vakit harcamayın.

Belki Tarantino düşünmüş olabilir, bilemem.

Kaliforniya'ya inmiş olan bir uzay mekiği, bir sonraki fırlatma için Florida'ya geri nasıl dönüyor? Cevap, taşıma aracıyla. NASA, sırtlarında uzay mekiği taşımak üzere elden geçirilmiş iki adet ticari Boeing 747 uçağı işletiyor. Resmi olarak mekik taşıma uçağı veya MTU olarak adlandırılan bu 747'ler, aslında ticari uçuşlar için üretilmiş, ancak NASA tarafından birkaç payanda, dengeleyiciler ve elektronik izleme tertibatı ile desteklenmiştir. Yaklaşık 70 metrelik uzunluğa sahip olan bu iki uçağın toplam kütlesi neredeyse 150.000 kilograma ulaşmaktadır. Yukarıdaki resimde, uzay mekiği Atlantis, Eylül 1988'de, NASA'nın Florida'da yer alan Kennedy Uzay Merkezi'ne geri götürülürken görülüyor.


Devamını okuyun...>>

Yeni bir sanat akımı doğmuş olsa gerek bakınsanıza adamlar bizim cocukken yazdıgımız "beni yıka" vb. yazıları,resimleri falan abartarak sanat haline dönüştürmez ama bunu bile yapabilmeleri gerçekten güzel ve insanı biraz da kötü etkiliyor en azından beni bkz: ben hiç bi hallttan çakmıyorum,adamlara bak vs. :))



















Devamını okuyun...>>

Bir arkadaşımdan genelde hep mail gelir bana etkileyici yazılar,fotograflar,videolar vs.lerin bulundugu mailler işte bilirsiniz bir tanesini paylaşmak istedim..Gerçekten etkileyici ;)


SON İSTEĞİN NEDİR MAHKÛM?15 kişiyi yakarak katletmekten elektrikli sandalye cezası verilen bir mahkûmun infaz günü gelmişti. İki görevli onu sandalyeye götürüyordu. Elleri kelepçeliydi. Kelepçeler sadece mahkûmun elini değil, hayatını da sımsıkıya bağlar. Bu mahkûmda aynen öyle bir durumdaydı. Sandalyeye getirip oturttular. Kelepçeleri çözdüler. Sandalyenin olduğu oda loştu. Görevliler net olarak seçilmese de, mahkûmun olduğu sandalye aydınlıktı. Görevliler birbirlerine bakarak vaktin geldiğini ifade eden bir edayla bakıştılar. Adetten bir soru soracaklardı." Son isteğin nedir mahkûm?"Mahkûm, hafif gülümseyerek bir sigara istedi. Son isteği bir sigaraydı. Odadaki bir görevli dışarı sigara almaya gitti. Döndüğünde mahkûm da hala aynı yüz ifadesi vardı. Sigarayı uzattılar. Mahkûm sigarayı eline aldı ve parmakları etrafında bir tur attırdı. Sigarayı ağzına götürürken duraksadı " Bu sigarayı bir hayat olarak düşünelim" dedi ve gülümsedi. Ağzına götürdü. Görevlilerden biri çakmakla sigarayı yakmak istedi ama mahkûm elini tuttu engelledi. " Birinci kural, hayatını kesinlikle başkasına yaktırmayacaksın. Hayatta her işi kendin yapacaksın " dedi mahkûm ve görevlinin elinden çakmağı aldı, kendi yaktı. Görevliler şaşırdılar ama karşı koymadılar. Sigarasını içmeye başlamıştı ve bir anda tekrar konuşmaya başladı. " Daha demin sigarayı hayat olarak göstermiştik. Hayatımızı ne olursa olsun kendimiz yakalım, kendimiz tutuşturalım ve kendimiz söndürelim." Dedi. Görevliler dikkatle dinlemeye devam ettiler. " Şimdi de sigarayı, öldürdüğüm insanların hayatı olarak görelim. Hayatlarını yaktım, hepsini tutuşturdum aynı sigara gibi, ve hepsini söndürdüm aynı sigara gibi…" Görevliler hafif ürkmüştür. Mahkûm arada sırada öksürmektedir. Sigarayı içmekte güçlük çekiyordur. " İkinci kural, kimsenin hayatına karışmayacaksın. Ben karıştım ve sonum burası gördüğünüz gibi" Zaman akıp geçmektedir. Mahkûmun sigarası da bitmeye başlamıştır. " Üçüncü kural, sigara bir hayat ise dibini göreceksin. Aynen ben şimdi hayatımın dibini göreceğim gibi". Görevliler artık zamanın geldiğini söylerler. Ve mahkûmun ellerini elektrikli sandalyeye bağlarlar. Mahkûmun kafasına ve kollarına kablolar takılır. Ve başlayın işareti verilir. Mahkûm son kez ağzını açar " Dördüncü kural, bilmediğiniz şeyi yapmayacaksınız"Görevliler, işareti verir ve infaz gerçekleşir. Mahkûm can verir. Kurallarıyla birlikte hayata gözlerini yumar.



—2 sene önce-O gün yine işine geç saatte gelmişti. Evi işyerine uzaktı. Bu yüzden işe gitmeye çok zorlanıyordu. Tüp fabrikasında çalışıyordu. Tüpleri kalite kontrol yapıyordu. Az para alıyordu ama geçinimini sağlıyordu. İş yerine geldiğinde hemen işinin başına geçti. Onun dışında 14 kişi daha kalite kontrolde çalışıyordu. Yan yana iş yapmaktaydılar. 5 saniyede bir eline bir tüp geliyordu. Test edip damgalıyordu. Telefonu çaldı. Evinden arıyorlardı. Açtı konuştu. Acilen hemen tüpü bırakarak çıktı. Hemen oradan bir çırağı çağırdı. " 5 dk benim yerime tüpleri kontrol et. Ve sakın sigara içme" Dedi ve çıktı. Çırak tüplerin başına geçti. Bu konuda bir bilgisi yoktu. Diğer kişilere bakıp o da aynı şeyi yapmaya çalışıyordu. Bilmediği bir işti. Gelen tüplerden biri hafif şişikti. Gaz sıkışması vardı. Çırak bu tüpe de geçerli damgası vurdu. Diğerlerinin yanına bıraktı. 5-6 tüpü de aynı bu şekilde diğer gazı sıkışmış tüpün yanına yolladı. O tüp arada sıkıştı. "Tıs" diye bir ses duyuldu. Ve korkunç bir patlama gerçekleşti. İçerdeki 14 görevli ve çırak yanarak feci şekilde can verdi. O sırada iş yerinden çıkan adam işe dönmüştü. Alevleri görünce şoka uğradı. Acil işi ise komşusunun kalp krizi geçirmesiydi. Karısı misafirlikteyken kriz başlamıştı. Ve karısı haber vermişti. O da koşup acilen bakmıştı. Geldiğinde arkadaşlarının yanarak can verdiğini gördü. Polisler sorgu üzerine adamı götürdüler. Mahkemede adam 15 kişiyi öldürmekten suçlu bulundu. Savunmasını gerçekleştiremedi. Çünkü o uğradı şokla aklı zarar görmüştü. "15 kişiyi yakarak katletmekten elektrikli sandalye cezası verilmiştir" dedi hakim. Ve mahkeme dağıtıldı. Polisler, alev alev yanan işyerinden izmarit külleri bulmuştu. Sigaradan çıkabileceği şüphesi de uyandı. Fakat tüpün başka şekilde patlatıldığı ortaya çıktı. Tek bir şey kalmıştı, o da adam tarafından kundaklatıldığı oldu. Hastane raporlarında mahkumun şu ana dek sigara kullanmadığı bildirilmişti. Ama kanıtlar adamın kurtulmasını sağlayamadı. Eğer mahkûm çırağa sigara içme demese belki de raporlarda sigaradan patladığı anlaşılacak ve suç çırağın olacaktı. Mahkûm başkasının işine karışmıştı. Ve çırağa işi devretmemeliydi. Çünkü çırak işi bilmiyordu. Bilmediğin işi yapmayacaksın. Ve her zaman kendi işini kendin yapacaksın…


Devamını okuyun...>>

Vakit gazetesinin bulmaca ekindeki çengel bulmacaya ABD konsoloslugu önünde görevini yaparken şehit olan 3 polisimizin fotografını koymuş ve çengel bulmacanın sonunda çıkan şifrede ise yazan şey bir hayli ilginç, ki asıl ilginç olan şey neden bulmacada böyle bir şey yaptıkları olsa da yine de işin son kısmı daha ilginç şifreyle birlikte verilmeye çalışılan mesaj: Gavurlar için değer miydi? ...


Vakit ya da benzeri tür gazetelerin(dini kesimlere hitap eden ya da öyle sanılan) insanlara din-islam dersi vermeye kalkıp da kendilerinin de dinlerinden bihaber oldukları ise ortada,neden böyle söylüyorum çünkü din Allah'la kul arasındadır ve kimsenin kimseye zorlama hakkı yoktur insanların kendi dinlerini seçmekte,dini vecibelerini yerine getirmekte özgürlükleri vardır ve kısacası islam dini hoşgörü dinidir...

Peygamber efendimiz gayri müslim insanlara böyle hoşgörüsüz bir şekilde davranmamıştır ve insan ayrımı yapmamıştır hiçbir zaman...Sorasım geliyor ozaman siz kimdensiniz diye bu insanlara?

kaynak :vatan gazetesi link : http://w9.gazetevatan.com/haberdetay.asp?detay=Vakitin_bulmaca_rezilligi_189942_11&Newsid=189942
Devamını okuyun...>>



Gün geçmiyor ki garip olaylar yaşanmasın,yine ntvmsnbc nin bir haberine göre Bizim ultra zeki Japon kardeşlerimiz yalnızlıktan(abazalıktan desek daha dogru olur) sıkılan ve kız arkadaş bulmakta zorlanan abazalar için yeni nesil kız arkadaş üretmişler işin ilginç yanı ise bu robotun fonksiyonel olarak yeterli olmamayışıdır bakınsanıza sadece dans edip şarkı söylüyormuş...=)
Bir de bunun boyu çok kısa yaa ne o öyle 38 cm miş yapıyorsunuz bari 170cm lik falan yapar insan...Burdan çıkarabileceğimiz sonuç şudur ki;abazalık küresel boyuta ulaşmış artık...

Japonların hep zeki insanlar olduklarını söylerler söylemesine de Japonlar işi biraz abartmış görünüyor ki geçen gün tv de izledim namaz kılan robot yapmışlar,ben de zaten oruç tutan ve hac'ca giden bir robot yapmayı düşünüyordum uzun zamandır...


haber şöyle:


Japonlar, bekarlar için robot kız arkadaş üretti


TOKYO - Japonlar, kız arkadaş bulmakta zorlanan bekar ve yetişkin erkekler için pille çalışan, arkadaş canlısı, şirin görünümlü robot kız arkadaş üretti.
Sega oyuncak tarafından üretilen ve “EMA” adı verilen 38 santimetre boyundaki robot, kızılötesi ışın algılayıcılarına sahip.Sega firmasının sözcüsü Minako Sakanoue, robotların şarkı söyleyebildiğini, dans edebildiğini belirtti, robotun satışa sunulduğu ilk yıl 10 bin adet satılmasının planlandığını kaydetti.Sözcü, bir komutla öpücük verebilen robotların Eylül ayında piyasaya sürüleceğini ve yaklaşık 175 dolara satılacağını söyledi.

Devamını okuyun...>>


Geçtiğimiz pazar günü yapılan ve sınav öncesinde sınava kadar tv lere gazetelere çıkıp kendini bilmez bir şekilde sınav kolay olacak zor olacak falanca filanca olacak diye çıkıp konuşan Sayın ösym başkanının bahsetmiş oldugu o sınav hepimizin bildiği gibi pazar günü 1,5 milyon öğrencinin katılımıyla gerçekleşti...Sınav sanırım herkese bir güzel kaydı en azından bana öyle ki ben hiç kimse duymadım benim sınavım iyi geçti diyen...
Neyse bazı zeki arkadaşlarımızda kendilerince mantıklı ve yine kendilerine göre adil olan bir sistemle sınava girmeye kalkmışlar fotografda ultra süper hiper zeki arkadaşların öss için hazırlamış oldukları sistem... Eee kardeşim madem bunu düşünebiliyorsun o zaman birazcık uğraş da hakkınla gir şu üniversiteye yaa... Ayıplıyorum ve onca insanın hakkını yemeye çalıştıkları(hatta yedikleri ki yakalanamayan daha bir çok var bu ve benzeri gibi ) için kızıyorum ve sövüyorum...Allah akıl fikir versin..
ÖSS'de böyle sahtekarlık görülmedi
Mardin'de hafta sonu yapılan Öğrenci Seçme Sınavı'nda (ÖSS) 177 kişinin sahtecilik olayına karıştıkları gerekçesiyle gözaltına alındığı bildirildi. Bazı kişiler cep telefonunu, sınav salonuna giydiği terliğe yerleştirerek sokmaya çalıştı.
Mardin Emniyet Müdürlüğünden yapılan yazılı açıklamada, Mardin ve Kızıltepe ilçesinde sınav günü yapılan eş zamanlı operasyonlarda, iletişim araçlarıyla kopya gönderen ve bu amaçla sınavlara giren 177 kişinin gözaltına alındığı belirtildi. Açıklamada, şu ifadelere yer verildi:“İl merkezi ve Kızıltepe ilçesinde yapılacak olan 2008 yılı ÖSS sınavında organize bir şekilde kopya çekileceği, önceden irtibat kurulan sınava girecek öğrencilerin cep telefonu gibi iletişim araçlarına cevap anahtarlarının mesaj yolu ile gönderileceği yönünde bilgilerin alınması üzerine, 15 Haziran 2008 günü ÖSS sınavının yapılacağı okullarda ve çevresinde gerekli tedbirler aldırılmış ve eş zamanlı yapılan operasyonla iletişim araçlarıyla kopya gönderen ve bu amaçla sınavlara giren 177 şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır.”

Gözaltına alınan şahıslarla birlikte, 2'si saat şeklinde 157 adet cep telefonu, 5 adet kulaklık ve benzeri malzemelerin ele geçirildiği kaydedilen açıklamada, 177 kişinin ifadelerinin alınmasından sonra adli mercilere sevk edildiği belirtildi. Cumhuriyet Savcılığınca ifadeleri alınan 177 kişiden F.D, M.M.D, V.Ö, A.B, B.Ö, İ.E, B.Ö, A.T ve S.G hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçundan tutuksuz yargılanmak üzere dava açıldığı, 168 kişinin ise haklarında idari işlem yapılmak üzere serbest bırakıldığı belirtildi.

Devamını okuyun...>>


Bugun Ntvmsnbc nin sayfasında dolanırken bir haber gözüme çarptı; Mona Lisa'nın kimliği belirlenmişmiş... Nerden anladın nasıl anladın demek geliyor içimden,sanki Leonardo'nun resmi yaptıgı dönemdeki(1503'de başlamış 3-4 yıl falan sürmüş işte ne biliiiim) bütün hatunları tanıyormuş gibi konuşuyor Veit,playboy kesildi bizim bilimadamı Veit,Allah bilir sen Teoman'la falan da geceleri takılıp gazeteci falan dövüyorsundur...Ama bizim meşhur Lisa vakt-i zamanında bir barda konsomatris olarak çalışıyormuş(muşşş sadece) duyduguma göre,Leo da böyle bi resim çizmiş işte...

Aslında hass****r Veit sende ordan deyip geçmek istiyorum ama nese işte başladık bir kere yazmaya..

EDİT: Bu Mona Lisa'nın kaşı yok yaa,aldırmış mı ne yapmış?bir de omuzları çökmüş gibi duruyor.Bira göbeğini saklamak için de kalın bi elbise giyinmiş anlaşılan elleri de tam göbek önüne koymuş ki anlamasınlar diye,neyse mona lisa kimseye söylemem ama yarın bir gün mona lisa hamile falan derlerse söylemek zorunda kalabilirim ona göre:D:D

Haber şöyle:


Almanya’nın Heidelberg kentinde görev yapan bilim adamı Veit Probst, ressam Leonardo da Vinci’nin ölümsüz eseri “Mona Lisa”daki kadının kimliğinin kesin olarak belirlendiğini açıkladı.


BERLİN - Heidelberg Üniversitesi Kütüphane Müdürü olan Probst, yaptığı açıklamada, “Mona Lisa” adlı tabloda gülümseyen kadının, kesinlikle Floransa’lı bir tüccarın eşi Lisa del Gioconda olduğunu belirtti.

Vinci’nin 1503-1506 yılları arasında yaptığı ve Paris’teki Louvre Müzesinde bulunan “Mona Lisa” tablosu, bugüne kadar “La Gioconda” adıyla anılıyordu.“Mona Lisa” tablosundaki kadının, bugüne kadar Vinci’nin gizli bir sevgilisi olduğu ya da ressamın şifreli olarak kendi portresini yaptığı şeklinde spekülasyonlar yapılmıştı.Probst’un bu konudaki bilimsel bir yazısının, 3 hafta içinde yayınlanacağı bildirildi.


Devamını okuyun...>>


Son günlerin terörden sonra tartışılan ve olay yaratan durumlarından birisi de Türk Telekom çalışanlarının grev kararıdır hatta kararı bırak grev başladı bile çoktan,neyse sadede geleyim TT çalışanları kendilerine önerilen %3 lük zammı begenmiyorlarmış(hatırladıgım kadarıyla %3 tü), Türk telekom özelleştirildikten sonra yani hangi akla hizmet olarak özelleştirildi bilmiyorum ama neyse en son ne demiştim? haa özelleştirildikten sonra iyice büyüyen ve karlılıgı artan şirket nedense hem çalışanını hem de müşterisini memnun etmekte de karlılıgı ve büyümesi kadar başarılı değil bakınsanıza insanlar sokaga dökülmüş grev yapıyorlar,bugun hani Bundan bi önceki blogumda yazmıştım ya işte o zaman çarşıya çıktıgım da birkaç işimden birisine giderken Türk telekom'un önünden geçtim girişinde "bu işyerinde grev var." pankartı asılıydı ve önlüğümsü gibi birşey giyinmiş çalışanlar vardı önünde,bende tam ordan geçerken düşündüm acaba bende gidip greve katılsam mı diye? Düşünmedim de değil yani,laf olsun diye söylemiyorum bak walla ya, gidip katılıyım beni de alırlar belki farklı amaçta aynı araç olurum ne olacak sanki çalışanı verilen maaştan ve zamdan memnun değilse bende verilen hizmetten,hizmet kalitesinden,hızdan,3kagıttan ve fiyatların yüksekliğinden ve en önemlisi müşteriye verilen değerden şikayetçiyim kardeşim... Müşteri olarak gidip,ben grev yapıyorum desem kimse sallamaz(sanki ben onların arasına girince bizi anlayacaklar ama neyse hayal işte)... Ama Adsl'de bir sorun oldugunda adsl müşteri hizmetlerini aradıgınızda genelde eliniz boş dönersiniz hatta ekşi sözlükte bakarsanız türk telekom ile alakalı muabbetlere orda görürsün ne kadar dogru ne kadar yanlış oldugunu bu düşüncenin ve hatta hatta aradıgınızda da bırak zam verilmesini "ÜÜÜÜleyyyyyynnnn seni oraya işe alanın ben varyaa..." gibisinden cümleler kurabileceğiniz çalışanlar var ama gel gör ki onlar zam istiyor...


Tamam isteyin Eywallah ama siz çalışan olarak birşeyler isteyebiliyorsanız ve bizlerde müşteri olarak verdiğimiz paranın karşılıgını tam almak isteriz gerçi tam almasak da olur fazlasını yaparsanız sözüm yok eyw ama böyle yok 1 mb mış yok 4 gb kotaymış falan anlamam ben herkesin ayagına aynı hizmet ulaşıyor herkese aynı hız herkese aynı kota(kota da neyin nesi yaa internette sınırlama mı olur üstelik youtube,metacafe gibi videoların günümüzde popüler oldugu bir dönemde) yani limitsiz demek istedim:D Ve birde indirim adı altında insanların cebinden daha fazla para çıkmasına sebep olarak yani cironu katlayarak bizi memnun edemezsiniz,zaten Bizim ülkemizde de böylesine komik oranlarda zamlarla da çalışan geçindiremezsin...

Ha bir de fiberobik kabloları kesmişler ona lafım yok,yapan ayıp etmiş o kadar, ama şunu söylemeliyim ki sadece insanların grev yapmasına değil de böylesine bir dönemde onbinlerce işcinin işi bırakıp zam için sokaklara dökülmesine bir anlam veremedim neden diyeceksiniz Ülkemizde şuanda Grevden,zamdan bilmem neyden daha önemli bir sorunumuz var o da 70 li yıllardan beri çektiğimiz terör çileşi,böylesine kritik bir dönemde grevin yapılmasını ya da böylesine bir döneme denk gelmesini anlamsız buluyorum ve sadece kendi maddi açılarından düşündükleri için de hayret ediyorum zira bu ülkede internet üzerinden birçok şey yapılıyor örneğin ordunun telsiz hattını Türk Telekom sağlıyor,hastanelerde otomasyon internetle sağlanıyor ve bankalarda da...Hadi Grev yapacaksınız bari gidin fatura yatırmamız gereken dönemde yapın:D... Bizim ülkemizde dogru politikalar izlenseydi zaten Türk Telekom gibi bir firma satılmazdı yabancılara hemde sadece 3-5 yılda kar ettiği bir tutara 39 yıllıgına:( ee haliyle demirbaşların satıldıgı bir ülkede,yabancı bir ülkeden gelen yatırımcı da istediği gibi fiyat belirler maaş belirler yani kimse kızmasın neolsa Türk bankacılık sektörünün %65 i dışa bağımlı yani yabancıların elinde.... Varın gerisini siz düşünün.... Ha birde Cem Yılmaz da Greve katılsa ya o da ne olsa Türk Telekom'dan ekmek yiyor... Vayy be nerden nereyee geldim yaa:D:D




Türk Telekom'da yarın başlayacağı açıklanan grev öncesi taraflar son kez masada. Taraflar bu kez de uzlaşamazsa yarın saat 08.00'den itibaren greve çıkılacak.Türk Telekom yöneticileriyle Haber-İş Sendikası temsilcileri son uzlaşı arayışları için bir araya geldi. Türk telekom yönetimi, yüzde 3 zam öneriyor.Sendika ise bu öneriyi reddediyor.Bugün uzlaşma çıkmadığı taktirde, yarın sabahtan itibaren iletişim duracak. 26 bin 500 işçinin katılacağı grev internet erişimini de etkileyecek.Grev neleri etkiler?Telekom'da bugüne kadar hiç grev yapılmadı. Bu nedenle nelerin, ne oranda etkileneceği tam olarak hesap edilemiyor. Tahminler şöyle;-1 hafta içinde arıza nedeniyle telefonların yarısı kullanılamaz hale gelecek. -1 santral sahasında günde 20 ADSL arızası çıktığı düşünelecek olursa, internet felç olacak...-Medya ve bankacılık işlemleri duracak...-ATM'ler çalışmayacak, GSM operatörleri işlemez hale gelecek.Kaynak : Türk Telekom'da yarın başlayacağı açıklanan grev öncesi taraflar son kez masada. Taraflar bu kez de uzlaşamazsa yarın saat 08.00'den itibaren greve çıkılacak.Türk Telekom yöneticileriyle Haber-İş Sendikası temsilcileri son uzlaşı arayışları için bir araya geldi. Türk telekom yönetimi, yüzde 3 zam öneriyor.Sendika ise bu öneriyi reddediyor.Bugün uzlaşma çıkmadığı taktirde, yarın sabahtan itibaren iletişim duracak. 26 bin 500 işçinin katılacağı grev internet erişimini de etkileyecek.Grev neleri etkiler?Telekom'da bugüne kadar hiç grev yapılmadı. Bu nedenle nelerin, ne oranda etkileneceği tam olarak hesap edilemiyor. Tahminler şöyle;-1 hafta içinde arıza nedeniyle telefonların yarısı kullanılamaz hale gelecek. -1 santral sahasında günde 20 ADSL arızası çıktığı düşünelecek olursa, internet felç olacak...-Medya ve bankacılık işlemleri duracak...-ATM'ler çalışmayacak, GSM operatörleri işlemez hale gelecek.

Devamını okuyun...>>


Bizim evde ya da babamın bürosunda olsun her zaman faturaları ben yatırırım, oraya buraya ben giderim yani kısacası ayak işlerinden sorumlu ev bakanı benim:D Bugun benim garibime giden bir olay oldu, bir kaç yere uğramam gerekiyordu Garanti bankasına da gidecektim işte en sona ama diğer gideceğim yere gitmeden önce gidip bi kartla sıra alıyım dedim gelene kadar fazladan boşa beklemiyim diye,beklemeye geçireceğim süreyi diğer işlerimle uğraşarak geçiririm diye düşündüm ama her zamankinin aksine saatlerce beklemek yerine kartı takıp sıra almamla ,benim sıramın gelip işimi halletmem çok kısa sürdü...


Bugun sanırım şanslı günümdeyim zira her zaman,içimden bana Garanti bankası demeyin,gitmek istemiyorum ben oraya diye düşünürken ve elinde sonunda oraya gitmek zorunda kalırken o da yetmezmiş gibi bankayı sabah memurla açıp akşam beraber kapatırken ve o sırada da en içten SAYGILARIMI sunarken:D (anladın sen onu...) aksine bugun pollyana kadar iyi niyetli bir şekilde girdim ve çıktım,girip çıkmam bir oldu... Yavaş yavaş garanti bankasını sevmeye başladım umarım hep böyle devam eder:D:D

Devamını okuyun...>>

İşte hep hayallerimi süsleyen araba,o güzel görüntüsü cezbediyor insanı biliyorum siz de hoşlandınız farkındayım,bakın şunun güzelliğine yaa böyle bir güzellik yok=) İlerde bir gün alacağım bundan inşallah, arabanın şu estetik hattına bakın öyle...Nasıl da güzel duruyor değil mi gelinlik kız gibi=)


Devamını okuyun...>>

Çocuklugumda hep izlediğim Simponlar'ı photoshopcu insanlar ne hallere getirmişler kardeşi kardeşe bile düşürmüşler bakın:D

Bir resim daha vardı onuda pc'de bulabilirsem koyarım asıl komedi o=)
Devamını okuyun...>>

Sadece biz insanlar mı derli olacagız??Bakın onlar da dert sahibi işte,belki sevdiğinin yolunu bekliyor,belki geçim sıkıntısı,belki ekolojik dengelerin bozulmasına canı sıkkın,belki aldatıldı,belki öss sistemine kafayı takmış kim bilir onlar da üzülüyor işte....
Bu kedicik de akıllı olup ne yapacagım deli oluyum dünya benim kahrımı çeksin diyenlerden...=)
Devamını okuyun...>>

Bir karikatür sadece....

Tatil özlemiyle yanıp tutuşan bir adam bir çalışma lambası altında ayaklarınıda Windows Xp de standart bulunan deniz(tatil) manzarasına çevirmiş gerçekten hoş bir karikatür olmuş Sizce?
Devamını okuyun...>>

11 Eylül olaylarından sonra gözler bildiğiniz gibi Afganistan'a çevrildi bir yabancı sitede buldugum bir resim bu....Sadece komik oldugunu düşündüğüm için koydum gerçek ya da yanlış oldugu için değil...

Devamını okuyun...>>