BBC Programcısı Jessica Williams, dünyanın röntgenini çekmiş. Tespitlerini ise "Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek" adını verdiği bir kitapta toplamış. Seyfi Öngider'in editörlüğündeki Aykırı Yayınevi'nden piyasaya yeni sürülen bu kitap, oldukça ilginç.
"50 gerçek" olarak adlandırılan aykırılıklar, yanlışlıklar veya sorumsuzluklar, ilk bakışta birbiriyle ilintili gözükmeyebilir. Ama her biri, dünyanın çivisinin üzerine bir balyoz gibi iniyor.
"Yokoluş"a doğru hızla sürükleniyoruz. Kendi ikbalimiz için fır dönerken, bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım...
İşte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek:
1- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl
yaşıyor.
2- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
3- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik
oranına sahip.
4- Çin'de 44 milyon kadın kayıp.
5- Brezilya'daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.
6- 2002'de idamların yüzde 81'i ABD, Çin ve İran'da gerçekleşti.
7- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla
bilgiye sahip.
8- AB'deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon,
Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.
9- 70'in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak,
9'unda ise cezası ölüm.
10- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle
yaşıyor.
11- Rusya'da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda
hayatını kaybediyor.
12- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.
13- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.
14- Hindistan'da 44 milyon çocuk işçi var.
15- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.
16- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon
dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.
17- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.
18- 15 yaşındaki İngilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri
sigara içiyor.
19- Washington'daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre
üyesi için 125 kişi çalışıyor.
20- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.
21- 1977'den bu yana ABD'deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve
taciz vakası yaşandı.
22- Mc Donalds'ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını
tanıyanlardan fazla.
23- Kenya'da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.
24- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.
25- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.
26- 150'den fazla ülkede işkence var.
27- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç
kalıyor.
28- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.
29- Dünyanın üçte biri savaş halinde.
30- Petrol rezervleri 2040'da tükenebilir.
31- Sigara içenlerin yüzde 82'si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
32- Dünya nüfusunun yüzde 70'i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.
33- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için
yaşanıyor.
34- Afrika'da 30 milyon kişi AIDS.
35- Her yıl 10 dil ölüyor.
36- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.
37- ABD'de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.
38- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.
39- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.
40- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.
41- İngiltere'de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol'un ilk
sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı.
42- ABD, *****grafiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.
43- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla
askeri harcama yapıyor.
44- Dünyada 27 milyon köle var.
45- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç
haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.
46- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.
47- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa'ya satılıyor.
48- Yeni Zelanda'dan İngiltere'ye uçakla getirilen bir tane kivi,
atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.
49- ABD'nin, BM'ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.
50- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin
aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.
Devamını okuyun...>>
Aşğıdaki mektubun yazarı, bir öğretmen… Ancak adını ve nerede çalıştığını gizlemek zorunda kalmış; tahmin edebileceğiniz sebeplerle… Mektup, aşağıdaki hâliyle bir üniversitemizin “Öğretmenler Günü” toplantısında da okunmuş gözyaşlarıyla…
“Merhaba,İstanbul’da bir lisede öğretmenlik yapıyorum. Çalıştığım okul, çoğunluğu Anadolu’nun en ücrâ köylerinden gelip yerleşen (aslında yerleşemeyen) insanların oturduğu bir çevrede… Etrafımız gecekondu mahalleleri… Gecekondu olmayan yerlerde de derme çatma binalar var. İstanbul’un pek çok yerinde artık görmeye alıştığımız bir manzara var aslında burada da!.. Sözünü ettiğim yerleşim yerinin beş dakikalık mesâfesinde modern bir alışveriş merkezi var!.. Atardamarın hemen üzerinde bu okul!..
Bunların Hepsi Gerçek:
*Biliyor musunuz, bu yıl lise 1. sınıfta olup da okuma-yazma bilmeyen bir öğrenci var.
*Biliyor musunuz, bir öğrenci okula “satır” getirmekten uzaklaştırma cezası aldı.
*Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada bir öğrencimin boynu döner bıçağı ile kesildi; 28 dikiş atıldı. (Çok şükür şahdamarına gelmedi.)
*Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kışın, akşam beşten sonra sokakta yalnız yürüyemiyor.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardımcımız bir öğrenci tarafından karnı tekmelenmekle tehdit edildi.
*Biliyor musunuz, dışarıdan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini dışarı çıkarmaya çalışan kat nöbetçisi bayan öğretmeni bıçakla tehdit etti.
*Biliyor musunuz, derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından cezâlandırılan öğrencinin, aşiret olan âilesi okulu bastı.
*Biliyor musunuz, bir öğretmenimiz sınıfta bıraktığı öğrenciden tehdit telefonları aldı.
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 86’sı sigara içiyor!..
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 42’si hap kullanıyor!..
*Biliyor musunuz, okulun etrafında hap satanları, okulun içinde hap kullananları polis biliyor.*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir kız öğrencimizin babası, çocuğundan (öğrencimizden) dayak yediği için okula sığındı.
*Biliyor musunuz, yalnızca koridorda birbirlerine çarptıkları için kavgaya tutuşan iki kız öğrencinin âileleri, okulun önünde birbirlerine yumruk yumruğa saldırdılar.
*Biliyor musunuz, bazı kız öğrenciler, 100 kontör karşılığında minibüs şoförleri ve halı saha sahiplerinin kendilerine dokunmasına ses çıkarmıyorlar.
*Biliyor musunuz, bu yıl bir erkek öğrenci, bir kız öğrencinin kendisine cinsel tâcizde bulunduğunu söyleyerek şikâyette bulundu.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir anne, kızının saçının boyalı olması üzerine okula çağırıldığında, kızını okula koca bulmak için gönderdiğini, bu nedenle de süslenmesi gerektiğini söyledi.
*Biliyor musunuz, velilerin % 42’si kayıttan sonra bir daha okula uğramıyor.*Biliyor musunuz, maddî yetersizlikten dolayı üç-dört âilenin, “bir oda-bir salon”dan ibâret bir evi paylaştıklarına çok şâhit oldum.
*Biliyor musunuz, her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir öğrenciye bot, palto veya okul araç-gereçleri alıyoruz.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl, bir Cuma günü okul kapanışı töreninde baygınlık geçiren bir öğrencinin iki gündür hiçbir şey yemediğini öğrendik.
*Biliyor musunuz, öğrencilerden çoğunun âilesinin hayatında kan davası, intihar, boşanma, dayak, kaçma, kaçırılma, hapis gibi hikâyeler var.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl iki gün boyunca evine gitmeyen bir öğrenciyi, velisi gelip okulda arıyor. (Kızın biriyle kaçtığı anlaşılıyor daha sonra…)
*Biliyor musunuz, annesi babası ayrı veya boşanmış olan öğrencilerin çoğu uzak akrabaların yanında kalıyor. Anne ya da baba çocuklarını evlerine almak istemiyor, bazen de üvey anne-babalar, çocukları kabullenmiyor.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl problem çıkardığı için müdür tarafından tartaklanan bir öğrenci, mahalleden topladığı tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehditler savurdu.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl 1000 öğrenci kapasitesi olan okulumuzda kütüphâneye üye olanların sayısı 7(yedi)’ydi.
*Biliyor musunuz, öğrenci tanıma formlarındaki “çaldığınız müzik alet(ler)i” bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan azımsanamayacak sayıda öğrenci var.*Biliyor musunuz, ….. lisesine kayıt yaptıran bu öğrenciler, çarpım tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katları ile çarpma ya da bölme işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar. (Geçtiğimiz ay sinirden gözlerine kan oturmuş bir hâlde sınıftan çıkan matematik öğretmenimiz koltuğa çökerken öğrencilere bir ders boyunca 300’ü 2’ye böldüremediğini anlattı.)
*Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayılı öğrencilerden birinin velisi, geçtiğimiz yıl akan damımızı onardı. (Notlarının hemen hepsi zayıf olan öğrencinin sınıf geçmesi şartıyla!)
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 60’ı sağlıksız beslenmeden dolayı hasta… (Aralarında dispanserlik olanlar var.) Ancak öğrencilerimizin % 90’ında cep telefonu var. (Cep telefonları son model, bazıları kameralı!..)
Ben bu okulda 3 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. Bu olaylara alışmamak için, artık alışıp bunları neredeyse normal karşılayan yılların öğretmenleri gibi olmamak için uğraşıyorum. Biliyorum ki, eğer alışırsam, geleceğe dair hiçbir umudum kalmayacak. Her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle:
“-Acaba bugün ne olacak?” diye başlıyorum işime... Olaysız geçen günler, Allâh’ın nimeti! Biliyor musunuz, öğrenmeye direnen, kendini kapatan öğrencilerime İstiklâl Marşı’nın anlamını bile öğretemiyorum.
Daha da yazacaktım, ancak yazdıkça yüreğim ağırlaşıyor.
Devamını okuyun...>>
Mısır’da 1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış. İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.
Bebeğin Cinsiyeti
Mısırlıların kullandığı yöntemde, doğacak bebeğin cinsiyeti de önceden tesbit edilebiliyordu. Hamile kadının idrarıyla sulanan tohumlardan, buğday taneleri daha önce filizlenirse bebeğin erkek, arpa taneleri daha önce filizlenirse bebeğin kız olacağı anlaşılıyordu.
Prof. Julias Manger, 1933 yılında laboratuvarda kutuların içerisinde kurutma kağıtları üzerine yerleştirdiği buğday ve arpa tanelerini, idrarla sulayıp, Mısırlıların kullandığı gebelik ve cinsiyet belirleme yönteminin doğruluğunu ispat etmiştir. Günümüzde kullanılan gebelik testleri de, kadının idrarındaki hormon sayısının yoğunluğuna göre sonuç verir ve aynı esaslara göre uygulanır.
Prof. Dr. Hulusi Köker de, Mısırlıların kullandığı gebelik testi yönteminin bilimsel olarak doğrulandığını ve hatta bebeğin cinsiyetinin de aynı yöntemle belirlenebildiğini onaylıyor.
Doğum Kontrolü
Mısırlılar, kadında kısırlığın tespiti için rahim ağzına (uteris) akşam yatarken sarmısak veya soğan yerleştirmişler. Sabah kadın uyandığında genzinde sarmısak veya soğan kokusu duyarsa tüplerinin açık olduğu ve gebe kalmasına bir engelin olmadığı anlaşılırmış. Koku duyulmazsa kadının tüplerinin kapalı olduğu, bu nedenle hamile kalamayacağı bilinirmiş. Ayrıca kadının rahminin içerisine paslanmayan metallerden olan altın veya gümüş yüzük konularak gebelik önlenirmiş. Arap kervancılar da bu yöntemi öğrenip, uzun çöl seyahatlerinde dişi develerin gebe kalmalarını önlemek için rahimlerinin içerisine temizlenmiş çakıl taşı doldururlarmış.
Devamını okuyun...>>
Bu garip sayı... Bir garip sayı: 12345679 ama 8'i gezmeye gitmis...
12345679, bu sayının tek başına hiç bir özelliği yok. Ama 9 ve 9'un katları
ile çarptığınız zaman bakın ortaya nasıl
ilginç bir sonuç çıkıyor.
Matematikteki şu uyuma bakar mısınız? Şiir gibi.
12 345 679 x 9 = 111 111 111
12 345 679 x 18 = 222 222 222
12 345 679 x 27 = 333 333 333
12 345 679 x 36 = 444 444 444
12 345 679 x 45 = 555 555 555
12 345 679 x 54 = 666 666 666
12 345 679 x 63 = 777 777 777
12 345 679 x 72 = 888 888 888
12 345 679 x 81 = 999 999 999 veeee
12 345 679 x 999 999 999 = 12 345 678 987 654 321
Devamını okuyun...>>
-*Tahminlere göre yeryüzündeki milyonlarca ağaç sincapların gömerek sakladıkları, sonra da unuttukları kozalak türü ağaç tohumlarından kazara yetiştiğini.
-*Ernest Vincent Wright’ın yazdığı "Gadsby" adlı 50,000 den fazla kelimelik romandaki hiç bir kelimede E harfi bulunmadığını.
-*ABD de her 45 saniyede bir bir evde yangın çıktığını.
-*Güneş Dünyadan 330,330 kat daha büyük olduğunu.
-*Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabildiğini.
-*Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyuduklarını.
-*Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabileceğini.
-*Dünyada her yıl 50,000 den fazla deprem olduğunu.
-*Kedi ve köpeklerin de insanlar gibi solak ya da sağlak olduğunu.
-*Bir zarın herhangi bir yüzü ile onun tam arka yüzündeki rakamların toplamı daima 7 olduğunu.
-*İnsanların parmak izinden, köpeklerin burun izinden tanındığını.
-*Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar, rengi ne olursa olsun.
-*Elmaların sabahları insanları uyanık tutmak için en verimli kafein kaynağı olduğunu.
-*Sıkı çalışan bir erişkin günde 15 litreye yakın terler. Bu terin çoğu insan daha farketmeden buharlaştığını.
-*Ortalama bir buzdağının 20,000,000 ton geldiğini.
-*Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunduğunu.
-*Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesin yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabildiğini.
-*İnsan ömrünün yıl olarak değilde kalp atış sayısına göre verildiğini. Bu yüzden hızlı bir yaşamın insan ömrünü azalttığını
-*Bir sigaranın ucundaki ateşin 9000 santigrat derece olduğunu (ki bu cehennem ateşiyle aynı değerdir).
-*Karasinekler hakkında da bir şey var, ama sanırım hoşlanmazsınız, çünkü tam "ben Sinek filmini bile midem bulanmadan seyrettim," diyenler için:
After eating, a housefly regurgitates its food and then eats it again!
-*Noel Baba'nın geyiklerinin adlarının: Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupid, Donder, Blitzen ve Kırmızı Burunlu Rudolph olduğunu
-*Pamuk Prenses'in 7 cücesinin adlarının: Happy, Grumpy, Sneezy, Doc, Dopey, Sleepy ve Bashful olduğunu.
Devamını okuyun...>>
Oyun oynama olayını arkadaş biraz abartmış olsa gerek vaziyete bakın,bu online oyunlardan sonra benzer vakalar arttı. Amacına uygun kullanılmayan şeyler var örneğin klavye gibi bir-iki saat klavye üzerinde kestirmek gibi sanki yastık ya:D benim bir kuzen var o da öyle:D
Devamını okuyun...>>
Dünyada, kayıtlara geçmiş en ilginç
gerçekleşen ölüm; çok ilginç üstelik yakın tarihten. 1996 yılı. Bizde olduğu gibi Yunanistan da yaz döneminde orman yangınlarıyla boğuşuyordu. Yunanistan itfaiye ekibi büyük bir yangını söndürmüş ama oldukça geniş bir alanı da kurtaramamışlardı. Yangın sonrasi uzmanlar,yanan alanda araştırma yaparken, gördükleri karşısında küçük dillerini yutarlar. Görünen, denizden bir kaç kilometre uzakta ve yüksekte olmasına karşın yanmış bir balıkadamdır. Snorkeli ve zıpkını da elindedir üstelik. Sen, balık avlamak için denize dal ... Sonra bir yangın söndürme helikopteri gelip seni çeksin ve yangının üzerine bıraksın..............
Devamını okuyun...>>