Canlı yayında sunucuya posta koydular...

Bir bayan seyircinin sunucuya canlı yayında atmış oldugu mail...




Youtube
Devamını okuyun...>>

Dünya da ne manyak insanlar var yaa,adama bakın,uğraştığı şeye bakın dişiyle treni çekiyor...Allah ım sen akıl fikir ver..... Hani bir deyim vardır ya "ben buralara kadar dişimle tırnağımla geldim." diye,durum aynı o ama adam biraz fazla abartmış olsa gerek....canım ne var onda yaa altı üstü 260 tonluk treni çekmiş bende kendi çenemi çıkardım ellerimle(ders çalışmakla :D bu da benim rekorum)...Adam hem dişiyle tırnagıyla bir yerlere gelmiş hem de kendi canına kıymak istiyor şaşırdım.... daha önce de saçıyla uçak çeken ve dişleriyle uçak çeken psikopatımsı insanları da görmüştük,
Tebrikler,içiniz rahat olsun,İnsanoğlu çalışıyor... =)


Malezya'da ''Diş Kralı'' takma adlı bir adam, yeni bir dünya rekoruna imza atarak dişleriyle 7 vagonlu bir treni çekti.

Rathakrishnan Velu, Kuala Lumpur istasyonunda yaptığı gösteride, 297.1 tonluk treni, trene iliştirilmiş bir çelik halat yardımıyla 2.8 metre yürüttü.

Rathakrishnan'ın menajeri, rekorun birkaç hafta içinde Guninness Dünya Rekorları tarafından tanınmasını beklediklerini söyledi.

2003'te dişleriyle 260.8 tonluk treni çeken Rathakrishnan, dişlerle çekilen en büyük ağırlık dalında dünya rekorunu elinde bulunduruyor.

Vejeteryan bir etnik Hintli olan ve gücünü meditasyona bağlayan Rathakrishnan, bunun yanı sıra günde 25 kilometre koştuğunu, 250 kiloluk ağırlıklarla alıştırma ve her gün diş egzersizi yaptığını anlattı.


Youtube
Devamını okuyun...>>

Merhaba arkadaşlar bugun evime sipariş etmiş oldugum ubuntu cd lerim geldi,daha önce de belirtmiştim işte bu linkte ==>> http://hadilanordan.blogspot.com/2007/08/evinize-bedava-linux-cd-si-gnderin.html bakabilirsiniz...



Sonunda Ubuntu cd lerim evime geldi hemde hiçbir ücret ödemem gerekmeden...ama bi nokta canımı sıktı,sitede arkadaşlarıma dağıtarak linux kullanımını artırmamız için istediğiniz sayıda cd isteyebiliyorduk ben 20 tane 32bit 20 tane de 64 bit olmak üzere toplamda 40 cd sipariş etmiştim ama gele gele 2 tane geldi bende arkadaşlarıma da dağıtacaktım sayı dışında herşey güzel...bundan 2 hafta önce sipariş etmiştim bugüne kısmetmiş geldi,eee ne de olsa hollanda dan geliyor biraz uzun sürsün canım=) cd lerin yanında sticker da vermişler ubuntu nun=)
Devamını okuyun...>>

ahmet altan'ın 29.08.2006 tarihli bir yazısı bu. hep mutlu ol canım. umarım hep böyle bu yazıdaki gibi mutluluğu ararsın. senin için bu yazı...


'acı,
ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,
öfke,
kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,
keder,
yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,
duracaksın,
durup, gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine
bakacaksın,
sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan
alaycı kargaların sesini
dinleyeceksin,
çiçeklerini koklayıp derin bir soluk
alacaksın.

ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.
acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın
bir zaman, 'dinlenin biraz' diyeceksin.

bir inci avcısı gibi, ta derinlere dalıp tek tek bütün
istiridyeleri açarak,
bir sevinç arayacaksın.
hayaller kuracaksın.
hatıralarını bir daha gözden geçireceksin.
sevdiklerini düşüneceksin ve seni sevenleri.
özlediklerini düşüneceksin ve seni özleyenleri.
teninde iz bırakanları ve senin izini taşıyan
tenleri.
seni şakalarıyla güldürenleri ve senin şakalarına
gülenleri.
sevinçlerini, hayallerini, hatıralarını,
sevdalarını, sevişmelerini,
özlemlerini, şakalarını bir bir yerleştireceksin içine,
hayat denilen mucizenin sana verdiği armağanları
sıkıca kucaklayacaksın.

ölüm her yandan üstüne saldırıp seni kuşattığında,
tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.

güzel bir haber gelecek belki yarın sabah.
belki bir mektup alacaksın.
sana gülümsemesini çok istediğin gülümseyecek belki sana.
serüvenci gemiciler gibi meçhul denizlerde
kaybolduğunda,
tam da o zaman, karanın bir gün görüneceğini düşüneceksin.
gözcünün 'kara göründü' diye bağırdığını hayal
edeceksin.
kara, hiç görünmese bile,
hiç olmazsa neyi aradığını ve neyi kaybettiğini
bileceksin,
çektiğin onca fırtınanın, varmayı umduğun o umutlu
hedefle mana kazandığını anlayacaksın.

her şeyini kaybetsen de hayallerini
kaybetmeyeceksin.
neyi aradığını hiç unutmayacaksın.
sevinçleri ne kadar hatırlarsan, acının derinliğini
o kadar kavrayacaksın.
yaşadığın ve yaşayabileceğin güzel şeyleri ne kadar
çok düşünürsen
öfken o kadar keskinleşecek.
karanlık inerken ışığa daha dikkatli bakacaksın.
geleceğinle arana, dibinde canavarların dolaştığı
bir uçurum koyduklarında,
nasıl biteceğini bilmediğin atlayışını yapmadan önce,
geçmişine, sevinçlerine, hayallerine yaslanıp güç alacaksın.

sevdiğin bir türküyü mırıldanmaktan hiç vazgeçmeyeceksin.
bir çiçek iliştireceksin yakana.
ölüm seni kuşattığında, tam da o zaman, hayatı düşüneceksin.
en azgın, en ihtiraslı sevişmelerini...
en çılgın hayallerini...
en çağıltılı kahkahalarını...

acı,
ağulu dikenler gibi ruhuna dolandığında,
öfke,
kızıl bir küheylan gibi koşturduğunda,
keder,
yaşlı bir ağaç gibi üstüne yıkıldığında,
duracaksın,
durup gümüş bir su gibi akan sabahın tazeliğine
bakacaksın,
sana iki yüz yıl önceden haberler taşıyan alaycı
kargaların sesini dinleyeceksin,
çiçeklerini koklayıp derin bir soluk alacaksın.
ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.

ölüm seni kuşattığında, tam o sırada, hayatı
düşüneceksin.
acıyı, öfkeyi, kederi ulu bir gölgeliğe yatıracaksın
bir zaman, 'dinlenin biraz' diyeceksin.
onları, şefkatle dinlendireceksin.
çünkü onlara yine ihtiyacın olacak.

ahmet altan
Devamını okuyun...>>

Kırılgan bir çocuğum ben
Yüreğim cam kırığı
Bütün duygulardan önce
Öğrendim ayrılığı
Saldırgan diyorlar bana
Oysa kırılganım ben
Gözyaşlarım mücevher
Saklıyorum herkesten
Ürküyorlar gözümdeki ateşten
Ürküyorlar dilimdeki zehirden
Ürküyorlar o dur durak bilmeyen
gözükara cesaretimden
Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum,
Bir yanı çılgın dağ doruğu.
Oysa böyle yapmasam ben
Nasıl korurum içimdeki çocuğu?
Bir yanım çılgın nar ağacı
Bir yanım buz sarayı.

murathan mungan
Devamını okuyun...>>

Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım
Yemin ettim
Yüreğimdeki ve bedenimdeki
bütün yaralar adına
yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda
Sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım
aşktan yorgun düştü dinim
dağıldı kehribarım
gül ve buğday yetiştiren
Ömrüm adına yemin ederim ki:
Ben seçmedim bu ölümü
Kaçmasan vurmayacaktım

murathan mungan
Devamını okuyun...>>

ya biz, binde bir karşımıza çıkan dostluk,
arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz?
akşamüstünün bir saatinde,
yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz,
omzumuza dolanan bir kolun,
başımızı yaslayabileceğimiz bir omzun,
belimizi kavrayan bir elin,
uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında
tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor,
biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?

yoksa hayatı sonsuz, fırsatları sayısız sanıp
kendimizi hep ilerde
birgün karşılacağımızı sandığımız bir başkasına
bir yenisine ertelerken
hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?

karşımıza erken çıkmış insanları yolumuzun dışına
sürerken bir gün
geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz?
hayat her zaman cömert davranmaz bize,
tersine çoğu kez zalimdir.
her zaman aynı fırsatları sunmaz,
toyluk zamanlarını ödetir.
hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların,
eskitmeden yıprattığımız dostlukların,
savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla
yapayalnız kalırız bir gün

bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz,
ya da olanlar olması gerekenler değildir.
yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz,
gün gelir hayatımızdan kayan yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir...

kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki
olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak.
bazılarının gelecekte sandıkları 'bir gün' geçmişte kalmıştır oysa;
hani şu karşıdan karşıya geçerken trafik ışıklarında rastladığımız ,
omzumuzun üzerinden şöyle bir baktığınız sonra da boşverip
'nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıama çıkar'
dediğinizdir.



oysa tam da o gün bu zalim şehri terk etmiştir o;
boş yere bu sokaklarda aranırsınız...




Youtube
Devamını okuyun...>>

Selam

Bugun kanallar arasında zap yaparken bir film dikkatimi çekti TRT 1 de yayınlananan eski bir türk filmiydi, filmin adını da bilmiyorum filmin ortalarında izlemeye başladıgım için,film tam bir yeşilçam yapımı Başrollerde Hülya Avşar vardı ve filmin jönünün adını da unuttum ama Geçen yıllarda trafik kazası falan yapmıştı,anlayacagın yakışıklı birisi,adını hatırlarsam yazarım buraya...

Konusu biraz garibime gitti filmin daha önce ne gerçekte ne de bir film,tiyatro vs. de duymuşlugum yok böyle bir olayı/konuyu...Neyse birazcık konusuna değinelim;

Başrollerdeki Hülya Avşar o zamanlar İbrahim Tatlıses in uğruna mavi mavi masmavi adlı şarkıyı yazdıgı dönemde ki güzelliğiyle film de yakışıklı jönümüzün pençesine takılıyor gerçi bu pençesi deyimi ne kadar doğrudur ne kadar yerinde bir deyimdir bilemiyeceğim ama içimden öyle geldi zaten filmi izlerseniz ya da izlemişliğiniz duymuşlugnuz varsa jönümüzün Truva filmindeki (türklerin çorum elazığ versiyonu dediklerinden:D) Süleyman gibi birisi bu babayiğit memlekette kız bırakmamış,anlayacagınız filmde adam ırz düşmanı eee haliyle Hülya avşar ' a yazıyor filmde karşılık da buluyor ama jönümüzün amacı saf masum deniz mavisi gözlere sahip kızımızı hain emellerine alet etme yönünde,kız milleti de saf tabi ee adam da köylerinin en yakışıklısı Kadir İnanır ın Yandan yemişi desek ayıp olmaz umarım, güzel kızların peşinden herkes koşar genelde herkes dediğim grup abaza kesimi oluyor ama yakışıklı erkeğin peşinden nice güzel kızlar koşuyor durumda böyle filmde çünkü Hülya Avşar rolünde henüz evlilik çağına gelmiş babasız büyümüş annesiyle yaşayan genç bir kız annesi de dul başka çocugu da yok,annesi de biraz azgın desek yeridir yani... aslında kırkından sonra azanı teneşir...muabbeti var ya o hesap annesi de gözüne kızının aşık oldugu Jönümüzü gözüne kestirmiş,ama jönümüzün kızıyla arasında olan ilişkiden haberi yok...

Annesi jön e çok fena yazıyo,tabi jön de gencecik kız varken,hem amacıda "anladın sen onu" olan bir adam annesini ne yapsın değil mi? ( :D ) uğruna o devirin kıvırcık saçlı İBO sunun bile şarkı yazdıgı Hülya Avşar varken...:D

Annesi jöne bu şekilde yazarken jön kızdan başkasını gözü görmez olmuş artık amacı da belli ırz düşmanının


Annesi,jön ü evlerinin önünden geçerken görüyor ve o sırada börek açıyor,jön kıza mektup yazmış evin önünde bi kayanın altına saklıyor annesi de gizlenerek bakıyo neyapıyo diye...kendisine yazdıgını sanıyor ama okuyunuca kızını sokak ortasında tekme tokak dövüyor,ondan sana yar olmaz falan filan nerdeyse jönü de dövecek kızını dövüyor bi güzel jön den sogutmak için...eee ne de olsa kızı pes ederse meydan kendine kalacak:D:D


Ben böyle bir senaryo ne gördüm ne duydum yaa:S:S devamında ne oldu bilmiyorum ama en son gördüğüm şeyin anne kız aynı anda jönle evlenme sahnelerini hayal etmeleriydi...


Ama ben tv yi izlerken zil çaldı hiç tanımadıgım bir kadınla oğlu geldi annem tanıyormuş onları, ben odama çekildim izleyemedim kadının oğluna matematik anlatmamı istedi benden=) bende mart ayından buyana ilk kez aldım elime defteri kitabı başladım cocuga ders anlatmaya...

Çok zor işmiş yaa,geçti benden:D

not: çocuk 8. sınıfmış oks hazırlanıyormuş;)allah yardım etsin...
Devamını okuyun...>>


Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir uçak kaçırma olayından ya da uçak kaçırmaya benzeyen bir olaydan bahsediyorum,dünya ya rezil oldugumuzu düşünüyorum neden böyle düşündüğümü soracak olursanız da dünyanın hiçbiryerinde böyle basit ve saçmasapan olaylar olmuyor yani sıradan bir yolcu olarak uçağa binen birisi elindeki oyun hamurunu plastik patlayıcı diyerek milleti kekliyor millet de inanıyor ve uçağı kaçırmaya kalkıyor falan filan... Aman ne komik..
Aslına bakarsanız,herkes gibi biletini almış uçağa binmiş kişi(ler) bu durumda uçak kaçırabilir kafasına göre bütün ülkeyi ayaga kaldırabilir ellerinde ki bir oyun hamuruyla uçak kaçırılıyorsa artık herkes kaçırabilir uçak o zaman... düşünsenize uçağa binen yüzlerce yolcu var herkes de bu veya da bunun gibi yüzlerce eşya var illa oyuncak olması gerekmez,herkes elinde ki sıradan eşyalarla uçak kaçırmaya kalksa ne olur halimiz bilemiyorum... artık insanlar sıraya mı geçer kuyruga mı geçer ne yapar bilemiyorum ama biz bu tarz şeyleri küçükken yapardık onu biliyorum çünkü çocukça şeyler tabi bunu yazdım diye şunu demeyin bana sen küçükken uçak mı kaçırıyordun diye:D şunu diyorum hani vardır ya benim babam senin babandan güçlü,öbürü der benim babam senin babandan güçlü, aynı o hesap.... artık uçağa binen sıradan yolcular arasında geçmesi muhtemel muabbet:

A: Herkes beni dinlesin,uçağı kaçırıyorum bu elimde gördüğünüz şey var ya İsrail yapımı bir füze aslında:D,kıpırdayacak olan olursa mıhhhhlarım ona göre(kadın,çoluk çocuk çığlık atar o sıra)


B: hadi lan ordan inanmayın siz bu korsanımsı şeye, Asıl ben kaçırıyorum uçağı bu elimdeki var ya bırak bu uçağı atmosferi bile deler,bırak elindekini yere.... hostes kız çabuk onu elinden al gel bana...


A: inanmayın siz ona blöf yapıyor,uçağı kaçırıyorum ben kaptannnn çek bakıyım uçağı kanarya adalarına


B: ulan bu bombayı var ya senin ******** patlatırım ona göre.... benim bombam seninkini yer bitirir lan...


.


.


.


böyle böyle devam eder bakarsınız uçak bi yere inmiş ne yolcu ne pilot kalıvermiş:D




Ama dünya nın hiçbir yerinde bu kadar basit olaylar olmuyor ve yine havacılık tarihinde bir ilk olan pilotların kaçması olayı da var tabi...çeşitli yönlerden tartışılabilir bir olay bu pilotların kaçması meselesi ama bizim asıl sorunumuz bu değil ona da sıra gelir elbet....


Olaya sadece komedi gözüyle bakıyorum...belki de trajikomik olarak
Daha önce de oyuncak ayıyla uçak kaçıran da vardı bu ülkede, kaçırıp da havaalanı olmayan yere götürmek isteyen de.... (ne zaman akıllanırız??)


Ntvmsnbc den alınmış haber:

"""AtlasJet’a ait Lefkoşa-İstanbul seferini yapan uçak, iki hava korsanı tarafından kaçırılmak istendi. Antalya Havaalanı’na indirilen uçaktaki birçok yolcu, kendi imkanlarıyla kaçmayı başardı. Uzun süren görüşmelerin ardından hava korsanları teslim oldu.


World Focus Havayolları tarafından AtlasJet’ten kiralanan MD-83 tipi KK 1011 sefer numaralı yolcu uçağı, 136 yolcu ve 6 mürettebatla Lefkoşa Ercan Havalimanı’ndan İstanbul’a gitmek üzere saat 07.15’te havalandı. Kalkıştan kısa bir süre sonra 2 hava korsanı, kokpiti tekmeleyerek girmeye çalıştı, ancak hava korsanları bunda başarılı olamadı. 2 hostesi rehin alan hava korsanları, uçağı Tahran’a götürmek istediklerini söylediler.


Pilotlar, “yakıt ikmali yapmalarının zorunlu olduğunu” söyleyerek, uçağı saat 08.05’te Antalya Havaalanı’na indirdi. Uçağın inmesinin ardından uçağın camını kırarak, uçaktan ayrıldı.

Emniyet görevlileri, uçağın çevresinde geniş güvenlik önlemleri alırken, bu sırada hava korsanları ile görüşmeler devam etti.

Hava korsanları, klimalar çalışmadığı için içerideki aşırı havasızlık sebebiyle kapıların açılmasına izin verdiler. Korsanların kadın yolcuların çıkmasına izin vermesinin ardından kargaşadan yararlanan yolcuların bir bölümü acil çıkış kapılarını açarak, uçaktan atladılar.

Süren uzun görüşmeler sonucunda saat 12.50 sıralarında hava korsanları, diğer yolcuları da serbest bıraktı. Uzun süren görüşmelerin ardından saat 12.50 sıralarında hava korsanları rehin tutulan tüm yolcuları serbest bıraktı.

Kısa bir süre sonra da korsanlar, 3 mürettebatın da uçaktan ayrılmasına izin verdi.

Bu gelişmelerin ardından hava korsanları saat 13.00 sıralarında emniyet güçlerine teslim olarak, eylemlerine son verdiler.

Hava korsanlarıyla ilgisi bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınan bir yolcu ise sorgusunun ardından serbest bırakıldı.



KİMLİKLERİ BELİRLENDİ
İki hava korsanının kimliklerine ilişkin bilgiyi İçişleri Bakanı Osman Güneş açıkladı.

Korsanlardan 27 yaşındaki Mehmet Reşat Özlü’nün, Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu belirlendi.

KKTC’de bir üniversitede Türk Dili ve Edebiyatı son sınıf öğrencisi olduğu ve uzun yıllar ilçe dışında yaşadığı öğrenilen zanlının, 12 çocuklu ailesinin çiftçilikle uğraştığı ve ilçede ikamet ettikleri belirtildi.

En son Şubat ayında amcasının vefatı dolayısıyla Türkiye geldiği öğrenilen zanlının, birkaç gün önce de bir yakınını telefonla arayarak, okulu bitirmek için birkaç dersinin kaldığını ve bunları geçtikten sonra Türkiye’ye döneceğini söylediği öğrenildi.

Diğer hava korsanının ise Suriye pasaportu taşıyan Filistin doğumlu 25 yaşındaki Mommen Abdül Aziz Talik olduğu bildirildi.
Türkiye’deki uçak kaçırma eylemleri


KORSANLAR ÖZÜR DİLEDİ
İçişleri Bakanı Güneş, iki hava korsanının sorgulanmasının ardından, bağlantılarının ortaya çıkacağını belirtti.

Bakan Güneş, hava korsanlarının eylemi sona erdirdikten sonra “Türk milletinden özür dileriz” dediklerini de aktardı.

BOMBA DEĞİL OYUN HAMURU
Antalya Valisi Alaaddin Yüksel, sözkonusu yolcuyu uçak kalkmadan önce korsanlarla birlikte görenler olduğunu söyledi.

Öte yandan, 2 hava korsanının bomba süsü verdiği paketten ise oyun hamuru çıktı.



YOLCULAR İSTANBUL’DA
Sabah saatlerinden beri VIP salonunda bekletilen yolcuların ifadeleri alındı. Burada yolculara 8 psikolog ile sağlık görevlilerinin tedavi ve rehabilitasyon hizmeti verdi.

Yolcuların bir bölümü kente kalırken; yolcuların bir kısmı da Atlasjet’in bir başka uçağıyla İstanbul’a getirildi.

MEDYAYA ‘BİLGİ KİRLİLİĞİ’ SİTEMİ
Sivil Havacılık Genel Müdür Vekili Ali Arıduru, basının bilgi kirlenmesine neden olacak yayınlar yaptığını belirterek, “Bizim yaptığımız ya da başka arkadaşların açıklamalarının tamamı içerideki teröristlere da bir şekilde iletildi. Bu tür konularda yapılan her iş, konuşulan her cümle, atılan her adım son derece önemli. Aksi takdirde çok daha kötü durumlarla da karşı karşıya kalmak mümkündür” dedi.

Arıduru, “İçişleri Bakanlığından 20 kişilik bir ekibin Antalya’ya gönderildiği yönünde bilgiler geliyordu. Bu bilgiler de teröristlere bir şekilde ulaştıysa, herhangi bir operasyon karşısında korsanlar bu eylemi bitirmiş olabilir mi?” soruna şu yanıtı verdi: “Bu böyle olabileceği gibi, ‘Madem karşı taraf çok radikal bir karar aldı. Biz gereğini yapalım’ şeklinde de tezahür edebilirdi. O yüzden bunların paylaşılmasını çok sağlıklı görmek mümkün değil.”

İçişleri Bakanı Güneş de yaptığı açıklamada, “Şimdi biz ilk temasımızı uçağa giden bir teknik tamir ekibimizle sağladık ama değerli basınımız bu teknik tamir ekibimizi, ‘polisler uçağa girdi’ diye maalesef deşifre etti. Keşke böyle olmasaydı” dedi.

KOKPİTLER GÜÇLENDİRİLDİ
Pilotların uçaktan ayrılmalarını da değerlendiren Arıduru, “Bütün bu geldiğimiz noktaya kadar yapılanların tamamını biz de şüphesiz gözden geçireceğiz. Ancak geldiğimiz nokta itibariyle baktığımız zaman pilotların uçaktan ayrılma işinin sanki doğru olduğu anlaşılıyor” dedi.

Arıduru, kokpit kapısının zorlandığını ancak açılamadığını hatırlatarak, daha önce yaşanan hadiselerden de yola çıkarak filoda bulunan uçakların tamamının kokpit kapılarını güçlendirdiklerini kaydetti.

DOĞANER: UCUZ ATLATTIK
AtlasJet Üst Yöneticisi Tuncay Doğaner, olayın ucuz atlatıldığını dile getirerek, “Olayda şu hatalı, bu değil, diye bir açıklamada bulunmak istemiyorum. Ancak kimsenin burnu kanamadıysa olay doğru atlatılmış bir olaydır” dedi

Doğaner, yolcuların Antalya Havalimanı VIP salonuna alındıklarını ve kendilerine her türlü tıbbi ve psikolojik desteğin verildiğini, tüm ihtiyaçlarının da karşılandığını söyledi.

Dünyanın her yerinde bu tür olayların meydana geldiğine işaret eden Doğaner, “Olay sırasında Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül, İçişleri Bakanı Osman Güneş ve sivil havacılık yetkilileri ile sürekli irtibat halindeydik. Bize gerekli bütün desteği verdiler” diye konuştu.

Doğaner, yolcuların uçağı terk edişleri hakkında önemli bir saptama yaptıklarını da vurgulayarak, “Yolcuların uçaktan çıkışı, planlı ve talimatla yapılan bir çıkış şekli değildi. Yolcularımız bunu kendi inisiyatifiyle yapmışlardır. Bunları da gözönüne alarak, uçakların dizaynında gerekli prosedürleri yeniden değerlendireceğiz” dedi."""********

***** bu ntvmsnbc.com dan alınmış haberdi.

Devamını okuyun...>>

Birazdan gelip yazımı tamamlayacagım ama sizde bu yazıyı sonra okursunuz neyse asıl alttaki video yu izleyin ve okuyun

HAZIR DEĞİL BU ŞİMDİLİK:d:d


Devamını okuyun...>>

Milli gururumuz Topstar ajdar ın youtube da izlenme rekorları kıran parçasında çekmiş oldugu klibini yayınlamak istedim ne olsa O bir Topstar...Bizler henüz onu anlayacak kapasiteye erişemediğimiz için olaylara tabiri caizse fransız kalıyoruz*

*= kendisi öyle diyor insanların kendisini anlayacak kapasiteye erişemediğini söylüyor:D

Umarım bir gün bir tercüman tutarak kendisini anlarız,ayrıca kendisini bu sene EuroVision da görmek istiyoruz,eğer ülkemiz adına EuroVision a kendisi katılacak olursa ya çikita muz şarkısıyla çıkmasını istiyoruz eğer o parça olmazsa Minik Serçe Sezen AKSU dan ya da Serdar ORTAÇ tan o da olmadı Tarkan dan o da olmadı Justin Timberlake den bir parça almasını istiyoruz... bu bizimde hakkımız değil mi? ne olsa henüz kendisini anlayacak kapasiteye ulaşamadık dolayısıyla çıtayı düşürmesini istiyoruz bizler için*(kendisine göre,sonra yanlış anlamayın:D) ama kendisini anlamak bizim de hakkımız ama şu açıdan düşünürsek daha iyi olur ajdar veajdar hayranlarını ayrı cepheler olarak görürsek. bu 2 ayrı cephenin saflarında kişi olarak hayranları fazla tabi ki ,dolayısıyla dünyaya malolmuş bir popstarı anlamak için milyonların mı çaba sarfetmesi lazım yoksa sadece tek kişilik cephe olan Topstar Ajdar'ın mı??

Bizler kendisin hayranları olarak onu Ekşi sözlükte göklere çıkardık*(yıllardır takılırım ama hala yazarlıgım onaylanmadı orası ayrı konu...) Ajdar ın da bize borçlu olduğu şeyler var haliyle ne de olsa bu noktaya kadar onu biz hayranının sevgisi getirdi...(hani derler ya beni sizler var ettiniz çok tşkr ederim canlarım hepinizi çok seviyorum...falan filan fişmekan şeyler)*

*=öyle yani:D

Neyse çıkardıgı albümle ortalıgı yıkıp geçiren,genç kızları peşinde koşmayı bırak süründüren Topstar Ajdar ın en hit parçasının videosunu ekledim sizler için tabi sizde benim gibi saatlerce aralıksız dinlersiniz her ne kadar onu anlayacak kadar zeki olamasak da....

Not: yabancı şarkı dinliyormuş gibi farzedin ne olsa yabancı şarkılarıda anlamıyoruz be:D:D





Devamını okuyun...>>

Google da youtube diye arama yaptıgımızda çıkan youtube sonuçların arasında ilk başta gelen youtube.com sonucunda önbellek diye bir ibare nin olmadıgını fark ettiniz mi? Ama neden diğer sitelerde önbellek seçeneği varken youtube da yok değil mi? kafanızda bir soru işareti oluştu mu hiç?peki ya bu önbellek nedir onu biliyor musunuz?şimdi biraz değinelim olaylara ne dersiniz...

Bildiğiniz gibi arama motorlarında bir sonuç görüntüleyebilmek için yada arama yaptıgımızda sonuca ulaşabilmek için google da yada başka arama motoru kullanıyorsanız onlarda arama yaptıgınız site yada sonuca uygun web sayfalarında ki sonuçlar indexlemesi lazım yani kendi önbelleğine alması lazım ancak bundan sonra siteler google da yada diğer arama motorlarında görünebilir. Yani bir web sitesi sahibiysek sitemizin google tarafından arama sonuçlarında görüntülenmesi için google ın index i sağlayan robotları tarafından sitemizi önbelleğine alması lazım... Dikkat ederseniz bir arama yaptıgınızda arama sonuçları arasında bir sonuca tıkladıgınız zaman site belki yayından kaldırılmış olabilir yada bir sorun dolayısıyla çalışmıyor olabilir ama o sonucun önbellek seçeneğine tıkladıgımız zaman sitenin eski haliyle karşımızda oldugunu göreceksiniz,yani o sırada google ın bilgisayarlarında kaydedilmiş olan sonucu ziyaret ediyoruz aslında...bu da öyle birşey ama neden önbellek seçeneği yok tam olarak bilemiyorum... ama şu da var ki youtube a günde 1 milyon video ekleniyor hangi birisi anasayfa da kalıcı ki sürekli değişiyor her hafta 1 milyon dolarlık hard disk vs. ekipman masrafı olan bir site ee günlük 175bin dolar da para kazanıyor adsense reklamlarından...

varın gerisini siz düşünün benden bu kadar...

not: yazı alıntı değildir,kendim yazdım


Devamını okuyun...>>

Selam arkadaşlar,sizlerle bir intIhar videosunu göstermek istiyorum,çatıya çıkığ canına kıymak isteyen adamın hazin sonunu=) hepimiz görelim bakalım,acaba onu böylesine canından bezdiren şey nedir... umarım hayata tutunur:D:D

Not: ne +18,25 ne de +16,26 içerik izleyin anlarsınız


Devamını okuyun...>>

Turkcell GSM şirketinin en iyi müşterisinin İnegöl’de yaşayan işçi emeklisi Recep Çıttır olduğu ortaya çıktı.

2001 yılında ev telefonuna bin 500 YTL fatura gelmesinden sonra ev telefonunu kapatarak 4 bin 500 YTL değerinde 72 bin kontör yükleten Çıttır, Turkcel’in en iyi müşterisi oldu.
İnegöl’ de ikamet eden işçi emeklisi Recep Çıttır isimli vatandaş 2001 yılında ev telefonunu bin 500 YTL fatura gelmesinin ardından ev telefonunu iptal ederek cep telefonuna 4 bin 500 YTL’lik kontör yükledi. Telefonuna 72 bin kontör yüklettikten sonra 6 yıl boyunca ancak 32 bin kontör harcayabilen Çıtır, Turkcell tarafından Türkiye’nin en iyi müşterisi kabul edildi.




Yaşadıkları ile ilgili açıklama yapan Recep Çıttır, şunları söyledi. 2001 yılında ev telefonumuzu kaçak yoldan kullanan bir şahıs bin 500 YTL fatura gelmesine neden olmuştu. Bende bu olay üzerine kızdım ve ev telefonunu iptal ettirdim. Ardından Turkcell bayiine giderek 4 bin 500 YTL değerinde kontör almak istediğimi söyledim.

Yetkili önce yüzüme şaşkınlıkla baktı.Benden şüphelendi. Benim aklımı kaçırdığımı sandı. Bende parasıyla değimli diyerek isteğimi yerine getirmesini tekrarladım. Daha sonra bana ödediğim 4 bin 500 YTL’ye karşılık 72 bin kontör yüklendi. 6 yıldır kullandığım kontörlerin ancak 32 bin adetini harcayabildim ve şuan 40bin 94 kontörüm hala mevcut.

Aldığım yüklü miktar kontörün ardından Turkcell her ay 500 kontör hediye göndermeye başladı. ayrıca yol hizmeti ve tatil imkanları gibi fırsatlar sundu.”dedi.
Devamını okuyun...>>

Evet arkadaşlar sizlere google da yer alan bir butondan bahsedeyim "şansımı denemek istiyorum" hepinizin mutlaka göz aşinalıgı vardır ama ne olduguna değinelim birazcık...

"şansımı denemek istiyorum" butonu, google aranacak bir kelimenin/cümlenin/bilginin vs. nin sonuçlar arasından çıkabilecek en doğru bilgi ve en çok adı geçen bir sayfada gösterir , google ı diğer arama motorlarından ayıran en önemli özellik olan ve google ı bugünlere getiren hepimizin hayatına giren ve vazgeçilmezlerimizden kılan,Page Rank teknolojisi sayesinde bu özelliğin gerçekleştiğini açıklamaya çalışayım biraz.

Google bildiğiniz gibi Stanford üniversitende iki doktora öğrencisi tarafından yani Larry Page ve Sergey Brin tarafından bir doktora tezi olarak kuruldu. Google için gece gündüz çalışan ikilin geliştirdiği teknoloji, Stanford üniversitesi patent ensititüsü tarafından patentleneceği zaman teknolojinin nasıl çalıştıgını şöyle ıspatladılar, ikili diğer arama motorlarında örnek olarak bir kişinin isminin arandıgında çok karmaşık sonuçların görüntülendiğinin farkındaydılar ve bu farkettikleri şeyi kendi arama motorları içinde geliştirdikleri Page Rank teknolojisi ile düzene soktular yani en doğru bağlantıları sıralıyordu Page Rank teknolojisi,yani üniversitelerinde eğitim vermekte olan bir hocanın ismini yazıp aradılar ve ilk gelen sonuçta üniversitenin kendi web sayfasındaki sonuçu çıktı diğer sonuçlarda bu şekilde en doğru ve arananla en alakalı bilgilerdi, işte bu da google ı diğerlerinden çok farklı kılan ve bugunlere gelmesini sağlayan özellik isterseniz test edebilirsiniz www.google.com.tr birde başka bir arama motorunu deneyin mesela altavista yada hakia deneyin bakın farkı göreceksiniz;) işte bu noktada "şansımı denemek istiyorum" butonunun ne anlama geldiğini öğrenmiş olduk;=)

denemek istiyorsanız mesela, google.com.tr ye girip boğaziçi üniversitesi yazıp "google da ara" butonuna tıklayın karşınıza boğaziçi üniversitesinin sonucu ilk sırada çıkacak birde boğaziçi üniversitesi yazıp "şansımı denemek istiyorum" butonuna tıklayalım şimdi direk olarak boğaziçi üniversitesinin sitesine girmiş oldugumuzu göreceksiniz;)

işte fark, işte kalite...

Not: alıntı değildir tarafımdan yazılmıştır...
Devamını okuyun...>>













İnternet kullanıcıları, şu veya bu şekilde Google kullanıyor. Peki, Google'ın bilinmeyen arka kapılarını 14 yaşındaki editörümüzün ilk yazısından okumak ister misiniz? Herkes Google kullanıyor. Fakat çoğu kimse, sadece aradığı kelimeyi girip, yüzlerce hatta binlerce site arasında tatmin edici sonucu bulmak için çaba sarf ediyor. Bu yazımızda , Google adlı küçük (pardon, bu birkaç sene önceydi) dehanın bilinmeyen özelliklerini açıklayacağız. Neler yok ki? En basitinden; Google'ın hesap makinesi olarak kullanıldığını biliyor muydunuz? O zaman arkanıza yaslanın ve Google'ın bilinmeyenlerini okuyun.


O bir hesap makinesi
Sıkıcı ve uzun matematik işlemlerinizde Google'dan biraz yardım alabilirsiniz. Tek yapmanız gereken; arama bölümüne yapmak istediğiniz işlemi yazmak! Gerisi , Google'a kalmış. Şimdi deneyelim; klavyenin tuşlarına rasgele basarak elde ettiğim sayı öbekleri…ve Google'da aradığımızda ki başka bir sitede böyle bir işlemin çıkması olanaksız, sonucu gayet tatmin edici.




İsterseniz bir de pi sayısını deneyelim











O bir parabirimi çevirici






Borsa ile uğraşan kullanıcıların çok işine yarayabilecek bir uygulama daha Google'dan bizlere armağan ediliyor. Tek yapmanız gereken, (Sayı) (P. Birimi) in (Çevirtilecek P. Birimi) şeklinde yazıp aratmak! Bu sayede en güncel para değerlerini birbirlerine kolayca çevirebilirsiniz. Bu arada Türk Lirası için TRL biçimini kullanabilirsiniz. İsterseniz bir deneme yapalım, 16 Amerikan Doları'nı İngiliz Pound'una çevirelim…
En alt basamaklara kadar görme imkanı sağlıyor.
O bir dosya tarayıcısı
Şirketinizin önemli tüzük vb. dosyaları PDF biçiminde mi saklanıyor? Eğer bu dosyayı Google'da bulmak istiyorsanız, yapmanız gereken (Dosya adı) filetypeDosya Uzantısı) şeklinde yazıp Google'da aramak…

DOC: Microsoft Word dosyaları için,
XLS: Microsoft Excel dosyaları için,
PDF: Adobe Acrobat dosyaları için,
SWF: Flash dosyaları için kullanabilirsiniz.

Bir deneme yapalım ve Milli Piyango tüzüğünü aramak için Google'dan yardım isteyelim.





Ağırlık, hacim, hız gibi ölçüleri çevirmek
Google, sınır tanımamaya devam edip, ölçü birimleri çevirme olayına da el atıyor. İngiliz ölçü birimleri, yabancı sitelerde (Örneğin, NBA.com'da ki oyuncuların kiloları…) eğer çok meraklıysak yararlı olabilir. Yapmanız gereken, (Değer) (Ölçü Birimi)s in (Çevirtilecek Ö.Birimi)s şeklinde yazıp arkamıza yaslanmak.

Şimdi, 40 kg'nin İngili ölçü birimi Pound ile ne kadar ettiğini bulalım.


Devamını okuyun...>>


Japonya da evlerin küçülmesiyle birlikte insanları değişik fikirler üretmeye yöneltti işte bir ürünü klimalı çamaşır makinası kim nekadar ihtiyac duyar yada nasıl kullanır bilemem ama enteresan bir buluş gerçi ben buna buluş demem ama adları çıkmış



Emlak fiyatlarının el yaktığı Japonya'da iyice daralan konutlarda yer kazanmak için birbirinden ilginç ev aletleri üretilmeye başlandı.Toshiba, çamaşır makinesi ile klimayı tek makinede birleştirdi. Dünyanın ilk çamaşır yıkama-kurutma makinesi TW-2500VC'nin bir üst modelini geliştiren Japon şirket, bu modeli 2 bin 600 dolardan satacak.

Devamını okuyun...>>

Bilgisayarınızı, direkt güneş ışığı alabilecek bir yerde kullanın. Yakınlarda kalorifer veya benzeri bir ısıtma cihazı da bulunursa iyi olur. Ortamın nemli olması, olaya ayrı bir anlam katacaktır. )

Bilgisayarınız kilitlendiği zaman, reset tuşuyla filan uğraşmayın. Power tuşuyla kapatın ve birkaç saniye bile geçmeden hemen açın.

Elektrikler kesildiğinde, bilgisayarınızı kapatmayın. Elektrik geldiğinde yaşanacak ani voltaj değişiminin, monitörünüzde oluşturacağı görüntü ile sabit diskinizden gelecek garip seslerin senfonik uyumu size ilginç bile gelebilir. )

Bilgisayar masanızı sabitlemeyin. Böylece her tuşa bastığınızda sallanan bilgisayar, size interaktif bir his verecektir. ))

Bilgisayarınızın kasasını, havalandırma delikleri kapanacak şekilde bir duvara yaslayın. Böylece işlemcinizin soğuması için gereken hava dolaşımını ve ısı kaybını önleyebilir, bilgisayarınızla sıcak ilişkiler kurabilirsiniz. )))))

Bilgisayar monitörünüzde sabit bir görüntüyü saatlerce tutun. Böylece, monitörünüzün fosfor tabakasında oluşacak zedelenme sonucu, monitorünüz kapalı iken bile o görüntünün siluetini görebilirsiniz. ))

Bilgisayarınızın fişini topraksız bir prize takın. Aynı prizden diğer elektronik cihazların da güç sağlaması, bilgisayarınıza giden akımda hoş değişiklikler yapacaktır. )

Küçük kardesinizin veya çocuğunuzun bilgisayarınızın disket sürücüsüne bozuk para ve benzeri şeyleri sokmasına aldırmayın. Bilgisayarınızın içinde birikecek bozuk paralar, ona tasarruf alışkanlığı, bilgisayar tamircinize de para kazandıracaktır. ))

Eğer modem kartı, ses kartı ve benzeri kartları çok sık takip çıkartıyorsanız, her seferinde bilgisayarınızın kasasındaki o vidaları açmak büyük dert haline gelebilir. ) Hele bir de yildiz tornavidaniz yoksa, bu iş bir eziyet halini alabilir. Bu kadar uğrasacağınıza, birakın bilgisayarınızın kasası sürekli açık kalsın. Annenize de söyleyin, sehpanın tozunu alırken bilgisayarınızın devrelerine de bir el atsın. )))))

Tüm bunlari yaptığınız halde, bilgisayarınız hala çalışmakta ısrar ediyorsa, en etkili ve son çare olarak kaldiırıp pencereden atabilirsiniz. )))
Devamını okuyun...>>

Alfabe'si olmayan, bunun yerine harfleri temsil eden binlerce şekilden oluşan Çince'de, bebeklere alışılmadık isimler konulmak istenmesi, internet kullanımının da yaygınlaşmasıyla son zamanlarda sık sık gündeme geliyor. Türkiye'de ve pek çok ülkede "et" olarak telafuz edilen @ işareti, Çin'de de genel olarak bu şekilde telafuz edilirken, bazı yerlerde "ai ta (sev onu)" şeklinde okunuyor. Çin Dil Komisyonu Başkanı Li Yumign, bebeğin babasının, dünyanın her yerinde e-mail adreslerinde kullanılan @ işaretinin, Çince'deki anlamından dolayı bebeğine takmak istediğini söyledi. Bebeğe böyle bir ismin takılması talebinin henüz kabul edilmediğini, konunun tartışıldığını söyleyen Li, "Çince'ye uygun isimler takılmadığı yada artık kullanılmayan, eski isimler seçtikleri için yaklaşık 60 milyon Çinli, bilgisayar ortamında kendi isimlerini kullanamıyor. Hiçbir yazılım isimleri kabul etmediği gibi, isimleri ilk kez görenler de okumakta zorlanıyor" dedi. Çin'de bu yılın başında yürürlüğe giren bir yasayla birlikte, yabancı dillere ait kelimeler, Arap rakamları ve Çin kültürüne ait olmayan ifadelerin isim olarak kullanılması yasaklanmıştı. Yetkililer, Çin kültürüne zarar vereceği gerekçesiyle batı dillerinden isimler seçilmesine ise kesinlikle müsaade etmiyor. Çin'in eski başbakanlarından Zhu Rongji'nin ismi, Çin'de çok nadir görülen 'rong' karakterinden dolayı, gazete ve televizyon haberlerinde her defasında farklı yazılıyor, "Başbakanın ismi yüzünden editörlerin başlarına ağrılar giriyor" şeklinde esprilere neden oluyordu.
Devamını okuyun...>>

Merhaba arkadaşlar,sizlerle bilgisayarınızdaki sorunları halletmeyi,çerezleri temizlemeyi,geçmişleri yoketmeyi önbelleği boşaltmayı göstereyim istedim. Burda kullanacagımız programın adı Ccleaner, programımız ücretsizdir ve buradan indirebiliriz rahat bir şekilde http://www.filehippo.com/download/751ed68330a1fa7712035248d9aebaab/download/. programı indirdikten sonra türkçe dil seçeneğiyle kurabiliriz. ve ardından programı biraz kurcalamaya başlayalım hadi,

programı kurduk açtık programımızı ve başlıyoruz şimdi

öncelikle programımızın görüntüsünü görelim...

evet gördük programımızın arayüzünü şimdi asıl işimize geri dönelim




ilk başta pc mizdeki sorunları silmeye yarayan araçtan bahsedelim bu sorun temizleme aracı pc mize yüklediğimiz sonradan sildiğimiz programlardan arda kalan izleri temizler,tanınmayan dosya formatlarını,pc zarar verebileceğini düşünüdüğü uzantıdaki dosyaları yokeder,pc mizde gereksiz olan dosyaları bulup siler ve istersek temizleme işlemi sırasında kayıt defterine yedekleme yapabiliriz.



resimde gösterildiği gibi karşımıza sorunların çıkması için, açmış oldugumuz programımızdan sol tarafta Sorunlar bölümüne tıklayınız ardından sorunlar için tara! butonuna tıklayarak taramanın bitmesini bekleyiniz üstte taramanın nekadarının tamamlandıgını gösteriyor % xx gibisinden tamamlandıktan sonra seçili sorunları çöz butonuna basalım sorunlarımızın çözüme kavuşması için ardından bir uyarı gelecek kayıt defterinde yapılan değişiklikler yedeklensin mi diye soracak bizde hayır butonuna basıyoruz ve ardından seçili tüm sorunları çöz dediğimiz zaman olay tamamdir;)

işlemimizi tamamladık heralde??? resimlere orjinal çözünürlüğü sağlayamadık o yüzden direk resimlere tıklayıp bakın

ardından

Cleaner butonunu açıklayalım şimdi

bu buton ne işe yarar önce onu öğrenelim...

Cleaner butonu; bilgisayarımızda yer alan geçmiş izlerini geçiçi dosyaları yani temp dosyalarını internet tarayıcımızın önbelleğini boşaltır ayrıca Winrar da açılmış dosyaları window kendi içinde ayrıca bir yere saklıyor bunu bulabiliriz documents and settings içinde yer alır genellikle ve bu cleaner seçeneği pc mizde kullandıgımız dosyalar geçmişte tutulur bildiğiniz gibi en kullandıklarım/geçmiş/ya da örneğin windows media player a girdiğimiz zaman dosya menüsüne tıkladıgımızda en son açılmış dosyaları görebiliriz ordakilerin nasıl silineceğini bilmiyorsanız(normalde windows media player da silmek için bir seçenek var ama çoğu kişi bilmez ve kullanmaz) ccleaner da silebiliriz.

Silme işlemi için

program açtıktan sonra soldaki Cleaner butonuna tıkladıktan sonra analiz butonuna tıklayalım ve silinmesi gereken dosyaları/nesneleri silmek için analize başlasın, analiz bittikten sonra karşımıza liste çıkacak silinecek nesnelerin, kaç mb silineceği de orda yazar üst tarafta biz silmek için temizliğe başka butonuna tıklayıp bekliyoruz ve kendisi siliyor...

hepinize kolay gelsin


Devamını okuyun...>>

----------------------
yaşadığımdan emin değilim.
gittiğinden eminim ama bak, seni özlediğimden eminim.
yirmi beş yaşında bir hayal kırıklığı olduğumdan hiç şüphem yok mesela.
beceriksizliğimden, yalnızlığımdan, bu şehri sevmediğimden, düzensizliğimden, yorgunluğumdan, huysuzluğumdan, baltalarınızdan birine sap olmamışlığımdan hatta olamayacak olmamdan, kırgınlığımdan, bir gün bana ayrılan sürenin sonuna geleceğimden her tavşan kesildiğimde dünyanın dağ olma vaziyetinden filan eminim.
örnekleri çoğaltabilirim.
örnekleri çoğaltabileceğimden eminim.

birileri namusum üzerine yemin edecek,

ölür müydün sanki sevsen beni.

günlerdir doğru dürüst uyuyamıyorum.
ellerim parçalanıyor ne zaman yazmayı denesem.
ağzım artık daha bozuk.
her tarafta pis bir koku; nefes alamıyorum.
çok bekledim seni. her halimle, her yerimle bekledim.
yetkiler verdim kendime; tuttum seni affettim.
aramanı bile bekledim bazen.
ağır küfürlerle örtbas ettim sonra aramayışlarını.
bunca zaman aramayışlarını biriktirdim.
seni bekledim ben çünkü
seni bekledim.
içtim.. içtim.. içtim...
kustum.
en çok giderken bıraktığın kelimeleri kustum.
sanat filan dedi bazısı o kelimelere bazısı bunlardan bi bok olmaz dedi.
senin önemsediğin kadar önemsemedim ben o kelimeleri ,senin danışma gruplarının önemsediği kadar önemsemedim.
kustum.. kustum.. kustum.
içtim.

ellerimle yaptığım cam evim kırılacak,

ölür müydün sanki sevsen beni.

içimden geç
içimi sil
artık özlemek istemiyorum.

neye el atsam piç ediyorum.yine de fiyakalı durumlar peşindeyim hep.
en sert içkileri kaçırıyorum soluk boruma bilerek.
her yıl ilkokula başlıyorum.her gün yeni bir krallık kurup öldürüyorum kralını gece yarısına doğru.
uzatmaya gerek yok; sen olmayınca yapamıyorum.

yokluğun gümüş tepside intihar sunacak,

ölür müydün sanki sevsen beni.
-------------------------

emre aydın
Devamını okuyun...>>

belki bir tek gün geçer aradan, belki aylar dökülür takvim yapraklarından...
belki hiç çıkmamıştır onca zaman, belki arada derede düşüvermiştir aklına...
belki hayatta bildiğin tüm yollar ona çıkmış, belki çıkmaz sokağa yönelmiştir tüm yollar...
sonra, telefonun çalar gecenin bir vakti, ansızın...

bir mesaj göz kırpar bilgisayar ekranından...
evinin en kuytusuna sanki özenle saklanmış bir kazak bulursun, annenin dudaklarından senin çoktan arkalara attığın bir isim duyulur...
kalabalık kafede yan masadan yayılan parfümün kokusu gelir burnuna, kırmızı ışıkta tam da onunkinden bir araba geçiverir...
köşedeki kısık sesli radyodan bir tanıdık şarkı yayılır ofisin suskunluğuna, gazetede hep onun mahallesinden haberler vardır...
filmin kahramanı tesadüfen onun mimikleriyla yaşar, okuduğunu kitabın o sayfası eski hatıraları açar...
yani, belki bir tek gün geçmiştir aradan, belki aylar dökülmüştür takvim yapraklarından...
ne kadar geride kaldı zannetsen de, en taze haliyle yüzyüzesindir ondan kalanların...
sonra içindeki küçük çocuk oyunbozanlık eder, sen misketlerini alır küsersin hayata...
oysa, çocukluğunda kaç misketin olduğunu hatırlamazken, onun misket bakışları hep kalır aklında; unutmazsın, unutamazsın...

Devamını okuyun...>>

Kutsal katında sıkkındı Tanrı... Dev aynasının karşısında oturmuş elindeki taşlarla oynuyordu. Yine böyle sıkıntılı bir anında yarattığı insanoğlu, başlıbaşına sıkıntı vesilesi haline gelmişti. Kulları aşağıda yoksul, yalnız ve mutsuzdu. Acı çekiyor, kan döküyor, eziyor, öldürüyorlardı. Sevgiden ziyade nefret kusuyor, sevaba değil günaha sarılıyorlardı. Şeytan, zulmün bayrağını dikmişti yerküreye... "Bıktım" diye mırıldandı Kainatın Efendisi, "...yoruldum asırlardır aynı filmi görmekten! Bilseniz kaç nesilde böyle kaç savaş, kaç yangın izledim ben". Kederle avucunda çevirdiği taşları, yerküreye doğru attı. Taşlar, karanlıkta alevli ışıklar saçarak süzüldü aşağı...
* * *
Aşağıda umutla pencerelere üşüştü biçare Ademoğulları... Kainatın ışıkla dansı başlamıştı. Bu ışıltılı "yıldız yağmuru"na türlü çeşit manalar vehmettiler. Toprağa yan yana uzanıp gözlerini gökyüzüne diktiler ve kayan her yıldız için ayrı dilek tuttular: "Sevdiğime kavuşayım" dedi biri, "Yoksulluktan kurtulayım" diye yalvardı öteki... Gökyüzünün "taş yağmuru"nu, yeryüzü "dilek yağmuru" ile yanıtladı sanki: "Acı çekmeyeyim", "Yalnız kalmayayım", "Mutsuz olmayayım".
* * *
Acı acı güldü Tanrı yukarıda... "Ah kullarım" dedi, "Buradan ne kadar da zavallı görünüyorsunuz. Göktaşları, gözyaşlarını dindirir mi sanıyorsunuz. Bu mu onca asırda yaratabildiğiniz uygarlık? Yağanın taş olduğunu biliyor, ama hala o taşlardan medet umuyorsunuz. Derdinizin devasını onlarda arıyorsunuz. Oysa attığım taşlardan duvarlar ören sizsiniz. Birbirinin önüne setler çeken siz... Alçakgönüllülük istedim sizlerden; gönülsüz davrandınız, geriye kala kala sadece alçaklık kaldı". "Ah zavallı ümmetim" diye dertlendi Tanrı, "Yıldızlara baktığınız kadar, birbirlerinize baksanız çok daha mutlu olacaksınız. Benimle konuştuğunuz kadar birbirlerinizle konuşsanız, hiç de böyle yalnız kalmayacaksınız. Gökyüzünde arayıp durduğunuz çareyi kendinizde, birbirinizde bulacaksınız".
* * *
Sonra efkarla dev aynasına çevirdi yüzünü... Yalnızlığını savmak için onunla dertleşmeye başladı: "Onca kalabalıkta kendilerini yalnız sanıyorlar. Asıl ebedi yalnızlığa mahkum olan benim, bilmiyorlar" diye iç geçirdi. Aynada kendini süzdü uzun uzadıya... Sonra aşağıya baktı. Yeryüzünde çaresiz gözbebeklerinden uçsuz bucaksız bir samanyolu vardı. Milyonlarca çift göz, yalnızlığından kurtulmak için umutla kendisine çevrilmiş bakıyordu. Aniden aynasını çevirip dünyaya tuttu. Milyonlarca ışıltılı gözbebeği yansıdı göğün yüzünden... İnsanlar, gökkubbenin aynasında kendi gözbebeklerinin ışığını görüp, takımyıldızı sandılar. "Tanrım, bu ne mucizevi güzellik, keşke biz de yıldızların gibi ışıldayabilsek" diyerek hayran hayran dilek tutup duaya daldılar. Bulutlandı Tanrı'nın yüzü... Tuvalindeki resme kızan bir ressam gibi; çevirdi aynasını geri... Söndü gökkubbenin ışıkları... Sabah oldu.

Devamını okuyun...>>

işte size bahsettiğim resmi bir web sitesinde gördüm,işte reklam:D ama ben 3 şıkkı birden seçmek isterdim (CTRL ye basılı tutarak da hiçbirini seçemiyoruz:D )

Merhabalar arkadaşlar Bildiğini gibi bugün ösys sonuçları açıklandı ve birçok adayın geleceği/kaderi belirlendi ve böyle bir gün de bir adwords reklamı dikkatimi çekti zaten bu yazıyı yazmama sebep olan şey de o adwords reklamı =) işte o adwors reklamından bir ekran görüntüsü koydum sizler için tıklayın bakın devam edelim

Resime direkt olarak ve daha net olarak bakmak için ===>>>>>> resim için tıklayınız...





Belki hatırlarsınız geçen sene üniversite sınavının oldugu gün ve ertesi gün hatta tercih döneminde gazetelerin en arka sayfasında ÖSS eşit değildir gelecek (tabi bu matematiksel işlem olarak yazılmıştı ama eşit değil seçeneği klavyede olmadıgı için yazmak gereği duydum:D) gibi bir sloganla reklam kampanyası yapıyordu,bence çok ama çok zekice bir reklamdı zira o gün ve o günün milyonlarca kişi üzerinde ki anlamını düşünürsek siz de doğru oldugunu anlarsınız. Sanki reklam birazcık yaraya tuz basma ve yine aynı yaraya merhem olma gibi bir özellik taşıyor zira benim gibi bir çok insan var bu ülkede bu sınava giren, gecesini gündüzünü bu sınava veren,sosyallikten uzak kalan,ülkesinin gündeminden uzak kalan ve hatta en sevdiği şeylerden bile sadece öss için vazgeçen ve vazgeçmek zorunda kalan insanlar,kısacası aynı amaç peşinde koşan kendini bile unutan öğrenci ordusu yani bizler için hayati önem taşıyan bir günde kötü geçebilecek bir sınav için hem alternatif sunuyor hem de insanın içinde bir burukluk oluşturuyor,amacından uzaklarda,koşuda arka da kalan hatta yarışı tamamlayamayan kişiler için...


Bu sefer ki reklam da şu şekilde bugun bildiğiniz gibi ösys sonuöları açıklandı saaat 10 da ve insanlar arama motorlarını kullanarak ,Ösym nin sitesine ulaşmaya çalıştılar,baya bir trafik olacagını biliyordular reklam veren Eğitim kurumu ve Google arama motoru üzerinden Ösym nin sitesine giren insanlar için yine aynı türden bir reklam geliyordu google da ÖSYM diye arama yaptıgımızda sağ tarafta sponsor bağlantılar arasında Bilge Adam bilişim akademisi eğitim kurumunun reklamını görüyoruz....



Hepimize geçmiş olsun bir sınav da iyi ya da kötü atlattık...



Bilge Adamı seviyoruz,aslına bakarsanız bende gitmek istiyorum bilge adam a ne de olsa hobilerim arasında olan web&grafik&programlama&network vs. eğitimi veriyorlar=)



linkler için:


arama motorunu kullanabilirsiniz yada http://www.google.com.tr/


Bilge adam fırsatları içinde http://www.bilgeadam.com/



görüşürüzzz;)





Devamını okuyun...>>

6 arkadaşıyla Türkiye turuna çıkan Atila Tunç, Kastamonu'ya ulaştığında motosikletiyle viraj levhasına çarparak hayatını kaybetti. Arkadaşları "Yapılacak bir şey yok. Allah rahmet eylesin” diyerek yolculuklarına devam etti.


Mobilyacılık yaptığı öğrenilen Atila Tunç, (42), motosikletli 6 arkadaşıyla birlikte Türkiye'yi dolaşmak için İzmir'den yola çıkı. Motosikletli grup, Kastamonu'ya yaklaşığında Tunç'un kullandığı 35 AT 428 plakalı motosiklet, Kastamonu-Ankara karayolunun Beşdeğerlenler köyü mevkiinde, yol kenarındaki, virajı gösteren levhaya çarptı.

Arkadaşlarının 112 Acil Servisi aramalarının ardından olay yerine gelen sağlık ekipleri, kafasında kaskı bulunmasına rağmen Tunç'un olay yerinde hayatını kaybettiğini belirlediler.

Cumhuriyet savcısının tuttuğu raporun ardından Tunç'un arkadaşlarının “Yapılacak bir şey yok. Allah rahmet eylesin” diyerek yolculuklarına devam etmesi, kaza yerine gelen vatandaşlar ve görevlileri şaşırttı. Tunç'un cesedi, Dr. Münif İslamoğlu Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Devamını okuyun...>>

Aldigimiz bir telefon üzerine hemen verilen adrese gittik. Olayi yasandigi yerde inceleyecektik. Bize kapiyi açanlar hala olayin soku içindeydi. Sesleri titriyor, hep bir agizdan bagirarak konusuyorlardi. Yasadiklarinin ne anlama geldigini bilmediklerini ve bunlara yanit verecek kimseyi bulamadiklarini söylüyorlardi. Bu evde tüm ev halkinin gözleri önünde garip bir seyler olmustu.

Önce sessiz olmalarini istedik. Ve sirayla dinlemeye basladik: Hatice Kara babasi Ismail Öz'ün ölümünden sonra hasta olan annesini yalniz birakmamak amaciyla annesinin evine yerlesmisti. Esi ve çocuklariyla artik bu evde yasamaya baslamislardi. Annesi ise yalniz kaldigi her an, ölen kocasini gördügünü iddia ediyordu. Hatice Kara annesinin duydugu derin üzüntüden dolayi bazi görüntüler gördügünü düsündü.

Bir gece Hatice Kara, esi ve çocuklariyla kaldigi odadan su içmek için disari çikti. Mutfak, uzun dar bir koridorun siralanmis odalarin en sonuncusuydu. Hatice Kara ve esi en bastaki odada kaliyordu.

Hatice Kara mutfaktan dönerken önünden geçtigi annesinin odasina bakti. Gördügü sey karsisinda sanki dili tutuldu, kaskati kesildi ve hareketsiz kaldi. Babasi egilmis annesinin yüzüne bakiyordu. Hatice Kara'yi fark eden baba odadan disari çikti ve kizina bakarak, "Korkma simdi degil , iki yil sonra yanima gelecek" dedi.

Hatice Kara koridorda agir adimlarla bakan babasinin ardindan bakakalmisti ki; annesi çigliklar içinde uykusundan uyandi. "Baban geldi buradaydi" diye bagiriyordu.

Ayni anda Hatice Kara'nin esi ve çocuklarindan da bagirislar yükseldi. Onlarda ayni anda odanin kapisinin önünden geçen kisiyi görmüstü. Tüm ev halki ayni dakikalari yasamis ve ayni görüntüyü tarif ediyordu. Ve hep bir agizdan söyledikleri, bu tarz olaylarin sahitlerinin söyledikleriyle benzerdi: Ismail Öz, en az 15 yas daha genç haliyle görünmüstü...

Ancak olayin en ilginç yani biz arastiranlar için, iki yil sonra 1997'de yasandi. Hatice Kara'nin annesi Zeliha Öz vefat etmisti ve aile bize bu gelismeyi de bildirdi. Zeliha Öz , olaydan 1 yil sonra kansere yakalanmis ve 1 yil içinde ölmüs, öylece ölmüs esinin 2 yil önceki kehaneti gerçeklesmisti
Devamını okuyun...>>

Atatürk ve 19 sayısı

Ulu önder Atatürk hakkında yazılacak ve okunacak onlarca döküman varken bu saydıklarımız belki de en gereksiz olanları. Ancak 19 sayısı ilginç tesadüfler sonucunda Atatürk'ün hayatında yer etmiş..İşte bu ilginç maddelerden bazıları...
1. Atatürk, 1881 yılından 19. asrın bitmesine 19 yıl kala doğmuştur.
2. Atatürk yaşarken, İngiltere, Atatürk'ün doğum gününü kutlamak için Türkiye'den doðum tarihini sormuş, 19 Mayıs 1881 diye cevap verilmiştir ve kayıtlara böyle geçmiştir.
3. 1900 yılında 19 yaşında Harbiye'ye girmiştir.
4. 19 Aralık 1904 tarihinde hürriyet fikirlerinden dolayı Yıldız Sarayına çağrıldı.
5. Harp Akademisinden aldığı sicil olan 3178 sayısının rakamlarının toplamı 19 dur.
6. Çanakkale savaşlarında büyük rol oynayan 19. tümene komuta etmiştir.
7. 19 Mayıs 1915 tarihinde albay oldu.
8. 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkan Atatürk'ün bindiği Badırma vapurunda 19 yolcu vardır.
9. 19 Mayıs 1919 tarihinde, 3 tane 19 vardır. Atatürk'ün hayatı da,
3 x 19 = 57 yıldır. 1919 da ise 2 x 19 = 38 yaşındaydı.
10. Sakarya Meydan Savaşı'ndan sonra TBMM, 19 Eylül 1921 tarihinde, özel
bir kanunla Mareşallikk ve Gazilik ünvanı vermiştir.
11. 19 yıl Türk ulusuna Başkomutan ve Devlet Başkanı olarak hizmet etmiştir. (1919 - 1938)
12. Büyük Nutkunun sonundaki Gençliğe Hitabesi 19 cümledir.
13. Adı ve soyadı, Mustafa Kemal Atatürk, 19 harflidir.
14. Ne Mutlu Türküm Diyene ! Bu şaheser cümle 19 harflidir.
15. 1938 yılında 19 x 2 = 38, 10 Kasım günü, saat 9'da (10 + 9 = 19 ), 57 yaşında ( 19 x 3 = 57 ) ölmüştür.
16. Cenazesi, 19 Kasım 1938 günü, Yavuz zırhlısı ile İzmit'e götürülmüştür.
17. Doğum ve ölüm yılları, 1881 ve 1938, 19 sayısının katlarıdır.
18. 1919 sayısında 101 tane 19 vardır.
19. İlk 19 yılda hazırlandı, ikinci 19 yılda siyaset ve askerlik alanında savaştı, üçüncü 19 yılda ise Türkiye'yi yeniden kurdu...
Devamını okuyun...>>

slm arkadaşlar sizlerle paylaşmak istediğim olay klişe şeylerden arınmanın önemli oldugu en azından benim için ya da buna dürüst olmak diyebiliriz zira çogu kişi için hayat klişe soru cevaplardan oluşuyor istesek de istemesek de böyle bir durum söz konusu,kaçmanın yollarını ararken buldugunuz cevaplar sizi ne kadar tatmin eder bilmem ama aşağıdaki arkadaşı şe alanları tatmin ettiği kesindir, işte biz de olaylara biraz özgünlük katmak gerektiğine inanıyoruz. çoğu iş başvurusunda,cv istenir ve bu cv lere insanlar özgeçmişlerini yazarlar yazdıkları şeyler genelde hep aynı şeylerdir şirketlerde/kurum kuruluşlarda işe alım için halkla ilişkiler yada vb. personelden sorumlu kişiler tarafından cv ler değerlendirilir ve ona göre işe alınır ama işlerinin en zor olan tarafı ise aynı sorulara verilmiş aynı cevaplar arasından kimin doğru tercih olacagını bulmak olsa gerek...

hobileriniz: kitap okumak,muzik dinlemek.... hep aynı şeyle sıradışı ve gerçek şeyler yazında alıyım işe diye sitem edenlerde var....

lafı uzatmadan okumaya geçelim....



Alttaki işbaşvuru formunu dolduran Mehmet Tartar' ın başvuru formuna yazdığı cevaplar.

1. Adınız Soyadınız:Mehmet Tartar

2.Yaşınız:Yirmi sekiz.

3. Şirketimizdeki hangi pozisyon için başvuruyorsunuz?: Mümkünse yatay bir pozisyon için. Eğer daha ciddi bir cevap istiyorsanız, ne iş olsa yaparım. Şart öne sürebilecek durumda olsaydım, burada bu formu dolduruyor olmazdım.

4. Düşündüğünüz ücret:Aylık 5.000 YTL maaş artı yıllık kârdan yüzde 10 hisse! Eğer bu mümkün değilse, siz bir ücret Önerin, ben size evet yahut hayır derim.

5. Eğitiminiz?:İdare eder

6. Son işiniz?adist bir şefin deneme tahtası olmak.

7. Son ücretiniz:Hak ettiğimin çok altında.

8. Önemli başarılarınız:Arakladığım kalemlerden muhteşem bir kolleksiyonum var; evde sergiliyorum.

9. İşten ayrılma sebebiniz:Bkz. Cevap 6.

10. Size ulaşabileceğimiz saatler:Banka atm'si gibiyim: 7/24.

11. Çalışmak istediğiniz saatlerazartesi, Salı ve Perşembe 13.00-15.00 arası.

13. Şimdiki işvereninizle görüşebilir miyiz?:İşverenim olsa burada olmazdım.

14. Fizik durumunuz 20 kilogramdan fazla taşımanıza engel mi?:Belli olmaz, ne taşıdığıma
bağlı.

15. Otomobiliniz var mı?:Evet, ama soru yanlış sorulmuş. "Çalışır durumda bir otomobiliniz
var mı?" diye sorsaydınız,cevabım farklı olurdu.

16. Daha önce bir yarışma veya madalya kazandınız mı?:Madalyam yok ama lotoda iki kere
3 tutturdum.

17. Sigara içiyor musunuz?tlanacak bir enayi bulabilirsem.

18. Beş yıl sonra ne yapmayı hayal ediyorsunuz?:Bana tutkun zengin bir fotomodelle Bahama Adaları'nda yaşamayı. Bir yolunu biliyorsanız bunu beş yıl beklemeden de
yapabilirim.

19. Yukarıdaki bilgilerin doğruluğunu taahhüt ediyor musunuz?:Hayır, ama sıkıyorsa aksini iddia edin.

20. Sizi bu başvuruyu yapmaya iten gerçek sebep nedir?:Birbiriyle tutarlılık derecesini kestiremediğim iki cevabım var:

a) İnsan sevgisi ve tüketicilerin iyi beslenmesine katkıda bulunma arzum.

b) Gırtlağıma kadar borca batmış olmam..

Sonuç: Mehmet Tartar işe alındı.
Devamını okuyun...>>

Sicak ve kurak Afrika'da 18.02.1979 tarihinde Büyük Sahra çölüne kar yagdi.


Futbolda Dünya kupasi Okyanusya elemelerinde Avustralya, Amerikan Samoasi'ni 31-0 yenerek bir resmi milli maçtaki en farkli skorlu galibiyeti elde etti.


Kazakistan'da 7 yasindaki bir erkek çocugun karninda ikizi bulundu. Simkent sehrinde yasayan çocugun karnindaki sisligi fark eden okul doktorunun hastaneye basvurmasi sonucunda hemen ameliyata alinan çocugun karnindan saçlari ve tirnaklari uzamis bir cenin çikarildi.


Iran'da, korkusunu bastirmak ve sikintilarindan kurtulmak için madeni nesneleri yiyen genç kizin karnindan ameliyatla yarim kilogram agirliginda metal parçalar çikarildi. 17 yasindaki genç kizin karnindan çikarilan madeni nesnelerin arasinda jilet ve çiviler de bulundu.


Amerika'nin Arkansas Eyaleti'nde 19 yildir komada yatan Terry Wallis 13 haziran 2003 de hayata döndü.


Kars'ta "cani sikildigi" için saçlarini yiyen bir kadinin midesinde biriken 1.5 kilogram agirliginda saç kili, ameliyatla çikarildi.


Isviçreli Cece Leclere, tip adamlarinca "megavizyon" diye adlandirilan çok üstün bir görme yetenegine sahipti. Kumaslarin,kalin astarli zarflarin, perdelerin, hatta bazen tugla duvarlarin arkasini bile görebiliyordu. Ancak insanlar kendisini hasta ediyordu,çünkü insanlarin iç organlarini görmek onu tiksindiriyordu.


1898'de gazeteci-yazar Morgan Robinson "Titan" isimli bir kitap yazdi. Kitapta büyük bir yolcu gemisinin okyanusta buzdagina çarpmasi anlatiliyordu. 14 yil sonra "Titanic" deniz faciasi meydana geldi.


Ispanya'da Innece Fernandece isimli bir kadin 11.000 geceyi uykusuz geçirmistir. Hiç uyuyamayan kadin sadece bir defa tibbi operasyon sirasinda 2 kat anestezi etkisiyle uyutulabilmistir.


En uzun kalp durmasi 4 saattir. Bir Norveçli, Aralik 1987'de denize düsmüs, kalbi durmus, vücut isisinin düsüklügü nedeniyle yeniden yasatilmistir.
Devamını okuyun...>>

Slm, sizlerle doğru olduguna inanmakta zorlandıgım ama paylaşmak istediğim bir olay bu okuyalım hadi;

Gizli Numara (06/05/2004)
Dün akşam saatlerinde Çorum'da yaşanan bir olay duyanlara 'bu kadar olur' dedirtti. Lise öğrencisi C.S. telefonunu aldı eline başladı rehberde kayıtlı tüm numaralara çağrı bırakmaya. Son kişiyide çaldırdıktan sonra karşılık gelmesini bekledi. Aradan 2 saat geçmesine rağmen bir tane bile çağrı gelmemişti. C.S. hıçkırıklar içinde demek bu koca dünyada bir tane arkadaşım bile yok, artık yaşamamın hiçbir anlamı kalmadı diyerek evdeki tüm sarımsak ve soğanları(yaklaşık 2 çuval) yiyerek intihar etti. C.S. tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayın ardından C.S.'nin telefonunu inceleyen polisler telefon ayarlarından numaranın gizlendiğini tespit ettiler. Polisler faili ya da failleri arıyor. Belkide bu caniler aramızda dolaşıyor olabilir!

sizce gerçek mi?
Devamını okuyun...>>

Green 32 yaşinda, Arizona/ABD'li bir adam.. bir sure once karisini kaybetmiş...kadin 29 yaşinda kalp krizinden ölmüş.. sevdigi birini kaybetmek her insani sarsar ama bu adam nasil sarsildiysa artik, karisinin topraga verilmesine 1 gun kala "onu kaybetmenin acisina dayanamiyorum, alip eve geri getiricem" diye ayaklanmiş... cenaze işleriyle ilgilenen gorevlileri arayip bunu onlara da soylemiş ve izin istemiş, adamlar şaşirmişlar ama nasil olduysa izin vermişler.. Jeff Green böylece "karicigim 7 kat topragin altinda olacagina evimizde olsun" diyerek almiş karisinin ölüsünü eve getirmiş... bununla bitmiyor, adam bir de "karim espri anlayişi gelişmiş bi kadindi" diyerek onu yeni kahve sehpasi yapmaya karar vermiş!!!! Tam 6.000.00 $'a cesedin bozulmasini engelleyecek şekilde ozel olarak tasarlanmiş koskoca bir cam masa yaptirmiş, ve kadini o camin icine yerleştirip masa diye salonun ortasina koymuş!!!

>Bunu duyan akrabalari ve arkadaşlari "bu adam siyirdi" diyerek artik ona ugramiyorlarmiş.. ama soyledigine gore hala korkmadan evine girip cikabilen birkac gercek dostu varmiş.. buyrun. siz misafirlige gittiginiz bir evde salonun ortasinda aşagidaki gibi bişey gorseniz ne yaparsiniz???
Devamını okuyun...>>

Mahsun Kırmızıgül: Abdullah Bazencir

Bülent Ersoy: Bülent Erkoç

Kibariye: Bahriye Tokmak

Ferdi Tayfur: Turhan Bayburt

Metin Erksan: İsmail Metin

Fikret Hakan: Bumin Gaffar Çıtanak

Aytaç Arman: Veysel İnce

Orhan Gencabay: Orhan Kencebay

Tolgahan: Mustafa Cingintaş

Banu Alkan: Renka Bronkavi

Kenan Pars: Kirkor Cezveciyan

Ahmet Özhan: Ahmet Şükrü Kadıöz

Doğuş: Orhan Baltacı

Müşde Ar: Kamile Suat Ebrem

Seda Sayan: Aysel Gülaçar

Yaşar Kemal: Kemal Sadık Göğçeli

Muhterem Nur: Aysel Kısa

Yılmaz Güney: Yılmaz Pütün

Cüneyt Arkın: Fahrettin Cüreklibatur

Tarık Akan: Tarık Üregül

İbrahim Tatlıses: İbrahim Tatlı

Sezen Aksu: Fatma Sezen Yıldırım

Serpil Çakmaklı: Serpil Dönmez

Sevda Ferdağ: Lütfiye Dumbul

Cahide Sonku: Cahide Serap

Perran Kutman: Perran Kanat

Ahu Tuğba: Tuğba Çetin

Deniz Akbulut: Mukaddes Akbulut

Engin Çağlar: Çağlan Övet

Ekrem Bora: Ekrem Şerifuçak

Ayhan Işık: Ayhan Işıyan

Gökhan Güney: Mehmet Yüceer

Asena: Onur Çakmak

Bulut Aras: Uğur Fidan

Yıldız Kenter: Ayşe Yıldız

Nisa Serezli: Nurinisa Aşkiner

Nubar Terziyan: Nubar Alyanak

Nevra Serezli: Nevra Şirvan

Feri Cansel: Feriha Cansel

Gönül Yazar: Gönül Özyeğiner

Gülden Karaböcek: Saniye Gülden

Güngör Bayrak: Şerife Bayrak

Murat Soydan: Rüjdan Tercan

Neco: Tahir: Nejat Özyılmaz

Nuri Sesigüzel: Nuri Kaçtaş

Neriman Köksal: Hatice Kökçü

Nil Burak: Nihal Munsif

Muazzez Ersoy: Hatice Yıldız Levent

Suna Yıldızoğlu: Sonja Eadiy

Harika Avcı: Nermin Ocak

Önder Somer: Önder Döser

Okan Bayülgen: Kaan Okan Görgün

Haluk Levent: Haluk Acil
Devamını okuyun...>>

BBC Programcısı Jessica Williams, dünyanın röntgenini çekmiş. Tespitlerini ise "Dünyada Değişmesi Gereken 50 Gerçek" adını verdiği bir kitapta toplamış. Seyfi Öngider'in editörlüğündeki Aykırı Yayınevi'nden piyasaya yeni sürülen bu kitap, oldukça ilginç.
"50 gerçek" olarak adlandırılan aykırılıklar, yanlışlıklar veya sorumsuzluklar, ilk bakışta birbiriyle ilintili gözükmeyebilir. Ama her biri, dünyanın çivisinin üzerine bir balyoz gibi iniyor.
"Yokoluş"a doğru hızla sürükleniyoruz. Kendi ikbalimiz için fır dönerken, bir de dünyanın nasıl döndüğüne bakalım...
İşte, dünyayı tersine çeviren 50 gerçek:

1- Bir Japon kadını ortalama 84 yıl, bir Botswanalı kadın sadece 39 yıl
yaşıyor.
2- Dünyadaki obez nüfusun üçte biri, gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
3- ABD ve İngiltere, gelişmiş ülkeler arasında en yüksek erken hamilelik
oranına sahip.
4- Çin'de 44 milyon kadın kayıp.
5- Brezilya'daki Avon kadınlarının sayısı, asker sayısından fazla.
6- 2002'de idamların yüzde 81'i ABD, Çin ve İran'da gerçekleşti.
7- İngiliz süpermarketleri, müşterileri hakkında hükümetten daha fazla
bilgiye sahip.
8- AB'deki her inek için verilen günlük 2.50 dolarlık sübvansiyon,
Afrika'nın yüzde 75'inin günlük geçiminden daha fazla.
9- 70'in üzerindeki ülkede aynı cinsten iki kişinin ilişkisi yasak,
9'unda ise cezası ölüm.
10- Dünya nüfusunun beşte biri, günlük 1 dolarında altında gelirle
yaşıyor.
11- Rusya'da yılda 12 binin üzerinde kadın aile içi şiddet sonucunda
hayatını kaybediyor.
12- 1 yılda 13.2 milyon Amerikalı, estetik ameliyat yaptırdı.
13- Kara mayınları nedeniyle saatte bir insan ölüyor ve sakat kalıyor.
14- Hindistan'da 44 milyon çocuk işçi var.
15- Sanayileşmiş ülkelerde insanlar, günde 6-7 kg katkı maddesi yiyor.
16- Dünyanın en çok kazanan sporcusu golfçu Tiger Woods, yılda 78 milyon
dolar, yani saniyede 148 dolar kazanıyor.
17- Amerikalı 7 milyon kadın, 1 milyon erkek yeme bozukluğu çekiyor.
18- 15 yaşındaki İngilizlerin yarısı uyuşturucu kullanmış, dörtte biri
sigara içiyor.
19- Washington'daki lobi endüstrisinde 67 bin kişi, her seçilmiş kongre
üyesi için 125 kişi çalışıyor.
20- Motorlu araçlar dakikada 2 insanı öldürüyor.
21- 1977'den bu yana ABD'deki kürtaj kliniklerinde 80 bin şiddet ve
taciz vakası yaşandı.
22- Mc Donalds'ın altın kemerini tanıyanların sayısı, Hıristiyan tacını
tanıyanlardan fazla.
23- Kenya'da bir ailenin gelirinin üçte biri rüşvete gidiyor.
24- Dünyadaki yasadışı uyuşturucu pazarı 400 milyar dolar.
25- Amerikalıların üçte biri, uzaylıların geldiğine inanıyor.
26- 150'den fazla ülkede işkence var.
27- Her gün dünya nüfusunun yedide biri, yani 800 milyon insan aç
kalıyor.
28- Amerikalı siyah erkeklerin hapse girme ihtimali, yüzde 33.
29- Dünyanın üçte biri savaş halinde.
30- Petrol rezervleri 2040'da tükenebilir.
31- Sigara içenlerin yüzde 82'si gelişmekte olan ülkelerde yaşıyor.
32- Dünya nüfusunun yüzde 70'i, bugüne dek hiç çevir sesi duymadı.
33- Silahlı çatışmaların dörtte biri, doğal kaynakları ele geçirmek için
yaşanıyor.
34- Afrika'da 30 milyon kişi AIDS.
35- Her yıl 10 dil ölüyor.
36- İntiharla ölenlerin sayısı, çatışmalarda ölenlerden fazla.
37- ABD'de her hafta ortalama 88 öğrenci sınıfa silah getiriyor.
38- Dünyada en az 300 bin düşünce suçlusu var.
39- Her yıl 2 milyon genç kız ve kadın sünnet ediliyor.
40- Silahlı çatışmalarda 300 bin çocuk asker savaşıyor.
41- İngiltere'de 2001 seçimlerinde 26 milyon kişi, Pop Idol'un ilk
sezonunda 32 milyon kişi oy kullandı.
42- ABD, *****grafiye yılda 10 milyar dolar harcıyor.
43- ABD, "haydut devlet" diye ilan ettiği 7 ülkeden 33 kat daha fazla
askeri harcama yapıyor.
44- Dünyada 27 milyon köle var.
45- Amerikalılar çöpe saatte 2.5 milyon plastik şişe atıyor, yani her üç
haftada bir Ay'a ulaşmaya yetecek uzunlukta şişe birikiyor.
46- Sıradan bir İngiliz, günde yaklaşık 300 defa kameraya yakalanıyor.
47- Her yıl 120 bin kadın veya genç kız, Batı Avrupa'ya satılıyor.
48- Yeni Zelanda'dan İngiltere'ye uçakla getirilen bir tane kivi,
atmosfere kendi ağırlığının 5 katı sera gazı salıyor.
49- ABD'nin, BM'ye 1 milyar dolardan fazla borcu var.
50- Yoksul aile çocuklarının psikolojik sorun yaşama ihtimali, zengin
aile çocuklarına göre 3 kat daha fazla.
Devamını okuyun...>>

Aşğıdaki mektubun yazarı, bir öğretmen… Ancak adını ve nerede çalıştığını gizlemek zorunda kalmış; tahmin edebileceğiniz sebeplerle… Mektup, aşağıdaki hâliyle bir üniversitemizin “Öğretmenler Günü” toplantısında da okunmuş gözyaşlarıyla…


“Merhaba,İstanbul’da bir lisede öğretmenlik yapıyorum. Çalıştığım okul, çoğunluğu Anadolu’nun en ücrâ köylerinden gelip yerleşen (aslında yerleşemeyen) insanların oturduğu bir çevrede… Etrafımız gecekondu mahalleleri… Gecekondu olmayan yerlerde de derme çatma binalar var. İstanbul’un pek çok yerinde artık görmeye alıştığımız bir manzara var aslında burada da!.. Sözünü ettiğim yerleşim yerinin beş dakikalık mesâfesinde modern bir alışveriş merkezi var!.. Atardamarın hemen üzerinde bu okul!..

Bunların Hepsi Gerçek:
*Biliyor musunuz, bu yıl lise 1. sınıfta olup da okuma-yazma bilmeyen bir öğrenci var.
*Biliyor musunuz, bir öğrenci okula “satır” getirmekten uzaklaştırma cezası aldı.
*Biliyor musunuz, iki hafta önce okulun önünde çıkan bir kavgada bir öğrencimin boynu döner bıçağı ile kesildi; 28 dikiş atıldı. (Çok şükür şahdamarına gelmedi.)
*Biliyor musunuz, bu çevrede kimse kışın, akşam beşten sonra sokakta yalnız yürüyemiyor.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz hafta, bebek bekleyen müdür yardımcımız bir öğrenci tarafından karnı tekmelenmekle tehdit edildi.
*Biliyor musunuz, dışarıdan elini kolunu sallaya sallaya giren bir adam, kendisini dışarı çıkarmaya çalışan kat nöbetçisi bayan öğretmeni bıçakla tehdit etti.
*Biliyor musunuz, derste sıkıntı yarattığı için öğretmeni tarafından cezâlandırılan öğrencinin, aşiret olan âilesi okulu bastı.
*Biliyor musunuz, bir öğretmenimiz sınıfta bıraktığı öğrenciden tehdit telefonları aldı.
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 86’sı sigara içiyor!..
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 42’si hap kullanıyor!..
*Biliyor musunuz, okulun etrafında hap satanları, okulun içinde hap kullananları polis biliyor.*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir kız öğrencimizin babası, çocuğundan (öğrencimizden) dayak yediği için okula sığındı.
*Biliyor musunuz, yalnızca koridorda birbirlerine çarptıkları için kavgaya tutuşan iki kız öğrencinin âileleri, okulun önünde birbirlerine yumruk yumruğa saldırdılar.
*Biliyor musunuz, bazı kız öğrenciler, 100 kontör karşılığında minibüs şoförleri ve halı saha sahiplerinin kendilerine dokunmasına ses çıkarmıyorlar.
*Biliyor musunuz, bu yıl bir erkek öğrenci, bir kız öğrencinin kendisine cinsel tâcizde bulunduğunu söyleyerek şikâyette bulundu.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl bir anne, kızının saçının boyalı olması üzerine okula çağırıldığında, kızını okula koca bulmak için gönderdiğini, bu nedenle de süslenmesi gerektiğini söyledi.
*Biliyor musunuz, velilerin % 42’si kayıttan sonra bir daha okula uğramıyor.*Biliyor musunuz, maddî yetersizlikten dolayı üç-dört âilenin, “bir oda-bir salon”dan ibâret bir evi paylaştıklarına çok şâhit oldum.
*Biliyor musunuz, her ay öğretmenler aramızda para toplayıp bir öğrenciye bot, palto veya okul araç-gereçleri alıyoruz.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl, bir Cuma günü okul kapanışı töreninde baygınlık geçiren bir öğrencinin iki gündür hiçbir şey yemediğini öğrendik.
*Biliyor musunuz, öğrencilerden çoğunun âilesinin hayatında kan davası, intihar, boşanma, dayak, kaçma, kaçırılma, hapis gibi hikâyeler var.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl iki gün boyunca evine gitmeyen bir öğrenciyi, velisi gelip okulda arıyor. (Kızın biriyle kaçtığı anlaşılıyor daha sonra…)
*Biliyor musunuz, annesi babası ayrı veya boşanmış olan öğrencilerin çoğu uzak akrabaların yanında kalıyor. Anne ya da baba çocuklarını evlerine almak istemiyor, bazen de üvey anne-babalar, çocukları kabullenmiyor.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl problem çıkardığı için müdür tarafından tartaklanan bir öğrenci, mahalleden topladığı tanıdıklarıyla müdürün odasını basıp tehditler savurdu.
*Biliyor musunuz, geçtiğimiz yıl 1000 öğrenci kapasitesi olan okulumuzda kütüphâneye üye olanların sayısı 7(yedi)’ydi.
*Biliyor musunuz, öğrenci tanıma formlarındaki “çaldığınız müzik alet(ler)i” bölümüne radyo, teyp, walkmen yazan azımsanamayacak sayıda öğrenci var.*Biliyor musunuz, ….. lisesine kayıt yaptıran bu öğrenciler, çarpım tablosunu bilmiyorlar; 10 ve katları ile çarpma ya da bölme işlemi yaparken bile hesap makinesi kullanıyorlar. (Geçtiğimiz ay sinirden gözlerine kan oturmuş bir hâlde sınıftan çıkan matematik öğretmenimiz koltuğa çökerken öğrencilere bir ders boyunca 300’ü 2’ye böldüremediğini anlattı.)
*Biliyor musunuz, maddi durumu iyi olan sayılı öğrencilerden birinin velisi, geçtiğimiz yıl akan damımızı onardı. (Notlarının hemen hepsi zayıf olan öğrencinin sınıf geçmesi şartıyla!)
*Biliyor musunuz, öğrencilerimizin % 60’ı sağlıksız beslenmeden dolayı hasta… (Aralarında dispanserlik olanlar var.) Ancak öğrencilerimizin % 90’ında cep telefonu var. (Cep telefonları son model, bazıları kameralı!..)
Ben bu okulda 3 yıldır öğretmenlik yapmaya çalışıyorum. Bu olaylara alışmamak için, artık alışıp bunları neredeyse normal karşılayan yılların öğretmenleri gibi olmamak için uğraşıyorum. Biliyorum ki, eğer alışırsam, geleceğe dair hiçbir umudum kalmayacak. Her gün büyük bir çaresizlik ve endişeyle:
“-Acaba bugün ne olacak?” diye başlıyorum işime... Olaysız geçen günler, Allâh’ın nimeti! Biliyor musunuz, öğrenmeye direnen, kendini kapatan öğrencilerime İstiklâl Marşı’nın anlamını bile öğretemiyorum.
Daha da yazacaktım, ancak yazdıkça yüreğim ağırlaşıyor.
Devamını okuyun...>>

Arkeo-Mitoloji

Mısır’da 1898 yılında Sir Flinder Petrie adlı bilim adamının ortaya çıkarttığı Kahoun Papirüsü ile 1862 yılında bulunan Smith Papirüsü ve 1873 yılında bulunan Ebers Papirüsü’nde gebelik, idrar hastalıkları, varisler ve gebelik testleriyle ilgili bilgiler yer alıyor. Müzelerde sergilenen papirüslerde yer alan bilgilere göre, hamile şüphesi olan bir kadın her gün sabah idrarıyla biri buğday, diğeri arpa dolu iki torbayı sularmış. Hamilelik şüphesi olmayan bir başka kadın da yine ayrı ayrı buğday ve arpa torbalarını idrarıyla sularmış. Hamilelik şüphesi olan kadının idrarla suladığı buğday ve arpa dolu torbalar, diğer kadının suladığı torbalardan daha önce çimlenirse, hamile olduğu anlaşılırmış. İki kadının suladığı buğday ve arpalar aynı anda çimlenirse hamilelik olmadığı ortaya çıkarmış. Hamile olan kadınların sabah idrarlarında aşırı miktarda hormon bulunduğu için, buğday ve arpa torbaları diğer normal idrarlarla sulananlardan çok daha önce yeşerirmiş. Günümüzde meyve ve sebzenin daha erken sürede yetiştirilmesi için hormon kullanılması da aynı yöntemin bir benzeridir.

Bebeğin Cinsiyeti

Mısırlıların kullandığı yöntemde, doğacak bebeğin cinsiyeti de önceden tesbit edilebiliyordu. Hamile kadının idrarıyla sulanan tohumlardan, buğday taneleri daha önce filizlenirse bebeğin erkek, arpa taneleri daha önce filizlenirse bebeğin kız olacağı anlaşılıyordu.

Prof. Julias Manger, 1933 yılında laboratuvarda kutuların içerisinde kurutma kağıtları üzerine yerleştirdiği buğday ve arpa tanelerini, idrarla sulayıp, Mısırlıların kullandığı gebelik ve cinsiyet belirleme yönteminin doğruluğunu ispat etmiştir. Günümüzde kullanılan gebelik testleri de, kadının idrarındaki hormon sayısının yoğunluğuna göre sonuç verir ve aynı esaslara göre uygulanır.

Prof. Dr. Hulusi Köker de, Mısırlıların kullandığı gebelik testi yönteminin bilimsel olarak doğrulandığını ve hatta bebeğin cinsiyetinin de aynı yöntemle belirlenebildiğini onaylıyor.

Doğum Kontrolü

Mısırlılar, kadında kısırlığın tespiti için rahim ağzına (uteris) akşam yatarken sarmısak veya soğan yerleştirmişler. Sabah kadın uyandığında genzinde sarmısak veya soğan kokusu duyarsa tüplerinin açık olduğu ve gebe kalmasına bir engelin olmadığı anlaşılırmış. Koku duyulmazsa kadının tüplerinin kapalı olduğu, bu nedenle hamile kalamayacağı bilinirmiş. Ayrıca kadının rahminin içerisine paslanmayan metallerden olan altın veya gümüş yüzük konularak gebelik önlenirmiş. Arap kervancılar da bu yöntemi öğrenip, uzun çöl seyahatlerinde dişi develerin gebe kalmalarını önlemek için rahimlerinin içerisine temizlenmiş çakıl taşı doldururlarmış.

Devamını okuyun...>>

Bu garip sayı... Bir garip sayı: 12345679 ama 8'i gezmeye gitmis...
12345679, bu sayının tek başına hiç bir özelliği yok. Ama 9 ve 9'un katları
ile çarptığınız zaman bakın ortaya nasıl
ilginç bir sonuç çıkıyor.

Matematikteki şu uyuma bakar mısınız? Şiir gibi.

12 345 679 x 9 = 111 111 111
12 345 679 x 18 = 222 222 222
12 345 679 x 27 = 333 333 333
12 345 679 x 36 = 444 444 444
12 345 679 x 45 = 555 555 555
12 345 679 x 54 = 666 666 666
12 345 679 x 63 = 777 777 777
12 345 679 x 72 = 888 888 888
12 345 679 x 81 = 999 999 999 veeee

12 345 679 x 999 999 999 = 12 345 678 987 654 321
Devamını okuyun...>>

-*Tahminlere göre yeryüzündeki milyonlarca ağaç sincapların gömerek sakladıkları, sonra da unuttukları kozalak türü ağaç tohumlarından kazara yetiştiğini.
-*Ernest Vincent Wright’ın yazdığı "Gadsby" adlı 50,000 den fazla kelimelik romandaki hiç bir kelimede E harfi bulunmadığını.
-*ABD de her 45 saniyede bir bir evde yangın çıktığını.
-*Güneş Dünyadan 330,330 kat daha büyük olduğunu.
-*Bir köstebek sadece bir gecede 90 m tünel kazabildiğini.
-*Eski Mısırlılar taştan yapılmış yastıklarda uyuduklarını.
-*Bir hipopotam ağzını açarsa 120 cm boyunda bir insan onun içine rahatça sığabileceğini.
-*Dünyada her yıl 50,000 den fazla deprem olduğunu.
-*Kedi ve köpeklerin de insanlar gibi solak ya da sağlak olduğunu.
-*Bir zarın herhangi bir yüzü ile onun tam arka yüzündeki rakamların toplamı daima 7 olduğunu.
-*İnsanların parmak izinden, köpeklerin burun izinden tanındığını.
-*Boğalar renk körüdür, bundan dolayı matadorun elindeki beze saldırırlar, rengi ne olursa olsun.
-*Elmaların sabahları insanları uyanık tutmak için en verimli kafein kaynağı olduğunu.
-*Sıkı çalışan bir erişkin günde 15 litreye yakın terler. Bu terin çoğu insan daha farketmeden buharlaştığını.
-*Ortalama bir buzdağının 20,000,000 ton geldiğini.
-*Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehir bulunduğunu.
-*Kibrit kutusu büyüklüğündeki altın külçesin yufka gibi açılarak bir tenis kortu büyüklüğüne kadar yırtılmadan uzatılabildiğini.
-*İnsan ömrünün yıl olarak değilde kalp atış sayısına göre verildiğini. Bu yüzden hızlı bir yaşamın insan ömrünü azalttığını
-*Bir sigaranın ucundaki ateşin 9000 santigrat derece olduğunu (ki bu cehennem ateşiyle aynı değerdir).
-*Karasinekler hakkında da bir şey var, ama sanırım hoşlanmazsınız, çünkü tam "ben Sinek filmini bile midem bulanmadan seyrettim," diyenler için:
After eating, a housefly regurgitates its food and then eats it again!
-*Noel Baba'nın geyiklerinin adlarının: Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupid, Donder, Blitzen ve Kırmızı Burunlu Rudolph olduğunu
-*Pamuk Prenses'in 7 cücesinin adlarının: Happy, Grumpy, Sneezy, Doc, Dopey, Sleepy ve Bashful olduğunu.
Devamını okuyun...>>

Oyun oynama olayını arkadaş biraz abartmış olsa gerek vaziyete bakın,bu online oyunlardan sonra benzer vakalar arttı. Amacına uygun kullanılmayan şeyler var örneğin klavye gibi bir-iki saat klavye üzerinde kestirmek gibi sanki yastık ya:D benim bir kuzen var o da öyle:D
Devamını okuyun...>>

Dünyada, kayıtlara geçmiş en ilginç
gerçekleşen ölüm; çok ilginç üstelik yakın tarihten. 1996 yılı. Bizde olduğu gibi Yunanistan da yaz döneminde orman yangınlarıyla boğuşuyordu. Yunanistan itfaiye ekibi büyük bir yangını söndürmüş ama oldukça geniş bir alanı da kurtaramamışlardı. Yangın sonrasi uzmanlar,yanan alanda araştırma yaparken, gördükleri karşısında küçük dillerini yutarlar. Görünen, denizden bir kaç kilometre uzakta ve yüksekte olmasına karşın yanmış bir balıkadamdır. Snorkeli ve zıpkını da elindedir üstelik. Sen, balık avlamak için denize dal ... Sonra bir yangın söndürme helikopteri gelip seni çeksin ve yangının üzerine bıraksın..............
Devamını okuyun...>>

guinness rekorlar kitabında bulunan türk rekorları;

*Kişi başına ekmek tüketiminde dünya birinciliği (Kişi başına 199.6 kilogram)
* Hakan Şükür’ün,t Dünya Kupası’nda 11’nci saniyede attığı en hızlı gol (29 Haziran 2002)
* 81 sessiz harften oluşan bir Kafkas dilini dünyada tek konuşan kişi, Tevfik Esenç (1992 yılında öldü.)
* Selçuk- Efes’te 20 bin kişinin deve güreşi izlemesi.
* 150 mm boyutunda dünyanın en büyük mikrop fosilinin (foraminiferida) yaşlı bir kayada Türkiye’de bulunması.
* En değersiz paranın Türk Lirası olması (Şubat 2003, 1 USD = 1.672.449 TL)
* 8.8 cm ile Artvin’li Mehmet Özyürek’in en uzun burun rekoru.
* Naim Süleymanoğlu ve Halil Mutlu’nun halterde kırdığı 2’şer rekor.
* Bilkent Üniversitesi’nce dünyanın en küçük mikrofonunun yapılması (Ortalama saç kalınlığı 50 mikron iken bu mikrofunun çapı 40 mikron idi.)
* Adana Rotary Kulübü’ne ait en uzun çamaşır ipi (33081 metre) ve üzerine asılı 42.300 parça çamaşır
* Kırkpınar Güreşleri, 1460’dan beri aralıksız devam eden en eski güreş organizasyonu.
* Hakan Zengin, 433 metrekarelik dünyanın en büyük bayrağı ile paraşütle Eskişehir’de atladı. (17 Haziran 2004)
* İlker Yılmaz, burnundan aldığı sütü 2 metre 795 mm ileriye gözünden fışkırtması. (1 Eylül 2004)
* Akdeniz Üniversitesi’nde 1983 öğrenci aynı anda balon patlatarak rekor kırdı. (12 Mayıs 2004).
Devamını okuyun...>>

Sakarya'nınKorucuk köyünde 1964'te hizmete açılan caminin minberinin yanlış yönü gösterdiği ortaya çıktı. Yanlışlık, köye yapılan yeni caminin kıblesinin farklı bir yönü göstermesiyle anlaşıldı. Sakarya Müftülüğü yetkililerince yapılan incelemede, Korucuk Köyü Camisi'nin kıblesinin sağ tarafa kaydığı anlaşıldı. Müftülüğün açıklamasıyla köylüler şaşkına dönerken, cami içindeki seccade görevi gören halılar yerine, halının üzerine çekilen iplerle gerçek kıble yönü belirlendi. 42 yıllık camide cemaat, 10 gündür doğru kıbleye dönüp namaz kılmaya başladı

YENİ CAMİ YAPABİLİRİZ
Yanlışlık bununla da kalmıyor. 85 haneli ve 400 nüfuslu köydeki mezarların yönünün de yanlış olduğunu söyleyen 73 yaşındaki Yusuf Arslan, "Gerçeği duyunca yıkıldık. Çünkü bu iinsanlar ibadetlerinde çok duygusal olurlar. Yıllardır biz ibadetlerimizi yanlış yöne doğru yapmışız. Ölülerimizi buna göre defnettik. Yaklaşık 500 kişi yatıyor mezarlıkta. Musalla taşının yönü bile yanlış" diye konuştu. Kıblesi yanlış olan cami için çözüm aradıklarını belirten Arslan, "Yeni cami yapabiliriz. Ya da caminin minberini yeniden doğru olarak inşa edip, bu camide ibadete devam edebiliriz. Ama bize devletin yardım etmesi lazım. Bir an önce bu soruna çözüm bulunsun" dedi. Köylülerden İsmail Topçu (65) ise caminin kıblesinin yapım aşamasında yanlış hesaplandığını belirterek, "Yeni cami yapılmasaydı halen yanlış yöne doğru namaz kılıp ibadet edecektik" diye konuştu.

Yanlış 23 derece

SAKARLA İl Müftüsü Sinan Cihan, caminin ortasına kurulan cihazlarla yaptığı incelemeden sonra, kıblenin 23 derece yanlış yerde olduğunu açıkladı. Müftü Cihan, "Allah yapılan ibadetleri kabul etsin. Bundan sonraki namazlar, yeni kıbleye göre kılınacak" dedi.
Devamını okuyun...>>

BMC...kamyon değil,kızın adı
BMC..KAMYON DEĞİL KIZIN ADI...
Şanlıurfa’nın Ceylanpınar İlçesi’nde kamyon sürücüsü Mehmet Yıldız, 28 yıl önce hayalini kurup alamadığı kamyonun markasını kızına ad olarak verdi.

10 yıl önce vefat eden Yıldız’ın 1976 doğumlu kızı Bemece Ay, ‘Babam ısrarla Nüfus Cüzdanı’na ad olarak ‘BMC’ yazılmasını istemiş ama nüfus memuru adımı Bemece olarak kayda geçirmiş. Herhalde dünyada kamyon adı taşıyan tek kadın benim. Adımı değiştirmek için müracaatımı yapacağım’ dedi.
Devamını okuyun...>>

Boş bir word sayfası açarak =rand(200,99) yazın(burdan kopyalayıp yapıştırın:D) ve entera basın

gelen sonuca bakın siz de şaşıracaksınız:D


iyi eğlenceler;)
Devamını okuyun...>>

KÜÇÜK KIZ

Adamın biri, bi cumartesi gecesi evine dönüyomuş. Birden 15-16 yaşlarında sevimli bi kızın yolun kenarında otostop yaptığını görmüş. Adamın da aynı yaşlarda iki kızı varmış. Hemen arabayı kızın yanına yanaştırmış, "Gece yarısı böyle ıssız bir yerde n'apıyosunuz Allah aşkına? Bu saatte otostop mu yapılır?" demiş.

Kız, "Uzun hikaye. Rica etsem beni evime götürür müsünüz? Buraya çok yakın. Bu iyiliğinizi ömür boyu unutmam" diyerek arka koltuğa oturmuş. Kızın üzerinde cicili bicili, hoş bi elbise varmış. Evinin adresini vermiş.

Gerçekten de yakınmış ev. Adam eve vardığında önünde durmuş, "İşte geldik küçük hanım" diyerek arka koltuğa dönmüş ama arkada hiç kimse yokmuş. Gözlerine inanamamış tabi. Hemen arabasından inip evin kapısını çalmış.

Beyaz saçlı, çok yorgun görünen yaşlı bi kadın açmış
kapıyı. Adam heyecanla, "Bana inanmayacaksınız ama yoldan küçük bi kız aldım. Bana buranın adresini verdi ama tam geldiğimizde..." Yaşlı kadın adamı susturmuş, "Biliyorum, biliyorum" demiş, "Sonra da ortadan kayboldu di'mi? Bu başımıza ilk defa gelmiyo. Her cumartesi akşamı
aynı şey olur...

"Meğer kız bi cumartesi gecesi diskodan dönerken trafik kazası geçirmiş ve oracıkta ölmüş. Şimdi her cumartesi gecesi kazada öldüğü yerden otostop yapıp evine gelmek istiyomuş ama bunu bugüne kadar başaramamış. Kadın bunları anlatırken adamın gözü piyanonun üzerindeki
kızın fotoğrafına ilişmiş. Evet, kız aynı kızmış ve üzerinde de aynı elbise varmış
Devamını okuyun...>>

Londra Üniversitesi uzmanları ve ünlü İngiliz tarihçiler, geçtiğimiz 2 yüzyıl içinde insanları 'birbirine yakınlaştıran' tesadüfleri sıraladı:
James Dean'in ölümüne neden olan otomobilinin hurdası birçok kişiye felaket saçtı. Hurdayı garaja götüren tamirci, araba bacağının üzerine düşünce sakat kaldı. Dean'in arabasının motorunu satın alan bir doktor araba kazasında öldü. Doktorun kardeşı de aynı motorun sergilendiği salonda çıkan yangında can verdi. Yıllar sonra motor ve kaporta yeniden sergilendi. İlk gece, araç bir seyircinin üzerine düştü. Seyirci ağır yaralandı.
İlk tesadüf hikayesi ünlü aktör Anthony Hopkins'ten... Hopkins, George Feifer adlı yazarın 'Petrovka'li Kız' adlı kitabını bulamıyordu. Yazara telefon ederek kıtabı istedi. Yazar kitabı 2 hafta sonra Londra'ya getireceğini söyledi. Evden çıkan Hopkins, metroya bindi. Aradığı kitabın yandaki koltukta unutulduğunu gördü. 2 hafta sonra yazarla buluşan Hopkins, metrodaki kitabın, yazardan çalınan özel sayılı ilk baskı olduğunu öğrendi.
Yer Amerika'nın California eyaleti. Richard Bensinger adlı emekli demiryolu işçisi, 1957'de Eureka kasabasındaki köprüde yürürken fenalaşıp öldü. 2 yıl sonra oğlu Hiram, aynı köprüde başına bir kalas isabet etmesi sonucu hayatını kaybetti. 6 yıl sonra Hiram'in oğlu David de aynı köprüde araba kazasına kurban gitti.
Ingiltere'nin Bristol limanı açıklarında 5 Aralık 1668'de bir şilep battı.
Yalnızca Hugh Williams adlı bir yolcu kurtuldu. 1784'de aynı bölgede yeni bir kaza oldu. 60 denizci arasında yalnızca ikinci kaptan Hugh Williams kurtuldu. 1952'de aynı yerde üçüncü bir şilep battı. Kurtulan tek yolcunun adı Hugh Williams'tı.
Güney Afrika Cumhuriyeti'nde Cape Town Ticaret Odası'nın yıllık kongresi'de, İşadamı Daniel de Toit konuşmasını şöyle bitirdi:
“Hayat beklenmedik bir zamanda beklenmedik şekilde sona erebilir... De Toit kürsüden inerken ağzına attığı şekerin boğazına kaçması sonucu öldü.
James Langley, İngiltere'nin Eastbourne bölgesindeki evinden sokağa çıktı. Şemsiyesini almak için geri dönerken ayağı kaydı, başını yere çarptı ve öldü. Bir hafta sonra evden çıkan eşi Teresa, şemsiyesini almak için geri dönerken başını kapıya çarptı, beyin kanamasından öldü.
ChrIstIna Veroni, 1991'de İtalya'nın Torino kentinde tramvay çarpması sonucu öldü. 4 yıl sonra babası Vittorio, aynı geçitte aynı sürücünün kullandığı aynı tramvayın çarpması sonucu öldü.
Tesadüfler zincirinin en inanılmazı, 1981'de ABD'nin Boston kentinde meydana geldi. Randolp Matika, yıldırım çarpması sonucu evinin önünde öldü. Adamın dul eşi yeniden evlendi. Damat Pepero düğün gecesi sigara içmek için balkona çıktı. Düşen yıldırım, damadın ölümüne neden oldu. Kadın sinir krizleri geçirdi. Tedavi için gittiği klinikte bir doktora aşık oldu ve evlendi. 1 hafta sonra hastasını ziyarete giden doktoru da yıldırım çarptı.
1898'de gazeteci-yazar Morgan Robinson 'Titan' adlı bir kitap yazdı. Kitapta büyük bir yolcu gemisi, okyanusta buzdağına çarpıyordu. 14 yıl sonra 'Titanik' deniz faciasi meydana geldi.
Devamını okuyun...>>

Bilinmeyen Einstein!..

Albert Einstein, modern zamanların en ünlü bilim insanı... Uzay, mekân ve zaman kavramlarını değiştiren bir fizikçi. Dağınık saçları ve çorapsız giydiği ayakkabılarıyla hep göze batan bu çok yönlü bilim insanının gizli kalmış dünyasında yolculuğa başlıyoruz...

Einstein, 1879 yılında Güney Almanya'nın Ulm kentinde dünyaya geldi. Babası küçük bir elektrokimya fabrikasının sahibi; annesi ise, klasik müziğe meraklı, eğitimli bir ev hanımıydı. Konuşmaya geç başlaması ve içine kapanık bir çocuk olması, ailesini tedirginliğe düşürmüşse de, sonraki yıllarda bu korkularının gereksizliği anlaşılacaktı. Giderek meraklı, hayal gücü zengin bir çocuk olarak büyüyordu.

Okulu hiçbir zaman sevemedi. Gerçekten de, genç Einstein'ın ileride ortaya çıkacak dehasının temelleri, kendisinin de sonradan belirttiği gibi, okulda değil başka yerlerde atılmıştı: "Çocukluğumda yaşadığım iki önemli olayı unutamam. Biri, beş yaşında iken amcamın armağanı pusulada bulduğum gizem; diğeri on iki yaşındayken tanıştığım Öklit geometrisi.Gençliğinde bu geometrinin büyüsüne kapılmayan bir kimsenin, ileride kuramsal bilimde parlak bir atılım yapabileceği hiç beklenmemelidir!" 1955'te Princeton’da hayata gözlerini yumana kadar bilim dünyasına çok şey kattı. 1916'da yayımladığı "Genel Görelilik Kuramı", 1921'de "fotoelektrik etki ve kuramsal fizik alanında çalışmalarıyla aldığı Nobel Fizik Ödülü, dahinin en önemli başarılarından sadece ikisi ya bilinmeyen dünyası.

Einstein ve X-files. Öteki bilim insanlarının aksine, X-files adı verilen normal üstü konulara çok meraklıydı. 1920'li yıllarda, fizik üzerine amatör araştırmalar yapan Amerikalı yazar Upton Sinclair'ın, telepatiyi konu alan "Zihinsel Radyo" (Mental Radio) adlı kitabına önsöz yazmıştı. Einstein, Sinclair'ın "altıncı his" ile ilgili kanıtlarının göz ardı edilemeyeceğine inanıyordu. Hatta, insanların telepatik yollarla iletişim kurabileceklerini de açıklamıştı. Bu savlarını, zihinsel yeteneklerini geliştirmek için katıldığı seanslara, yani kişisel deneyimlerine dayandırıyordu. 1930'da, Alman Otto Reiman'ın düzenlediği ruhsal testlere katıldı. Reiman, insanların yazı örnekleri üzerinde parmaklarını gezdirerek onların kişiliklerini analiz edebileceğini ileri sürüyordu. Sürekli tekrar-lanan başarısına rağmen, Einstein "soğuk okuma" denilen bu yönteme sıcak bakmadı. Bunun yanı sıra, ruhlarla ilişkiye girdiklerini belirten medyumlara hiçbir zaman inanmadı.
Einstein'ın ününü kurtaran kötü hava koşulunun öyküsü, satır aralarından kalma. Görelilik teorisinin en dramatik öngörülerinden biri de, geniş bir plastik tabakanın gülleyle kıvrılması gibi, uzay-zaman madde adacıklarının bulunduğu çevrede uzayın eğriselleşmesi (veya kıvrılması) ilkesiydi. Einstein 1912'de, bu görüşünü kanıtlamak için bir deney yapmaya karar verdi.

Gökyüzünün aynı bölümündeki yıldızların Güneş gibi, az da olsa yer değiştirdiğini ve yıldızların yaydığı ışıkların, Güneş'in büyük hacmiyle eğriselleşmiş uzay-zamanın dış hattını izlediğini kanıtlamak istiyordu. Bu yer değiştirme, Ay'ın Güneş'i kapattığı Güneş tutulması sırasında ölçülebilirdi. Yer değiştirmenin boyunu ölçtü, çok küçük bir açıyla gerçekleşiyordu. Einstein'ın deneyinin doğru olup olmadığını kontrol etmek isteyen bilim adamları, Güneş tutulması sırasında yıldızları gözlemlemeye koyuldular. Ancak, tüm çabalarına rağmen kötü hava koşulları ve savaş nedeniyle bunu gerçekleştiremediler. Aslında bu durum Einstein için şans sayılabilir. Çünkü, 1915'te ilk hesaplamasının yanlış olduğunu fark etti.

Yer değiştirme düşündüğünden ve hesapladığından iki kat fazla oranda gerçekleşiyordu. 1919'da, bilim adamları, Brezilya'dan ve Afrika sahillerinden tam Güneş tutulmasını izleme fırsatı buldular. Ve, ileri sürdüklerinin tamamen doğru olduğunu gördüler.
O ve evrensel hatası..Einstein'ın "Hayatımın en büyük hatası" şeklinde tanımladığı olaylar zincirinin kökeni 1917'ye, Görelilik Kuramı üzerine çalıştığı yıla uzanıyor. O dönemde, bilim insanları evrenin sonsuz ve değişmez olduğunu kabul etmişlerdi. Einstein'ı yılgınlığa düşüren ise, yeni bulduğu denklemlerin hep hareketli bir evreni desteklemesiydi. Dolayısıyla, kendisini pek çok öğrencinin yaptığı gibi davranmak zorunda hissetti ve evrenin sabitliğini korumak için, denklemlerine "lambda faktörü"nü kattı. Her şeye rağmen, 1927'de ABD'li astronom Edwin Hubble, evrenin gerçekte genişlediğini ilan etmişti.

Einstein bunun üzerine, ilk baştaki özgün denklemine dönerse, evrenin genişlemesini açıklayabileceğini anladı. Ve bir daha kullanmamak üzere lambda faktörünü denkleminden çıkarttı. Ancak, çok geçmeden astronomlar lambda faktörü gibi unsurların varlığına; hatta, evrenin büyümesini hızlandırdığına ilişkin kanıtlar buldular. İşte, Einstein'ın en büyük yanılgısı, lambda faktörünün bir yanılgı olduğunu düşünmesiydi.

Einstein aslında E=mc2'ye inanmıyor muydu? Einstein, göreliliği kullanarak kütlenin (m), yüksek değerdeki enerjiye (E) eşitliğini kavradı; kesin değere ışık hızının karesi (c2) ile ulaşılıyordu. Bu uluslararası sistem birimiyle (SI unit), 1017 çok yüksek bir değeri karşılıyordu ve maddenin her kilogramda, nükleer santralin bir yılda ürettiğine eşit enerji yayması anlamına geliyordu.

Akıllara durgunluk veren bu fikrin uygulamaya geçirilmesine Einstein bile inanmıyordu. Hatta 1905 yılında yazdığı, buluşunun kökenini oluşturan tezin başlığını soru işaretiyle atmıştı: "İnsan vücudunun ataleti, enerji doygunluğuna mı bağlı?" 1934'ün sonlarında bile, denklemini "atomu ayrıştırarak" enerji elde etmek için kullanma düşüncesini gözden kaçırıyordu. Yanlış yolda olduğu 4 yıl sonra kanıtlandı. Alman bilim adamı Otto Hahn ve meslektaşları uranyumun atomlarını ayrıştırdı.

Bu, nükleer güç ve silahlara doğru atılan bir adımdı. Einstein, hatasını anlayınca hemen harekete geçti. 1939'da ABD başkanı Franklin Roosevelt'e bir mektup yazarak, Naziler'in nük-leer silahları geliştirebileceği uyarısında bulundu. Bu mektup, müttefiklerin ilk atom bombasını yapmalarında önemli rol oynadı.

Einstein, komünistlikle ve ajanlıkla da suçlandı.E=mc2 denkleminin fikir babası olmasına rağmen, hiçbir zaman Manhattan Projesi (ABD'nin gizli atom bombası yapma planı) içinde yer almadı. Amerikalı tarihçi Richard Schwartz'ın 1983 yılında açıkladığı belgeler, Einstein'ın neden ajanlıkla suçlandığını ortaya koyuyor. Öldüğü yıl olan 1955'te FBI'ın hakkında yürüttüğü araştırma dosyaları 1.500 sayfayı bulmuştu. Bu dosyaların çoğunda, komünistlerle bağlantılar kurmak ve Almanya'daki evini haberleşme merkezi olarak kullanmaktan suçlanıyordu.

İddiaların somut dayanakları var mıydı? 1930'lu yıllarda Einstein, emperyalizm karşıtı eylemler yapan ve ulusal ba-ğımsızlığı savunan sol eğilimli bir örgütün onursal başkanıydı. Aynı zamanda, komünist ajanlar Hilaire Noulans ile eşinin saklanmasına yardımcı olmuştu. Tüm bunlara rağmen, Sovyetler Birliği'ni eleştirdiği pek çok kamuoyu açıklaması yaptı ve Yahudiler'e karşı tavırlarından dolayı onlar için çalışmayı reddetti.

Ölüm ışınını keşfetmiş miydi? FBI raporlarında geçen en ilginç konulardan biri de, çok büyük güce sahip bir ışın makinesi icat ettiği iddiasıydı. İddia az da olsa gerçeğe dayanıyordu. Soruşturma, 1940'ın Aralık ayında yayılan dedikodularla başladı. Einstein'ın arkadaşı Gustav Bucky'nin komşusu, Einstein ve Bucky'nin Manhat-tan'daki geçici laboratuvarda "ölüm ışını makinesi" üzerinde çalıştıklarını ileri sürmüştü.

Yetkililer, laboratuvarda makineyle ilgili hiçbir ipucuna rastlayamadılar. Ancak laboratuvar yıkılmıştı, dolayısıyla bu durumdan kuşkulanmışlardı. Gerçekten de Einstein, ölüm ışınını farkında olmadan keşfetmişti; ama, bu iddialardan çok önce. 1916 yılında, atomdaki elektronların, yüksek enerji seviyesine sıçradığında, enerjilerini tek frekanslı ışık atılımı şeklinde serbest bırakarak bir araya toplandıklarını gösterdi. Bu ışın demeti incelendiğinde, barındırdığı yoğun gücün bir metali bile kesebileceği anlaşıldı. Bu araştırması, günümüzde kullanılan ölüm ışını, laserin atası kabul ediliyor.

Teori üretmesinin yanında, sıkı bir kâşifti de. 1925'te bir gün, buzdolabından sızan ölümcül soğutucu gaz nedeniyle yaşamını kaybeden bir ailenin haberini okudu. Endüstri kimyagerleri henüz güvenli soğutucu gazını bulamamıştı. Bunun üzerine Einstein, fizikçi arkadaşı Leo Szilard'la bir ekip oluşturarak daha güvenli buzdolabını tasarlamaya koyuldular. Sonuç dahiyaneydi: Sodyum ve potasyum karışımını borulara pompalamak için elektromanyetik alanı kullanan ve sıvıya dönüşmeden önce dondurucu kimyasal maddeyi sıkıştıran bir tasarım.

Dondurucu madde buzdolabının içinde dolanırken ısınıyor, tekrar gaz haline dönüşüyor ve buzdolabı içindeki sıcaklığı alıyordu. Hiçbir mekanik parça gerektirmediğinden, tehlikeli kimyasal madde, borular içinde güvenli bir şekilde dolaşıyordu. Einstein ile Szilard bir başka buluşa daha imza attılar (musluk suyunun gücünü kullanarak günlük kullanım suyunu soğutan cihazı ekleyerek) ve bu soğutucunun patentini Electrolux'e sattılar. Ancak, buzdolabı ticari amaçla satışa sunulmadı. Kimyagerler daha sonra, güvenli soğutucu freonu (ozon tabakasına zarar verdiği ileri sürüldü) geliştirdiler.

Einstein, Tanrı ile kumar oynadı ve kaybetti. Mimarlarından biri olmasına karşın, atomaltı parçacıkları yönlendiren kurallar biçiminde tanımlanan "kuvantum teorisi"ni hiçbir zaman tam olarak benimsemedi. Parçacıkların nasıl hareket ettiğine ilişkin bilginin her zaman belirsiz kalacağını ileri süren görüşü reddetti. Onun yerine, kuvantum teorisinin döneme ait bir açıklama olduğunu ve bir gün belirsizliği ortadan kaldırılacak yeni bir teorinin bulunacağına inandı. Bu konuda en önemli sözlerinden biri "Tanrı'nın evrenle kumar oynadığına inanamam." oldu. Einstein'ın kuvantum teorisi ile ilgili görüşleri yıllarca sadece öngörü şeklinde kaldı. Dahası, kimse yanlışlığını ileri süremedi.

Ancak, 1964'te İskoç fizikçi John Bell, onun "Tanrı ve kumar" ifadesini test edebilecek matematik kuramını buldu. Deney, Alain Aspect ve ekibi tarafından 1982'de Paris'te yapıldı. Ekip, özel optik araçlar içinde yol alan fotonların özellikleri üstünde çalışarak, Einstein'ın belirsizlik hakkında söylediklerini ve dahası, hiçbir şeyin ışıktan daha hızlı yol alamayacağı savının tersini kanıtladılar. Fizikçiler, ileri sürü-len teorilerin hangisinin doğru olduğunu tartışıyor.



Einstein ve kadınlar. Dahinin kadınlar üzerindeki manyetik etkisi tartışılmazdı. Bunun en açık kanıtı, iki evliliği sırasında yaşadıkları ilişkilerdi.

Mileva kendisinden hamile kaldıktan sonra onunla evlenmiş; ancak, kuzini Elsa'yla evlenebilmek için de ondan boşanmıştı. İkinci evliliği Elsa'nın ölümüne kadar sürmüş olsa da, bu arada aşk ma-ceraları yaşamaktan geri kalmadı. Birlikte olduğu kadınların kimlikleri ve ilişkilerin yoğunluğu tarihçilerce tartışıla dursun, Roger Highfield ve Paul Carter adlı yazarlar önemli kanıtlara ulaştılar. Onlara göre; sekreteri Betty Neumann, Avusturyalı güzel sarışın Margarette Lebach ve iki zengin kadın Elsa Mendel ile Estella Katzenellenbogen, beraber olduğu kadınlar arasında.

Beyniyle ilgili garip hikâye, hakkındaki son bilinmeyen. Einstein öldükten sonra beyni çıkarıldı ve halen ABD, Wichita'daki yaşlı doktorun evinde, bir kavanozda saklanıyor. Dr. Thomas Harvey, 1955 yılındaki otopsi sırasında, dehasıyla ilgili ipuçları bulabilmek amacıyla Einstein'ın beynini çıkarmıştı. Beyniyle ilgili temel bilgiler çok da farklı değil. Beyni, normal koşullarda 1,4 kg. olan insan beyninden yüzde 12 oranında daha hafif. Beyninden alınan örnekleri inceleyen nörologlar, ilgi çekici özelliklere rast-ladılar. Örneğin, düşünce için gerekli sinirleri besleyen "gliyal hücre" sayısının fazla olduğunu belirlediler. 1999 yılında Kanada, McMaster Üniversitesi'nden uzmanların yaptığı araştırmalarda da, Sylvian fisürünün (yarığı) gelişmiş ve alt parietal lobunun normale göre yüzde 15 daha geniş olduğu tespit edildi.

Uzmanlar, gelişmiş Sylvian fisürünün, beyindeki bilgi alışverişini kolaylaştırdığını; parietal lobun ise, matematikle ilgili yeteneği ve uzay-mekân bağlantısı kurma yetisini artırdığını belirtiyorlar.
Devamını okuyun...>>

GATES'in yeni dahisi
Dünyanın en zeki cocugunu Bill Gates kaptı.298 IQ'suyla herkesi hayrete düsüren 12 yasındakı dahi , aylık 15.000 $ karsılıgında Mıcrosoft'ta calısmaya baslayacak.
Justin adlı dahi cocuk, 11 yasında 2 unıversıteden mezun olarak,adeta bır ımkansızı basardı.
Dunyanın en zengın adamı unvanlı Mıcrosoft'un sahıbı Bıll Gates'den muthıs basarı...298 IQ'suyla dunyanın en zekı cocugu olan 12 yasındakı Justın artık Mıcrosoft elemanı.Bırcok ıs adamının pesınden kostugu dahı cocuk aylık 15.000 $ maasla Mıcrosoft'ta calısmaya ıkna eden Gates'ın keyfıne dıyecek yok...
---2 YASINDA KEMAN CALIYORDU---
1993 yılında New York'ta dünyaya gelen Justın 2 yasında keman calmayı 1 yıl sonrada usta bır satranccı oldu,7 sıne bastıgında ılk okulu 9'unda Lıse'yı bıtırdı ve dunyanın en ıyı unıversıtelerınden bırı olan Stanford'a basladı.Ardından Rochester unıversıtesını bıtıren dahı cocuk o gunlerde tum dunyanın ılgı odagı olmustu.
---1800 Soruyu Dogru Yanıtladı---
İşte bu bılgının sonucu ve aıle ıcı yasanan problemler Justın'ı bunalıma sokmadı , klınıkte 3 ay tedavı goren Justın hala dunyanınen zekı cocugu olarak gosterılıyor.3 unlu profesor'un hazırladıgı 1800 soruluk bır sınavda %100 basarı elde eden Justın "cok zor donemler gecırdım.Bu benım daha da zekı olmamı sagladı.Cunku onceden bılmedıgım bır soru benı kızdırıyordu.Sımdı ıse sakın bır sekılde ogrenıyorum,Mıcrosoft'ta ıse baslamak heyecanlı olacak,bırcok projem hazır,bu yasta ıs hayatına atılmak benım ıcın onemlıydı" dedi.
Devamını okuyun...>>

GÜZEL VE İLGİNÇ BİLGİLER....!!!

1. Suudi Arabistan'da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.

2. Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

3. Bır fare bir deveye oranla daha uzun sure susuzluğa dayanabilir.

4. insan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır aksi halde kendi kendini sindirir.

5. i harfinin üzerindeki noktaya ingilizler "Dedikodu" derler.

6. Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.

7. Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese onun tadını anlayamayız.

8. Erkek Peygamber Devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

9. George Washington evinin bahçesinde marijuana yetiştirirdi.

10. Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

11. Lübnan'da dişi bır hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir ama erkek hayvanla yasaktır.

12. Mc Donalds'ın karının % 40'ı çocuk menüsü satışından gelir.

13. Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.

14. Tarihi fılm Ben Hur'da çekim ekibinin farketmediği kırmızı bir otomobil görünür.

15. Einstein 9 yaşına kadar düzgün konuşamamıştır. Ailesı onun özürlü olduğunu düşünmüştür.

16. Hergün doğan çocukların ortalama 12'si yanlış anne babaya verilmektedir.

17. Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır.1950'den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.

18. Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir. Yarım kilo kadar çıkolata küçük bir köpeği öldürebilir.

19. Birçok ruj çeşidi balık pulu içerir.

20. Katil balinalar köpek balıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.

21. Donald Duck çizgi fılmleri Finlandiya'da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.

22. Ketçap 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.

İLGİNÇ BİLGİLER

Dünyanın en büyük hayvanı mavi balinadır. Aynı zamanda hayvanlar aleminin en hızlı büyüyen hayvanıdır. Kilosu 22 ayda 26 tona kadar ulaşır.

Dünyanın en hızlı hayvanı Leopar'dır. Hızı saate 100 km.'ye ulaşır.

Dünyanın en hızlı kuşu Boğazlı Kırlangıç'tır. 3 saniye süreyle saatte 128 km. sürate ulaşmıştır.

İyi bakılan ve erken yaşlarda kısırlaştırılmış bir tavşan 8 ila 12 sene yaşar.

Kediler 100 değişik ses, köpekler ise 10 ses çıkartabilirler.

Son 4000 sene içerisinde herhangi yeni hayvan evcilleştirilmemiştir.

Bir pire, kendi büyüklüğünün 150 kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık 30 metre zıplaması gereklidir.

Atlar bir aya kadar ayakta kalabilirler.

Kedilerin herbir kulağında 32 adele vardır.

Bir inek hayatı boyunca yaklaşık 200.000 bardak süt üretir.

Fare, bir deveden bile daha uzun süre susuz kalabilir.

Karıncalar uyumaz.

Her sene Amerika'daki hayvan bakım yerleri 30.000 kedi ve köpeği uyutma mecburiyetinde kalıyorlar.

Hastalanmayan tek hayvan köpek balıklarıdır.

2.600 değişik cins kurbağa vardır.

Yılanlar duyamaz.

Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.

Filler zıplamayan tek memelidir.

Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğin ki kadar gelişmiştir.

Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

Atların, insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.

Fareler kusamaz.

Hamamböcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.

Kutup ayıları solaktır.

Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.

Zürafalar 35 cm. uzunlukta siyah bir dile sahiptirler.

Yunuslar gözleri açık uyurlar.

Kangurular geri geri yürüyemezler.

Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.

Hayvanlar aleminde sadece domuzlar güneşten yanabilir.

Sineklerin beş gözü vardır.

Baykuş, mavi rengi görebilen tek kuştur.

Dünyada insan başına düşen karınca sayısı 1 milyondur.

Sığırların dört tane midesi vardır.

Zürafalar yüzemez.

Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.

Penguen yüzebilen, ama uçamayan tek kuştur.

Dünyada en tehlikeli hayvan sivrisinektir. Çünkü insanların ölümüne en fazla sebep olan hayvandır.

Hipopotamlar ağızlarını içine 1.20 cm.'lik bir çocuğun sığabileceği kadar geniş açabilirler.

Tüm dünyadaki kedi ve köpekler yılda 11 milyar dolarlık mama tüketiyorlar.

Bir sineğin hızı saatte sekiz kilometredir.

İnsanları parmak izinden, köpekleri ise burun izinden tanımak mümkündür.

Kedi ve köpekler insanlar gibi ya sağ ellerini çok kullanırlar ya da sol.

Kirpiler suda batmaz.

Develerin üç tane kaşı vardır.

Bir ıstakoz, ancak yedi senede, yarım kilo alabilir.

Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır.
Devamını okuyun...>>

Merhaba arkadaşlar yemek tarifi serimize başlıyoruz,ilk tarifimiz Tarantula&muz aromalı süt.
tadına doyamayacaksınız... İnanın bana..

evet hazırladık şimdi hepinize afiyet olsun diyorum
Devamını okuyun...>>


Antalya'nın Alanya İlçesi'nde, kahvede keyif çayı içen bir vatandaşın bardağına prezervatif düştü.

Prezervatifin, aynı binanın 3. katında Alman sevgilisi ile oturan bir Türk vatandaşının dairesinden atıldığı anlaşıldı. Sinirlenen ve kapıya dayanan kahve işletmecisi Ziya Yardibi, olayı şöyle anlatı:

"Dışarıda masada çay için bir müşterim birden bağırmaya başladı. Gidip baktığımda bardağında prezervatif vardı. Müşteri tam bardağı ağzına götürürken, içine prezervatif düşmüş. Bu olaya sinirlenen müşterim kalkıp gitti ama bu işin peşini bırakmadık. Hemen araştırdık ve o bölümde sadece 3. katta bir Alman'la birlikte yaşayan Türk genci vardı. Prezervatifin onlar tarafından atıldığını anladık. Çok sinirlendim, kapılarına dayandım ama kapıyı açmadılar. Bunun üzerine polis çağırdım. Polis, Türk ve Alman sevgiliyi göz altına aldı. Karakolda gittiğimizde, adli işlemlerin uzun süreceğini bildiğim için davadan vazgeçtim. Bunun üzerine polis de gençleri serbest bırakmış" dedi.

Olayı "İğrenç" olarak nitelendiren Ziya Yardibi, dışarıda masaların bulunduğu yerin üstüne tente yaptıracağını ve bir daha böyle kötü bir olayla karşılaşmak istemediğini söyledi.
Devamını okuyun...>>

1 Nisan şakasının kökeni nedir?


1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce
Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX
Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine
devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak
nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz
hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar
sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin
parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı.

İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?

Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin
amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle
tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin
eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona
zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için
kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi.
Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için
kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.

Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?

Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde
yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı.
Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki
elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken
çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç
sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar
fildişinden ve kemikten yapılırdı.

Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?

Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir.
Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha
sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere
aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır.

Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor?

Yapıştırıcıların sağladığı yapışma olayı aslında kimyasal bir reaksiyondan başka bir şey değildir. Günümüzde imalatçılar yapıştırıcıları sentetik malzemeler kullanarak yaparlar. Yapışma olayında benzer
veya ayrı malzemeden iki madde, bir de yapışkan gerekir. Burada en önemli görev yapıştırıcıdadır.
Yapıştırıcının moleküllerinin diğer iki madde molekülleri ile birleşme eğilimi gösterir bir yapıda olması gerekmektedir.

Mezara niçin çiçek konulur?

İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının
çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar
mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme,
kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan
kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın
yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah
giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.

Satrançta şah niçin o kadar pasiftir?

Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden
bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri
geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin
Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından
oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.

İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur?

Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk
insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki
kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.

Akıl ile zeka arasında fark nedir?

Akıl yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.

Dolunay insan davranışlarınıetkiler mi?

İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır.

Niçin gözyaşı dökeriz?

Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.

Üç yaşından daha önce olanları için hatırlamıyoruz?

Bilim adamları geçmiş deneyimlerimizi saklayan hafızamızın beynimizde anıveya öykü şeklinde organize olduğunu ileri sürüyorlar. Üç yaşından küçükler bu şekilde iletişim kurma yeteneğine sahip değiller.Öykü ve anılarını anlatamıyorlar. Yer ve karakter kavramlarını anlamıyorlar. Üç yaşından küçükler düzgün konuşabildikleri,anlayış, seziş ve hafıza yeteneklerine sahip oldukları halde tüm olanları bir bütün olarak şekillendiremiyor, öyküye dönüştüremiyorlar.Hafızamız ne yaptığını ne yapıldığını 3-4 yaşlarında kaydetmeye başlıyor.

Yumurtanın niçin bir tarafı yuvarlak, diğer tarafı sivridir?

Eğerköşeli olsalardı kenarları dayanıklılık bakımından çok zayıf olurdu. En dayanıklı geometrik şekil küredir ama bu şekildeki yumurta yuvarlanacak olursa nerede duracağı belli olmaz. Yumurta yuvarlanınca düz gitmez. İnce tarafı üstünde dairesel bir yol çizer. Başladığı yere yakın bir noktada durur. Yani düz bir yerde kaybolması olanaksızdır. Yumurta, tavuğun yumurta kanalında küre şeklindedir. İlerlemesi sırasında arkada kalan dairesel kasların büzüşerek hem yumurtayı ileri iterler hem de bu kısmına baskı yaparak konik biçimini sağlarlar. Yumurtanın şeklinin nedeni de budur. Sürüngenlerde bu düzenek olmadığından yumurtaları küresel biçimdedir.

Develerin hörgüçlerinde ne var?

Genelde hörgüçlerinde su olduğu ve uzun yolculuklarında bu suyu kullandıkları söylenir ama doğru değildir. Develerin hörgüçlerinde 30-35 kg kadar yağ bulunur. Yiyecek bulamadıkları zaman bu enerjiyle hareketlerini sağlarlar ayrıca yağ çöl sıcağına karşı koruma görevi de yapar. Develer suya az gereksinim duyarlar. Burun mukozaları insana göre 100 kat daha büyüktür. Soluk alırken havadaki nemin üçte ikisini kazanabilirler. Su kaybını da dokularından kaybederler, kandaki su etkilenmez.

Çinlilerin gözleri niçin çekiktir?

Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.

Ateş böceği nasıl ışık saçıyor?

Aslında bu böceğin verdiği ışığın ateşle de sıcaklıkla da bir ilgisi yoktur. Bilimsel adı "Soğuk Işık"tır. Bu ışık olayı, moleküler seviyede kimyasal bir işlemdir. Bazı moleküllerin ayrışarak daha yüksek enerjili hale geçebildikleri ve bu fazla enerjiyi ışığa dönüştürebildikleridir. Ateş böceğinin karın bölgesindeki ışık organında bulunan guddelerden ışık elde etmede rol alan iki ana kimyasal madde üretilmektedir. Fakat onlar da tam olarak ışık vermeye yetmediği için böceğinışık bölgesine yakın solunum organının ışık verme anında burayı oksijenle beslemesi gerekmektedir

Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker?

Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.

İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar?

Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.

Bir hafta niçin 7 gündür?

Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen
beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.

Niçin otellerin kapıları döner kapıdır?

Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.

İmdat çağrısı S.O.S 'in anlamı nedir?

Çok kişi "Save our Ship" gemimizi kurtar; "Save our Soul" ruhumuzu kurtar; "Stop Other Signals" diğer sinyalleri sözcüklerinin kısaltılmışı sanır. Oysa hiçbiri değildir. Tamamen telgraf zamanından kalma mors alfabesiyle ilgilidir. İmdat çağrısının çok kolay akılda tutulabilmesi için 1908 de üç çizgi, üç nokta, üç çizgi olan S.O.S seçildi.

Doktorlar niçin dizimize çekiçle vurur?

Bir sandalyeye rahatça oturup bacak bacak üstüne atarken doktor dizkapağının hemen altına, kası kemiğe bağlayan tedoma minik lastik bir çekiçle vurduğu zaman bacak ileri fırlar. Bu reflekste baldır kaslarındaki duyu sinirleri kasın genişlemesine tepki verir ve yeni sinir sinyalleri oluşturarak kaslara hafif bir basınç uygulandığını ve gerildiklerini omuriliğine iletirler. Omirilik ise bu basınca dayanabilmesi için kasların kasılması gerektiğini bildirir, bacak tekrar geri hareket eder. Refleks, beyin denetiminden geçmeksizin, yani beyin devrede olmadan doğrudan omuriliğin komutlarıyla gerçekleşmektedir. Diz kapağı refleksi omuriliğin işleyişi konusunda bilgi veren önemli bir tanı yöntemidir.

Tükenmez kalemin dolmakalemden farkı nedir?

Kalemin tarihi yazınınkinden de eskidir. İlk insanlar sivriltilmiş çakmak taşlarıyla duvar resimleri yapmıştır. Mürekkepli metal kalemler Romalılar tarafından biliniyordu. Tükenmez kalem adı ile bilinen bilye uçlu kalemin ilk modeli 1880 yılında yapılmıştır fakat rağbet görmemiştir. Uçakların gelişmesiyle gündeme tekrar gelir. Uçaklar 2-3bin metreye çıkınca hava basıncı oldukça azalır. Dolmakalem mürekkebi basınç nedeniyle dışarı akarak kağıdı ya da giysiyi lekeler. 2.Dünya Savaşı'nda askeri uçaklarda kullanılan tükenmez kalem sonradan yaygınlaşmıştır. Tükenmez kalemlerde mürekkep kağıda pirinç uçtaki yuvaya yerleştirilmiş minik bir bilye aracılığıyla aktarılır. Fakat dolmakalemin özelliği seçkin ve yazıyı kaliteli kılmasıdır.

Radyonun sesi açılınca pil daha çabuk mu biter?

Pille çalışan portatif radyolarda sesin yüksekliği pilin ömrünü etkiler. Radyo açık, sesi kapalı durumu ile sesin sonuna kadar açık durumu arasındaki fark pillerin ömürlerinin kısalmasına neden olur. Ses sonuna kadar açıldığında pillerden çekilen akım yüzde 30 artmaktadır. Bu durum, küçüğünden büyüğüne, pille çalışan ve ses yükselticisi olan bütün radyo, teyp, volkmen vb. için aynıdır.

Horozlar niçin sabahları erkenden öterler?

Sabah güneş doğarken ötmek yalnız horozlara özgü değildir. Kulağa en çok
horozun sesinin gelmesi, onun sesinin diğerlerinden daha güçlü olmasıdır. Kuşların büyük çoğunluğu
da aynı saatlerde ağaçlarda koro halinde öterler. Gün boyu hem horozlar hem kuşlar bu ötüşü sürdürürler
ama seslerinin en güçlü çıktığı zaman sabah saatleridir. Horoz ve kuşların sabah gün
doğarken ötmeleri biyolojik saatleriyle ayarlanmıştır

Evlerimizdeki sinekler kışın nereye gidiyor?

Sineklerin her türü kışın ortadan kaybolur. Havaların ısınmasıyla birlikte ansızın ortaya çıkarlar. Sinekler ısıya
karşı çok hassastır. Güneş bulutun arkasına girdiği zaman oluşan ısı düşmesinden etkilenirler. Kış günlerinde yaşama şansları yoktur. Ölmeden önce yumurtalarını toprağa veya kuytuya gömerler. Lavra ve yumurtalar soğuktan etkilenmez. Yaz sıcakları başlayınca yumurtalar çatlar ve yine sinekli günler başlar.

Termos nasıl sıcağı sıcak, soğuğu soğuk tutuyor?

Tek nedeni vardır, vakum.Yani boşluk.Bir termosta içiçe geçmiş iki kap vardır.Dıştaki metal bir kap olup içteki
genellikle bir cam şişedir.İkisinin arasındaki hava ise boşaltılmıştır.Tam olmasa da üreticiler tarafından elde edilebilen tama yakın bir boşluk vardır.Vakumlu bir ortamda hava molekülleri de ılmadığından ısı iletilemez.Cismin ısısı başlangıçta ne ise o halde kalır.İçerden dışarıya, dışardan içeriye ısı geçişi olmaz.Böylece termosa konan sıvı sıcaksa sıcak, soğuksa soğuk kalır.

Kuşlar nasıl konuşabiliyor?

Her insan ağzıyla konuşur ama konuşabilmeyi sağlayan asıl organ beyindir. Beyinde oluşan düşünceler dilimize ve dudaklarımıza aktarılır. Hayvanlar bu nedenle konuşamaz. Papağan ve benzeri kuşların yaptıkları konuşma değil, mükemmel bir ses tınısı ezberi ve tekrardır. Sesleri ezberler ve taklit ederler. Kuşların ses organları memeli hayvanlardan farklı olarak gırtlakta değil göğüs kafeslerinn dibinde, karın boşluğunun derinliklerindedir. Kuşların doğasında ses taklit yeteneği vardır. Doğayla içiçe yaşarken diğer kuşların seslerini
taklit ederek bir çeşit iletişim sağlarlar.

Kediler balık ve sütü niçin severler?

Kedilerin sudan hoşlanmadığı bilinir. Ama aslında kediler çok iyi yüzerler. Hava şartlarından dolayı ve de tembelliklerinden suya girmeyi sevmezler. Evkedisinin balık sevmesinin yanında kuşlara ve farelere olan düşkünlüğünün nedeni evcilleştirilmeden önce Mısır'da Nil vadisinde balık, kurbağa, küçük kuş ve fareleri avlayarak yaşamış olmasıdır. Zaten eski Mısırlılar kedilerifare avcıları olduğu için evcilleştirmişlerdir. Günümüzde kedinin kuzey Hindistan ve Güneydoğu Asya'da yaşayan türleri ırmakların kenarlarında balık avlayarak yaşamaktadır. Patileriile balıkları sudan dışarı atar, gerekirse suya tamamen girerler. Eski Mısır'da kedi bakıcıları onları ekmek ve sütle beslemişlerdir. Kedilerin süt zevkinin de Mısırlı bakıcılarının yarattığı beslenme alışkanlığından kaynaklanmaktadır.

Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar?

Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.
Devamını okuyun...>>



Aslında kırmızırenk hiçbir boğayı kızdırmaz. Çünkü boğalar renk körüdür ve kırmızıyı diğer renklerden ayırt edemezler. Boğa güreşinde matador boğayı eline aldığı şapkasını şalını sallayarak kızdırır. Boğanın kırmızı şala saldırdığı inancı yanlıştır.İspanya'da boğaların kırmızı renge saldırdığı inancı, matadorların kırmızı başlık kullanmaları nedeni ile yaygınlaşmıştır. Halbuki başlıklarda bu renk boğayı kızdırmak için değil, seyircilere hoşgörüntü verebilmek için seçilmişti.Kırmızırenk aslında insanları etkiler. Yapılan deneylerde bu rengin insanlarda kan basıncınıyükseltip, kalp atışını hızlandırdığı saptanmıştır. Bunun nedenininde kırmızının, kanın rengi olduğu sanılmaktadır.Boğalar arenada kırmızırengi görünce asabileşmezler. Kendinizi boğanın yerine koyun. Etrafınızdaki çığlık atan binlerce insanın ortasında, tozlu, gürültülü ve çok sıcak bir ortamda, sırtınıza saplanmışonca kılıcın acısıiçinde, bir de şapkasınışalım sallaya sallaya üstünüze gelen bir adam varsa, yani kızmak içinbu kadar sebep varken, sırf rengi kırmızıdiye bir bez parçasına kızar mıydınız?Boğa güreşi hakkında bilinen yanlışlar sadece bu kadar değil. Aslında boğa güreşi geleneği İspanya'dan doğmuşdeğildir. İlk çağlardan itibaren boğa, kuvvetin, dayanıklılığın ve verimliliğin simgesi olmuştur. Boğa güreşinin ilk versiyonu antik Yunan, Roma, Mısır ve hatta Kore ve Çin medeniyetlerinde görülür.Boğaya Persliler taparlar, Afrika Zumlarıise öldürüp safrasınıiçerlerdi. Tüm bu geleneklerin temelinde, hayvanın gücü yatmaktadır. Bu geleneğin bir şekilde İspanya'ya geldiği, Avrupa ülkeleri içinde feodal düzeni en son terk eden bu ülkede de kalıcı olduğu sanılmaktadır.

Her yıl bildiğiniz gibi boğa güreşi festivalleri yapılmakta ve tv lerde gazetelerde görmekteyiz.İnsanların Pamplona festivallerine boğa koşusuna katıldıklarından biraz bahsedeyim:
Pamplona İspanya nın bir deniz şehridir genelde boğa güreşleri ile tanınır.Her yıl milyonlarca insan sırf bu boğa koşusu heyecanı için pamplona ya akın eder.Şehirde otellerde değil boş oda, sokaklarda boş bank bile bulamazsın bu festival sırasında okadar ilgi gösterilen bir festival. Genelde dışarıdan festival için gelmiş insanlar çadırlarında yada araçlarında kalmaktalar.Boğa güreşine katılan adrenalin tutkunu bazı insanlar(çok azıdır bu insanlar,bazıları kendilerini ıspatlamak için kırmızı giyerler) bu koşuyu daha da heyecanlı hale getirmek için kırmızı giyerler.
Acun firarda da izlemiştim bu festival i:Ddaha sonra akdeniz üniversitesinde Avea sponsorlugunda acun un ağzından dinledik ve yaşadıgı olayların videosunu izletti bizlere gerçekten çok komikti.
Acun,Esat,Feridun bu koşuyu görüntülemek için bir balkon kiralamışlar o gün gazetede azılı bir boğanın vesikalık fotoğrafını yayınlamışlar zira o boğa yarışa katılacak en azgın boğaymış.Esat, Acun u gaza getirir koşuya katılması için,acun katılıyor koşuya neyse acun boğalardan kaçarken birisi bunun üzerine doğru geliyor ve teki boynuzuyla acunun karnına vurarak(sıyırma ile fazla bişey yok) yere düşünüyor acun orada kafasını sıkı sıkı tutarak yerde yatıyor korkuyo haliyle zira boğa üstünden geçicek belkide çok kötü sonuçlanacak bu olay. O da ne boğa acunun kafasını sıyırıyor santim fark ile acun büyük bir faciadan kurtuluyor. Ondan sonra balkona çıkıyor tabi fırsat görüntü kaçarmı?feriduna anlatıyor o azılı boğa böyle böyle yaptı diye ,feridun buna inanmıyo ve Acun soruyor çektinmi görüntümü diye aldığı cevap haliyle hayır oluyor.
Neyse akşam otelde bi ispanyol tv sinde anahaberleri izlerken acun bi bakıyo kendi görüntüsü anlattığı olayı yayınlıyor anahaber bülteninde ispanyol tv si:D tabi o sırada feridun neler kaçırdığını anlyor:D:D:d

haa bugun bir haber buldum bu olayla alakalı sizlerle paylaşayım istedim






Boğa koşularına "yarı çıplak" protesto




İspanya'da hayvan hakları savunucuları geleneksel Pamplona boğa koşularını protesto etti. Yüzlerce gösterici kent sokaklarında yarı çıplak dolaştı, koşuların yasaklanması için sloganlar attı.Hayvan hakları savunucusu PETA bu kez İspanya'nın Pamplona kentinde. Avrupa'nın farklı bölgelerinden gelen yüzlerce PETA üyesi kentte düzenlenen geleneksel boğa koşularını protesto etti. Kent sokaklarında yarı çıplak dolaşan göstericiler "işkence kültür değildir" sloganları attı. Boynuz takan göstericiler "Çıplak gerçek: Matadorluk acımasızlıktır" yazılı pankartlar taşıdı. Boğa koşularının yapıldığı San Fermin Festivali'nin kökleri 17'nci yüzyıla dayanıyor. Festivale her yıl dünyanın dört bin yanından binlerce kişi katılıyor. Katılımcılar boğa güreşlerinden önce kent sokaklarında boğalarla birlikte koşuyor. Boğa koşuları son 72 yılda 14 kişinin ölümüne 200 kişinin de yaralanmasına yol açtı.

Devamını okuyun...>>

Geceleri flaşla çekilen fotoğraflarda genellikle gözler kırmızı çıkar. Peki fotoğraftaki güzelliği bozan bu olay nasıl olur? Niçin her zaman olmaz? Niçin gündüzleri flaşla çekilen fotoğraflarda olmaz? Gözümüz iç içe geçmiş üç tabakadan oluşur. En dışarıdaki gözümüzü koruyan ve göz akı da denilen sert tabakadır. İkincisi, kan damarlarından meydana gelmiş ve ortasında göz bebeğinin bulunduğu damar tabakadır. Bu damarlar sayesinde fazla ışıkta göz bebeğimiz küçülür, karanlıkta ise daha çok ışık alabilmek için büyür ama bu hareketi oldukça yavaş yapar. Üçüncü tabaka da retina adı verilen, ışığa duyarlı kılcal damar ağlarından oluşan ağ tabakasıdır.Köpek, kedi, geyik, karaca gibi hayvanlann gözlerinin arkasında, yani retinalarında ayna gibi, yansıtıcı özel bir tabaka .vardır. Eğer karanlıkta gözlerine el lambası veya araba farı gibi bir ışık tutarsanız, bu ışık gözlerinin içinden yansır ve gözleri karanlıkta pınl pırıl parlar. İnsanların gözlerinin retinasında ise böyle bir yansıtıcı tabaka yoktur.Fotoğraf makinesinin flaşı çok kısa bir zamanda çok kuvvetli bir ışık verir. Gözbebeğimiz ise bu kadar kısa zamanda küçülmeye fırsat bulamaz. Işık doğrudan retinaya ulaşır ve oradan da doğrudan kılcal damarların görüntüsü yansır. İşte flaşla çekilen fotoğraflarda görülen bu kırmızılık retina tabakasındaki kılcal damarların görüntüsüdür. Günümüzde, birçok fotoğraf makinesinde, gözün bu kırmızı görüntüsünü azaltacak önlemler alınmıştır. Bu makinelerde flaş iki kere çakar. Birinci çakış resim çekilmeden az önce olur ve gözbebeğinin küçülerek gözdeki yansımayı azaltmasına zaman tanır. İkincisi de tam fotoğraf çekilirken olur ki, gözbebeği olması gereken durumu almıştır zaten. Başka bir önlem de odadaki bütün ışıkları açarak' gözbebeğinin önceden küçülmesini sağlamaktır.Geceleri flaşlı fotoğraflarda, gözlerin kırmızı çıkmasının önlenmesinin bir yolu da flaşı objektiften olabildiğince uzak tutmaktır. Günümüzde fotoğraf makineleri o kadar küçülmüştür ki, flaş makinenin bünyesinde ve objektife birkaç santim mesafededir. Flaşın ışığı göze gelip yansıyarak geri döndüğünde doğrudan objektife gelir. Gündüzleri ise gözümüze dışarıdan, her yönden ışık geldiği için, flaşın ışığı bunların arasında daha az oranda gözümüze girer ve kırmızı göz olayı yaratmaz.
Devamını okuyun...>>

Bu olay gerçek hayatta olmuş ve basına yansımış bir olaydır.Büyükşehir Belediyesi Kuruluşlarından KIPTAS 'ın Genel müdür Yardımcısı Emin Batur, şantiyelerden birinde meydana gelen bir kaza sonunda kazaya maruz kalan duvarcı ustasının yazdığı tutanak.İş kazası tutanağına planlama hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek, ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda hastanede yatmama neden olaylar aynen aşağıda anlattığım gibi olmuştur.Bildiğiniz gibi ben bir duvarcı ustasıyım.İnşaatın 6. katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla artmıştı, yaklaşık 250 kg. kadar olduğunu tahmin ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.Aşağıya indim bir varil buldum, ona sağlam bir ip bağladım, 6. kata çıktım.İpi bir çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya salladım.Tekrar aşağıya indim ve ipi çekerek varili 6 kata çıkardım.İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp tekrar yukarı çıktım.Bütün tuğlaları varile doldurdum.Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi havada buldum.Nasıl bulmayayım ben yaklaşık 70 kiloyum. 250kg lık varil süratle aşağıya düşerken beni yukarı çekti.Heyecan ve şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim.Yolun yarısında Dolu varille çarpıştık.Sağ iki kaburgamın burada kırıldığını sanıyorum.Tam yukarı çıkınca 2 parmağım iple beraber çıkrığa sıkıştı.Parmaklarım da bu sırada kırıldı. Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve tuğlalar etrafa saçıldı.Varil hafifleyince bu sefer ben aşağıya inmeye varil yukarı çıkmaya başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık.Sol bacağımın kaval kemigide bu sırada kırıldı. Can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim.Başımı yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime geldiğini gördüm.Kafatasımında böyle çatladığını sanıyorum.Bayılmışım, gözümü hastanede açtım.Cenab-i Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden öperim.Duvarcı Ustanız Ahmet.
Devamını okuyun...>>

Antalya'nın Alanya ilçesinde taksicilik yapan Mevlüt Zararsız, bir yerel gazeteye ilan vererek, borçlu olduğu kişi ve kuruluşlara çağrıda bulundu.
Alanya Otogar Taksi Durağında taksicilik yapan Mevlüt Zararsız, AA muhabirine yaptığı açıklamada, yerel Yeni Alanya gazetesine başvurarak, kendisinden alacağı olan kişi ve kuruluşları aradığını ifade etti. Zararsız, 1995 yılına kadar çeşitli işler yaptığını, bazı yerlere borçlandığını belirterek, ''1995 yılında çantamı kaybettim. İçinde ehliyetim ve nüfus cüzdanımla birlikte bazı kişi ve kurumlara ait, ödemem gereken çek, senet gibi belgeler de vardı. Bu nedenle 1995 ve öncesine ait yıllara ilişkin benden alacağı olan kişi ve kuruluşların, belgeleri ile birlikte bana başvurmalarını ilan vererek duyurmak istedim'' dedi.

AA
Devamını okuyun...>>

LOGOLARI DEGISTiRMEK

640 * 480 ebatlarında herhangi bir BMP dosyası windows’un acılıs, kapanıs veya "simdi bilgisayarınızı kapatabilirsiniz" ekranının yerini tutabilir. Windows 98 bu ekranları karsınıza getirmek icin sabit diskinizde logo.sys,logow.sys ve logos.sys isimli üc dosya tutar. Tek yapacagınız 640 * 480 ebatlarında bir BMP dosyasını bu isimlerden herhangi birine kaydetmek. Bunun yaptıgınızda Windows 98 kendi logosu yerine sizin üzerine yazdıgınız BMP dosyasını kullanır. BMP dosyalarını olustururken dikkat etmeniz gereken iki önemli husus var: Bunlardan birisi resmin 256 renkte olması, ikincisi ise 640*480’lik resmin boyutlarının 320*400 olacak seklilde yeniden boyutlandırılması.

DAHA AZ BEKLEMEK iÇiN

Windows 98’in acılma hızını arttırmak icin elinizde iyi bir secenek var. Bu püf noktamızı uygulayarak "Windows 98 baslıyor..." mesajından sonra gelen 2 saniye arayı kaldırabilirsiniz. Öncelikle C: klasörünü acın ve MsDOs.sYs dosyasını bulup "salt-okunur" özelligini kaldırın. Dosyayı Not Defteri ile acın [Options] bölümünde gidin ve BootDelay=0 satırını ekleyin. Bilgisayarınızı kapatıp actıgınızda Windows’a 2 saniye erken gireceksiniz.

GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSUNUN ADINI DEĞİŞTİRİMEK

Evet Geri Dönüsüm Kutusu nun adindan hoslanmiyorsaniz onun adini degistirmeye nedersiniz. Bunun için baslat- çalistir dan regedit (kayit düzenliyicisi ) i çalistirin ve, HKEY _CLASSES_ROOT/CLSID/{645FF040 - 5081 - 101B - 9F08 - 00A - A002F954E } anahtarina girip bir kere tiklayin. Sag panelde varsayilan satirinin karsisinda Geri dönüsüm kutusunun yazili oldugunu göreceksiniz.Varsayilan a çift tiklayin ve oraya istediginiz yeni adi yazin ve tamam i tiklayin.Kayit düzenleyicisini kapayip windows unun yeniden açtiginizda geri dönüsüm kutusu yeni ismiyle karsinizda.

INTERNET EXPLORER.BEŞİNCİ AYAR

Internet Explorer’un "security" bölümünde bildi iniz üzere 4 bölüm vardır, fakat aslında internet Explorer 6.0’da 5 bölüm var bir tanesi "my computer" adındaki bölüm normal ayarlarda aktif olarak gözükmemektir, bu bölümü açmak için pek tabii ki Regedit’e girip ; "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\ Windows\CurrentVersion\Interne tSettings\Zones\0 " anahtarına gidin, burada "flags" adındaki DWORD de erini bulun ve de erini "1" yapın, bilgisayarı yeniden başlattı ınızda yapılan ayarlar aktif olacaktır.

OUTLOOK EXPRESS HIZLI AÇILSIN

Fazla mühim bir özellik olmasa da Outlook Express’in biraz daha hızlı açılmasını sa layabiliriz. Regedit’e girip (start > run, regedit yazıp ) "HKEY_CURRENT_USER\Identities\{ ** Identity İD **}\Software\Microsoft\Outlook Express\5.0" anahtarına gidin( "identity id" bilgisayarınızın atadı ı bir de erdir ), burada yeni bir DWORD anahtarı oluşturun (sa tıklayıp new > dword value ) ve adını NoSplash" yapın de er olarak "1" yazın.

INTERNET EXPLORER HIZLI AÇILSIN

Internet Explorer açılırken "anasayfa" olarak belirtti iniz adresi açmaya çalışır, buda internet Explorer’un yüklenmesinde biraz gecikmeye sebep olur. internet Explorer’un hızlı bir şekilde açılmasını istiyorsanız "Görev Çubu u"ndaki (taskbar ) internet Explorer simgesine sa tıklayıp "properties"i seçin burada "target" olarak "c:\Program Files\Internet Explorer\IEXPLORE.EXE" yazar, bunun sonuna "-nohome" satırını ekleyin(tırnaklar olmadan ). Ekledi iniz zaman "target" şöyle gözükmeli "c:\Program Files\Internet Explorer\IEXPLORE.EXE" -nohome". Böylece internet Explorer açılırken bir Websitesi açmaya çalışmayacaktır(about :blank olsa bile )

OUTLOOK EXPRESS GÖREV ÇUBUĞUNDA AÇILSIN

Outlook XP’nin açıldı ı zaman "görev çubu u"nda fazladan yer kaplamasını istemiyor ve arka planda açılmasını istiyorsanız tam size göre bir püf noktası. Her zaman oldu u gibi Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft \Office\10.0\Outlook\Prefences \" anahtarına gidin, yeni bir DWORD de eri oluşturun(sa tıklayıp new > DWORD value ) isim olarak "MinToTray" verin, ve de erini "1" yapın.(bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekebilir. )

ARAMA MOTORUNU DEĞİŞTİRİN

Internet Explorer’un arama motoru MSN’dir, fakat çok daha iyi arama motorları da mevcuttur. Örne in ben Google!’u seviyorum ve her insanında kendine göre kullanışlı saydı ı bir arama motoru vardır. Regedit’e girip ilk önce "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Internet Explorer\Main" anahtarına gidin burada "Search Page" de erine " color=#0000ffhttp://www.google.com/" yazın, sonra "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft \Internet Explorer \SearchURL" anahtarına gidin burada da ""=" color=#0000ffhttp://www.google.com/keyword/%s" yazın, daha sonra "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Mi crosoft\Interne t Explorer\Search" anahtarına gidin, burada da "Search Assistant" de erine " color=#0000ffhttp://www.goog-le.com/ie" yazın.
NOT: Bu örnek sadece Google için geçerlidir.

WINDOWS NT TARZI GİRİŞ EKRANINA DÖNÜŞ

Windows XP’nin size sundu u karşılama ekranı hoşunuza gitmiyorsa ve giriş için klasik NT tarzı girişi tercih ediyorsanız, çözüm basit: Do ruca Control Panel’e (Denetim Masası ) gidin ve User Accounts (Kullanıcı Hesapları ) seçene ine girin. Seçeneklerden Change the way user log on and off (Kullanıcıların sisteme giriş özellikleri ) yazılı olanı seçin ve Use The Welcome Screen(Karşılama Ekranı Kullan )
seçene inin yanındaki işareti kaldırın.

SYSTEM TRAY ÜZERİNDEKİ SİMGELERİ GİZLEMEK

System Tray, yani sa alt köşedeki saatin soluna simgesini yerleştirme meraklısı olan programlardan elinizde bolca varsa ve bunlar da ekranın ortasına kadar yürüdüyse, bölgedeki simgelerin az kullanılanlarının sürekli gizli tutulmasını sa layabilirsiniz. Windows XP, bu bölgedeki simgelerin sık kullanılmayanlarını gizleme özelli ine sahip oldu u gibi, bunun özelleştirilmesine de izin veriyor. Bakın nasıl:
Görev çubu u üzerinde herhangi bir boş yere sa tıklayıp Properties (Özellikler ) bölümüne girin.
Önce en alttaki Hide Inactive Icons (Aktif olmayan simgeleri gizle ) seçene inin yanına bir işaret koyun. Daha sonra bu seçene in hemen sa ındaki Customize (Özelleştir ) butonuna tıklayın.
Karşınıza gelen listede, o güne kadar buraya bir şekilde simgesini yerleştirmiş olan tüm uygulamaları kapsayan bir listeyle karşılaşacaksınız. Bu listeden, seyrek olarak ihtiyaç duydu unuz bir tanesinin üzerine gelin.
Uygulamanın isminin sa ında bir menü belirecektir. Seçenekleriniz arasında Hide when inactive (aktif olmadı ında gizle ), Always hide (her zaman gizle ) ve Always show (her zaman göster ) mevcut. Bunlardan Always hide (her zaman gizle ) yazılı olanı seçin.
Bu işlemi, simgesini sürekli orada görmek istemedi iniz tüm yazılımlar için tekrarlaya bilirsiniz.

BELGELER MENÜSÜNÜ GİZLEMEK

HKEY_CURRENT_USER\SOFTWARE\Mic rosoft\Windows\Curre ntVersion\Policies\Explorer Anahtarına gelin "NorecentDocsMenu" adında DWORD de eri yaratın ve de erini "1" yapın.

AÇILIŞTA DAHA AZ BEKLEMEK

Windows dosyaları açarken küçük bir animasyon gösterir.Bunu engelleyerek performan sınızı arttırın. HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop\WindowMetrics anahtarında MinAnimate adında DWORD de eri yaratın.Bunun de erini 0 yaptı ınızda animasyon göstermez daha çabuk ekranı kaplar.1 yaparsanız tekrar etkinleşir.

TEK TIKLAMAYLA WİNDOWSU KAPATMAK

Bunun için masaüstünde yeni bir kisayol yaratin.Komut satrına c:/windows/rundll.exe user.exe,exitwindows yazın.Evet kisayolunuz hazir.Bu kisayola tikladiginiz an windows kapanacaktir.

MASA ÜSTÜNE MAİL KISAYOLU KOYMAK

Masaüstünde mouse un sag tusuna tiklayin ve yeni/kisayol seçin. Komut satiri kutusuna mailto@isim@isim.com?subject= meraba yazin ve ileriyi tiklayin.Bu kisayola anlamli bir isim verin ve son u tiklayin.Böylece bu kisa yola tikladiginizda posta programi açilacak ve yazmis oldugunuz adrese yani alici satiri otomatik olarak dolacaktir.

OUTLOOK EXPRESS ŞİFRE SORMASIN

Outlook Express bazen mail hesabınız için parolanızı unutabiliyor ve mail sunucusuna her ba lanmak istedi inde sizden parolanızı isteyebiliyor. Bunu önlemek için Regedit’e girip "HKEY_CURRRENT USER\Software \Microsoft" anahtarına gidin ve burada "Protected Storage System Provider" anahtarına bakın, e er bulursanız silin, probleminiz çözülmüş olacak.

TEMP DOSYALARINI OTOMATİK SİLMEK

Internet Explorer Internet’te gezdi iniz sayfaları "Temporary internet Files" klasöründe tutar, yer kaybından çok güvenlik açısından hiçte hoş olmayan bir durumdur, internet Explorer’un bu dosyaları klasörde tutmasını engellemek için "tools > internet opitons" deyin ve buradan "advanced" segmesine geçin, burada "security" bölümüne gelin ve "Empty Temporary internet Files folder when browser is closed" yazan yeri tıklayın.

GEÇMİŞİ HATIRLAMA

Internet Explorer’ı açın, tools > internet options bölümüne girin. Burada "days to keep in history" de erini "0"(sıfır ) yapın. Böylece internet Explorer geçmişi hatırlamayacaktır. History’den tamamen kurtulmak için "clear history" butonuna basmakta fayda var.

WİNDOWSUN KAPANIŞ YAZISINI DEĞİŞTİRMEK

Evet bilgisayrinizi her kapatisinizda karsiniza "Simdi Bilgisarinizi Kapatabilirsiniz." yazisinin mi çikmasini istemiyorsanız bunu de iştirebilirsiniz. Bilgisayar her kapatisinizda karsiniza çikan bu dosya (logos.sys ) dosyasidir. Bu bitmap türü bir grafik dosyasidir ve 320x400 piksel boyutlarindadir.Eger sizde bu görüntüyü degistirmek isterseniz yapmaniz gerekenler sunlardir. Ilk önce Paint de logos.sys dosyasini açin.Sonra O yaziyi silin veya istedigin bir resmi koyun.Ayrica yazmak istediginz seyleride resme ekleyebilirsiniz.Ama resimleri veya baska bir yazi koyarken 320x400 ölçülerinde olmasina dikkat edin ve bu yaptiginizi logos.sys dosyasi olarak tekrar kaydedin ve windows klasörünün altinda olmasina dikkat edin.
Uyarı: Eger kendi yaptiginiz yeni logos.sys yi koyarsaniz windows eskisini koruyamayabilir yani anlicaniz bidaha o yaziyi hiç göremeyebilirsiniz .

BAŞLAT MENÜSÜNÜ HIZLANDIRMAK

MenüLerin daha hızlı açılmasını istiyorsanız Regedit’e girip

"HKEY_CURRENT_USER\ Control Panel\Desktop\"anahtarına gidin ve "MenuShowDelay" de erini "1" yapın

SHARED DOCUMENT’İ KALDIRMAK

My Computer"dan "Shared Document" klasörünü kaldırmak için Regedit’e girip;"HKEY_LOCAL_MACHINE/SOFTWARE/Microsoft/Windows/CurrentVersion/Explorer/MyComputer/NameSpace/Delegate Folders" anahtarına gidin, burada "{59031a47-3f72-44a7-89c5-5595fe6b 30ee}" anahtarını silin .

BİP LER KAPANSIN

Arada çıkan "bip" seslerinden sıkıldıysanız ve kapatmak istiyorsanız "HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Sound" anahtarına gidin ve "beep" de erini bulun karşısına "no" yazın.

EKRAN KORUYUCULARI

Windows XP’deki her ekran koruyucu kullanmıyorsunuzdur, istemediklerinizde olabilir, bu istenmeyen ekran koruyucuları silmek için "c:\windows\system32" klasörüne gidin burada istemedi iniz ekran koruyucularını silin daha sonra "c:\windows\system32\dllcache" klasöründekileri de silin.

SCHEDULE TASK’I KAPATMAK

I.E 6 sunucuya her ba landı ında "schedule task" çalıştırmak ister, bu da kullanıcıya Internet’te yavaş surf olarak geri dönmektedir, zaten yavaş olan internet ba lantısını daha da yavaşlatmamak için bu özelli i kapatmakta fayda var. Bunun için; "HKEY_LOCAL_MACHINE/Software/Microsoft/ Windows/CurrentVersion/Explorer/RemoteComputer/NameSpace" anahtarında ki "{D6277990-4C6A-11CF-8D87-OOAA0060 F5BF}" alt anahtarını silin.

KISA ADRES

Bir Web sitesine ba lanmak istedi imizde adresini color=#476c8ewww.yahoo.com türü yazarız ki ba lanabilelim. Adres bölümüne sadece yahoo yazıp ctrl+enter’a bastı ınız zaman I.E kendisi "http://", "www." ve ".com" ekleyecektir

RENKLİ AÇILIŞ SAYFASI

I.E’de açılış sayfası olarak "aboudblank"
ya da bir Web sitesinin adı yazılıdır, e er "about :mozilla" yazarsanız açılış sayfanız mavi renkli bir sayfa olacaktır.(Tools > internet Options )

IMAGE TOOLBAR

Web sitelerinde gezerken bir resmin üzerine geldi iniz zaman sol üst köşede "image toolbar " çıkar, bu toolbar’ın
özelli i kısayoldan resmi kaydetmeniz-yazdırmanız,arkadaşınıza göndermeniz için yapılmıştır. E er resimlerin üstüne geldi inizde bu toolbar’ın bir daha çıkmasını istemiyorsanız "tools > internet options" deyin buradan "advanced" segmesine gelin, burada "multimedia" bölümünü bulun "enable image toolbar" yazısının yanındaki tiki kaldırın.

GRUP SAYISI

Windows XP’ye has özelliklerden olan aynı program pencerelerini gruplama tekni ini özelleştirmek istiyorsanız, Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software \Microsoft\Windows\CurrentVers ion\Explorer \Advanced" anahtarına gidin, burada "TaskBarGroupSize" de erini bulun ve istedi iniz bir de eri verin, burada verece iniz de erlere göre sayfalar gruplanacaktır (normal de eri 3

BSOD ÇIKTIĞINDA YENİDEN BAŞLASIN

Her ne kadar Windows XP’nin en güvenli, en hatasız Windows olarak lanse edilse de buna inananların sayısı bir elin beş parma ını geçmez sanırım. Bilgisayarınızın olası bir "sistem çökmesi" ya da "BSOD" olayında (BSOD Blue Screen of Death yani ünlü mavi ekran ) sistemi otomatik olarak yeniden başlatması için Regedit’e girip " HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\Contro
l\CrashControl" anahtarına gidin ve "AutoReboot" anahtarını bulun ve de erini "1" yapın.

GERİ DÖNÜŞÜM KUTUSU OLMASIN

Geri Dönüşüm Kutusu’nu (Recycle Bin ) masaüstünden (desktop ) kaldırmak için, Regedit’e girin ve "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Mi crosoft\ Windows \CurrentVersion\Explorer\ Desktop\NameSpace\" anahtarına gidin, burada "{645FF040-5081-101B-9F08-OOAA002F954E}" anahtarini silin.

PREFETCH’İ SİLİN

İlk defa Windows XP’de gördü ümüz "Prefetch" yeni ve kullanışlı bir teknik olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bazen Windows XP’yi kullandı ımızda "Prefetch"in kullanılmayan linklerle doldu unu görürüz ve bu da bilgisayarı yavaşlatır. Size önerim "Prefetch" klasörünü ayda bir kez silmeniz, bunun için "c:\windows\prefetch" adresinden "Prefetch" klasörünün içinde ne varsa silin ve bilgisayarı yeniden başlatın. Bilgisayarınız bir nebze olsun hızlanacaktır.

SABİT DİSK PERFORMANSI

E er Windows XP’de NTFS kullanıyorsanız
(e er kullanmıyorsanız şiddetle tavsiye ederim ) diskinizin 12,5% kadarını MFT için kaydeder.(MFT = Master File Table ) MFT fragmantasyonu sistem performansının orantılı biçimde düşmesine neden olabilir. Örne in bilgisayarınızda yüzlerce program yükleyip kullanıyorsanız MFT kullanımı daha yüksek olacaktır, bu yüzde duruma göre 25% çıkması daha faydalı olacaktır. E er yüzdeyi bu de ere çıkarmak istiyorsanız Regedit’e girip

"HKEY_LOCAL_MACHINE\System\Curr entControlSet\Control\FileSystem" anahtarına gidin, sa tıklayıp "new > DWORD value" deyip yeni bir DWORD de eri oluşturun ve isim olarak "NtfsMftZoneReservation" verin, de er olarak 2 yazın( 1=12,5% , 2=25% )

SİSTEM PERFORMANSI

Sistemin do ru ve performanslı çalışmasını sa lamak için düzenli olarak defrag et-mekte fayda vardır. Ama e er sistem gereksiz özelliklerle meşgul tutuluyorsa defrag’da anca bir yere kadar yardım edebilir. Bu püf noktası DOS tabanlı program ve Win95’ten öncesiyle hiç ilgilenmeyenler için. Windows XP’de bir dosya/klasör için iki isim yaratılır, bunlardan ilki gördü ünüz isim bir di eri ise DOS için hazırlanmış ismidir(DOS la düzgün çalışması için ). Bu isim çalışması CPU ve sabit disk gibi sistem kaynaklarını boşa u raştırmış olur.Sadece bununla da kalmayıp yapmış oldu unuz MFT kullanımını da düşürür. Bunu engellemek için Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\System\Curr entControlSet \Control\FileSystem" anahtarına gidin, burada "NtfsDisable8dot3NameCreation" DWORD anahtarını bulun ve de erini "1"(BİR ) yapın.

BOOT DOSYALARIYLA AÇILIŞ

Regedit’e girip (start > run -regedit ) "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Mi crosoft \Dfrg\BootOptimizeFunction" anahtarına gidin, burada "Enable" adındaki string anahtarı bulun ve de erini "Y" yapın. Bu açılış zamanını hızlandırma da yardım edecektir.

RUN(ÇALIŞTIR )LİSTESİNİ SİLMEK

Regedit, ya da "cmd.exe"yi çalıştırırken "start > run" deyip isimlerini yazarız, bir süre sonra bu liste oldukça kabarır. Bu listeyi silmek için "start > run -regedit" deyip " HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows\Curre
ntVersion\Explorer \RunMRU" anahtarına gidin, burada ki tüm de erleri silebilirsiniz.

KAYIT YAPMASIN

Windows XP’nin yeni özelliklerinden biri de cd-rw cihazlarına cd kaydı yapabilmesi, ama e er daha iyi bir cd kayıt programı kullanıyorsanız (winoncd, easy cd creator gibi ) bu özelli i kapatmak isteyebilirsiniz, bunun için "My Computer"a girin ve burada cd-rw cihazının oldu u sürücüye sa tıklayıp "Properties"i seçin burada "Recording" segmesine gelin ve "Enable cd recording on this drive" seçene ini kapatın

DOS PENCERESİNDEN EXPLORER

Bir DOS oturumunda calisirken o an calismakta oldugunuz klasoru Windows 95 icinde Explorer penceresinde goruntulemek istediginizde butun yapacaginiz komut satirindanEXPLORER .Yazıp Enter tusuna basmak. Bir bosluk ve noktayi unutmayin. Bunu yaptiginizda otomatik olarak bir pencere acilacak ve icerisinde o anda calismakta oldugunuz klasorun icerigi goruntulenecektir. Eger klasor icerigini goruntulemek icin Explorer’in sol taraftaki agac yapili panelini de goruntulemek istiyorsaniz komut satirinda EXPLORER /eYazip Enter tusuna basmalisiniz.

AÇILIŞ DİSKİNİN OTOMATİK OPTİMİZE EDİLMESİ

Otomatik açılış diskinin optimize edilmesi için Regedit’e girip " HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Mi crosoft\Dfrg\BootOpt
imizeFunction" anahtarına gidin burada "Enable" anahtarını bulun ve de erini "Y" yapın.

BAŞLANGIÇ MENÜSÜNÜ DEĞİŞTİREMESİNLER

Sistemdeki di er "normal" kullanıcıların başlangıç menüsünde(start menu ) de işiklik yapmalarını istemiyorsanız Regedit’e girip " HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows\Curre
ntVersion\Policies\Explorer" anahtanna gidin, yeni bir DWORD anahtarı oluşturun ve adını "NoChangeStartMenu" koyun ve de erini "1" yapın.

XP’Yİ HIZLANDIRIN

Windows XP’nin yavaş çalıştı ını düşünüyor ve hızlandırmak istiyor olabilirsiniz, işte size bir ayar. Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE
\SYSTEM\CurrentControlSet\Cont rol\PriorityControl" anahtarına gidin, burada sa tıklayıp "new > DWORD value" deyin isim olarak ta "IRQ8Priority" deyin, ve de erini "1"(BİR ) yapın.

SADECE WINDOWS’U YENİDEN BAŞLATIN

WindowsXP’de yaptı ınız bazı de işikliklerden sonra bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekti ini söyler, ama bilgisayarı yeniden başlatıp zaman kaybetmeden sadece WindowsXP’yi yeniden başlatmak istiyorsanız "shutdown" butonuna basarken "shift" tuşuna da basılı tutun, böylece bilgisayarı yeniden başlatmadan WindowsXP’yi yeniden başlatmış oluyorsunuz, bu özellik "Hot Reboot" olarak ta biliniyor .

AÇILIŞ SÜRESİNİ KISALTIN

NTFS dosya sistemli işletim sisteminizde "NTFS Check"e yapaca ınız ufak ayarla bilgisayarın açılışını hızlandırabilirsiniz. "CHKNTFS" komutu "AUTOCHK" başlangıç sayım zamanının kullanım komutudur. Normalde 9 saniye olan bu zamanı 4 saniyeye düşürmeniz mümkün, bunun için komut satırına CHKNTFS/T:4 yazmanız yeterli böylece "AUTOCHK" süresi 4 saniye olacaktır.

HIZLI KAPATMA

"start > run -regedit" ’ deyip Regedit’e giriyoruz, burada "HKEY_CURRENT USER\Control Panel\Desktop" anahtarına gidin, ve "AutoEndTask" DWORD de erinin de erini "1" yapın.

FAZLADAN MEMORY

Windows XP kullandı ınız ya da kullanmakta oldu unuz programlann .dil (dynamic link libraries ) dosyalarını belirli bir zaman dilimi içerisinde hafızasında tutar. Bu özelli i kapatarak "birazcık" hafızaya sahip olabiliriz. Bunu gerçekleştirmek için; "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Mi crosoft\Windows \CurrentVersion\Explorer" anahtarına gidin, burada yeni bir DWORD de eri oluşturun(sa tıklayıp new > DWORD value ) bu DWORD de erinin adını "AlwaysUnloadDll" yapın ve de erini "1" yapın. Windows XP’yi yeniden başlattı ınızda yapılan de işiklikler aktif olacaktır.

EXPLORER KENDİSİ ÇALIŞSIN

Explorer.exe’nin kendi halinde çalışmasını ve böylece hata verdi i zaman tüm sistemin hata vermemesini istiyorsanız, işte size göre bir püf noktası. Regedit’i açıp (start > run -regedit ) "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows \CurrentVersion \Explorer\Advanced" anahtarına gidin. Burada "Separate Process" DWORD de erini bulun ve de erini "1" yapın(e er bu anahtar mevcut de ilse sa tıklayıp new > DWORD value deyip adını "Separate Process" yapın ve de erini "1" yapın ). E er Regedit’le u raşmak hoşunuza gitmiyorsa şu yolu izleyerekte yapabilirsiniz; My Computer’a girip Tools > Folder Options oradan View segmesine gelin. Burada "Launch folder windows in a separate process"i tıklayın "OK" basın. İşletim sisteminiz daha "sa lam" çalışacaktır fakat biraz performans düşüklü ü olacaktır.

INTERNET EXPLORER SEBEBSİZ HATASI

Internet de dolaşırken, önemli bir işle meşgul olurken, ya da çeşitli sitelerde haberleri okurken hiçbir sebep yokken Explorer’un hata verip kapanması(tüm I.E pencereleri ) hiçte hoş olmayan bir durumdur, bunu bir nebze olsun durdurmak için aynen yukarı da Explorer’da yaptı ımız yöntemi uygulayaca ız. Her zaman ki gibi Regedit’e girip (start > run -regedit ) " HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows\Curre
ntVersion\Explorer\Advanced" anahtanna gidin. Burada "BrowseNewProcess" adında yeni bir string de eri oluşturun(tırnaklar olmadan ) ve de erini "yes" olarak belirtin, internet Explorer için şuan tam bir çözüm yok bu en iyisi denilebilir, biraz hafızadan kaybettirse de.

HIZLI SABİT DİSKLER İÇİN

Diyelim ki yeni bir sabit disk aldınız ve kullanmakta oldu unuz sabit diskten hızlı,
page.sys dosyasını yeni aldı ınız sabit diskinize geçirmekte fayda var. ("page.sys’de ne ola ki" diyenler için ; ünlü swap dosyası ) Bunun için Regedit’e girip (start > run -regedit ) " HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\Contro
l\Session Manager\Memory Management" anahtarına gidin, burada "Paging Files" adındaki string de erini bulun ve daha hızlı olan sabit diskiniz hangisiyse onu yazın (örne in benimkinde "c:\page.sys" yazıyordu, e:\page.sys yaptım )
HIZLI KAPANSIN Windows XP kapanırken bildi iniz gibi yapılanları kaydeder, Windows XP kapanırken biraz zamandan kazanmak istiyorsanız, Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft \Windows\CurrentVersion\Polici es\Explorer" anahtanna gidin, burada "NoSaveSettings" de erini bulun. E er çıkışta kayıt yapılmasını istemiyorsanız de eri "1" yapın, kayıt yapılmasını istiyorsanız "0" yapmanız yeterli.

DAHA ÇOK HIZLANSIN

Windows XP’de NTFS dosya sistemi her dosya ve klasör için son erişim ve son güncelleme bilgilerini tutar. Bu özellik kullanışlı olsa da normal bir kullanıcı için ço u zaman pek bir anlam ifade etmiyor. Bu özelli i kapatmak için Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\ Control\FileSystem" anahtanna gidip "NtfsDisableLastAccessUpdate" de erini bulun ve de erini "1" yapın.

AÇIKLAMA YAPMASIN

Windows XP’de adet oldu u üzere mouse okuyla bir dosyanın ya da klasörün üzerine geldi iniz zaman o dosya/klasör hakkında bilgiler verir. Bu özelli i kapatmak için "HKEY_CURRENT_USER\Software\Mic rosoft\Windows\ CurrentVersion\Explore\Advance d" anahtarına gidin ve "ShowlnfoTip" DWORD de erini bulun ve de erini "0" (SIFIR )yapın.

FAZLA GÜVENLİK

Start > Run deyip ’regedit yazın, Regedit’te

"HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\Curr entControlSet\Control\Lsa" anahtarına gidin burada "forceguest" DWORD de erini bulun, yoksa oluşturun bunun de erini "1" yapın. Bu sayede Windows XP "Advanced File System Security" aktif hale geçmiş olacak.

OUTLOOK EXPRESS’DE VİRÜS

Hemen hemen herkesin e-mail adresine birkaç virüs gönderilmiştir, Web tabanlı e-mail servisi veren kuruluşların birço u mailinize gelen dosyaları virüs taramasından geçirir(yahoo! gibi ). Outlook Express kullanıyorsanız ve içinde virüs olabilecek dosyaları açmakta tereddüt ediyorsanız işte size bir püf noktası. Start > Run deyip "gpedit.msc" yazın. Karşınıza gelen "Group Policy" menüsünden "User Configura-
tion"a gelin buradan Administrative Temples > Windows Components > internet Explorer bölümüne girin. Bu bölümde en altta "Configure Outlook Express" yazıyor olması gerek, buna çift tıklayarak "Configure Outlook Express Properties" menusunun gelmesini sa layın, burada "not connfigured" işaretliyse bunu "enable" olarak de iştirin ve "block attachments that could contain a virüs" yazan kısmı aktif hale getirin "OK" butonuna basıp çıkın.

BAŞLANGIÇ PROGRAMLARI

Bilgisayarı açtı ımızda işletim sistemi yüklenirken bazı programlarda açılışta yüklenmek ister(örne in icq netdetect agent ), bunu engellemek için Start > Run > msconfig komutunu çalıştırın. "System Configuration Utility" karşımıza gelmiş oldu, buradan startup sekmesine gelip, başlangıçta yüklenmesini istemedi imiz programları seçebiliriz, programlan seçtikten sonra "apply" butona basıp sistemi yeniden başlatmak gerekiyor.

SES KONTROLÜ

Geçmişteki Windows’larda "Görev Çubu u"nda "ses kontrolü" ikonu vardı, ve bu sayede ses çıkışlarının düzeyini ayarlayabiliyorduk. Fakat Windows XP’de "görev çubu u"(taskbar )nda bu ikonu göremez olmuştuk, ve ses ayarlarını yapmak için zahmetli bir yol izliyorduk.İkonu geri getirmek için Control Panel’de
"Sound,Speech,and Audio Devices">"Sound and Audio Devices"bölümüne gelin,burada "Place volume in the
taskbar"a tıklayın ve "Apply" butonuna basın.

DIR KOMUTUNUN DAVRANIŞINI DEĞİŞTİRMEK

Windows XP komut isteminde herhangi bir klasöre gidip DIR komutunu kullandıysanız, dosya isimlerinin alıştı ınızın aksine ortada de il de sa tarafta konuşlandı ını fark etmişsinizdir. Bu durumu eski haline döndürmek, yani listedeki isimleri tekrar ortaya almak için şu ipucundan yararlanabilirsiniz: My Computer (Bilgisayarım ) simgesine sa tıklayarak Properties (Özellikler ) kısmına girin.
Advanced(Gelişmiş )bölümüne gidin ve alttaki Environment Variables(Çevre De işkenleri )butonuna tıklayın.
Açılan menüde System Variables(Sistem De işkenleri )bölümünün altındaki New(Yeni )butonuna basın.
De işkenin istemini dircmd,de erini de /-n olarak tanımlayıp onaylayın.

WIN IPCFG ARACINA YENİDEN KAVUŞMAK

Windows XP altında, Windows 98 serisinde oldu u gibi IP ayarlarını gösteren Winipcfg programı yok. Ancak sevenleri, Microsoft’un Windows XP için sundu u araçtan faydalanabilirler. Tam linki http:// download.microsoft.com/download/ win2000platform/wntipcfg/1.00.0. l / nt5/en-us/WntIpcfg_setup.exe şeklinde.
Peki mevcut İP adresininizi Winipcfg olmadan nasıl ö reneceksiniz? Basit: Sa alt köşeye yerleşen ba lantı simgenize tıklayarak açın ve üstteki tablardan sa dakine geçin, işte IP adresiniz karşınızda.

MASAÜSTÜ KENDİ BAŞINA ÇALIŞSIN

Explorer ve Internet Explorer’m nasıl kendi başlarına çalışacaklarını söyledik, şimdi de sırada "masaüstü" (desktop ) var. Tabii ki Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_ USER\Software\Microsoft\Window s\CurrentVersion \Explorer" anahtarına gidin, burada yeni bir DWORD de eri oluşturun (new > DWORD value ) isim olarakta "DesktopProcess" yazın ve de er olarak "1" yapın.

XP CD’Sİ İSTEMESİN

Sabit Diskinizde fazladan yer var diyelim(600MB’tan fazla ), Windows XP cd’sindeki "I386" klasörünü oldu u gibi sabit diskinize kopyalayın, (örne in c:\i386\ ) ve bunu Regedit’te belirtin. Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Mi crosoft \Windows NT\CurrentVersion" anahtarına gidin, burada "SourcePath" anahtarını bulun, ve karşısına "I386" kksörünü kopyaladı ınız adresi yazın (c:\i386 ) gibi.

OTOMATİK KAPANMIYOR

WindowsXP’den çıkarken bazen bilgisayarın otomatik olarak kapanmadı ı olur. Bu sorunu halletmek için Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop" anahtarına gidin, burada "PowerOffActive" DWORD de erini bulun, ve de erini "1" olarak de iştirin.

JAVA DESTEĞİNİN EKLENMESİ

Windows XP, Sun Microsystems ile arasındaki bazı ihtilafların geldi i nokta itibariyle, Windows XP ve internet Explorer 6 açısından oldukça radikal bir karar alarak Java deste ini çıkardı ını açıkladı. Bu durum da Java teknolojilerini kullanan birçok kişi için ciddi bir problem yarattı. Üstelik olayların son gelişimiyle beraber Microsoft, önce Web üzerinden sundu u Java deste i kurulum dosyasını da kaldırdı ını ve bunu Windows XP SPl’e dahil edece ini açıkladı.
Ancak bütün bu karmaşık durumlara ra men, Java isteyen sizler eminim ki basit bir çözümün peşindesiniz. Bunun için sadece Java destek paketinin yüklenmesi yeterli, ancak o da Microsoft’un sitesinden kaldırıldı ına göre her hangi bir arama motorundan MSJAVX86XP.EXE yazıp aratırsanız Java deste ine kavuşacaksınız.

AYNI UYGULAMAYA AİT SİMGELERİ GRUPLANDIRMAK

Masaüstünüzde açık olan on tane internet Explorer penceresinde on farklı site
gezdi iniz,di er yandan da beş farklı Word dökümanını inceledi inizi varsayalım.Bu kullanım senaryosunun görev çubu undaki yansımasını hayal edebiliyor musunuz? Açık olan 15 pencere ait toplam 15 simge, üstelik de bir araya tıkışmaya çalıştıkları için hiçbirinin başlı ı okunmadı ından hangisinde ne oldu u da belli de il. Windows XP ile gelen yeni özelliklerden biri de, aynı uygulamaya ait görev çubu u simgelerinin bir araya toplanabilmesi. Bu özellik sayesinde örne in 10 tane internet Explorer penceresi açıksa, görev çubu unda siz sadece bir tane IE simgesi göreceksiniz ve bunun üzerine bastı ınızda lE’ye ait 10 pencere üst üste sıralanacak.
Bu fonksiyonu açık hale getirmek için Taskbar (görev çubu u ) üzerinde herhangi bir boş alana sa tıklayarak Properties (Özellikler ) kısmına gelin. Açılan pencerede Group Similar Taskbar Buttons (benzer görev çubu u simgelerini gruptandır ) gibi bir seçenekle karşılaşacaksınız. Bu seçene in yanındaki kutuya bir işaret koydu unuzda iş tamamdır.

WINDOWS MEDIA PLAYER TAMPON BELLEĞİNİN BOŞALTILMASI

Dikkatinizi çekti mi bilmem, ama Windows XP altında Media Player’e disklerinizdeki tüm multimedya dosyalarını arama komutu verdiyseniz ve disklerinizde de binlerce MP3, ufak video gibi dosyalar varsa başınıza ciddi bir iş aldınız demektir. Çünkü Win-dows Media Player, tüm bu dosyalan ve özelliklerini kendi oluşturdu u bir veri tabanında depolar. Bu veri tabanı da, es kaza benim gibi 60GB’lık içi dolu diskİ taratma gafletinde bulundu unuzda 2oMB’lık bir tampon bellek dosyası olarak karşınıza çıkar. Sonuçta Windows Media Player, her çalıştırıldı ında ne var ne yok bakma niyetiyle bu dosyaya yöneldi inden dolayı, Windows Media Player’in simgesine bastıktan sonra aşa ıya ekmek almaya inip döndü ünüzde bile hala açılamadı ını görürsünüz.
Sorun can sıkıcı, ama çözüm de bir o kadar kolay: Wlndows Media Player tampon bellek içeri ini tutan dosyayı silmek. Bu dosya, tam olarak wmplibrary_v_o_12.db adını taşıyor ve silmenizinbir sakıncası yok. Fakat bu dosya yı sildi inizde,disk taramasıyla tanıttı ınız multimedya dosyalarına ait listenin kaybolaca ını unutmayın.

AUTOMATIC UPDATE’İ UZAKLAŞTIRMAK

Automatic Update veya Türkçe ismiyle otomatik güncelleme, Windows işletim sistemine Windows Me ile gelen bir özellik ve o zamandan beri her yeni çıkan Windows sürümünde yer alıyor. Ancak bu özelli in kenarda sürekli çalışması ve olmadık bir zamanda karşınıza fırlaması, bazı kullanıcılar için zaman geçtikçe rahatsızlık verici bir durum haline gelebilir.
Bunun için izleyece iniz yok son derece basit: My Computer (Bilgisayarım ) simgesine sa tıklayın, acılan menüden Properties (özellikler ) bölümüne girin. Açılan ekranda Üstteki ayıraçları inceledi inizde Automatic Updates diye bir bölüm göreceksiniz. Bu bölümde WIndows Update’in açılması ve kapatılmasıyla ilgili seçenekleri bulabilirsiniz.

ESKİ ÇALIŞMA ORT----- DÖNÜŞ

Windows XP’ye geçtiniz ama yeni Start menusu biraz karmaşık, ortalı ın şekli de çok mu cümbüş geldi? İki farklı ayarı kullanarak Windows XP çalışma ortamınızı bu unsurlardan ayıklayabilir ye eski Windows sürümlerine benzer hale getirebilirsiniz. Bakınız nasıl:
Öncelikle Start menusunu klasik hale getirmek için, görey çubu u üzerinde boş bir alana sa tıklayarak Properties (Özellikler ) bölümüne giriş yapın.
Yukarıdan Start Menü bölümüne geçin ve seçeneklerden Classic Start menü yazanı işaretleyin. Böylece Start menusunu baştaki haline döndürdünüz.
Şimdi sıra geldi görünümü de de iştirmeye. Ekranın ortasında boş bir yere gelerek sa tuşa tıklayın ve Properties (Özellikler ) bölümüne girin. Açılan pencereden Appearance (Görünüm ) kısmına geçin.
Windows and Buttons (Pencereler ve Dü meler ) seçene ini Windows Classic Style’a (Klasik Windows Biçimi ) getirin.
Artık Windows XP’nin görünümü tıpkı eski Windows sürümlerine dönüşecektir. Bu işlemi yapmak, size bir miktar performans da kazandırabilir.

GÖRSEL EFEKTLERİ DEĞİŞTİRMEK

Windows XP, menü gösterim animasyonlarindan simgelerin gölgelendirilmesine kadar bir çok görsel efekt barindiriyor. Ancak bunlarin ayarlandigi bölge biraz degisik bir yerde oldugu için dikkatlerden kaçmasi kolay. Bu efektlerle ilgili seçeneklere ulasabilmek için su yolu takip etmeniz lazim:
My Computer (Bilgisayarim ) simgesine sag tiklayarak Properties (Özellikler ) bölümüne girin.
Açilan sistem özellikleri penceresinden Advanced (Gelişmiş ) bölümüne geçin.
Performance (Performans ) bölümünün hemen altindaki Settings (Ayarlar ) butonuna tiklayin. Görsel efektlerle ilgili genis ayarlara imkan veren seçenekleri karsinizda bulacaksiniz.
Bu seçeneklerin hepsini birden isaretli tutmak, zayif makineler için performans sorunlarina yol açabilir. Görsellik ve performans arasinda ince bir denge kurmanizi gerektirecek bir zevke ve bilgisayara sahipseniz,buradaki ayarlar
oldukça isinize yarayacaktir.
Yine açilan bu görsel ayar penceresinin üstünden erisebileceginiz Advanced (Gelismis ) bölümünde yer alan iki seçenek de, bu püf noktasiyla ilgisi olmamakla birlikte ilginizi çekebilir.

SYSTEM TRAY ÜZERİNDEKİ SİMGELERİ GİZLEMEK

System Tray, yani sa alt köşedeki saatin soluna simgesini yerleştirme meraklısı olan programlardan elinizde bolca varsa ve bunlar da ekranın ortasına kadar yürüdüyse, bölgedeki simgelerin az kullanılanlarının sürekli gizli tutulmasını sa layabilirsiniz. Windows XP, bu bölgedeki simgelerin sık kullanılmayanlarını gizleme özelli ine sahip oldu u gibi, bunun özelleştirilmesine de izin veriyor. Bakın nasıl:
Görev çubu u üzerinde herhangi bir boş yere sa tıklayıp Properties (Özellikler ) bölümüne girin.
Önce en alttaki Hide Inactive Icons (Aktif olmayan simgeleri gizle ) seçene inin yanına bir işaret koyun. Daha sonra bu seçene in hemen sa ındaki Customize (Özelleştir ) butonuna tıklayın.
Karşınıza gelen listede, o güne kadar buraya bir şekilde simgesini yerleştirmiş olan tüm uygulamaları kapsayan bir listeyle karşılaşacaksınız. Bu listeden, seyrek olarak ihtiyaç duydu unuz bir tanesinin üzerine gelin.
Uygulamanın isminin sa ında bir menü belirecektir. Seçenekleriniz arasında Hide when inactive (aktif olmadı ında gizle ), Always hide (her zaman gizle ) ve Always show (her zaman göster ) mevcut. Bunlardan Always hide (her zaman gizle ) yazılı olanı seçin.
Bu işlemi, simgesini sürekli orada görmek istemedi iniz tüm yazılımlar için tekrarlaya bilirsiniz.

KULLANILMAYAN MASAÜSTÜ KISAYOLLARININ TEMİZLENMESİ

Masaüstünüz simgelerden geçilmiyorsa ve neyin işinize yarayıp neyin yaramayaca ı konusunda bir karar da veremiyorsanız, bu kararı Windows XP’ye bırakabilirsiniz. Windows XP, masaüstüne yerleştirilmiş kısayolların kullanım sıklı ını kontrol ederek, 60 gün boyunca hiç kullanılmayan simgeleri bu sürenin sonunda ortadan kaldırabilecek bir özellik barındırıyor.Bu özelli e erişebilmek için şu adımları izlemeniz yeterli:
Masaüstünde herhangi bir boş alanda farenin sa tuşuna tıklayarak açılan menüden Properties’i (Özellikler ) seçin.
Açılan ekrandan Desktop (Masaüstü ) bölümüne geçerek alttaki Customize Desktop (Masaüstünü Özelleştir ) seçene ini seçin.
Açılacak pencerenin en altında, masaüstü temizlik sihirbazına dair seçenekleri görebilirsiniz.

BOOT RESMİNİ KALDIRMAK

Windows XP’nin yüklenmesi sırasında karşınıza çıkan resmi görmek istemiyorsanız,
ufak bir ayarla bu işi halledebilirsiniz:
Start-Run (Başlat-Çalıştır ) bölümüne girin ve MSCONFIG yazıp OK’e basın.
Sistem ayarlarına dair araç karşınıza geldi inde buradan Boot.ini yazılı ayıracı
seçin.
/NOGUIBOOT yazılı seçene i işaretleyin.

MODEMİ HIZLANDIRMAK

Burada verece im bilgiler modeminizi hızlandırmak içindir. Eger yazdıklarıma harfiyen uyarsanız bilgisayarınızda herhangi bir sorun ile karşılaşmazsınız. Çok fazla acemi iseniz bilgisayarınızı fazla kurcalamayın...
1 )Modeminizi Hızlandırın: Başlat mönüsünde Çalıştır/Run komutunu açın ve buraya sysedit yazarak enter tuşuna basın. Gelen menide win.ini dosyasını açın. Modeminiz hangi port’a ba lıysa, win.ini içinde o poftu bulun (Genellikle com2’dir ). O poftun hizasındaki 9600 rakamını 921600, sondaki x’i de p yapın. Satır şöyle olacaktır; Com2921600,n,8,1,p Kaydet deyin ve kapatın.
2 )Modeminizi Kurarken: Modeminizi kurduktan sonra yapacak bir işiniz daha var. Denetim Masası nda sistem simgesini tıklatın ve ba lantı noktaları bölümünü bulun. Bu bölümü tıklattı ınızda com1, com2, com3 ve LPT1 yazılarını göreceksiniz. Modeminiz hangi pofta ba lıysa onu seçin ve özellikler seçene ini açtıktan sonra Baud Rate de erini 115200 olarak de iştirin.
3 ) Modeminizin Telefonu Daha Hızlı Çevirmesi için: Modemin telefonu hızlı çevirmesi için, denetim Masası nda modem simgesini tıklatın. Bundan sonra modemi seçerek özellikler dü mesini tıklatın. Gelen menide ba lantı’yı sonra da gelişmiş seçene ini açın. Burada di er ayarlar kutusu boştur. Siz oraya şu ibareyi yazın: S11=40 Modeminiz artık iki çevirme arasını 40 milisaniye olarak ayarlayacaktır.

STARTMENÜ _ Schneller öffnen
Gehe unter HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop und ändere den Wert bei MenuShowDelay von 400 auf 1.
BASLAT cabuk acilsin istiyorsaniz:
HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop den MenüShowDelay in degerini 400 den 1 e al.

XP sizde yavasmi aciliyor

Bunun nedeni Xp her acilista netzwerk (network ) dosyalarini ariyor. Bu problemi ortadan kaldirmak icin Arbeitsplatz a girin (My Computer )(Bilgisayarim ) yukaridan Ordneroptionen/Ansicht e basin ve yukaridan ikinci sik Automatisch nach Netzwerkordnern und Druckern suchen oradaki isareti kaldirip okeyleyin.

Birde Netzwerkumgebung a sag tus basin Eigenschaften ve LAN-Verbindung a da sagtus ve Eigenschaften T-Online software kullananlar Qos-Paketplaner disindaki isaretleri kaldirsin. Okeyledikten sonra yeniden baslatmak zorunda kalabilirsiniz. DSL disinda girenlerinse kendi Baglantilari disindaki isaretleri kaldirmalari yeterlidir. Bilgisayarinizin nekadar hizli acildigini göreceksiniz.

Die DLLs sind hier abgelegt

HKEY_LOCAL_MACHINE/Software/Microsoft/Windows/CurrentVersion/SharedDLLs.
Alle DLLs die am Schluss den Wert Null haben werden höchstwahrscheinlich nicht mehr benutzt.
Unbedingt zuerst die Regedit sichern bevor du da anfängst zu löschen. Oder die DLLs mit einer
Null zuerst in einen Ordner kopieren und wenn das System einige Tage fehlerfrei läuft kannst Du
die dann löschen.

Ram Bosaltma (Arbeitspeicher )

1. Desktopunuzdan bos biryere sag mausla tiklayin ve Neu -> Textdokument secin
2. Desktopda yeni bir icon cikar altinda "Neu Textdokument" yazar buraya tikliyoruz ve icine RAM Bosalt yaziyoruz.
3. Simdi Desktopta ismi RAM Bosalt isminde birsey olmali
4. Buna cift tikliyoruz icine aynen bunu yaziyoruz FreeMem = Space(32000000 ) DIKKAT: arkasindaki 32000000 bosaltacagi 32MB icindir. Eger raminiz 256 mb ise mesela 128000000 yaparak 128 MB bosaltabilirsiniz.
(DIKKAT: RAM sayinizin en fazla yarisini verin. yaridan fazla bosaltma yaparsan hata olusabilir, hatta systeminiz cökebilir. )
5. Simdi Yukardan "Speichern unter" seciyoruz. Altdan "Textdateien (*txt )" yazan yeri "Alle Dateien" seciyoruz. Üstünde "RAM Bosalt" yazan yerin direk arkasina .vbs ekliyoruz.
Yani simdi orda aynen bu yazmali RAM Bosalt.vbs
Simdi "Speichern" Tusuna basarak bitirebilirsin. Desktopunuzda yeni bir isaret cikar icinde acik mavi renkli bir Kagit resmi olmali. Buna nezaman tiklarsan vermis oldugun RAM sayisini bosaltir.

Die Internetverbindungen werden hier gespeichert
HKEY_Current_USER/RemoteAccess/Adresses klicken (yok )

Autorun
Beim Windows-Start werden alle Programme gestartet, die sich im Autostart-Ordner befinden. Oft werden aber auch noch andere Programme geladen, z.B. Virenschutzprogramme. Wenn Sie wissen wollen, was noch alles automatisch geladen wird, forschen Sie doch einmal in der Registry nach. Unter Hkey_Local_Machine\Software\Mi crosoft\Windows\Curr
entVersion\Run finden Sie eine Liste all dieser Programme. Dort können Sie unter Umständen auch Reste von längst gelöschten Programmen finden, deren Deinstallation nicht einwandfrei geklappt hat.

Internet-Explorer 4/5 Hintergrundfarbe verändern
Das ewige grau satt beim IE 4/5.Hkey_Users/Default/ Software/ Microsoft/ InternetExplorer/ Toolbar klicken und im rechten Fenster auf eine leere Stelle mit rechter Maus Neu/ Zeichenfolge BackBitmap eingeben ok. Neuer Eintrag doppelklicken und beim Wert den Pfad zur gewünschten Bilddatei angeben ok. Du musst die regedit nicht verlassen sondern es genügt wenn Du den Explorer startest um die Veränderungen zu sehen. (olmuyor )

Msn i silmek

START>Ausführen e bunu yapistirin:

RunDll32 advpack.dll,LaunchINFSection %windir%\INF\msmsgs.inf,BLC.Re move

Bu islemden sonra xp nin icinde gelen Messenger dan kurtulup rahatca yeni Messenger i kurabilirsiniz..


Pc de 2 tane XP, birini silmek

Arbeitsplatz -- Extras -- Ordneroptionen -- Ansicht ---
1 ) Gesvhütze Systemdateien ausblenden ( Häkchen weg )
2 )Versteckte Dateien und Ordner alle anzeigen.

Ondan sonra C: de boot.ini diye bi Datei olmsi lazim.

Onu editörle ac, söyle bi sey görünmesi lazim :

[boot loader]
timeout=30
default=multi(0 )disk(0 )rdisk(1 )partition(1 )\WINDOW S
[operating systems]
multi(0 )disk(0 )rdisk(1 )partiti on(1 )\WINDOWS="Micro soft Windows XP Professional" /fastdetect
multi(0 )disk(0 )rdisk(0 )partiti on(4 )\WINNT="Microso ft Windows XP Professiona" /fastdetect


Lazim olmayanlari sil, ondan sonra söyle görünmesi lazim :

[boot loader]
timeout=30
default=multi(0 )disk(0 )rdisk(1 )partition(1 )\WINDOW
S
[operating systems]
multi(0 )disk(0 )rdisk(1 )partiti on(1 )\WINDOWS="Micro soft Windows XP Professional" /fastdetect

Save.
Devamını okuyun...>>

1.MSN Messenger’ı Kapatmak

Windows Messenger, Windows XP ile beraber masaüstünüze girdi. Program, ekranın sağ alt köşesinde görev çubuğuna yerleşiyor ve konuşma balonları yardımıyla devamlı olarak bir kullanıcı hesabı açmanızı istiyor. Ancak bu çok uzun sürmeyecek!

İPUCU:

Bu sohbet aracının tacizlerinden basit bir şekilde kurtulabilirsiniz. Bunun için Başlat menüsündeki Tüm Programlar/ Windows Messenger komutunu çalıştırın. Bu sayede söz konusu sohbet istemcisi ekrana gelecektir. Ekrana gelen pencere üzerindeki hesap açma sorusuna olumsuz yanıt verin. Şimdi program ana penceresindeki Araçlar/Seçenekler komutunu çalıştırın ve Tercihler kartını aktif hale getirin. Genel başlığı altında bulunan ilk iki seçenekteki işaretleri kaldırın. Böylece Messenger’ın çalışmasını engelleyebilirsiniz. Ancak isterseniz Messenger’ı sisteminizden komple kaldırabilirsiniz. Bu aracı nasıl kaldıracağınızı ve istemediğiniz diğer Windows donatılarını da sabit diskinizden nasıl temizleyebileceğinizi 3. Maddedeki "İstenmeyen Windows XP Bileşenlerini Kaldırmak" ipucundan öğrenebilirsiniz.

2. Disk Temizleme’nin Kendi Kendine Çalışmasına Son

XP, disk temizleme sihirbazını kullanımınıza sunuyor. Ancak bu sihirbaz, oldukça zaman alan birleştirme aracını, genellikle kullanıcı açısından uygun olmayan zamanlarda çalıştırıyor. Artık bu sihirbaz sizin çalışmanızı etkileyemeyecek.

İPUCU:

Başlat menüsündeki Çalıştır komutunu çalıştırın ve Aç kutusuna "regedit" yazdıktan sonra Tamam düğmesine tıklayın. Bunun sonucunda ekrana gelen penceredeki "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows \Cur rentVersion\Explorer\My
Computer\cleanuppath" anahtarı altında bulunan "(Varsayılan)" öğesine iki kere tıklayın. Dize Düzenle penceresindeki Değer Verisi satırında bulunan "%SystemRoot%\system32\
cleanmgr.exe /D %c" değerini silin. Yaptığınız değişikliği Tamam düğmesine tıklayarak onayladığınız andan itibaren program bir daha sizi rahatsız etmeyecektir.

3. İstenmeyen XP Bileşenlerini Kaldırmak

Windows XP’nin kullanışlı donatılara sahip olması güzel bir ayrıcalıktır. Ancak kullanıcının işletim sisteminin kurulumu esnasında hangilerinin yüklenmeyeceğine karar verebilmesi çok daha güzel olurdu.

İPUCU:

Kurulum esnasında standart olarak yüklenen araçları sonradan silme şansına sahipsiniz. Bunun için ilk olarak "C:\WINDOWS\INF" klasörünü açın. Şayet söz konusu klasörü gezgin penceresinde göremiyorsanız, Araçlar/Klasör Seçenekleri komutunu çalıştırın ve Görünüm kartı üzerinde bulunan "Gizli dosya ve klasörleri göster" seçeneğini etkinleştirin. Bu klasör içerisinde bulunan "sysoc" dosyasını bir metin editörü yardımıyla açın ve her satırdaki "hide" sözcüğünü sildikten sonra dosyayı tekrar kaydedin. Daha sonra Başlat/Denetim Masası/Program Ekle/Kaldır penceresindeki Windows Bileşenlerini Ekle/Kaldır düğmesine tıklayarak istediğiniz bileşenleri rahatlıkla kaldırabilirsiniz.

4. Hata Bildirimini Engellemek

XP, bir program kilitlenecek olursa, NT’den tanıdığımız Dr. Watson hata raporcusunu otomatik olarak çalıştırır. Ancak bu araç önceki versiyonundan farklı olarak her seferinde hafızanın bir kopyasını da Microsoft’a göndermek istiyor.

İPUCU:

Başlat/Denetim Masası penceresinde, Performans ve Bakım bağlantısı altında bulunan Sistem üzerine tıklayın. Ekrana gelen pencere üzerinde bulunan Gelişmiş butonuna basarak en alt sağdaki Hata Bildirimi düğmesine tıklayın. Daha sonra "Hata bildirimini devre dışı bırak" seçeneğini işaretleyin ve "Önemli hata oluştuğunda bana bildir" seçeneğindeki işareti kaldırın.

5. Düşük Sabit Disk Alanı Mesajını Engellemek

Sabit diskiniz üzerindeki boş alan oranı düşecek olursa, XP devamlı olarak diskinizi temizlemenizi isteyecektir.
İPUCU: Tabii ki bu isteği de engelleyebilirsiniz. Bunun için Kayıt Defteri Düzenleyicisini daha önce anlatıldığı şekilde çalıştırın ve "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\
CurrentVersion\Policies\Explorer" anahtarını aktif hale getirin. Farenin sağ düğmesini kullanarak pencerenin sağ tarafındaki boş bir alana tıklayın ve bunun sonucunda ekrana gelen nesne menüsündeki Yeni/DWORD Değeri komutunu kullanarak yeni bir değer oluşturun. Bu yeni öğeye isim olarak "NoLowDiskSpaceChecks" girin ve üzerine iki kere tıklayarak değer verisini "1" olarak değiştirin. Kayıt Defteri Düzenleyicisini kapatın ve bilgisayarı yeniden başlatın.

6. Paylaşımları Bilgisayarımdan Kaldırmak

Bilgisayarımdaki paylaşım listesine isteyenler rahatlıkla ulaşabilirler. Bu liste ne kadar uzunsa o kadar karmaşık görünür.

İPUCU:

Paylaşım simgelerini rahatlıkla silebilirsiniz. Bunun için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın. Ekrana gelen pencere üzerindeki "HKEY_LOCAL_MACHINE\
SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer \MyComputer\NameSpace\
DelegateFolders" anahtarını aktif hale getirin ve hemen altındaki "{59031a47-3f72-44a7-89c5-5595fe6b30ee}" öğesini silin. Windows XP’yi yeniden başlattıktan sonra paylaşım simgeleri artık Bilgisayarım penceresinde görünmeyeceklerdir.

7. Fazladan Memory

Windows XP kullandığınız ya da kullanmakta olduğunuz programların dll (dynamic link libraries) dosyalarını belirli bir zaman dilimi içerisinde hafızasında tutar. Bu özelliği kapatarak "birazcık" hafızaya sahip olabiliriz. Bunu gerçekleştirmek için;"HKEY_LOCAL_MACHINE\
SOFTWARE\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer " anahtarına gidin, burada yeni bir DWORD değeri oluşturun (sağ tıklayıp new > DWORD value) bu DWORD değerinin adını "AlwaysUnloadDll" yapın ve değerini "1" yapın. Windows XP’yi yeniden başlattığınızda yapılan değişiklikler aktif olacaktır.

8. Boot Dosyalarıyla Açılışı Hızlandırın

Regedit’e girip"HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Dfrg\B ootOptimizeFunction" anahtarına gidin, burada "Enable" adındaki string anahtarı bulun ve değerini "Y" yapın. Bu açılış zamanını hızlandırma da yardım edecektir.

9. Windows XP’yi Hızdan Uçurun

Windows XP’nin yavaş çalıştığını düşünüyor ve hızlandırmak istiyor olabilirsiniz, işte size ilaç olacak bir ayar. Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\
Control\PriorityControl" anahtarına gidin, burada sağ tıklayıp "new > DWORD value" deyin isim olarak ta "IRQ8Priority" deyin ve değerini "1" yapın.

10. Shared Document’i Kaldırın

"My Computer"dan "Shared Document" klasörünü kaldırmak için Regedit’e girip; "HKEY_LOCAL_MACHINESOFTWARE/Microsoft/Windows/CurrentVersion/Explorer/MyComputer/NameSpace/DelegateFolders" anahtarına gidin, burada "{59031a47-3f72-44a7-89c5-5595fe6b 30ee}" anahtarını silin.

11. Schedule Task Kapansın

I.E 6 sunucuya her bağlandığında "schedule task" çalıştırmak ister, bu da kullanıcıya Internet’te yavaş surf olarak geri dönmektedir, zaten yavaş olan internet bağlantısını daha da yavaşlatmamak için bu özelliği kapatmakta fayda var. Bunun için; "HKEY_LOCAL_MACHINE/Software/Microsoft/Windows/CurrentVersion/Explorer/Remote
Computer/NameSpace" anahtarındaki "{D6277990-4C6A-11CF-8D87-OOAA0060 F5BF}" alt anahtarını silin.

12. Her CD’de Autorun Olmasın İstiyorsanız

Kronik sorun: Ne zaman CD sürü­cüsüne bir disk koysanız Windows XP’nin CD ile
ne yapmak istediğinizi soran bir mesaj ile karşılaşırsınız. Bu can sıkıcı özelliği
tarihe gömebilirsiniz. Nasıl mı? İşte yanıtı...
Pratik çözüm: Windows XP’nin CD sürücünüze yerleştirdiğiniz her CD için size içeriği
ile ilgili nasıl bir işlem yapıl­ması gerektiğini soran mesajını görmek­ten sıkıldıysanız
bu özelliği tamamen ka­patmanız ya da CD türlerine göre farklı işlemler yapmanız
mümkün. CD sürücü­nüzün ikonu üzerinde sağ tıklayarak Özellikler seçeneği üzerin­den
Otomatik Kullan sekme­sine ulaşın. Bu bölümde Windows XP’nin hangi tür CD’de nasıl
bir işlem yapacağı­nı belirleyebilirsiniz.Bu özelliği tamamen kapatmak için i­se Çalıştır
menüsünde regedit yaz­mak suretiyle Kayıt Defteri Düzenleyicisini açarak sırasıyla HKEY_LOCAL_MACHINE\ SYSTEM\ CurrentControlSet\Services\Cdrom kaydını bulun.
Burada yer alan Autorun değerini "0" yaptığınızda Windows CD’leri otomatik olarak
çalıştırmayı durdura­caktır. Otomatik çalıştırma fonksiyonu­nu geri almak için aynı işlemi
Autorun değerini "1" haline getirerek tekrarlama­nız yeterli. Her işlem sonrasında kayıt
kütüğünü kaydetmeyi unutmayın.

13. Internet Explorer Bileşenlerini Yüklememek

IE 6, Windows XP’ye entegre olarak sunuluyor. Bu browser ile, aslında yüklemek istemediğiniz bir eklenti bulunan bir web sayfasını ziyaret ettiğinizde, çalışmaya başlayan otomatik kurulum işlemi, çalışmanızı engelleyecektir.

İPUCU:

İstenmeyen plug-in’lerin yüklenmesini rahatlıkla engelleyebilirsiniz. Bunun için Başlat/Çalıştır komutunu kullanarak "gpedit.msc" dosyasını açın. Ekrana gelen penceredeki "Bilgisayar Yapılandırması/Yönetim Şablonları/Windows Bileşenleri/ Internet Explorer" başlığını aktif hale getirin. Burada bulunan "Internet Explorer bileşenlerinin Otomatik Yüklemesini devre dışı bırak" öğesinin üzerine tıklandığında açılan pencere üzerindeki Etkin seçeneğini işaretleyerek etkinleştirebilirsiniz. Bundan böyle Internet Explorer ile konforlu bir şekilde gezinebilirsiniz.

14. Düzenli Internet Explorer Update’lerini Engellemek

Windows XP dahilindeki Internet Explorer 6.0 her 30 günde bir kendisi için yeni bir güncelleme olup olmadığını kontrol eder. Gerçekten bir güncelleme varsa ve bu yüklenmezse, XP yeni bir hatırlatma penceresi ile devamlı karşınıza çıkar.
İPUCU: Eğer gerekli olursa güncellemeleri manuel olarak başlatmanız daha iyi olacaktır. Bunun için Başlat/Çalıştır komutunu çalışırın ve Grup ilkesi penceresine ulaşmak için "gpedit.msc" dosyasını açın. Önce, bu penceredeki "Bilgisayar Yapılandırması/Yönetim Şablonları/Windows Bileşenleri/Internet Explorer" başlığını ve ardından, burada bulunan "Internet Explorer yazılım güncelleştirmeleri için Dönemsel Denetlemeyi devre dışı bırak" seçeneğini aktif hale getirin.

15. Windows 2000 Oturum Açma Yöntemini Kullanmak

Windows XP kendine has bir oturum açma yöntemine sahiptir. Şayet buna
alışamadıysanız, Windows 2000 yöntemini tekrar kullanabilirsiniz.

İPUCU:

Başlat/Denetim Masası komutunu çalıştırın ve Kullanıcı Hesapları bağlantısına
tıklayın. Bunun sonucunda ekrana gelen "kullanıcıların oturum açma ve kapatma
şeklini değiştir" bağlantısına tıklayın ve "Karşılama ekranını kullan" seçeneğindeki
işareti kaldırın. Böylece bir sonraki açılıştan itibaren karşınıza eski, alışıldık oturum
açma rutini çıkar.

16. Disk Birleştiricisini Nesne Menüsüne Eklemek

Sabit diskin birleştirilmesi çalışma hızını olumlu yönde etkileyecektir. Ancak Microsoft geliştiricileri bu aracı maalesef sistemin derinliklerine gizlemişler.

İPUCU:

Hayatı kendiniz için kolaylaştırın ve bu fonksiyonu sürücülerin Nesne menüsüne ekleyin. Bunun için üzerine tıklayarak DEFRAGXP dosyasını kullanabilirsiniz. İlk olarak söz konusu dosyayı sabit diskinize kaydedin ve üzerine sağ tuşla tıklayarak açılan nesne menüsündeki Yükle komutunu çalıştırın. Bu sayede, dosya içerisindeki ayarlar, Windows’a yüklenecektir. Artık sabit diskinizin nesne menüsünde bulunan "Diski Birleştir" komutunu kullanabilirsiniz.İsterseniz Kayıt Defteri Düzenleyicisinde uygun değişiklikleri yaparak söz konusu komutu kendiniz de ekleyebilirsiniz. Bunun için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın ve "HKEY_CLASSES_ROOT\Drive\shell\" anahtarını aktif hale getirin. Daha sonra Yeni/Anahtar komutunu kullanarak, "Diski Birleştir" adında yeni bir alt anahtar oluşturun. Daha sonra buraya "command" adında yeni bir klasör daha ekleyin. Şimdi pencerenin sağ tarafındaki boş alana farenin sağ düğmesini kullanarak tıklayın ve nesne menüsünde Yeni/Dize Değeri komutu yardımıyla "DEFRAG.EXE %1" değerine sahip yeni bir öğe oluşturun. Son olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini kapatın.

17. Başlat Menüsünü Hızlandırın

Menülerin daha hızlı açılmasını istiyorsanız Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop" anahtarına gidin ve "MenuShowDelay" değerini "1" yapın (normali 400 dür).
18. Windows Versiyon Numarasını Masaüstüne Eklemek
"HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop" anahtarını açın ve sağ taraftaki "PaintDesktopVersion" adındaki öğenin değerini "1" olarak girin (yoksa oluşturun).

19. İnternet Explorer Sebep Yokken Hata Veriyor

Internet’te dolaşırken, önemli bir işle meşgul olurken, ya da çeşitli sitelerde haberleri okurken hiçbir sebep yokken Explorer’in hata verip kapanması (tüm I.E pencereleri) hiçte hoş olmayan bir durumdur. Bunu bir nebze olsun durdurmak için aynen yukarıda Explorer’da yaptığımız yöntemi uygulayacağız. Her zaman ki gibi Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\
Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer \Advanced" anahtarına gidin. Burada "BrowseNewProcess" adında yeni bir string değeri oluşturun (tırnaklar olmadan) ve değerini "yes" olarak belirtin, Internet Explorer için şu an tam bir çözüm yok, bu en iyisi denilebilir, biraz hafızadan kaybettirse de.

20. Windows XP’yi Hızlı Kapatmak

Yine "Start > Run -regedit" ’diyoruz, burada "HKEY_CURRENT_ USER\Control Panel\Desktop" anahtarına gidin, ve "AutoEndTask" DWORD değerinin değerini "1" yapın.

21. Programların Time-Out Süresini Değiştirmek

Şayet bir program, işletim sistemine uzun süre bilgi vermezse, XP bu programın kilitlendiğini farz edecektir. Söz konusu Timeout süresini değiştirebilirsiniz.

İPUCU:

Timeout süresini değiştirmek için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın ve "HKEY_CURRENT_ USER\ Control Panel\Desktop" anahtarını aktif hale getirin. Burada bulunan "HungAppTimeout" öğesini değiştirmek için üzerine iki kere tıklayın ve bunun sonucunda ekrana gelen pencere üzerindeki Değer Verisi kutusuna milisaniye olarak istediğiniz bir değer girin.

22. Bootvis İle Sistem Açılışını Hızlandırmak

XP, daha önceki Windows versiyonlarına kıyasla çok daha hızlı açılıyor, isterseniz açılış süresini daha da kısaltabilirsiniz.

İPUCU:

Windows XP’nin açılışını hızlandırmak için Microsoft tarafından ücretsiz olarak sunulan ve üzerine tıklayarak yükleyebileceğiniz Bootvis isimli aracı kullanabilirsiniz. Kuruluma ihtiyaç duymayan programı kullanmak için arşiv dosyasını açmanız yeterli olacaktır. Bootvis’i çalıştırın ve Trace/Next Boot+Driver Delays komutunu çalıştırın. Son olarak ayarlar üzerinde değişiklik yapmadan Ok düğmesine tıklayın. Bootvis, sistemi yeniden başlatacak ve ardından açılış işlemini analiz edecektir. Aynı zamanda sistemin açılışındaki her bir adımı grafik olarak da görüntüleyebilirsiniz. Daha sonra elde edilen sonuçlar doğrultusunda açılışın düzenlenmesi için Trace/Optimize System komutunu çalıştırın. Bunun sonucunda Windows XP bir kez daha yeniden başlatılacak ve açılış işlemi optimize edilecektir. Bundan böyle işletim sisteminiz, daha öncekine kıyasla biraz daha hızlı açılacaktır.

23. Ağ Bağlantılarını Hızlandırmak

Windows XP, normalde yeni hizmeti "Ouality of Service"i (QoS) otomatik olarak yükler. Bu, hiçbir şey kazandırmamasına rağmen, DSL bağlantılar da dahil olmak üzere online bant genişliğinizin yüzde 20’sinin kaybolmasına neden olur.

İPUCU:

QoS servisini kapatmalısınız. Bunun için Başlat/Çalıştır komutunu kullanarak "gpedit.msc" dosyasını açıp, Grup ilkesi penceresini görüntüleyin ve Bilgisayar Yapılandırması/Yönetim Şablonları/Ağ altında bulunan "QoS Paket Zamanlayıcısı" klasörünü aktif hale getirin. Burada bulunan "Ayrılabilir bant genişliğini sınırla özellikleri" öğesine iki kere tıklayın ve ekrana gelen penceredeki Etkin seçeneğini işaretleyin. Bunun sonucunda aktif hale geçen "Bant genişliği sınırı" kutusuna da "0" değerini girmelisiniz. Artık Internet bağlantınız öncekine kıyasla daha hızlı olacaktır.

24. Prefetch’i Silin, Hızlanın

İlk defa Windows XP’de gördüğümuz "Prefetch" yeni ve kullanışlı bir teknik olarak karşımıza çıkıyor. Fakat bazen Windows XP’yi kullandığımızda "Prefetch"in kullanılmayan linklerle dolduğunu görürüz ve bu da bilgisayarı yavaşlatır. Size önerim "Prefetch" klasörünü ayda bir kez silmeniz, bunun için "C:\WINDOWS\Prefetch" adresinden "Prefetch" klasörünün içinde ne varsa silin ve bilgisayarı yeniden başlatın. Bilgisayarınız bir nebze olsun hızlanacaktır.

25. Messenger’ı Hotmail Açılırken Engellemek

Şayet bir MSN web sayfasını ziyaret ediyorsanız, Microsoft’un Instant Messenger’ı sizin
onayınız alınmadan açılır.
İPUCU: Başlat menusunu açın ve Çalıştır komutunu çalıştırın. Daha önceki Windows
versiyonlarında olduğu gibi, Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırmak için, Aç kutusuna
"regedit" yazın ve Tamam düğmesine tıklayın. Kayıt Defteri Düzenleyicisi penceresindeki "HKEY_CLASSES_ROOT\CLSID\{FB7199AB-79BF-1 ld2-8D94-OOOOF875C541}InProc
Server32" anahtarı altında bulunan "@" üzerine iki kere tıklayın ve güncel değerini silin.
Ayrıca "ThreadingModel" üzerine de iki kere tıklayın ve aynı şekilde değerini silin. Daha
sonra "HKEY_CLASSES_ROOT\CLSID\{FB7199AB-79BF-Hd2-8D94OOOOF875C541}\
LocalServer32" anahtarını aktif hale getirin ve buradaki "@" öğesinin de değerini silin.
Yaptığınız değişikliklerin aktif hale gelmesi için XP’yi yeniden başlatın. Messenger artık
sessiz bir şekilde, sizden gelecek emirleri bekleyecektir.

26. Rahatsız Edici Konuşma Balonlarını Kaldırmak

Zaman zaman Windows görev çubuğunda ekrana gelen konuşma balonları, sizi, örneğin Windows turu hakkında bilgilendirmek ister. Daha önemli şeyler ile ilgilenmeniz gerektiğinden bu daveti her seferinde reddetmek zorunda kalırsınız.

İPUCU:

Başlat/Çalıştır komutu yardımıyla "regedit" dosyasını çalıştırarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın ve "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\
CurrenlVersion\Explorer\Advanced" anahtarını aktif hale getirin. Farenin sağ düğmesini kullanarak, pencerenin sağ tarafındaki boş bir alana tıklayın ve açılan nesne menüsündeki Yeni/DWORD Değeri komutunu çalıştırın. Bu yeni öğeye isim olarak "EnableBalloonTip" yazın ve değerini de "0" olarak atayın. Windows XP yeniden başlatıldıktan sonra, sıkıcı konuşma balonları sizi artık çalışırken rahatsız edemezler. Bu balonları yeniden aktif hale getirmek isterseniz, biraz önce oluşturduğunuz öğenin değerini "1" olarak değiştirmeniz yeterli olacaktır.

27. Yeni Programları Başlat Menüsüne Uydurmak

Sisteme yeni bir program kurduğunuzda Windows XP bu programa ait Başlat menusu öğesini renkli olarak görüntüler. Bu, yeni programın dikkat çekmesini sağlar.
İPUCU: Bu özelliğin kullanılmamasını mı istiyorsunuz? Bunun için farenin sağ düğmesini kullanarak Başlat düğmesi üzerine tıklayın ve nesne menüsündeki Özellikler komutunu çalıştırın. Ekrana gelen pencere üzerindeki Özelleştir düğmesine tıklayın ve Gelişmiş kartını aktif hale getirin. Başlat Menüsü Ayarları başlığı altında bulunan "Yeni yüklenen programlar vurgulansın" seçeneğindeki işareti kaldırın ve Tamam düğmesine tıklayın.

28. XP’nin, Evi İle Konuşmasını Engellemek

Windows XP, bir Microsoft sunucusu ile Internet üzerinden düzenli aralıklarla bağlantı kurar. Aslında bu bağlantı zararsızdır ama nasıl olursa olsun kullanıcının bilgisi haricinde meydana gelir.

İPUCU:

Sistem her açılışında, doğrudan SPAN style=COLOR: darkblue>http://time.windows.com/SPAN adresindeki sunucuya sorgular gönderilir. XP, bu sunucu ile saat ayarını senkronize eder. Sistem benzer şekilde SPAN style=COLOR: darkblue>http://windowsupdate.microsoft.com/SPAN adresiyle de bağlantı kurar ve buradan yeni güncellemeleri arar. Ayrıca bir de Windows Media Player’ın kod çözücü (codec) sorgusu bulunur. Bu noktada size, özel bir kişisel firewall kurmaktan başka bir seçenek kalmıyor. Zone Alarm yaygın olarak kullanılan ve konfigürasyonu oldukça kolay olan bir programdır.

29. Zip Arşivlerinin Tekrar Dosya Olarak Kullanılması

Zip dosyalan Windows XP’ye kadar özel bir program yardımıyla açılıyordu. Arşiv dosyaları Windows XP ile beraber aniden özel bir klasör olarak karşımıza çıktılar.

İPUCU:

Eğer Winzip ile çalışmaya devam etmek istiyorsanız aşağıdaki işlemleri
yerine getirmelisiniz. Başlat/Çalıştır komutunu çalıştırın ve Aç kutusuna "regsvr32/u zipfldr.dll" satırını girdikten sonra Tamam düğmesine tıklayın. Bundan böyle Zip arşivleri tekrar dosya olarak işlem göreceklerdir. Şayet böyle çalışmaktan memnun kalmazsanız, "regsvr32 zipfldr.dll" komutunu kullanarak klasör moduna tekrar dönebilirsiniz.


30. Kilitlenme Sonrasında Otomatik Restart

XP’nin ne kadar güvenli çalıştığını duymuşsunuzdur. Ancak bu işletim sistemi de çeşitli
sorunlardan ötürü kilitlenebilir ve tabii ki aksi yönde herhangi bir şey yapılmadığında
hareketsiz kalabilir.

İPUCU:

Sistem kilitlendiğinde bilgisayarın otomatik olarak yeniden başlatılmasını
sağlayan fonksiyonu etkinleştirin. Bunun için ilk olarak Başlat/Denetim Masası
penceresindeki Sistem simgesini çalıştırın ve ekrana gelen pencere üzerindeki Gelişmiş
kartını aktif hale getirin. Başlangıç ve Kurtarma başlığı altında bulunan ayarlar
düğmesine tıklayın ve "Otomatik olarak yeniden başlat" seçeneğini üzerine tıklayarak
işaretleyin. Bu sayede bilgisayar, sistem kilitlendiğinde sizin bir şey yapmanıza gerek
kalmadan otomatik olarak yeniden başlatılacaktır.

31. Dahili PC Hoparlörünü Kapatmak

Dahili PC hoparlörü, çıkartabildiği tek mono bip sesi ile zamanın çok gerisinde kalmasına rağmen, tüm bilgisayarlarda halen bulunuyor. XP, normalde tüm sesler için ses kartını kullanıyor, ancak bazen PC Speaker’dan da ses gelebiliyor.

İPUCU:

Aslında XP, PC hoparlörüne gerçekten ihtiyaç duymaz. Bunun için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini daha önce anlatıldığı şekilde çalıştırın ve HKEY_CURRENT_USER\
Control Panel\Sound" anahtarını aktif hale getirin. Burada bulunan "Beep" öğesinin değerini değiştirmek için üzerine iki kere tıklayın ve PC hoparlörünün XP altında kullanılmasını engellemek için değer olarak "No" kelimesini girin. Hoparlörü tekrar aktif hale getirmek için de söz konusu değeri daha sonra "Yes" olarak değiştirmeniz yeterli olacaktır. Bilgisayar yeniden başlatıldıktan sonra Windows XP çalıştığı sürece bip sesi duyulmayacaktır.

32. Windows Açılışında Özel Açıklama

Açılıştan sonra bir açıklama veya hoş bir selamlama mesajı ister misiniz?

İPUCU:

Bunun için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın. Buradaki "HKEY_LOCAL_
MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows NT\CurrentVersion\Winlogon" başlığı altında bulunan "LegalNoticeCaption" öğesi mesajın başlığını ve yine aynı başlık altındaki "LegalNoticeText" öğesi ise açılış mesajını saklar. Bu öğelerin değerlerini değiştirmek için üzerlerine iki kere tıklamanız yeterli olacaktır. İstediğiniz açılış başlık ve metnini girdikten sonra Kayıt Defteri Düzenleyicisi penceresini kapatın ve bilgisayarı yeniden başlatın. Hazırladığınız mesaj, ağ kaydından önce ayrı bir pencere üzerinde ekrana gelecektir.

33. Klasik Windows Masaüstüne Dönüş

XP’nin yeni görünümü herkesin hoşuna gitmeyebilir. Ancak tabii ki bu yeni kullanıcı ara yüzü ile çalışmak zorunda değilsiniz ve istediğiniz zaman Windows 2000 masaüstüne geri dönebilirsiniz

İPUCU:

Windows 2000 ara yüzünü aktif hale getirmek için ilk olarak Başlat/Denetim Masası komutunu çalıştırın ve Görünüm ve Temalar bağlantısı altındaki Görüntü simgesine tıklayın. Görüntü Özellikleri penceresindeki Temalar kartı üzerinden birçok yeni XP temasının haricinde klasik Windows görünümüne de ulaşabilirsiniz. Daha sonra Başlat menüsünü ve klasik Windows kullanıcı ara yüzünü uygun bir şekilde düzenleyebilirsiniz. Bunun için Başlat düğmesine farenin sağ düğmesini kullanarak tıklayın ve nesne menüsündeki Özellikler komutunu çalıştırın. Ekrana gelen pencere üzerindeki Klasik Başlat Menüsü seçeneğini işaretleyin. Ayrıca Ayarlar düğmesini kullanarak Başlat
menusunu istediğiniz şekilde düzenleyebilirsiniz.

34. Başlat Menüsüne Kendi Resminizi Eklemek

XP, kurulum sonrasında her kullanıcı için ayrı bir resim atar. İsterseniz burada kendi resminizi de kullanabilirsiniz.

İPUCU:

Eğer Başlat menüsündeki resme tıklayacak olursanız, aralarından seçebileceğiniz standart resimlerin bir listesi ekrana gelecektir. Öncelikle burada kullanmak istediğiniz resmin 48x48 piksel büyüklüğünde olmasına dikkat etmelisiniz. esim üzerine tıklanması sonucunda açılan Kullanıcı Hesapları penceresindeki "Daha çok resme gözat" bağlantısına tıklayın ve kullanmak istediğiniz resme ait dosyayı seçin. Seçtiğiniz resim, bilgisayar yeniden başlatıldıktan sonra açılış ekranı ve Başlat menüsünde ekrana gelecektir.

35. Mp3 Klasörünü CD Kapağı İle Donatmak

Müzik dinlemeyi sevenler aynı zamanda yeni çıkan albümlerin kapaklarını da takip ederler. CD kapaklarının PC’deki şarkı ve albümlerin bulunmasını kolaylaştırması ise çok daha güzel olurdu. Bunun için müzik klasörünüzde bir kapak veya seçeceğiniz bir resmi saklayabilirsiniz.

İPUCU:

Kullanmak istediğiniz klasöre "FOLDER.JPG" adında bir resim dosyası taşıyın. Bundan böyle Küçük Resimler görünümünde klasör simgesinin üzerinde söz konusu Cd kapağı ekrana gelecektir.

36. Windows XP’yi Kendi Logonuzla Kullanmak

IBM veya Dell gibi tüm büyük üreticiler Windows XP yüklü bilgisayarlarında özel
logolarını kullanabilirler. Siz de kendi logonuzu kullanmak isteyebilirsiniz.

İPUCU:

Bunun için üzerine tıklayarak ÖZELLOGO.REG dosyasını sabit diskinize
kaydedin. Daha sonra dosyanın bulunduğu klasörü açın ve bu dosya üzerine
farenin sağ düğmesiyle tıklayın. Ekrana gelen Nesne menüsündeki Özellikler
komutunu çalıştırın ve dosya içerisinde değişiklik yapabilmek için Öznitelikler
başlığı altındaki "Salt okunur" seçeneğinin işaretli olmamasına dikkat edin. Tamam
düğmesini tıklayarak bu pencereyi kapattıktan sonra dosya içeriğini değiştirmek için
yine Nesne menüsündeki Düzenle komutunu çalıştırın. Dosya içerisinde bulunan
"MY TEXT" ifadesi yerine kendi açıklamalarınızı girin ve "MY COMMAND" yerine de
yerine getirilmesini istediğiniz direktifleri yazın. Örneğin devamlı olarak Confidant’ın
web sayfasının açılması gerekiyorsa buraya color=#0000ffhttp://www.unalozelmas.com adresini
girmelisiniz. Kendi istediğiniz resmi kullanmanıza imkan tanıyan MYICON.ICO
dosyası ise Windows klasörü içerisinde yer alan 24x24 piksel büyüklüğünde BMP
biçiminde bir resmi içermelidir. Gerekirse, kendi istekleriniz doğrultusunda düzenlediğiniz.
REG dosyasının ismini de değiştirebilirsiniz. Bu dosyanın içeriğinin kullanılabilmesi için
üzerine iki kere tıklamanız yeterli olacaktır. Bundan sonra sistem yeniden başlatıldığında
logonuz Başlat menüsünde çıkacaktır.

37. Resim Görüntüleyicisi’ni Kapatmak

Windows XP tamamen kendine ait bir resim görüntüleme aracına sahiptir. Bu araç, resimleri polarize eder. Aslında pek de kullanışlı bir araç değildir. Kendi istediği programı kullanmak isteyenler bu ipucundan faydalanabilirler.

İPUCU:

Windows XP Kayıt Düzenleyicisi Defterini çalıştırın ve "HKEY_CLASSES _ROOT\
SystemFileAssociations\image\ShellEx\ContextMenuHa ndlers\ShellImagePreview" anahtarını silin. Sistem yeniden başlatıldıktan sonra XP Resim Görüntüleyicisi artık karşınıza çıkmayacaktır. Bunun yerine ACDSee veya IrfanView gibi kullanışlı resim görüntüleme araçlarını kullanabilirsiniz.
38. Windows XP Açılış Ekranını Değiştirmek
Windows XP açılışında ekrana gelen resim size sıkıcı mı geliyor? Bunun yerine istediğiniz resmi kullanabilirsiniz.

İPUCU:

Bunun için üzerine tıklayarak BootXP aracını kurun ve çalıştırın. Ancak BootXP’nin Shareware versiyonunun çalıştırılması için "Enter BootXP" düğmesi ekrana gelene kadar bir süre beklemeniz gerekli. Sistem açılışında kullanmak istediğiniz resmi seçmek için Browse düğmesine tıklayın. Your Boot Screen penceresindeki resmi işaretleyin ve "Set as your BootScreen" düğmesine tıklayın. BootXP, otomatik olarak orijinal BOOT.INI dosyasının bir yedeğinin oluşturacak ve açılış yöneticisi ekranına
işletim sisteminin orijinal hali ile açılmasını sağlayacak yeni bir öğe ekleyecektir. Bu sayede istediğiniz zaman eski ayarlarınızı geri yükleyebilir veya işletim sistemini normal ekranı ile çalıştırabilirsiniz. Daha sonra BootXP’yi kapatın, Windows XP’yi yeniden başlatın ve yeni açılış resminizin zevkini çıkartın.Dikkat! Açılış ekranı 640x480 piksel çözünürlükte olmalı, 16 renk kullanmalı ve BMP biçiminde kaydedilmek zorundadır. "Get Boot Screen" komutunu kullanarak internetten hazır açılış ekranları indirebilirsiniz.

39. Sistem Araçlarına Hızlı Erişim

Eğer sistem üzerinde çok sık değişiklik yapıyorsanız, bazı programlara, örneğin Bilgisayar Yönetimi, diğer kullanıcılardan daha çok ihtiyacınız var demektir. Bunun için uzun uzadıya aramak yerine hazırlayacağınız araç setini istediğiniz zaman kullanabilirsiniz.

İPUCU:

Önemli sistem araçları için kısayollar oluşturun. Söz konusu sistem araçlarının
tümü Windows normalde "C:\WINDOWS dizini içerisinde yer alan SYSTEM32 klasöründe bulunur. Buradaki dosyaların hangi araçları temsil ettiklerini aşağıdaki küçük listeden öğrenebilirsiniz.

Dosya Adı

Sistem Aracı

comexp.msc
Bileşen Hizmetleri

regedit32.exe
Kayıt Defteri Düzenleyicisi

cleanmgr.exe
Disk Temizleme

compmgmt.msc
Bilgisayar Yönetimi

certmgr.msc
Sertifikalar

devmgmt.msc
Aygıt Yöneticisi

eventvwr.msc
Olay Görüntüleyicisi

gpedit.msc
Grup ilkesi

ntmsmgr.msc
Çıkarılabilir Depolama Birimi

services.msc
Hizmetler

cmd.exe
Komut Satırı

taskmgr.exe
Windows Görev Yöneticisi

dxdiag.exe
DirectX Tanı Aracı

diskmgmt.msc
Disk Yönetimi

ciadv.msc
Dizin Oluşturma Hizmeti

dfrg.msc
Disk Birleştiricisi

fsmgmt.msc
Paylaşılan Klasörler

lusrmgr.msc
Yerel Kullanıcılar ve Gruplar

perfmon.msc
Performans

secpol.msc
Yerel Güvenlik ilkesi
İstediğiniz EXE dosyalarına ait kısayolları masaüstünde rahatlıkla oluşturabilirsiniz.
Bu sayede söz konusu denetim araçlarından birine ulaşmak için sadece kısayol üzerine iki kere tıklamanız yeterli olacaktır.

40. Hazırda Beklet Moduna Geçmek

Windows XP ile beraber karşımıza çıkan en kullanışlı fonksiyonlardan biri Hazırda Beklet’tir. Bu fonksiyon, hafızadaki tüm bilgileri birer birer sabit disk üzerine yazar ve böylece sistemin bir sonraki açılışında çalışmaya kalınan yerden devam edilebilir. Ancak Hazırda Beklet seçeneği Bilgisayarı Kapat penceresinde ekrana gelmez.

İPUCU:

Hazırda Beklet moduna geçmek için uzun uzadıya aranmanıza gerek yok. Bunun için, Bilgisayarı Kapat penceresi açıkken sadece [SHIFT] tuşuna basmanız yeterlidir. Böylece Beklemede düğmesi, Hazırda Beklet olarak değişir.

41. Bilgisayarı Tek Tıklama İle Kilitlemek

Özellikle kalabalık işyerlerinde çalışma ortamından uzaklaşmadan önce bilgisayarlar kilitlenir. Yabancıların bilgisayarınızı karıştırmasını sadece tek bir tıklama ile engelleyebilirsiniz.

İPUCU:

İlk olarak masaüstünde boş bir alana farenin sağ düğmesini kullanarak tıklayın ve açılan Nesne menüsündeki Yeni/Kısayol komutunu kullanarak yeni bir kısayol oluşturun. Kısayol için güzel bir simge seçin ve "Öğenin konumunu yazın" kutusuna aşağıdaki komut satırını girin: rundll32.exe user32.dll,Lock—»WorkStationBundan böyle çalışma ortamınızı kilitlemek için tuş kombinasyonlarını kullanmak yerine biraz önce oluşturduğunuz kısayolun
üzerine tıklamanız yeterli olacaktır.

42. Yönetici Haklarını Kolayca Etkinleştirmek

Dikkatli kullanıcılar, sadece sistem üzerinde değişiklik yapacakları zaman yönetici
haklarına sahip hesabı kullanarak bilgisayarı açarlar. Normalde sadece bir kullanıcı
hesabı yeterlidir. Ancak bazı programlar çalışmak için yönetici haklarını isterler.

İPUCU:

Gerekirse tek bir EXE dosyası için yönetici hakları tanımlayabilirsiniz, îlk
olarak yönetici haklarını kullanarak çalıştırmak istediğiniz programı gezgin
penceresinde arayın. Daha sonra EXE dosyası üzerine farenin sağ düğmesini kullanarak
tıklayın ve açılan nesne menüsündeki "Farklı çalıştır" komutunu çalıştırın. "Aşağıdaki
kullanıcı" seçeneğini aktif hale getirin ve yönetici ismini ve parolasını girin. Programı
çalıştırmak için son olarak Tamam düğmesine tıklamanız yeterli olacaktır.

43. Ses Ayar Düğmesini Etkinleştirmek

Windows XP, ses ayarı düğmesini normalde görev çubuğu üzerinde görüntülemiyor. Ancak bu durumu rahatlıkla değiştirebilirsiniz.

İPUCU:

Başlat/Denetim Masası komutunu çalıştırın, ekrana gelen pencere üzerindeki "Ses, Konuşma ve Müzik Aygıtları" bağlantısına tıklayın ve son olarak Ses Efektleri ve Ses Aygıtları simgesini çalıştırın, ileride ses ayarına daha rahat ulaşabilmek için "Görev çubuğuna ses ayarı simgesi yerleştir" seçeneğini işaretleyin.

44. Dosyaları Nesne Menüsünü Kullanarak Şifrelemek

Windows XP’nin NT File sisteminin, yani dosya sistemi NTFS’in çok güvenli olduğu söylenebilir. Encrypted File System (EFS/Şifrelenmiş Dosya Sistemi) ile verilerinizi şifre ile koruyabilirsiniz.

İPUCU:

EFS, izinsiz kullanıcıların erişimlerini engellemek için tüm klasörü şifreler. İlgili komutu Nesne menüsüne ekleyerek söz konusu fonksiyondan tabii ki çok daha hızlı bir şekilde faydalanabilirsiniz. Bunun için, ilk olarak, Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın ve "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows \Cur rentVersion\Explorer\Advanced" anahtarını aktif hale getirin. Farenin sağ düğmesiyle pencerenin sağ tarafındaki boş bir alana tıklayın ve Yeni/DWORD Değeri komutunu kullanarak "EcnryptionContextMenu" adında yeni bir öğe oluşturun. Daha sonra bu öğe üzerine iki kere tıklayarak değerini 1 olarak değiştirin. Bundan böyle klasörlerin Nesne menüsünde ekrana gelen yeni komutu kullanabilirsiniz.DİKKAT! EFS kullanarak klasörleri şifrelemek için kesinlikle NTFS dosya sisteminin kullanılması gereklidir.

45. Dosyaları Doğru Program İle Açmak

Windows XP altında dosyaları istediğiniz program ile açabilmeniz için "Birlikte Aç" komutu bulunur. Ancak işletim sistemi bu liste içerisinde her zaman doğru programları sunmaz.

İPUCU:

İstediğiniz programları söz konusu listeye ekleyebilirsiniz. Bunun için ilk olarak Kayıt Defteri Düzenleyicisini çalıştırın ve "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\
Current-Version\Explorer\FileExts\.gif\Open WithList" anahtarını aktif hale getirin. Şimdi
buraya yeni bir program ekleyerek birlikte aç listesini genişletebilirsiniz. Örneğin Photoshop’u listeye eklemek için "Photoshop.exe" dosyasını gösteren yeni bir değer eklemelisiniz. Birlikte aç listesinde eksik olduğunu düşündüğünüz tüm dosya uzantılarının çalıştırılabileceği alternatif programları benzer şekilde ekleyebilirsiniz.
46. Programları Önceliklerine Göre Düzenlemek

Eğer aynı anda birden çok program ile çalışıyorsanız ve hem sık kullandığınız hem de seyrek olarak ihtiyaç duyduğunuz programlar aynı şekilde yavaşlarsa, söz konusu uygulamaları önceliklerine göre düzenlemelisiniz.

İPUCU:

Programların önceliklerini belirlemek için [Alt] + [Ctrl] + [Del] tuş kombinasyonunu kullanarak Windows Görev Yöneticisini çalıştırın ve ekrana gelen pencere üzerindeki işlemler kartını aktif hale getirin. Bu kart üzerinde, o anda çalışan programların bir listesi bulunur, istediğiniz programın üzerine sağ tuşla tıklayarak açılan nesne menüsündeki Öncelik Ata komutunu kullanarak altı öncelik derecesinden birini seçebilirsiniz. Bu şekilde her programın kullanacağı işlemci oranını belirleyerek, sık başvurduğunuz uygulamaların daha hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz.

47. XP Güncellemelerini Kaydetmek

Windows XP güncellemeleri normalde yerel disk üzerine kaydedilemiyor. Yoksa kaydedilebiliyor mu?
İPUCU: Güncellemeleri yerel disk üzerine kaydetmek tabii ki mümkün. SPAN style=COLOR: darkblue">http://v4.windowsupdate.microsoft.vo...rate=true/SPAN adresinde Corporate Edition güncellemelerini bulabilir ve bunları kaydedebilirsiniz.

48. Startup Programları

Bilgisayarı açtığımızda işletim sistemi yüklenirken bazı programlarda açılışta yüklenmek
ister (örneğin Icq, Netdetect Agent). Bunu engellemek için Start > Run > msconfig
komutunu çalıştırın. "System Configuration Utility" karşımıza gelmiş oldu, buradan
startup 8başlangıç) sekmesine gelip, başlangıçta yüklenmesini istemedi­ğimiz programları
seçebiliriz, programları seçtikten sonra "apply" butona basıp sistemi yeniden başlat­mak
gerekiyor.

49. Virüslere Geçit Yok

Hemen hemen herke­sin e-mail adresine birkaç virüs gönderilmiş­tir, Web tabanlı e-mail servisi veren kuruluşların birçoğu mailinize gelen dosyaları virüs taramasın­dan geçirir (Yahoo! gibi). Outlook Express kullanı­yorsanız ve içinde virüs olabilecek dosyaları açmak­ta tereddüt ediyorsanız, işte size bir püf noktası. Start > Run deyip "gpedit.msc" yazın. Karşınıza ge­len "Group Policy" 8Grup İlkesi) menüsünden "User Configuration"a (Kullanıcı Yapılandırması) gelin. Buradan Administrative Temples (Yönetim Şablonları) > Windows Components (Windows Bileşenleri) > Internet Explorer bölü­müne girin. Bu bölümde en altta "Configure Out­look Express" (Outlook Express’i Yapılandır) yazıyor olması gerek. Buna çift tıkla­yarak "Configure Outlook Express Properties" me­nüsünün gelmesini sağlayın. Burada "not configured" (yapılandırılmadı) işaretliyse bunu "enable" (etkin) olarak değiştirin ve "Block attachments that could contain a virus" (Virüs olabilecek ekleri engelle) ya­zan kısmı aktif hale getirin "Ok" butonuna basıp çıkın.

50. Daha Fazla Güvenlik

Start > Run deyip "regedit" yazın, Regedit’te "HKEY_LOCAL_MACHlNE\SYSTEM\Current
ControlSet\Control\Lsa" anahtarına gidin. Burada "force-guest" DWORD değerini bulun, yoksa oluşturun. Bunun değerini "1" yapın. Bu sayede Windows XP "Advanced File System Security" aktif hale geçmiş olacak.

51. Explorer’ın Kendisi Çalışsın

Explorer.exe’nin kendi halinde çalışmasını ve böylece hata verdiği zaman tüm sistemin hata vermemesini istiyorsanız, işte size bir püf noktası. Regedit’i açıp"HKEY_CURRENT_USER
\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explore r\Advanced" anahtarına gidin. Burada "Separate Process" DWORD değerini bulun ve değerini "1" yapın (eğer bu anahtar mevcut değilse sağ tıklayıp new > DWORD value deyip adını "Separate Process" yapın ve değerini "1" yapın). Eğer regedit’le uğraşmak hoşunuza gitmiyorsa şu yolu izleyerekte yapabilirsiniz; My Computer’a girip Tools > Folder Options oradan View sekmesine gelin. Burada "Launch folder windows in a separate process"i tıklayın ve "Ok" basın. İşletim sisteminiz daha "sağlam" çalışacaktır, fakat biraz performans düşüklüğü olacaktır.

52. Hızlı Sabit Diskiniz Mi Var?

Diyelim ki yeni bir sabit disk aldınız ve kullanmakta olduğunuz sabit diskten daha hızlı. Bu durumda page.sys dosyasını yeni aldığınız sabit diskinize geçirmekte fayda var. ("page.sys’de ne ola ki" diyenler için; ünlü swap dosyası) Bunun için regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\C ontr ol\Session Manager
\Memory Management" anahtarına gidin, burada "Paging Files" adındaki string değerini bulun ve daha hızlı olan sabit diskiniz hangisiyse onu yazın (örneğin benimkinde "C:\page.sys" yazıyordu, E:\page.sys yaptım).

53. Daha Hızlı Kapansın

Windows XP kapanırken bildiğiniz gibi yapılanları kaydeder, Windows XP kapanırken biraz zamandan kazanmak istiyorsanız, regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software\
Microsoft\Windows\CurrentVersion\Policies\Explorer " anahtarına gidin, burada "NoSaveSettings" değerini bulun (yoksa oluşturun). Eğer çıkışta kayıt yapılmasını istemiyorsanız değeri "1" yapın, kayıt yapılmasını istiyorsanız "0" yapmanız yeterli.

54. Daha da Hızlansın

Windows XP’de NTFS dosya sistemi her dosya ve klasör için son erişim ve son güncelleme bilgilerini tutar. Bu özellik kullanışlı olsa da normal bir kullanıcı için çoğu zaman pek bir anlam ifade etmiyor. Bu özelliği kapatmak için regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE
\SYSTEM\CurrentControlSet\ Control\FileSystem" anahtarına gidip "NtfsDisableLast
AccessUpdate" değerini bulun ve değerini "1" yapın.

55. Açıklama Yapmasın

Windows XP’de adet olduğu üzere mouse okuyla bir dosyanın ya da klasörün üzerine geldiğiniz zaman o dosya/klasör hakkında bilgiler verir. Bu özelliği kapatmak için "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows\ Curr entVersion\Explore\Advanced" anahtarına gidin ve "ShowlnfoTip" DWORD değerini bulun ve değerini "0" yapın.

56. Masaüstü Kendi Halinde Çalışsın

Explorer ve Internet Explorer’ın nasıl kendi başlarına çalışacaklarını söyledik, şimdi de
sırada "masaüstü" (desktop) var. Tabii ki regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\
Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer " anahtarına gidin, burada yeni
bir DWORD değeri oluşturun (new > DWORD value) isim olarak ta "DesktopProcess"
yazın ve değer olarak "1" yapın.

57. Windows XP CD’Sİ İstemesin

Sabit Diskinizde fazladan yer var diyelim (600 MB’tan fazla). Windows XP Cd’sindeki "İ386" klasörünü olduğu gibi sabit diskinize kopyalayın. (örneğin C:\i386) ve bunu Regedit’te belirtin. Regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows NT\
CurrentVersion" anahtarına gidin, burada "SourcePath" anahtarını bulun ve karşısına "i386" klasörünü kopyaladığınız adresi yazın (C:\i386) gibi.

58. Bilgisayar Otomatik Kapanmıyor

Windows XP’den çıkarken bazen bilgisayarın otomatik olarak kapanmadığı olur. Bu sorunu halletmek için Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop" anahtarına gidin, burada "PowerOffActive" DWORD değerini bulun ve değerini "1" olarak değiştirin.

59. Bilgisayarı Yeniden Başlatmadan Windows XP Yeniden Başlasın

Windows XP’de yaptığınız bazı değişikliklerden sonra bilgisayarı yeniden başlatmanız gerektiğini söyler ama bilgisayarı yeniden başlatıp zaman kaybetmeden sadece Windows XP’yi yeniden başlatmak istiyorsanız "Shutdown" butonuna basarken "Shift" tuşuna da basılı tutun. Böylece bilgisayarı yeniden başlatmadan Windows XP’yi yeniden başlatmış olursunuz.

60. Açılış Süresini Kısaltın

NTFS dosya sistemli işletim sisteminizde "NTFS Check"e yapacağınız ufak ayarla bilgisayarın açılışını hızlandırabilirsiniz. "CHKNTFS" komutu "AUTOCHK" başlangıç sayım zamanının kullanım komutudur. Normalde 9 saniye olan bu zamanı 4 saniyeye düşürmeniz mümkün. Bunun için komut satırına "CHKNTFS/T:4" yazmanız yeterli. Böylece "AUTOCHK" süresi 4 saniye olacaktır.

61. Sabit Disk Performansını Arttırın

Eğer Windows XP’de NTFS kullanıyorsanız (eğer kullanmıyorsanız şiddetle tavsiye ederim) diskinizin % 12,5 kadarını MFT için kaydeder. (MFT = Master File Table) MFT fragmantasyonu sistem performansının orantılı biçimde düşmesine neden olabilir. Örneğin bilgisayarınızda yüzlerce program yükleyip kullanıyorsanız MFT kullanımı daha yüksek olacaktır. Bu yüzde, duruma göre % 25 çıkması daha faydalı olacaktır. Eğer yüzdeyi bu değere çıkarmak istiyorsanız regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE\System\CurrentControl
Set\Control\FileSystem" anahtarına gidin, sağ tıklayıp "new > DWORD value" deyip yeni bir DWORD değeri oluşturun ve isim olarak "NtfsMftZoneReservation" verin. Değer olarak 2 yazın (1= % 12,5, 2= % 25)

62. Sistem Performansını Arttırın

Sistemin doğru ve performanslı çalışmasını sağlamak için düzenli olarak defrag (disk birleştirme) etmekte fayda vardır. Ama eğer sistem gereksiz özelliklerle meşgul tutuluyorsa defrag’da ancak bir yere kadar yardım edebilir. Bu püf noktası DOS tabanlı program ve Win95’ten öncesiyle hiç ilgilenmeyenler için. Windows XP’de bir dosya/klasör için iki isim yaratılır, bunlardan ilki gördüğünüz isim, bir diğeri ise DOS için hazırlanmış ismidir (DOS’la düzgün çalışması için). Bu isim çalışması CPU ve sabit disk gibi sistem kaynaklarını boşa uğraştırmış olur. Sadece bununla da kalmayıp yapmış olduğunuz MFT kullanımını da düşürür. Bunu engellemek için regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHlNE\System\CurrentControlSet\
Control\FileSystem" anahtarına gidin, burada "NtfsDisable8dot3NameCreation" DWORD anahtarını bulun ve değerini "1" yapın.

63. "Start > Run" Listesi Silinsin

Regedit, ya da "cmd.exe"yi çalıştırırken "start > run" deyip isimlerini yazarız. Bir süre sonra bu liste oldukça kabarır. Bu listeyi silmek için "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\
Windows\CurrentVersion\Explorer\RunMRU" anahtarına gidin, buradaki tüm değerleri silebilirsiniz.

64. Nerede Kaldığımı Hatırlamasın

Yeni nesil Windows’larda adettir. Regedit’te en son ayar yaptığınız anahtarı hafızasında tutup, daha sonra tekrar girdiğinizde en son kaldığınız anahtarı gösterir. ("Biz değiştik Win9x gibi değiliz, daha iyiyiz" mesajı mı vermek istiyorlar acaba?). Eğer regedit’in derinliklerinde kaybolmuşsanız bir daha aynı yerden başlamak pek hoş bir durum olmasa gerek, buna sebep olan anahtar "LastKey" anahtarı. Bu özelliği kapatmak için Regedit’e girip "HKEY_CURRENT_
USER\Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\App lets\Regedit" anahtarına gidin, burada "LastKey" adında bir anahtar göreceksiniz. Bunu çift tıklayıp içini silin, sonra "Regedit" anahtarına sağ tıklayıp "Permission…" (İzinler) seçeneğini seçin. Burada "any/all users/group" seçeneklerinden istediğinizi seçin. NOT: Bu ayar sisteme zarar verebilir, ya da çalışmasına engel olabilir.

65. Başlangıç Menüsünü Değiştiremesinler

Sistemdeki diğer "normal" kullanıcıların başlangıç menüsünde (start menu) değişiklik yapmalarını istemiyorsanız regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft
\Windows\CurrentVersion\Policies\Explorer" anahtarına gidin, yeni bir DWORD anahtarı oluşturun ve adını "NoChangeStartMenu" koyun ve değerini "1" yapın.

66. Kayıt Yapmasın

Windows XP’nin yeni özelliklerinden biri de Cd-Rw cihazlarına Cd kaydı yapabilmesi, ama eğer daha iyi bir Cd kayıt programı kullanıyorsanız (WinOnCd, Easy Cd Creator gibi) bu özelliği kapatmak isteyebilirsiniz. Bunun için "My Computer"a girin ve burada Cd-Rw cihazının olduğu sürücüye sağ tıklayıp "Properties"i seçin, burada "Recording" sekmesine gelin ve "Enable Cd Recording On This Drive" seçeneğini kapatın.

67. Açılış Diskinin Otomatik Optimize Edilmesi

Otomatik açılış diskinin optimize edilmesi için regedit’e girip"HKEY_LOCAL_MACHINE\
SOFTWARE\Microsoft\Dfrg\BootOptimizeFunction" anahtarına gidin burada "Enable" anahtarını bulun ve değerini "Y" yapın.

68. Grup Sayısını Belirleme

Windows XP’ye has özelliklerden olan aynı program pencerelerini gruplama tekniğini özelleştirmek istiyorsanız, regedit’e girip "HKEY_CURRENT_USER\Software\
Microsoft\Windows\CurrentVersion\Explorer\Advanced " anahtarına gidin.Burada "TaskBarGroupSize" değerini bulun ve istediğiniz bir değeri verin, burada vereceğiniz değerlere göre sayfalar gruplanacaktır (normal değeri 3).

69. BSOD Çıktığında Yeniden Başlasın

Her ne kadar Windows XP’nin en güvenli, en hatasız Windows olarak lanse edilse de buna inananların sayısı bir elin beş parmağını geçmez sanırım. Bilgisayarınızın olası bir "sistem çökmesi" ya da "BSOD" olayında (BSOD = Blue Screen Of Death yani ünlü mavi ekran). Sistemi otomatik olarak yeniden başlatması için regedit’e girip "HKEY_LOCAL_MACHINE
\SYSTEM\CurrentControlSet\Control\CrashControl" anahtarına gidin ve "AutoReboot" anahtarını bulun ve değerini "1" yapın.

70. Geri Dönüşüm Kutusu Olmasın

Geri Dönüşüm Kutusu’nu (Recycle Bin) masaüstünden (desktop) kaldırmak için, Regedit’e girin ve "HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Windows \Cur rentVersion\Explorer\Desktop\
NameSpace" anahtarına gidin, burada "{645FF040-5081-101B-9F08-OOAA002F954E}" anahtarını silin.

71. Menülerin Açılışını Hızlandırma

Başlat>Çalıştır>Regedit’te HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop’a tıkladıktan sonra sağ taraftaki MenuShowDelay`a çift tıklayıp 400 olan değer verisini sıfıra indirin ve regediti kapatın. Bilgisayarı yeniden başlattıktan sonra menülerin hızlandığını göreceksiniz.

72. Geri Dönüşüm Kutusunun Adını Değiştirme

Bilirsiniz Geri Dönüşüm Kutusunun ismi değişmez. Değiştirmek için ne yapsanız nafile. Ama işin kolayı var. O da HKEY_CLASSES_ROOT\CLSID{645FF040-5081-101B-9F08-00AA002F954E} anahtarına tıklayın. Sağda "Varsayılan" satırının karşısında "Geri Dönüşüm Kutusu" yazılı olduğunu göreceksiniz. "Varsayılan"a iki kere tıklayın. Geri Dönüşüm yazan yere dilediğinizi yazabilirsiniz. Bilgisayarı yeniden başlatmanız gerekir.

73. Explorer’in URL Listesini Silin

Daha önceden girdiğiniz internet adreslerinin URL listesinde görünmesini istemiyorsanız HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Internet Explorer\ TypedURLs anahtarına gelin ve sağ tarafta bulunan listeyi silin.

Windows, oturumu her kapattığınızda görev çubuğunun ve tabii ki Gezgin penceresinin büyüklüğünü ve konumunu kaydeder. Söz konusu değerlerin değişmemesini, pencerenin konumunun ve büyüklüğünün sabit kalmasını istiyorsanız, Kayıt Defterine bir ek yapabilirsiniz.
Bunun için ilk olarak söz konusu pencere ve görev çubuğunu istediğiniz gibi yerleştirin. Daha sonra “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \Curr entVersion\Policies\Explorer” adresine ulaşın ve burada yeni bir DWORD değeri oluşturup bu değere “NoSaveSetting” ismini verin. Ve Değer Verisini “1” yapın.

74. Gezgin Penceresinin Sabitlenmesi

75. Windows’u Eski Ayarlarıyla Yeniden Kurun

Bunun için XP CD’sini sürücüye yerleştirin ve Başlat/Çalıştır‘a şunu yazın. “
:\i386\winnt32.exe /unattend”. Bundan sonra kurulum işlemi başlayacaktır.

76. Internet Explorer’un Yeniden Kurulumu

Web sayfaları artık doğru görüntülenmiyor ve yüklemeler aniden kesiliyorsa, artık IE’ yi yeniden kurmanın zamanı gelmiştir. Bunun için XP Cd’sini sürücüye yerleştirin ve Başlat/Çalıştır’a şunu yazın. rundll32.exe.setupapi,InstallHinfSection.DefaultIn stall.132.%windir%\inf\ie.inf

77. Windows XP altında Google

HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Internet Explorer\Main anahtarında iki yeni dize değeri oluşturun (eğer varsa değer değişilecek). İlkine “Search Page” adını verin ve değer olarak http://www.google.com.tr girin. İkincisine ise “Search Bar” ismini verin ve değer olarak http://www.google.com/ie girin. Ardından HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Internet Explorer\SearchUrl anahtarına ulaşın ve “Varsayılan” değerini http://www.google.com/keyword /%s şeklinde girin. Bunu da yaptıktan sonra HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\
Internet Explorer\Search anahtarına ulaşın. Burada bulunan “SearchAssistant” değerini açıp http://www.google.com/ie olarak değiştirin.

78. Güncel Kullanıcının Masaüstünde Görüntülenmesi

XP sistemindeki kullanıcı sayısı ne kadar artarsa, o anda hangi kullanıcının sisteme kayıtlı olduğunu tespit etmek o kadar zorlaşır. Ancak bir Kayıt Defteri öğesi yardımıyla o an kullanılan hesabın isminin Bilgisayarım simgesi altında görüntülenmesini sağlayabilirsiniz. Bunun için “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \Curr entVersion\Explorer\CLSID\
{20D04FE0-3AEA-1069-A2D8-08002B30309D}” anahtarı altında yeni bir dize değeri oluşturun ve “Bilgisayarım %USERNAME%” olarak isim verin. Ancak bu kayıt sadece etkin kullanıcı içindir, aynı işlemi diğer kullanıcılar altında da tekrarlamak gerekir.

79. Otomatik Kullanıcı Kaydı

Eğer bilgisayarınızda birden fazla kullanıcı hesabına sahipseniz, ancak çoğunlukla sadece bir tanesini kullanıyorsanız otomatik kayıt fonksiyonundan faydalanmanız tavsiye edilir. Bu fonksiyonu aşağıdaki gibi etkinleştirebilirsiniz. Bunun için HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\
Microsoft\Windows NT\CurrentVersion\Winlogon kaydına ulaşın ve buradaki “AltDefaultUser
Name” kaydına etkin olmasını istediğiniz hesabın adını girin. Daha sona “AutoAdminLogon” adında bir dize değeri oluşturun ve değerini “1” yapın. Daha sonra “DefaultPassword” adında bir dize değeri oluşturun ve buna da kullandığınız hesabın şifresini girin. Windows bir sonraki açılışında otomatik olarak yazılan kullanıcıyı açacaktır. Şayet açılış sırasında farklı kullanıcı ile açılış yapmak isterseniz “Space” tuşuna basmanız yeterli.


80. Dialer Programlarına Karşı Koruma

Çevirmeli Ağ Bağlantısında, bilginiz haricinde bir değişiklik yapılmasını, çevirmeli ağ telefon defterini yazmaya karşı koruyarak rahatlıkla engelleyebilirsiniz. Bunun için Windows gezgini penceresini açın ve “C:\Documents and Settings\All Users\Application Data\Microsoft\
Network\Connections\Pbk” klasörüne gidin. buradaki “RASPHONE.PBK” özelliklerine girin ve bunu Salt Okunur hale getirin.

81. Masaüstünü Göster Simgesinin Oluşturulması

Öncelikle Not Defterinden yeni bir metin belgesi açın ve içine şunları ekleyin.

[Shell]

Command=2

IconFile=Explorer.exe,3

[Taskbar]
Command=ToggleDesktop

Daha sonra bunu “Masaüstünü Göster.SCF” adıyla kaydedin. Daha sonra bunu hızlı başlat üzerine sürükleyin.

82. Saat Dilimi Penceresine Şehrinizi Ekleyin

Regedit “Düzen-Bul” deyip İstanbul kelimesini aratın. “(GMT+02:00) Atina, İstanbul, Minsk” yazan değeri buluğunuzda “Display” yazan değere çift tıklayarak içinde yazılanları değiştirin.

83. Kişisel Sistem Öğesini Başlat Menüsüne Eklemek

Başlat menüsünde en önemli bağlantılar bulunur. Ancak çalıştır komutu altında boş bir alan mevcuttur ve isterseniz buraya kendi öğelerinizi de ekleyebilirsiniz. Bunun için olarak Regedit ‘e gidiyoruz. “HKEY_CLASSES_ROOT\CLSID\{2559a1f6-21d7-11d4-bdaf-00c04f60b9f0}” anahtarını bulun. Sağdaki “Varsayılan” değerini açın ve Başlat menüsünde görünmesini istediğiniz ismi girin. Daha sonra boş bir alana tıklayın ve Yeni/Anahtar diyerek bu anahtara “DefaultIcon” adını verin. Bu anahtara ait “Varsayılan” değerine koymak istediğiniz icon’un adresini yazın. Sol taraftaki listede bulunan “Instance/InitPropertyBag” al anahtarına geçin. Sağdaki “method” öğesine değer olarak “ShellExecute” girin. Şimdi aynı yerde “Command” adında yeni bir dize değeri oluşturun ve buraya öğenin sahip olacağı açıklama bilgisini girin. Daha sonra bu anahtar altında “Param1” adında yeni bir dize değeri oluşturun ve değer olarak buna girmek istediğiniz program, link veya klasör yolunu yazın. Bu yaptığınız işlem Windows reboot olduktan sonra aktif hale gelecektir.

84. Kullanıcıları Kayıt Penceresinden Çıkarmak

Bilgisayarınızda çalışabilecek tüm kişiler Login penceresinde isimleri ile listelenir. Şayet bu durumdan rahatsız oluyorsanız, isimlerin ekrana gelmesini engelleyebilirsiniz. Bunun için ilk olarak Regedit’i açın ve “HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Window sNT\
CurrentVersion\Winlogon\SpecialAccounts\UserList” anahtarını bulun. Daha sonra burada yeni bir DWORD değeri oluşturun ve isim olarak kaldırmak istediğiniz kullanıcının adını girin.

85. Cevap Vermeyen Uygulamayı Daha Hızlı Kapatmak

Bunun için Regedit’de “HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop” anahtarına ulaşıyoruz.
Bu anahtar altındaki “HungAppTimeout” değerini 500 yapın.

86. Internet Explorer Hızlı Açılsın

Bunun için Explorer kısayolunun sonuna –nohome satırını ekleyin.

87. BSDOS Çıktığında Yeniden Başlasın

BSDOS yani bildiğimiz ismiyle ünlü MaviEkran Çıktığında bilgisayarınızın otomatik yeninden başlaması için Regedit’de “HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\ Contr ol\
CrashControl” anahtarında AutoReboot değerini bulun ve “1” yapın.

88. Başlangıç Menüsünü Değiştiremesinler

Sistemdeki diğer kullanıcıların Start Menu de değişiklik yapmalarını istemiyorsanız. Regedit’den “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \Curr entVersion\Policies\Explorer” anahtarına ulaşın. Burada yeni bir DWORD anahtarı oluşturun ve isim olarak “NoChangeStart
Menu” yazın ve değerini “1” yapın.

89. Ekran Koruyuculardan Kurtulun

Eğer XP ekran koruyucularını kullanmıyor ve bunlardan kurtulmak istiyorsanız Çalıştır’a C:\WINDOWS\system32\dllcache (eğer sistem D ye kurulu ise D yapın) yazın ve klasörü açın.
Buradaki bütün ekran koruyucuları silin. Daha sonra C:\windows\system32 içindeki ekran koruyucuları silin ve kurtulun.

90. Açıklama Yapmasın

Windows XP Mouse okuyla bir dosyanın yada klasörün üzerine gittiğinizi zaman o dosya/klasör bilgilerini verir. Bu özelliği kapatmak için “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \
CurrentVersion\Explorer\Advanced” anahtarını bulun ve “ShowInfoTip” DWORD değerini bulup değerini “0” yapın.


91. Bilgisayar Otomatik Kapanmıyor

Windows XP’den çıkarken bazen bilgisayarın otomatik kapanmadığı olur. Bu sorunu halletmek için Regedit’den “HKEY_CURRENT_USER\Control Panel\Desktop” anahtarına ulaşın ve “PowerOffActive” DWORD değerini bulup değerini “1” olarak değiştirin.

92. Sistemin Klavye Yardımıyla Yeniden Başlatılması

Genellikle yeni sistem kurulduğunda veya bazı boot gerektiren programlar kurulduğunda bilgisayarınızı yeniden başlatmanız gerekir. Buna bir klavye kısayolu atamak için Regedit’den “HKEY_LOCAL_MACHINE\SOFTWARE\Microsoft\Window s\Cur rentVersion\Winlogon” anahtarına ulaşın. Yeni bir Dize Değeri oluşturun ve isim olarak “EnableQuickReboot” yazın ve dize değerini açın. Değer olarak “1” verin. Bundan sonra bilgisayarınızı Ctrl+Shift+Alt+Del tuş kombinasyonu ile kapatabilirsiniz.

93. Bir Explorer Hatasında Tüm Pencereleri Kaybetmeyin

Bunu yapmak için herhangi bir Windows penceresinde üstteki menüden Araçlar-Klasör Seçenekleri-Görünüm sekmesi içinde Gelişmiş Ayarlar‘da “Klasör Pencerelerini Ayrı Bir İşlemde Başlat” seçeneğini aktif hale getirin.

94. Sisteminizi Sunucuya Çevirin

Bunu yaparak sisteminizin bir sunucu performansında ve bir sunucu olarak çalışmasını sağlayabilirsiniz. Fakat bunun için 512 MB ve üstü bellek tavsiye ediliyor. Bunu yapmak için Regedit’den “HKEY_LOCAL_MACHINE\SYSTEM\CurrentControlSet\ Contr ol\Session Manager\Memory Management” anahtarına ulaşın ve “LargeSystemCache” DWORD değerinin değerini “1” yapın.

95. Explorer Gibi Masaüstünüzde Ayrı Çalıştırın

Bunu yapmak için Regedit’den “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \
CurrentVersion\Explorer” anahtarına ulaşın ve bu anahtar altında yeni bir DWORD değeri oluşturun. İsim olarak “DesktopProcess” yazın ve değerini “1” yapın.

96. Gereksiz Servislerden Kurtularak Performansı Arttırın

Bunu yapmak için Başlat-Çalıştır‘a “services.msc” yazın. Daha sonra burada işinize yaramayan servisleri kapatarak hızınızı arttırın. Servisleri yukarıdaki durum çubuğu ile çalışma durumuna göre sıralayabiliriz. Servisleri kapatmak için ise çift tıklayıp başlangıç türünü de Devre Dışı veya Elle olarak seçebilirsiniz. Şimdi Bazı servislere ve görevlerine bakalım.

a-DHPC İstemcisi: Eğer bilgisayarınız otomatik olarak IP almıyorsa, bunu kapatabilirsiniz.

b-DNS İstemcisi: Yerel ağınızda DNS sunucusu yoksa, bu servisi kapatabilirsiniz.

c- Nvidia Driver Help Service: Nvidia‘nın yardım servisi. Eğer gerek duymuyorsanız ki pek gerekli bir şey değil, hemen kapatın.

d- Internet Bağlantı Güvenlik Duvarı (ICS): Eğer firewall kullanmıyorsanız ve Internet paylaşımı yapmıyorsanız bunu iptal edebilirsiniz.

e-Görev Zamanlayıcı: Görev zamanlayıcı kullanmıyorsanız kapatabilirsiniz.

f- Kablosuz Sıfır Yapılandırma: Kablosuz ağlarla herhangi bir ilginiz yoksa, kapatın gitsin.

g-Taşınabilir Ortam Seri No: Bu servis portatif müzik çalarınızın seri numarasını alıyor. Sık kullanmıyorsanız durdurun. (Ne olduğunu bilmiyorsanız hemen durdurun)

h-Terminal Hizmetleri: Bilgisayarınıza uzaktan erişim yapan kimse yoksa ve sizde bunu kullanmıyorsanız kapatın.

j-Hata Bildirim Hizmeti: Birçok kullanıcı gibi hoşunuza gitmiyorsa durdurun.

k-Otomatik Güncelleştirme: Windows’un otomatik güncelleştirilmesini istemiyorsanız durdurun.

l-Messenger: Eğer bir Windows2000 domain’e bağlı değilseniz durdurun.

97. Bilgisayar her açıldığında" Şimdi internete bağlanmak ister misiniz" yazısı geliyor. Bundan nasıl kurtulabilirim.

Masaüstünde bulunan Internet Explorer simgesine sağ tıklayıp özelliklere basın. Gelen ekrandan Bağlantılar bölümüne girin. Orada Asla Bağlantı Numarası Çevirme yazan yeri seçip pencerenin altındaki Tamam butonuna basın. Ancak bu özellik internete erişmeye çalışan bir uygulama açtığınızda ve internet bağlantınız yoksa karşınıza çıkar ve bağlanayım mı diye sorar. Siz bilgisayarınızı açtığınızda karşınıza böyle bir mesaj çıkıyorsa demek ki bilgisayarınızın açılışında internete bağlanmaya çalışan bir uygulama var. Muhtemelen spy, trojan veya virüs kapmış olabilirsiniz. Bilgisayarınıza Spybot isimli programı kurmanızı tavsiye ederim. Ayrıca virüs tarama programı ile sisteminizi gözden geçirin.
Windows XP hakkında aslında bilmediğimiz hala çok şey var. Bunların en çok işimize yarayabileceklerini bir yazıda derleyelim istedim ve beğeninize sundum.
Windows NT zamanlarından beri bir Windows’u hiç bu kadar çok sevememiştim. Windows ME kadar eğlenceli, Windows NT kadar sağlam, Windows 2000 kadar fonksiyonel, yenilikçi ve hepsinden de daha hızlı. Ama insana hiçbir şeyin yetmediği gibi XP de yetmiyor, İlla orasını burasını kurcalayıp, onu daha güzel, daha kişisel hale getirmek bizim doğamızda var. Bir de her şeyi yapsın istersiniz. Bir program kurarsınız, bir bakarsınız çalışmaz. Halbuki aynı program arkadaşınızın Windows 98’inde çalışmıyor muydu? Önceki emektar tarayıcınız, baktınız ki XP tarafından göz ardı edilmiş öylece oturuyor. Neden mi? Tabii ki beğenilmedi. Ya da eski bilgisayarınız o kadar ağır kaldı ki, eski Windows 98’iniz ne kadar hızlı çalışıyorsa yeni kurduğunuz XP o kadar yavaşladı. Aklınız bu harika arabirimi ve fonksiyonelliği size daha hızlı sunabilecek donanımlarda kalmış, belli ki siz de gayet iyi biliyorsunuz ki, size daha fazla hafıza, daha hızlı bir sabit sürücü ve daha hızlı bir işlemci gerekiyor. Peki sürekli donanıma para yatırmak da neyin nesi? Bunun suçlusu Microsoft mu? İyi bir işletim sistemi dizayn edememişler mi?

Windows XP Çok Şey Mi İstiyor?

Suç hiçbirinde. XP kullanmayı kafaya koyduğunuzda ya XP’ye uygun bir bilgisayarınız olmalı, ya da bilgisayarcının yolunu tutmalısınız. Yani mesela Home Edition XP’yi mağazadan 100 dolar civarı bir rakama aldığınızda, maliyetin daha fazla artacağını bilmelisiniz. Hem bilgisayarınıza daha güncel parçalar almalısınız, hem de XP ile çalışmayan parçalarınız çıkarsa yenilemelisiniz. Geri dönüş yok. Yeni bir şey alacaksanız mutlaka XP ile uyumlu olduğundan emin olun. Evet, XP size belli bir maliyet getirecektir, bu kesin. Fakat bir de şöyle düşünün: İstanbul-Ankara arasını uçakla uçmaya karar verdiyseniz bilet fiyatlarına bakıp da sinirlenmenize gerek yok. Pekala otobüsle de gidebilirsiniz. Tercih sizin.

Eski Donanım Sürücüleri

Eski donanımlarınızın XP sürücüleri yoksa ve XP otomatik olarak onları tanımıyorsa, Windows 2000 sürücülerini indirip deneyin. Kurulum sırasında size uyarı mesajları verilse dahi devam etmek istediğinizi ısrarla belirtin. Herhalde 100’e yakın XP kurulumunda yüzlerce kez bunu yaptım ama herhangi bir sorun çıkmadı, yani XP çökmedi, ya da herhangi bir yan etki yaratmadı. Windows 2000 sürücülerinin XP üzerinde çalışma oranını yüzde 90 olarak belirlemek yanlış olmaz sanırım.

Administrator

Bazı programları kurmaya çalıştığınızda, oturumu kapayıp Administrator olarak sisteme girmenizi isterler. Bunun için oturumu kapatmanıza gerek yok. Klavyeden Shift tuşuna basılı tutarak kurmak istediğiniz programın setup dosyasına farenin sağ tuşuyla tıklayın. Çıkan menüden ’Run As..’ seçeneğini seçip daha sonra çıkan pencereden en sevdiğiniz kullanıcı olan Administrator’ı seçerek şifresini girin ve Ok’i tıklayın. Bu olay aynı zamanda başlat menüsündeki programlar için de geçerli oluyor.

Hibernate

Hibernate özelliğini biliyorsunuzdur. Windows’u ’hibernate’ edersiniz, bilgisayarınızı tekrar açtığınızda çok daha hızlı açılır ve de kaldığınız yerden devam edersiniz. Hani çok eski Commodore 64 kullanıcıları bilir. ICE-64 diye bir crack sistemi vardır, bu da ona benziyor. Hafızayı kaydet, sonra kaldığın yerden devam et. Ama bilgisayarınızı kapatırken bu özellik nedense menüde yoktur. Shift tuşuna basılı tuttuğunuzda hemen görünüverir. İlginç doğrusu. Microsoft bu olaya espritüel açıdan bakıyor herhalde. En sevdiğiniz pastayı buzdolabının görünmeyen bir köşesine kaldıran anneniz gibi.

Program Eklemek ve Kaldırmak

Windows XP’yi kurdunuz. Size kurulurken bir şey sorulmadı. Birçok program isteğiniz
dışında kuruldu tabii ki. Sanki zorla Messenger kullanmak zorundasınız. Kullanmasanız da o kendiliğinden kullanılmaya çalışıyor zaten. Bunu anlamak çok güç. Zaten Outlook Express kullanıyorsunuz, açıyorsunuz, Messenger da oradan çıkıveriyor. Kaldıramıyorsunuz. Bunun gibi bazı programları Kontrol Panel’den (Denetini Masası) kaldıramıyorsunuz. Neyse bunları halletmenin de bir çaresi var. XP’yi kurduğunuz sürücüden Windows dizinine girin. Oradan INF dizinindeki gizli dosyalardan biri olan sysoc dosyasını Notepad ile açın. Orada şu şekilde bir dosya yapısı görürsünüz: Yer kaplamasın diye bazılarını yazmadım.

Bu satırlar arasından örneğin Messenger’a göz atalım:
-------------------------------------------------

[Version]
Signature = ’$Windows NT$’
DriverVer=07/01 /2001,5.1.2600.0
[Components]
ims=imsinsnt.dll,OcEntry,ims.inf,,7
fp_extensions=fp40ext.dll,Front-
Page4Extensions,fp40ext.inf,,7
AutoUpdate=oc-
gen.dll,OcEntry,au.inf,hide,7
msmsgs=msgrocm.dll,OcEntry,m
smsgs.inf,hide,7
RootAutollpdate=oc-
gen.dll,OcEntry,rootau.inf,,7
lEAccess=ocgen.dll,OcEntry,ieac-
cess.inf,,7
Games=ocgen.dll,OcEntry,ga-
mes.inf,,7
Pinball=ocgen.dll,OcEntry,pin-
ball.inf,HIDE,7
MSWordPad=oc-
gen.dll,OcEntry,wordpad.inf,HI-
DE,7
ZoneGames=zoneoc.dll,ZoneSe-
tupProc,igames.inf,,7
----------------------------------------------------
Buradaki ’hide’ kelimesini kaldırırsak ve satırın msmsgs=msgrocm.dll,OcE:htry,ms msgs.inf,? şekline gelmesini sağlarsak, Denetim Masasından Add/Remove Programs ve Add/Remove Windows Components altındaki Messenger programını kaldırabiliriz Burada normalde işimize yaramayan ve bilgisayarımızda yer kaplayışlarıyla bile sinir yaratan diğer bileşenleri de aynı şekilde kaldırmak mümkün. Tabii bunların en başında Messenger’ın geldiği kesin.

Bir Yığın Dosyayı Yeniden Adlandırmak

Elimizde bir Resimler dizini var. Bunların isimleri karmakarışık. Bunların arasından istediklerimizi seçip bir sıraya koymamız lazım. Aynı anda 30 dosyanın ismini değiştirmeyi düşündünüz mü hiç? Mesela benim garip isimlerle 30 tane resmim var. Dijital fotoğraf makineleriyle çekilen resimler genelde hep seri numarası gibi garip isimlerle isimlendiriliyor. Bunları unal1, unal2, unal3, vs. şeklinde sıraya sokabilirim. Diğer resimleri de aynı şekilde isimlendirebiliyorum. İstediğiniz dosyaları seçin. Sonra F2’ye basın ve ilk dosyanın değişecek ismini XP size sorsun. Gerisini bırakın, o halletsin. Çok basit ama çok yararlı değil mi?

İnternet Explorer’da Yazı Tipi Büyüklüğü

Çok rahat bir yaklaşım. Bazı web sitelerinde bir marifetmiş gibi yazıları o kadar küçük yaparlar ki, monitöre gözlerinizi sokmadan okuyamazsınız. Yazı tiplerinin büyüklüğünü de her defasında menülerden ayarlamak çok kullanışsızdır. Eğer tekerleği olan bir fareniz varsa, CTRL tuşuna basılı tutarak istediğiniz zaman, hiçbir menüye girmeden, tekerleği hareket ettirin. Bunu diğer programlarda da deneyebilirsiniz. Örneğin şu an kullandığım Open Office’de bile bu özellik çalışıyor. Hatta olayı biraz şekillendirip herhangi bir resme çift tıklayıp açın. XP resmi kendi programıyla gösteriyor. Tekerleği hareket ettirin ve zoom-in ve zoom-out özelliğini rahat bir şekilde kullanın. Hoşunuza gidecek.

Kendi Kendine Kapanmayan Bilgisayar

Eğer ’Kapan!’ dediğinizde XP kapanıyorsa, ama bilgisayarınız kendiliğinden elektriği kesip kapanmıyorsa, sakın suçluyu bilgisayar olarak tespit etmeyin. Birçok insan buna sinir oluyordur eminim. Tekrar rahatlamak için Control Panel’den Power Options’a (Güç Özellikleri) girin, APM’yi aktif hale getirin. Artık sizin bilgisayarınız da XP’den aldığı komut doğrultusunda kapanacaktır.

Gruplaşma

Bir Internet Explorer açarsınız, başlığını ekranın altında Taskbar’da (görev çubuğu) görürsünüz. Bir IE penceresi daha açarsınız, o da diğerinin yanına yerleşir. Bir IE penceresi daha açtığınızda ise grup haline gelirler. 3 pencerenin grup olması size az mı geldi? Daha fazla başlığı aynı anda görmek mi istiyorsunuz? Bunun için Windows XP’de herhangi bir ayar yok. Regedit programıyla halletmemiz gerekiyor. Bulmamız gereken değerin yolu aynen şöyle: HKEY_CURRENT_USER\ Software\Microsoft\ Windows\CurrentVersion\ Explorer\
Advanced Bu yolu takip ettiğinizde değiştirmeniz gereken değer ise şöyle:TaskbarGroupSize’
=dword: 00000003 Burada satırın sonundaki 3 rakamını kaç tane bağımsız pencere açmak istediğiniz doğrultusunda değiştirebilirsiniz. Bu gerçekten çok faydalı oluyor. Büyük ekran bir monitörünüz varsa ve aynı anda 3’den fazla IE penceresi açıyorsanız ki muhtemelen açıyorsunuzdur, daha ekranda bir sürü yer varken 3’den sonra IE pencerelerinin grup haline girmesi biraz mantıksız oluyor.

Yavaş Kapanış

nVIDIA firmasının GeForce ve TNT2 ekran kartlarını hepimiz kullanıyoruz, çünkü fiyat/performans oranı oldukça iyi. Bu kartların yakın tarihlerdeki donanım sürücülerinde XP’de şöyle bir sorun meydana geliyor. Sürücüler sisteme nVIDIA Driver Helper Service adında bir servis yüklüyor. Servis olarak yüklendiği için, açılırken ve kapanırken ruhumuz duymuyor. Fakat genelde çok yavaş kapatıyor kendini. Bu da XP’nin yavaş kapanmasına neden oluyor. Hem de boşuna hafızadan yiyor. Bunu iptal etmek için, Administrative Tools’dan Servislere girin ve NVSvc isimli servisi durdurup başlangıç biçimini manual hale getirin. Bir daha sorun çıkarmayacaktır.
Network Bağlantıları
Ağ üzerinde başka bir bilgisayara bağlanırken, XP öncelikle Scheduled Tasks’a
(Zamanlanmış Görevler) bakar. Nedense bu bazen ilk bağlanırken 30 saniyeye varan
yavaşlamalara neden olur. Bunu engellemek için regedit’i açalım ve HKEY_LOCAL_MACHINE/ Software/Microsoft/ Windows/Current Version/ Explorer/RemoteComputer/ NameSpace yolunu bulalım. Buradan şu ’anahtarı’ bulup silelim: {D6277990 4C6A11CF 8D87 OOAA0060F5BF).
Ve Windows XP’yi yeniden başlatın.

Biraz konuyu toparlayarak, ufak ipuçlarıyla sonlayalım.

1. Acaba Windows’umun Aktivasyonu Yapılmış Mı?

Start” Sonra da “Run” ı klikleyin ve karşınıza çıkan boşluğa “C:\Windows\ system32\oobe\
msoobe.exe /a” yazın ve ENTER`e basın Eğer Windows’unuzu D dizinine veya başka bir yere kurduysanız “C:\” yerine “D:\” veya Windows’unuzun kurulu olduğu dizini girin.(NOT: Windows XP sayfasından xp.reg v001 ‘i indirdiyseniz muhtemelen aktivasyon yapılmış görünecektir).

2. Bios Şifre Kırma Yöntemleri

1. Ana kartın pilini çıkartın, yarım saat bekleyin, tekrar taktığınızda şifre kalkar.
2. Bios pilinin yanında bir jumper vardır. 3 pinlidir. Jumperi oradan çıkartın, bir yanındakine takın, sonra hemen eski yerine geri takın, Bios’u resetler.

a. BIOS Features Setup’taki "CPU Internal Cache" ve "External Cache" ayarlarını "Enabled" durumuna getirin. Böylelikle ilk hızlandırma işlemi halledilmiş olur.
b. Çoğu Board üreticisi, "BIOS Features Setup"taki "Boot-up System Speed"e menü seçeneği olarak yer vermemektedir. Fakat buna rağmen yine de varsa, buradaki ayar "High" olarak yapılmalıdır. Çünkü "Low", işlemciyi oldukça yavaşlatır.

3. Girilemeyen Siteler

Tecrübe iyidir. Beraberinde gelişim gelir. Başıma gelen acı tecrübe ve edindiğim bilgileri
belki aynı sıkıntıyı yaşayanlar olabilir diye paylaşıyorum. Sistemime dışarıdan müdahale
ile bir şeyler değiştirilmiş. Kendimi savunmak için kullandığım Norton AV ve PF (Personal
Firewall) update yapmıyordu. Birşeylerin ters gittiğini sezinledim. Browser’a
color=#0000ffwww.symantec.com yazıyordum ancak site açılmıyordu. Kaspersky.com, Panda, vs. güvenlik
yazılım şirketleri açılmıyordu. Ancak diğer sitelere girebiliyordum. Bu nasıl olabilirdi. Aklıma
hosts dosyası geldi. Bu dosyanın yeri; C:\WINDOWS\system32\drivers\etc klasöründedir.
(Win 98 de system32, system olacak). Bu dosyayı açmak için sağ tıklayın. Birlikte açılacağı
program için notepad’i seçin. Ancak bu tür dosyaları açmak için her zaman bu programı kullan seçeneği işaretli olmasın. Bir de ne göreyim? Giremediğim tüm siteler local host’a tanımlanmış durumdaydı. Yani browser istemimi, internette değil, HDD’de arıyor, local host’umda host
edilen böyle bir site olmadığı içinde sayfa görüntülenemiyor uyarısı alıyordum.

Dosyanın orijinali, açtığınızda şu şekilde olmalıdır.

# Copyright (c) 1993-1999 Microsoft Corp.
#
# This is a sample HOSTS file used by Microsoft TCP/IP for Windows.
#
# This file contains the mappings of IP addresses to host names. Each
# entry should be kept on an individual line. The IP address should
# be placed in the first column followed by the corresponding host name.
# The IP address and the host name should be separated by at least one
# space.
#
# Additionally, comments (such as these) may be inserted on individual
# lines or following the machine name denoted by a ’#’ symbol.
#
# For example:
#
# 102.54.94.97 rhino.acme.com # source server
# 38.25.63.10 x.acme.com # x client host

127.0.0.1 localhost

Bende ise şu şekilde idi;

# Copyright (c) 1993-1999 Microsoft Corp.
#
# This is a sample HOSTS file used by Microsoft TCP/IP for Windows.
# This file contains the mappings of IP addresses to host names. Each
# Entry should be kept on an individual line. The IP address should
# be placed in the first column followed by the corresponding host name.
# The IP address and the host name should be separated by at least one
# space.
#
# Additionally, comments (such as these) may be inserted on individual
# lines or following the machine name denoted by a ’#’ symbol.
#
# For example:
#
# 102.54.94.97 rhino.acme.com # source server
# 38.25.63.10 x.acme.com # x client host

127.0.0.1 localhost
127.0.0.1 color=#0000ffwww.symantec.com
127.0.0.1 color=#0000ffwww.kaspersky.com
............

şeklinde tam 50 tane site tanımlı idi. Tüm altta yer alan siteleri sildim ve kaydedip kapattım. İşte o an problemi çözmüştüm. Bu zararlı kullanımı. Bir de faydasına bakalım. Evlisiniz, eşiniz veya çocuğunuzun girmesini istemediğiniz siteyi buraya tanımlayın, olsun bitsin.

4. Aynı Sunucundan İkiden Fazla Download Yapmak

Genellikle internetteki belirli bir sunucudan dosya indiriyorsunuz. Bu nedenle birçok dosyanın aynı anda paralel olarak indirilmesini istiyorsunuz. Ancak Internet Explorer 6, sadece iki dosyanın aynı anda indirilmesine izin veriyor. Söz konusu sınır sadece aynı sunucudan dosya download ederken karşınıza çıkacaktır. Şayet birden fazla sunucudan dosya indiriyorsanız, aynı anda çok sayıda download başlatabilirsiniz. İsterseniz Kayıt Defteri’nde yapacağınız küçük bir değişiklik ile bu sınırı ortadan kaldırabilirsiniz. Bunun için ilk olarak Kayıt Düzenleyicisi’ni çalıştırın ve ekrana gelen pencere üzerindeki “HKEY_CURRENT_USER\
Software\Microsoft\Windows\CurrentVersion\Internet Settings” anahtarını etkinleştirin. Şimdi buraya iki yeni öğe eklemelisiniz. İlk olarak Düzen/Yeni/DWORD Değeri komutunu çalıştırın ve yeni öğeye isim olarak “MaxConnectionsPerServer” girdikten sonra [Enter] tuşuna basın. Düzen/Değiştir komutunu çalıştırın ve maksimum bağlantısı sayısını ifade eden
değer olarak “8” girin. Bu download hızını arttıracaktır. Ancak bant genişliğinizin kapasitesini göz önünde bulundurarak aynı anda çok fazla download başlatmamalısınız.Aynı işlemi tekrar edin ve “MaxConnectionsPer1_0Server” adında yeni bir DWORD değeri oluşturun. Bu öğenin değerini de “8” olarak değiştirin ve Kayıt Düzenleyicisi’ni kapatın.

5. Aranızda Dosya Transferi İçin Kullanabileceğiniz Muhteşem Bir Hizmet

http://s2.yousendit.com/

1 GB ye kadar gönderebilirsiniz. Alıcıya link içeren bir e-mail gönderiliyor ve bu siteden dosyayı download edebiliyor. Ancak, bu dosya 7 gün içerisinde indirilmeli. Ayrıca aynı dosya sınırlı sayıda indirilebilir.


6. Ekle/Kaldır Listesinden Silinmeyen Program İsimlerinin Silinmesi


Bazen yanlışlıkla programı bilgisayarınızdan silmek için programın klasörünü silersiniz.
Bu durumda Denetim Masası/Program Ekle-Kaldır da o programı kaldırmaya çalıştığınızda
kalkmaz. Bunun için Tweak-Ui yardımcı programını kullanabilirsiniz. Yoksa Başlat/Çalıştır
/regedit’i çalıştırın. (Çalıştır’ı klavyeden çalıştırmak için Win tuşu ile R tuşuna basın).
1- HKEY_LOCAL_MACHINE ’i yanındaki + yı tıklayın, açılan listeden;
2- Software ’i açın, aynı şekilde takip edin
3- Microsoft ’u açın
4- Windows ’u açın
5- CurrentVersion ’u açın
6- Uninstall’ ı açın
(Bilgisayarım\HKEY_LOCAL_MACHINE\ Software\ Microsoft\ Windows\ CurrentVersion\
Uninstall) Burada Program-Ekle kaldır’daki listeyi göreceksiniz. Listeden kaldıramadıklarınızı
DEL tuşuna basarak silin.

7. İnternet Hızı Nasıl Arttırılır?

Önce Başlat ve Çalıştır hanesine regedit yazıp Enter’a basın.
1. HKEY_LOCAL_MACHINE/Enum/Root/Net adı altındaki 0000 ve 0001 gibi alt anahtarları bulun.
2. Bu rakamın yanındaki + işaretine basıp oradan Binding’i tıklayın. MSTCP/0000 veya MSTCP/0001 satırındaki 4 haneli rakamı bir kenara yazın (0000 veya 0001 gibi).
3. HKEY_LOCAL_MACHINE/Enum/Root/NetWork/MSTCP/ altında demin bulmuş olduğunuz rakama tıklayın.
4. Sağda Driver yazan yerden NetTrans/0000 gibi bir değeri, bir yere not edin.
5. HKEY_LOCAL_MACHINE/System/CurrentContSet/Services/ Class/NetTrans/ altında, kenara not ettiğiniz rakamlı anahtarı bulun ve ona tıklayın.
6. Sağda boş alanda sağ tuş/Yeni/Dize değeri deyip yeni dize yaratıp adını MaxMTU olarak verin. Tekrar sağ tuş Modify deyip değer olarak 576 verin.
7. Bilgisayarı kapatıp açın. Bunlara ilave olarak: Denetim masası/ Ağ yazan yere tıklayın ve TCP/IP dışındaki NetBeu ve IPX/SPX olan protokolleri kaldırın.

8. Dialer ve Korunma

C:\Documents and Settings\All Users\ApplicationData\Microsoft\Network\Connection s\
Pbk\ klasöründeki rasphone.pbk isimli dosyayı salt okunur olarak ayarlayın. Dialer’lar çevirmeli bağlantı oluşturamazlar, sadece mevcut internet bağlantınızı kesebilirler ve ekranınıza telefon defterine yazılamıyor. Hata 624: Sistem, telefon defteri dosyasını güncelleştiremedi şeklinde bir hata mesajı çıkar. Bu söylediklerim bağlantınızı bilgisayarınızın diğer kullanıcılarıyla da paylaşıyorsanız geçerli, aksi takdirde C:\Documents and Settings\ klasöründe gizli dosyaları da işin içine katarak *.pbk şeklinde bir arama yapın ve çıkan dosyaları salt okunur olarak ayarlayın.

9. Sürücüleri Görünmez Yapmak

Bilgisayarınızı başka kullanıcılarla paylaşıyor ve özel bilgilerinizin gizli kalması için bir sabit disk partisyonunda sakladığınız verilere erişimi zorlaştırmak istiyorsunuz. Kayıt Defteri’nde yapılacak küçük bir değişiklik, sürücülerin görünmezlik zırhına sarılmalarını sağlar. Bunun için ilk olarak Başlat/Çalıştır komutunu çalıştırın ve ekrana gelen penceredeki Aç kutusuna “regedit” yazdıktan sonra Tamam düğmesine tıklayarak Kayıt Düzenleyicisi’ni çalıştırın. Ekrana gelen penceredeki “HKEY_CURRENT_USER\Software\Microsoft\Windows \
CurrentVersion\Policies\Explorer” anahtarını etkinleştirin. Düzen/Yeni/DWORD Değeri komutunu kullanarak bu anahtar altında “NoDrives” adında yeni bir öğe oluşturun. Yeni öğeyi seçtikten sonra Düzen/Değiştir komutunu çalıştırın ve ekrana gelen penceredeki Değer Verisi kutusuna onaltılık düzende bir değer girin. Bu değer, hangi sürücünün gizleneceğini belirtir. Örneğin, “A:”, “B:”, “C:”, “D:”, “E:” ve “F:” ismindeki sürücüler için her adımda iki ile çarpılan 1, 2, 4, 8, 10, ve 20 onaltılık sayı değerlerini kullanabilirsiniz. Buna karşılık aynı anda birden fazla sürücüyü gizlemek için de karşılık gelen değerleri toplamalısınız. Örneğin, “C:” ve “D:” isimli sürücülerin görünmesini engellemek istiyorsanız “C” (=8+4) onaltılık değerini kullanmalısınız. Daha sonra Tamam düğmesine tıklayın ve Kayıt Düzenleyicisi’ni kapatın. Windows’u kapatıp, yeniden açtıktan sonra söz konusu sürücüler görünmez olacaklardır. Ancak bu noktada sürücülerin sadece gezgin ve dosya iletişim pencerelerinde görünmez olduklarına dikkat etmelisiniz. Buna karşılık söz konusu sürücülere DOS komut satırını kullanarak erişmek mümkündür

10. Sistem Dosyalarının Kontrolü

Eğer sisteminiz garip hatalar vermeye başladıysa veya Mavi ekranlarla karşılaşmaya
başladıysanız, muhtemelen sistem dosyalarınızdan biri bozulmuştur. Windows XP sizin
için sistem dosyalarını bir defaya mahsus veya düzenli aralıklarla kontrol edebilir.
Bunun için ihtiyacınız olan şey, Windows Cd sini Cd-Rom’a takmak ve Start Run deyip
cmd komutu vererek Ok demek ve açılan ekranda sfc/scannow komutunu vermektir.

11.Gereksiz Hizmetleri Durdurun

Start/Run deyin ve açılan boşluğa: services.msc yazın ve Ok deyin. Sonrasında alttaki resimde sarı çizgiyle işaretlenmiş hizmetleri Disable yapın ki sistem kaynaklarından biraz olsun tasarruf edin.

12. Internet Bağlantı Hızınızı Arttırın

1. "Administrator" olarak sisteme giriş yapın (sistem boot ederken F8 e basın ve güvenli mod’da administrator olarak girin).
2. start - run - gpedit.msc yazın.
3. "local computer policy" branşına klikleyin.
4. "administrative templates" branşına klikleyin.
5. "network branşına klikleyin.
6. Solda yer alan "QoS Packet Scheduler"a klikleyin.
7. Sağ pencerede gördüğünüz "limit reservable bandwidth" e klikleyin.
8. Setting adı altındaki boşluğa tik koyun, "enabled" demiş olun.
9. "Bandwidth limit %" değerini 0 yapın (böylece sınırlamayı % 0 yapmış olduk, yoksa % 20 yi biz kullanamıyorduk). Bunlardan sonra isterseniz QoS Packet Scheduler ‘i disable edebilirsiniz ama yukarıdakini yaparak işi sağlama almış olduk.

13. FAT32 yi NTFS ye Dönüştürelim

FAT32 kullanan arkadaşlar, bir gün dosya sistemlerini NTFS ye dönüştürmek isterlerse, bunu data kaybı olmaksızın ve de ek software’e gerek olmaksızın yapabilirler, çünkü Windows XP bizim hizmetimize convert diye bir araç sunmuş.
DİKKAT: Geri dönüş yok ve bu dönüşüm sadece FAT32 den NTFS ye yapılabilir. "convert c: /fs:ntfs /v" Bu komutla C diskimizin dosya sistemini Fat32 den NTFS ye dönüştürmüş oluruz.

14. Service Pack 2 yi Kurduktan Sonra Yaşanan XP Başlama Sorunu:

Mavi Ekran veya sürekli yeniden başlayan bir XP, genellikle uyumsuz bir hardware veya software’in habercisidir. Bu problemi aşmak için:
1. Sistemi boot ederken F8 Tuşuna basın.
2. Güvenli Mod’u seçin.
3. Sistem açıldıktan sonra Bilgisayarım simgesini sağ klikleyin.
4. Properties ‘i seçelim.
5. Advanced altında Startup und Recovery ‘i seçelim.
6. Daha sonra edit butonunu klikleyelim.
7. BOOT.INI dosyasını notepad ile açın ve şu alttaki satırı bulun:
[operating systems]multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)\WINDOWS="Micro soft Windows XP Professional" /noexecute=optin /fastdetect
8. noexecute yi execute yapalım, sonrasında satır şöyle görünecektir:
[operating systems]multi(0)disk(0)rdisk(0)partition(1)\WINDOWS="Micro soft Windows XP Professional" /execute=optin /fastdetect
9. Değişiklikleri kaydedip editörü kapatın ve PC yi yeniden başlatın.

15. Bazı Önemli Linkler

DirectX linki:

http://www.microsoft.com/downloads/d...-914185249413/

XP Sp2 linki:

http://www.microsoft.com/downloads/d...isplaylang=en/

Internet Explorer icin Java download:

http://www.java.com/en/download/manual.jsp/

16. Windows’un Zip Fonksiyonunu Kapatalım

Windows XP nin kendi Zip fonksiyonu, hızlı sistemlerde performans farkı yaratmaz, fakat yavaş bir sistemde P3 500 gibi tam bir performans freni olabilir. Bunu önlemek için de kaldırılıp yerine WinZip kullanımı önerilir. Start/Run deyip aşağıdaki komutu girelim ve Ok diyelim. regsvr32/u zipfldr.dll Eğer ileride tekrar bu fonksiyonu kullanmak isterseniz komut satırına aşağıdakini girin: regsvr32 zipfldr.dll

17. Messenger’ı Kaldıralım


Messenger’e ihtiyacı olmayanlar bu programı tamamen kaldırabilirler. Microsoft’un 2005 başında çıkardığı Spyware Finder programının Messenger’i spyware olarak bulması da ayrıca ilginç bir not. Bu arada Messenger’in kullanılmadığı durumlarda bile Microsoft’a verilerinizi yolladığını da belirtelim. O nedenle ben yeni kurduğum bir sistemde ilk olarak Messenger’i yok ediyorum. Bunu yapmanın yolu: Start > Run > RunDLL32 advpack.dll,LaunchINFSection
%windir%\INF\msmsgs.inf,BLC.Remove Ok deyip ajan programı etkisiz hale getirin.

18. Sistem Açılışını Hızlandırın

Start/Run deyip aşağıdakini yazın. defrag c: -b

19. Boşuna Aramasın


Her açılışta Win XP Netzwerk ‘te data ve dosya arar. Bu da daha yavaş bir açılış yaratmaktadır. Bu gereksiz fonksiyonu kapatmak için:Bilgisayarım’ı çift klikleyin, açılan penceredeTools daha sonra Folder Options ‘u seçin ve sonrasında View ‘i aktif hale getirin. Burada alt kısımda;Files and Folders altında Automatically search for network folders and Printers seçeneğinin yanındaki Tik ‘i kaldırın.

20. Başlangıçtaki Password’leri Yönetmek


Start > Run > control userpasswords2 > Ok deyin.

21. IP Adresimiz Nedir Acaba?


1. Aşağıdaki komutu olduğu gibi Copy, Paste ile Notepad ‘e yapıştıralım ve Notepad ‘teki File Save As komutunu kullanıp *.txt yerine ip.vbs yazalım ve kaydedelim.

strComputer = "."
Set objWMIService = GetObject("winmgmts:\\\" & strComputer & "\root\cimv2")
Set IPConfigSet = objWMIService.ExecQuery _
("Select IPAddress from Win32_NetworkAdapterConfiguration where IPEnabled=TRUE")
For Each IPConfig in IPConfigSet
If Not IsNull(IPConfig.IPAddress) Then
For i=LBound(IPConfig.IPAddress) to UBound(IPConfig.IPAddress)
WScript.Echo IPConfig.IPAddress(i)
Next
End If
Next

Artık çift kliklediğimizde IP adresimizin görünüyor olması lazım.
2. Eğer Windows NT/2000/XP kullanıyorsanız Start/Run deyip cmd > ipconfig yazabilir ve enter ile IP bilginizi öğrenebilirsiniz.

22. Disable Windows Scripting Host (WSH)


Son zamanların moda virüsleri genellikle e-maillerden geliyor ve Vb ile yazılmış otomatik komutlar içeriyorlar. Genellikle de kullanıcının haberi olmaksızın birçok fonksiyonu harekete geçirebiliyorlar.Microsoft Windows Scripting Host (WSH) ‘u vbscript tabanlı programları çalıştırabilmek için inşa etti ve Windows 2000/Xp‘nin içinde otomatik olarak gelmektedir.Sisteminizde WSH un aktif olup olmadığını anlayabilmek için: Start / Run / cmd yazın enter’layınve Dos benzeri ekrana wscript yazıp Ok deyin. Eğer Windows Script Host Settings diye bir pop-up açıldıysa WSH aktif demektir.Veya bunlarla uğrasmayıp color=#0000ffSymantec s Noscript.exe ‘i download edin ve böylece istediğiniz zaman WSH i aktif veya deaktif edersiniz.

23. Dizin Oluşturma Hizmetini Kapatın

Windows XP, harddisk içindeki tüm dosyaları, daha sonra yapılacak aramaları hızlandırmak için dizinler halinde hafızaya alır. Bu dizinleme işlemi dosya ile yapılan işlemleri yavaşlatır. Bunu kapattığınızda bilgisayarınız daha hızlı çalışacaktır. Bilgisayarım simgesine girip C: ve/veya D: sürücü simgesine (yani harddisklerinize) sağ tıklayın ve özelliklere girin. Açılan pencerede en altta "Hızlı arama için Dizin Oluşturma Hizmeti bu diski dizinlesin" seçeneğinin işaretini kaldırın ve uygulayın.

24. Explorer Hızlı Açılsın

İnternet Explorer programı XP üzerinde gayet yavaş açılır. Bu programı mümkün olan en hızlı şekilde açabilmek için masaüstündeki ya da başka bir yerdeki kısayoluna sağ tıklayıp özelliklere girin ve Hedef kısmında yazılı "C:\Program Files\Internet Explorer\IEXPLORE.
EXE" sonuna -nohome ekleyin. Yani şu şekilde görünmelidir: "C:\Program Files\Internet Explorer\IEXPLORE.EXE" -nohome Artık Explorer başlangıç sayfası açmaya çalışmayacak
ve hızlı açılacaktır.

25.Çöp Kutum (Recycle Bin) Kayboldu

Registry ‘i açıp aşağıdaki anahtarı arayın: HKEY_LOCAL_MACHINE\Software\Microsoft\Windows\
CurrentVersion\Explorer\Desktop\NameSpace. "NameSpace" altına yeni bir key açın. Bunu "NameSpace" i sağ klikleyip New Key diyerek yapabilirsiniz ve değer olarak ta: {645FF040-5081-101B-9F08-00AA002F954E} değerini verin. Sonrasında Registry ‘i kapatıp Desktopta F5 e basın. Şimdi çöp kutunuzun geri gelmiş olması lazım.

26. XP yi Format Atmadan Kurtarmak

Windows’un yeniden kurulumu kuşkusuz tüm ayarların kaybedilmesi anl----- geliyor.
Ancak küçük bir hile yardımıyla Windows’u yeniden kurabilir ve buna rağmen yapılandırma
bilgilerinizi de koruyabilirsiniz. Bunun için XP CD’nizi sürücüye yerleştirin ve Başlat / Çalıştır komutu ile ekrana gelen penceredeki Aç kutusuna aşağıdaki ifadeyi girdikten sonra Tamam düğmesine tıklayarak çalıştırın: D : i386 Winnt32. unattend Bunun sonucunda kurulum
işlemi başlayacak ve tüm önemli dosyaları onaracaktır.
Devamını okuyun...>>



bağlama ile Black Eyed Peas in Pump it adluı şarkısını çalan arkadaşımıza bakın=)
Devamını okuyun...>>




Google ın sempatik ve çocuksu logosunu kendi isminize sitenize vs. düzenlemek için bir site http://www.gogloco.com/ a girip isminizi/sitenizi yazıp tıkladıgınız zaman size özel google logosu gibi bir logo çıktıgını göreceksiniz.




iyi eğlenceler

Devamını okuyun...>>


Çin genç nüfusun yüzde 14’ünün internete bağımlı olduğu gerekçesiyle açtığı rehabilitasyon merkezlerinde düşük voltajlı elektrik şoku vererek internet bağımlılarını tedavi ediyor.
Şimdiye kadar alkol ve madde bağımlılığına karşı savaşta en başarılı ülkelerden biri olan Çin, hem bu yönüyle takdir toplamış hem de uyguladığı sert yöntemler yüzünden eleştirilmişti. Çin şimdi de gençlerin yüzde 14’ünün internet bağımlısı olabileceği istatistiğinden yola çıkarak, Komünist Gençlik Ligi’nin ‘çok ciddi bir sosyal problem’ olarak tanımladığı bu bağımlılığa karşı önlem almak için yeni ceza yöntemleri geliştiriyor.
Çin son yıllarda Güney Kore, Tayland ve Vietnam gibi gençlerin internet kullanımını kısıtlamak için çalışmalara başladı. Devlet gençlerin internet kafelere girişlerini engelleyen yasalar çıkarırken bir yandan da internet üzerinden oynanan oyunların 5 saat sonra kendi kendilerine kapanmaları için bir uygulama başlattı.

İnterneti çok kullanmanın gerçekten bağımlılık olup olmadığı konusu bütün dünyada psikologlar tarafından tartışılıyor. Konunun bağımlılık olarak görülmesi gerektiğini söyleyenler insanların internet uğruna sosyal hayatlarını bitirmesini, okul ve işlerini aksatmasını kanıt olarak gösteriyorlar.

Fakat başka ülkeler Çin gibi davranarak internet girişini kısıtlamadı, siteleri sansürlemedi, ya da internet üzerinden ifade edilen farklı siyasi görüşleri takip altına almadı. Google gibi internet şirketleri de Çin’i kınamak yerine bu isteklerine ses çıkarmadığı için çok kere eleştirilerin hedefi olmuştu.

Internet bağımlılığı kampanyası kapsamında Çin hükümeti 8 rehabilitasyon kliniğine maddi destek sağlıyor.

DÜŞÜK VOLTAJLI ELEKTRİK ŞOKLARI
Daxing’de bir klinikte yaşları 12 ila 24 arasında değişen 60 hastanın çoğu ebeveynleri tarafından buraya getirilmiş, ve ayda Çin’de ortalama bir maaşın 10 katı fazla olan 1300 Amerikan doları ücretle burada tedavi görüyorlar.

Eski bir askeri araştırmacı olan ve daha öncesinde de eroin bağımlılarının tedavisiyle ilgilenen Tao Ran tarafından yönetilen merkez danışmanlık, askeri disiplin, ilaç, hipnoz ve düşük voltajlı elektrik şoku tedavisiyle internet bağımlılarını iyileştirmeye çalışıyor.

Tao, şimdiki hastalarıyla eski hastaları arasında benzerlik gördüğünü ve bu yüzden de tedavinin kolaylaştığını ifade etti. “Örneğin bir hastaya internete girmek istediğinde izin vermediğiniz zaman onda fiziksel bir tepki de gözlemliyorsunuz. Bu da madde bağımlılarının tepkisinden farklı değil. Ayrıca bugün yarım saatliğine internete girip ertesi gün bu süreyi 45 dakikaya çıkarma isteği de alkole bir kadehle başlayıp sonra bunu yarım şişeye çıkarmayı istemeye benziyor.”

Sıkı disiplinin uygulanan merkez bir askeri üste kurulmuş. Merkez kapılarındaki demir parmaklıklar ve kilitlerle dikkat çekiyor.

Merkezin ilk katında agresif davranışlar gösteren, motivasyon ve uyku bozukluğundan çeken gençlerin tedavi edildiği sıcak ve iyi ışık alan odalar bulunuyor. Diğer katlarsa mavi-gri renklere boyanmış, ve gençleri dinç tutmak için soğuk tutuluyor.

İç Mongolya’dan kliniğe gelmiş olan 21 yaşındaki Yu Bo ve Hebei Bölgesi’nden 15 yaşındaki Li Yanjiang bilgisayar başında 4 saat kadar vakit harcadıklarını ve günlük hayatlarının bundan etkilenmediğini, ancak ailelerinin onların kliniğe yatmalarını istediğini söylüyor. Yu kendisini denemek için gelmeyi kabul ettiğini söylerken Li ailesinden uzaklaşmak için gelmeyi kabul ettiğini söylüyor.

22 yaşındaki işletme öğrencisi He Fang da internette oyun oynamaya başladıktan sonra notlarının düştüğünü, kliniğin ona “düşünce tarzını değiştirmesi” konusunda yardımcı olduğunu söylüyor.

Kliniğin 3. katındaki ağır vakalarla ilgili konuşmaktan herkes çekiniyor. Tao, burada kalan hastaların 4-5 senedir internete bağımlı olduğunu, ve danışmanlık servisi almayı reddettiklerini söylüyor. Hatta hastalardan biri bileklerini kestiyse de kurtarılmış. Buradaki gençler 24 saat gözetim altında tutuluyor.

Tao 3. kattakiler dışındaki hastaların çoğunun tedavi sonrasında hayatına normal bir şekilde devam ettiğini söylese de, Shanghai’da internet bağımlılığı araştırması yapan psikolog Guo Tiejun merkezin sert tedavi metodları açısından fazla ileri gittiğini söylüyor. Tiejun yumuşak bir yaklaşımın daha etkili olacağını düşünürken, Çin bu uygulama konusunda dünyadan tepki çekmeye devam ediyor.

Devamını okuyun...>>

Google kişiselleştirilmiş anasayfayı yani igoogle olarak tabir edilen bölümü artık çoğumuz biliyoruz ve kullanıyoruz.

Şimdi ise, bu temalar bize yetmiyor. Daha fazla ve değişik temalar görmek istiyoruz diyenleriniz için, Google sesinizi duyana kadar alternatif planlar mevcut. Kişiselleştirilmiş Google anasayfanıza (igoogle) yeni bir modül ekleme yöntemiyle birçok farklı temaya ulaşabiliyorsunuz. Örnek olarak yukarıdaki google ın hazır temasını koydum. Ve bu modül sayesinde arzu ederseniz siz de bir tema yaratabiliyorsunuz. Google modülünü eklemek için buradan alalım. Fonksiyonları oldukça fazla olan bu tema odaklı modülün gelişimini izlemek veya katkıda bulunmak için de burayı takip edebilirsiniz.
Devamını okuyun...>>

Dereceler 28’i göstermeye başladığında koltuk altların başta olmak üzere vücudunun her yeri nemlenir. Sinir bozucu ama bir o kadar da gerekli bir durum bu aslında. Çünkü vücut ısın 37 derecenin üzerine çıktığında baş ağrısı, mide bulantısı, baş dönmesi gibi sorunlar yaşayabilirsin. Biraz daha yükseldiğinde ise “sıcak çarpması” na maruz kalabilirsin. İşte bu nedenle cildindeki minik dereceler harekete geçer. Kırmızı alarm verildiğinde ter bezleri çalışmaya başlar.
Terin vücudu soğutması bazı kimyasal reaksiyonlara bağlı. Terlemeyle atılan sıvı, cilt yüzeyini soğutmaya başlar. Sıvı soğudukça cilt de soğur. Böylece kan, kılcal damarlar yoluyla cildin en alt tabakasına ulaşır ve kendini soğutur. Soğumuş kan, hızla kalbe ve beyine pompalanarak vücudun soğumasını sağlar. Biraz karmaşık gibi görünse de son derece mantıklı öyle değil mi?
Bu mekanizmanın sağlıklı olarak işleyebilmesi için, iki temel kural var. Birincisi ince giyinmen. Terin vücudu soğutabilmesi için, bir an önce havayla temas ederek soğuması gerektiğinden ince ve pamuklu giysiler giymekte fayda var. Naylon ve kalın giysilerin ise bunu başarabilmesi mümkün değil. Çünkü hızla kuruyan ve kalın giysiler içinde hapsolan ter bir süre sonra kokmaya başlıyor.
İkinci temel kural ise bol su içmen. Çünkü sıvıyla birlikte birçok değerli mineral atılmış oluyor. Eğer bu mineraller tekrar geri almazsan, enerji açığı ortaya çıkabilir ve tansiyon düşmesi, baş ağrısı gibi rahatsızlıklar yaşayabilirsin. Ancak içeceğin sıvının sıcaklığı çok önemli. Sıcak içecekler daha fazla terlemene yol açarken, çok soğuk içecekler de kan dolaşımını zorlayabilir.
Her ne kadar terlemeye ihtiyacımız olsa da ter kokusu kötü bir şey! Normal şartlarda ter, kokusuzdur. Ancak vücudun bazı bölgelerinde, özellikle koltukaltında bulunan koku bezleri, terlemeyle birlikte bir koku salgılar. Bu koku da rahatsız edici değil. Hatta cinsel uyarıcılığı bile var. Ne var ki bu koku, cilt yüzeyindeki bakterilerle birleştiğinde sonuç tam bir felaket oluyor. Bunu önlemek aslında çok da zor değil. Özellikle ter kokusuna karşı üretilen yığınla kozmetik ürünü varken… Ama hepsinden önemlisi her gün düzenli olarak duş almak. Buna imkanın yoksa, en azından koltukaltı bölgeni sabunlu suyla yıkayabilirsin. Bu arada giysilerini de her gün değiştirmeyi unutma! Özellikle tişörtünü yazın sıcak günlerinde asla iki gün üst üste giymemelisin. Gelelim parfüm ve deodorant konusuna… Bir kere bunların hiçbirini terin üzerine sıkma! Aksi taktirde parfümünün kokusu terle karışacak ve çok daha kötü bir kokuya neden olacaktır. Bunun dışında anti-presparant denilen ter önleyici sticklerden de yararlanabilirsin. Böylece aşırı terini kontrol altına almış olursun.
Devamını okuyun...>>

Merhabalar Linux un bir versiyonu olan Ubuntu nun 7,04 versiyonunu internet üzerinden sipariş ederek evinize kargoyla getittirebilirsiniz hemde tamamen BEDAVAYA..

Nasıl mı?
Şimdi https://launchpad.net/+login?origin=shipit-ubuntu adresine girerek üye olduktan sonra http://shipit.ubuntu.com a girerek oluşturdugunuz üyelikle bu sitede oturum açarak ubuntu için sipariş verebilirsiniz istediğiniz sayıda ubuntuyu üreten firma iki ayrı seçenekte ubuntu yayınlıyor 32 bit ve 64 bit olmak üzere.sizde istediğiniz miktarda isteyebilirsiniz cd leri ben 40 tane cd sipariş ettim. Şimdi diyebilirsiniz 40tane cd yi neden aldın yada o kadar cd ne işine yarayacak gibisinden,bildiğiniz gibi linux açık kaynak kodlu bir işletim sistemi tamamiyle ücretsiz ve linux u geliştiren firmalar açık kaynak kodu desteklemek ve linux kullanımını artırmak için linux u bu şekilde dağıtıyorlar neden 40tane sorusuna ise şöyle cevap verebilirim linux kullanımının artması için firmadan istediğiniz sayıda isteyebiliyorsunuz arkadaşlarınıza dağıtmak için,cd ler yurtdışından geliyor ve 2-3 hafta arası bir sürede geliyor. Evinize kargo ile geliyor ve sizden kargo ücreti bile istenmiyor herşey ama herşey firma tarafından kaşılanıyor.

Size de kullanmak kalıyor;)

hepinize kolay gelsin...
Devamını okuyun...>>






































































































Devamını okuyun...>>

Bir Fenerbahçe galibiyet kutlamaları sırasında çekilmiş bir görüntü.
Devamını okuyun...>>

*Bitkiler Piramit'in içinde daha hızlı büyürler.

* Piramit'in içine bırakılmış su, 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

* Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku vermeden Piramit içinde mumyalanır.

* Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir Piramit'in içinde daha çabuk iyileşme eğilimi gösterir.

* Piramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur; araştırmacıların çoğu, ya içinde kayboldular ya da aynı yerde birkaç tur attılar, fakat içlerini göremediler.

* Piramitlerin içi yazın soğuk kışın sıcak olur

* Büyük Piramitin açilari, Nil'in delta yöresini iki esit parçaya bölerler.

* Gize'deki üç piramit aralarinda bir Pitagor üçgeni olacak sekilde düzenlenmislerdir.Bu üçgenin kenarlarinin birbirlerine göre orani 3:4:5'dir.

* Büyük Piramitin tabininin yüzeyi,anitin yarisinin iki katina bölündügünde pi=3,14 sayisi elde edilir.

* Büyük Piramitin dört yüzeyinin toplam yüzölçümü,piramit yüksekliginin karesine esittir.

* Büyük Piramit,dünyanin kara kitlesinin merkezinde yer aliyor.

* Büyük Piramit,dört ana yöne göre düzenlenerek insa edilmistir.

* Piramit dev bir günes saatidir.
Ekim ortasiyla Mart basi arasinda düsürdügü gölgeler mevsimleri ve yilin uzunlugunu gösterirler.

Piramiti çeviren tas levhalarin uzunlugu bir günün gölge uzunluguna esittir.
Bu gölgelerin tas levhalar üstinde gözlenmesiyle günün 0,2419 bölümünde yilin uzunlugu yanlışsız olarak saptanabiliyordu.

* Büyük Piramit'le dünyanin merkezi arasindaki uzaklik,Kuzey kutbuyla arasindaki uzakliga esittir ve kuzey kutbuyla dünyanin merkezi arasindaki uzakliga esittir.

* Piramitin yüksekligiyle,çevresi arasindaki oran,bir dairenin yari çapiyla çevresi arasindaki oranin dengidir.Dört kenarlar dünyanin en büyük ve çarpici üçgenleridir.

* Gizde'den geçen boylam,dünyanin denizleriyle anakaralarini iki esit parçaya böler.Bu boylam ayrica,kara üstünden geçen en uzun kuzey-güney yönlü boylam olup,bütün yer kürenin uzunluguna ölçümünde dogal sifir noktasini olusturur.

* Büyük piramitin tepesi Kuzey kutbunu,çevresi ekvatorun uzunlugunu temsil eder.Ve iki uzunluk ayni mikyasa uygunluk gösterir.

*İnşa edildiği taşları temin etmek için en yakın mesafe yüzlerce kilometre uzaklıktadır. Bu taşların nasıl getirildiği bilinmemektedir.

*Piramit kimin adına yapıldıysa, onun bulunduğu odaya, yılda sadece 2 kez güneş girmektedir

*Mumyalarda radyoaktif madde bulunuyor. Bu yüzden mumyaları ilk kez bulan 12 bilim adamı kanserden ölmüştür.

*Piramitlerin içerisinde ultra sound, radar, sonar gibi cihazlar çalışmamaktadır.

*Kirletilmiş suyu, birkaç gün pramitin içine bırakırsanız suyu arıtılmış olarak bulursunuz.

*Pramit in içerisinde süt birkaç gün süreyle taze kalır ve sonunda bozulmadan yoğurt haline gelir.

*Bitkiler pramit in içinde daha hızlı büyürler.

*Pramit in içine bırakılmış su 5 hafta süreyle bekletildikten sonra yüz losyonu olarak kullanılabilir.

*Çöp bidonu içindeki yemek artıkları hiç koku yapmadan pramit içinde mumyalaşır.

*Kesik, yanık, sıyrık gibi yaralar büyükçe bir pramit in içinde daha cabuk iyileşme eğilimi gösterir.

*Pramitlerin bazı odalarının içinde ne olduğu hakkında bir bilgi yoktur araştırmacıların çoğu ya içinde kayboldu ya da aynı yerde birkaç tur attılar. Ancak içlerini göremediler.

*Pramitlerin içi yazın soğuk, kışın sıcak olur.
Devamını okuyun...>>

1. Gelecegi goren harita
Cografya ve harita uzmani unlu Turk denizci Piri Reis'in 1513'te cizdigi Afrika, Amerika ve Guney Kutbu'nu gosteren harita, ortaya cikarildigi 1929 yilinda ortaligi karistirdi. Cunku Guney Kutbu'nun kesfi, haritanin cizilmesinden cok sonra, yani 1818'de gerceklesmisti. Dahasi, Piri Reis'in haritasi, kitanin buz altinda kalmis sahil kesimlerini de gosteriyordu.
Ancak kita uzerindeki buzlar, haritanin cizilmesinden tam 6 bin yil once erimisti.

2. 2 bin yillik pil
Alman arkeolog Wilhelm Konig tarafindan 1938'de Irak'in baskenti Bagdat'in yakinlarinda bulunan 2 bin yillik pil, bilim adamlarini saskina dusurdu.Konig, 13 santimetre boyundaki toprak bir kabin icine monte edilmis bir bakir silindir, onun etrafindaki demir cubuk ve testinin agzini kapatan asfalttan olusan bu nesneyi "dunyanin en eski pili" olarak tanimladi. Pilin 2 volt enerji urettigi saptanirken, 1800'lu yillarda modern pili icat eden Alessandro Volta adli Italyan kontunun da sohretine golge dustu.

3. Bir nevi bilgisayar
1900 yilinda Girit aciklarindaki bir batikta arastirma yapan bilim adamlari ilginc bir cisme rastladi. Tahta bir muhafazanin icine yerlestirilmis bir dizi bronz disliden olusan bu garip nesnenin kasasi, yuzeye cikarildigi anda
dagildi ve cihazin icindeki karmasIk yapi ortaya cikti. Yapilan calismalarin ardindan, bu aygitin Ay, Gunes ve diger gezegenlerin konumlarini hesaplamak ve istendigi anda bunlarin pozisyonlarina yonelik tahminlerde bulunmak icin
gelistirildigi anlasildi.

4. Gizemli kuru kafa
Maya donemine ait 1000 yillik bu kristal kuru kafa, tek bir blok kristal uzerine oyma olarak yapilmis. Nasil yapildigi hala anlasilamayan kuru kafanin altindan tutulan isIk, dogrudan goz cukurundan yansiyor. Bu teknolojinin bugun bile mumkun olmadigi soyleniyor.

5. Aluminyumdan kemer tokasi
M.S. 300'lu yillarda olen Cinli general Cou Cou'nun mezarinda 1956 yilinda bulunan kemerin tokasi, yuzde 85 oraninda aluminyumdan yapilmis. Ama dogada sadece bilesIk olarak bulunan alimunyumun diger maddelerden ayristirilarak
tek bir madde olarak kullanilabilmesi ilk kez 19. yuzyilda mumkun olmustu.

6. 1000 yilda yapilan kent
Pasifik Okyanusu'ndaki Mikronezya adasi yakinlarina kurulu antik Nan Madol kentinin insasi, M.O 200'de basladi ve 1000 yil surdu. 250 milyon tonluk dev bazalt bloklar kullanilarak yapilan bu kent, 100 yapay adayi kanallarla birbirine bagliyor. Bu kadar bazaltin bolgeye nasil getirildigi ise hâlâ sir.

7. Uzaylilara inis pisti
Peru'nun Pampa sahilindeki 450 kilometrekarelik alan uzerine cizili motifler, M.O. 300 ile M.S. 600 arasindaki donemi kapsayan hayvan ve bitki sekillerini resmediyor. Nazca medeniyeti tarafindan yapildigi dusunulen bu garip motiflerin, uzaylilar icin bir inis pisti vazifesi gordugu one suruluyor.

8. Concorde'un atasi
M.O 200'de yapildigi sanilan bu nesne, 1898 yilinda Misir'da bir lahitte bulundu. Ancak gercek ucaklar icat edilene kadar ne oldugu konusunda kimse bir fikir beyan edememisti. 1972'de arkeolog Halil Mesiha bunun bir model ucak oldugunu, mukemmel bir aerodinamiginin bulundugunu ve kanatlarinin Concorde'u andirdigini iddia etti.

9. Cekicin sirri
Tahta sap ve demir tokmaktan olusan bu cekic, 1936'da Teksas'ta 400-500 milyon yillik bir kayanin icine gomulu olarak bulundu. Modern bir aletin tarih oncesi bir kaya kutlesinin icine nasil girdigi bir yana, cekicte kullanilan demirin gunumuz demirlerinden bile saf olmasi bilim adamlarini hayrete dusurdu.

10. Harcsiz tas set
Peru'nun Cusco bolgesindeki bir Inka kalesinin etrafini 360 metre boyunca zikzak yaparak saran 9 metrelik setlerin yapiminda, tanesi 300 tona varan kirectasi bloklari kullanilmis. Ancak hic harc kullanilmamasina ragmen bu kayalar, arasina bicak bile sokulamayacak kadar mukemmel yerlestirilmis.
Devamını okuyun...>>

-Kendi dirseğini yalamanın imkansız olduğunu
-Ördeğin vakvaklamasının yankı yaratmadığını ve bunu kimsenin açıklayamadığını
-Dünyadaki fotokopi makinelerinde meydana gelen arızaların %23 ünün, makinenin üstüne oturup kendi popolarının fotokopisini çekmek isteyen insanlar sayesinde meydana geldiğini
-Yaşamın boyunca uyku sırasında yaklaşık 70 böcek ve 10 örümcek yiyeceğini!
-İdrarın zifiri karanlıkta parladığını
-Eğer çok şiddetli hapşırırsan, kaburgalarından birini kırabileceğini
-Hapşırmayı engellemeye calışırsan, başındaki veya boynundaki damarlardan birinin yırtılabileceğini ve ölebileceğini
-Hapşırdığın sırada gözlerini açık tutmaya çalışırsan, yerlerinden fırlayabileceklerini
-Domuzların vücut yapılarından dolayı hiçbir zaman başlarını yukarı kaldırıp gökyüzüne bakamadıklarını
-Dünya nüfusunun %50 sinin hiç telefonla konuşmadığını
-Farelerin ve atların kusamadıklarını
-1 saat süreyle kulaklıkla birşey dinlemenin kulaktaki bakteri sayısını %700 arttırdığını
-Çakmağın kibritten önce bulunduğunu
-Parmak izleri gibi dil izlerinin de her insan için benzersiz olduğunu
-Bu yazıyı okuyan insanların %75 inden fazlasının, dirseklerini yalamaya çalışacaklarını
-Suudi Arabistan'da bir kadın kocasına kahve yapmazsa bu boşanma nedenidir.
-Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.
-Sivrisinek kovucu spreyler sinekleri kovmuyor. Sizi gizliyor.Sivrisineğin alıcılarını bloke ederek sizin orada olduğunuzu anlamamalarını sağlıyor...
-Sivrisineğin kulağımıza işkence gibi gelen vızıltı sesi onun saniyede 500 kez kanat çırpması yüzünden oluşur.
-Hiçbir kağıt parçası 7 defadan fazla ikiye katlanamaz!!
- Dişçiler diş fırçalarının tuvaletten en az iki metre uzakta tutulmasını tavsiye ediyorlar, sıçrama nedeniyle havaya karışan partiküllerden fırçanızın korunması için!!
-Kupa papazı bıyıksız olan tek papazdır!!
-Üzerinde bar kodu bulunan ilk ürün Wrigley's marka sakızdı.
-Venüs saat yönünde dönen tek gezegendir!!
-Sabahları elma kahveden daha fazla uykunuzu açar!
-Evinizdeki toz parçacıklarının büyük çoğunluğu ölmüş deri dokusudur.
-İnci sirkeye konulursa erir.
-Meşe ağaçları elli yaşından önce palamut vermez.
-Bir fare bir deveye oranla daha uzun süre susuzluğa dayanabilir.
-İnsan midesi 2 haftada bir iç zarını yenilemek zorundadır; aksi halde kendi kendini sindirir.
-Bir bardak taze şampanyanın içine bir kuru üzüm atarsanız, üzüm asansör gibi bardağın altından üstüne üstünden altına sürekli dolaşır.
-Eğer ağzımıza attığımız bir şeye tükürüğümüz değmese, onun tadını anlayamayız.
-Erkek peygamber devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.
-Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.
-Lübnan'da dişi bir hayvanla cinsel ilişkiye girmek serbesttir, ama erkek hayvanla yasaktır.
-McDonalds'ın karının yüzde 40'ı çocuk menüsü satışından gelir.
-Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır..
-Tarihi film Ben Hur'da çekim ekibinin fark etmediği kırmızı bir otomobil görünür.
-Her gün doğan çocukların ortalama 12'si yanlış anne babaya verilmektedir.
-Kağıt para sanıldığı gibi kağıttan değil pamuktan yapılır.
-1950'den önce kenevir, ağaç kabuğu ve marijuana yaprağı kullanılarak yapılırdı.
-Çikolatanın köpekleri öldürdüğü doğrudur. Onların kalbine ve sinir sistemine zarar verir.
-Yarım kilo kadar çikolata küçük bir köpeği öldürebilir.
-Bir çok ruj çeşidi balık pulu içerir.
-Katil balinalar köpekbalıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.
-Donald Duck çizgi filmleri Finlandiya'da yasaklanmıştır. Nedeni kahramanların don giymemesidir.
-Bandanaya da yasak geliyor.
-Ketçap 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.
Devamını okuyun...>>

*Eski Roma'da şişeden hazırlanmış kaplar altın ve gümüşten daha değerli sayılırmış.

*Dünyadaki en eski üniversite 989 yılındaki Mısır'ın El-Ezher Üniversitesi, en genç üniversite öğrencisi ise 11,5 yaşındaki Ganesh Sittampalam.

*Dört bin yıl önce Irak'ta Fırat nehrinin altından geçen 1 km uzunluğundaki tünel, ilk yeraltı tüneli olarak biliniyor.

*Tarih boyu yapılmış savaşların en uzunu(115 sene) İngiltere ile Fransa arasında olmuş.(1338-1453)

*İngiliz Thomas Korne 207 sene yaşamış,ama dünyanın en uzun ömürlü insanı Çin'de öldüğünde 253 yaşındaymış.(1680-1933)

*Dünyada ikibine yakın halk ve üçbine yakın dil var.

*Gölgede 58 derece ile yaryüzünün en sıcak yeri Afrika'da El-Ezize bölgesi.

*Yeryüzünün en soğuk yeri ise eksi 88.3 derece ile Antarktika'da Vostok(Rusya)bölgesi
Devamını okuyun...>>

NBA'de bir maçın ilk yarısında en fazla sayı atma rekorunun 48
sayı ile Lakers'ın süperstarı Kobe Bryant'a ait olduğunu?

NBA'de bir maçta oynayan en genç oyuncunun Jermaine O'Neal ve
en genç all-star'ın da Kobe Bryant olduğunu?

Reggie Miller'ın ilk smacını tam 18 yaşında vurduğunu?

Gilbert Arenas'ı küçükken NBA'de çok oynamak istediğini ve bu
nedenle arkadaşları arasında alay konusu olduğunu, onlar
tarafından sürekli "sen NBA'e gidersen sıfır sayıyla dönersin"
dediklerini, Arenas'ın da bu nedenle 0 numara giydiğini?

Shaquille O'Neal'ın çocukluk yıllarının tamamını ve gençlik
yıllarının bir kısmını Almanya'da geçirdiğini?

Jeff Foster'ın gençlik yıllarında çıktığı maçlarda her ribaunt
için babasından para aldığını?

Shaquille O'Neal ile Hidayet Türkoğlu'nun çok iyi arkadaş
olduklarını?

Orlando'nun forveti tecrübeli all-star'ı Grant Hill'in evinin
bahçesinde 10'u aşkın köpeği olduğunu?

LeBron James'in 19 yaşında baba olduğunu?

Ben Wallace'ın NBA'e ilk geldiği zamanlarda bir maçta blok yapmak
için yükseldiği sırada parmağını panyanın alt kısmına sıkıştırarak
kırdığını?

NBA'de smaç yarışması tarihinin tek beyaz şampiyonunun Brent
Barry olduğunu?

Cleveland'ın forveti Andreson Varejao'nun Brezilya'lı milli
futbolcu Roque Junior ile yakın akraba olduğunu?

Ray Allen'ın kolej yıllarında çıktığı ilk maçta, hava atışından
hemen sonra potaları şaşırıp kendi potasına mükemmel bir smaç
vurduğunu?

Çin'li dev Yao Ming'in 11 yaşında 1,83 boya sahip olduğunu?

Tim Duncan'ın profesyonel bir yüzücü olduğunu?

Bill Russell'ın 18 nisan 1962 yılında Lakers'a karşı bir periyotta
19 ribaunt aldığını?

NBA tarihinde sadece 4 oyuncunun (N. Thurmond, A. Robertson, H.
Olajuwon, D. Robinson) quadruple-double yapabildiğini?

Wilt Chamberlain'in 2 şubat 1968 tarihinde Philadelphia forması
altında Detroit'e karşı; 22 sayı, 25 ribaunt, 21 asistlik müthiş
bir "triple double-double" yaptığını?

Latrell Sprewell'in 1997'de Golden State forması giyerken bir
antrenman sonrası koça saldırmaktan 68 maç ceza aldığını?

Shaquille O'Neal'ın toplam 8 sinema filmi çevirdiğini ve 4 tane de
müzik albümü çıkardığını?

NBA tarihinde 3 sezon üst üste play-off MVP'sini kazanan sadece
iki oyuncu olduğunu ve bu oyuncuların da Shaquille O'Neal ile
Michael Jordan olduğunu?

Eski Sacramento Kings'li Funderburke'in hukuk üzerine üniversite
bitirdiğini?

Kobe Bryant'ın tam bir karate filmi hastası olduğunu ve bunu
NBA'de en iyi arkadaşı olan Tracy McGrady'ye de alıştırdığını,
ünlü aktör Will Smith'in filmlerini çok sevdiğini ve en sevdiği
çizgi film karakterinin Road Runner olduğunu, nedenini sorulunca
ise "yakalanamaması" dediğini?

Indiana pivotu Scott Pollard'ın bir ayağının diğer ayağından 1
numara küçük olduğunu?

NBA'in gelmiş geçmiş en büyük oyuncularından biri olan efsanevi
Boston pivotu Bill Russell'ın NBA'de oynadığı 13 sezonda 11
şampiyonluk yaşadığını?

NBA'in en fazla şampiyonluk yaşamış olan takımının Boston Celtics,
en fazla NBA finali oynamış olan takımın da Los Angeles Lakers
olduğunu?

NBA'de en uzun süre forma giyen oyuncunun 21 yıl boyunca
oynayan "The Chief" lakaplı Robert Parish olduğunu?

Bir sezonda yakalanan en yüksek sayı ortalamasının 50.4 sayı ile
Wilt Chamberlain'e ait olduğunu?

20 Nisan 1986 tarihinde Chicago-Boston 1. tur karşılaşmasında bir
play-off maçında atılan en fazla skora ulaşarak 63 sayı yapan
Michael Jordan için Larry Bird'ün ağzından şu sözler döküldüğünü;
"Tanrı o gün sanki Jordan'ın kılığına bütünmüştü". ?

Amare Stoudemire'ın ilk smaçını 6. sınıfta bir maçta ters olarak
vurduğunu?

NBA tarihinin en fazla triple-double yapan oyuncusunun 178 T-D ile
Oscar Robertson, ikinci ise 138 T-D ile Magic Johnson olduğunu?

Milwaukee'nin müthiş atleti Desmond Mason'ın 16 yaşına kadar hiç
basketbol oynamadığını?

NBA'de yılın çaylağı seçilen tek liselinin Amare Stoudemire
olduğunu?

Ayrıca Amare'nin gençliğinde tam bir Shaq hastası olduğunu ve o
zamanlar Orlando'da oynayan O'Neal'ın hiçbir maçını kaçırmadığını?

Portland forveti Shareef Abdur Rahim'in 8 kardeşi,en sevdiği
yemeğin acılı tavuk kanadı ve Team Reef adlı bir fan kulübü
olduğunu ?

Toronto'nun PG'ı Rafer Alston'ın New York Streetball tarihinin
efsane isimlerinden biri olduğunu ?

Guard Darrell Armstrong'un sağ omuzundaki dövmede 2 kızının,Arkia
ve Mayliah'ın isimlerinin yazılı olduğunu,Kıbrıs Rum Kesimi ve
İspanya'da basketbol oynadığını ?

Lakers guardı Chucky Atkins'in gerçek adının Kenneth Lavon
olduğunu ve Chucky lakabını,aynı lakapla kolej basketbolu oynayan
babası Charles'dan aldığını,ilk doğum günü hediyesi olarak bir
basketbol topu aldığını ve 3 yaşında her 2 eliyle de top
sürebildiğini,2 rottweiler cinsi köpeği olduğunu ?

Sacramento guardı Mike Bibby'nin çocukken örnek aldığı oyuncunun
Nets guardı Jason Kıdd olduğunu,en iyi arkadaşının yine Indiana
forması giyen Stephen Jackson olduğunu,yazları
Avustralya'ya gidip amatör olarak dalgıç yaptığını,babasının 70'li
yılların önemli point guardlarından ve halen USC Üniversitesi'nde
coachlık yapan Henry Bibby olduğunu ancak babasıyla yıllardır
konuşmadığını ?

Denver forveti Ryan Bowen'ın bir dönem Oyak-Renault forması
giydiğini ?

NBA'de oynayan olan sayılı İngiliz oyunculardan biri John
Amaechi'nin aslında Boston / Massachusetts'de doğup, İngiltere'nin
Manchester şehrinde büyüdüğünü, 16 yaşına kadar hiç basketbol
oynamadığını ve spor kariyerine başarılı bir rugby oyuncusu olarak
başladığını, bir şiir kitabı yazmış olduğunu ve çocuk psikolojisi
üzerine doktora yaptığını ?

Seattle guardı Ray Allen'ın bir zamanlar Connecticutt Üniversitesi
tarafından yüzyılın en iyi Uconn oyuncusu seçildiğini, Denzel
Washington'la birlikte "He Got Game" ve "Harvard Man"
adlı filmlerde başrol oynadığını, birkaç yıl önce Wisconsin
eyaletinin en seksi erkeği seçildiğini, ön adının Walter olduğunu ?


Eski Memphis Grizzlies guardı Nick Anderson'ın 25 numaralı formayı
bir cinayete kurban
giden yakın dostu Ben Wilson anısına giydiğini, Orlando Magic
tarihinin ilk draft edilen oyuncusu olduğunu, tam adının Neilson
olduğunu ?

Eski New York Knicks forveti Shandon Anderson'ın ağabeyinin eski
NBA oyuncusu Willie Anderson olduğunu ?

Orta okul yıllarında Ron Artest'in, Elton Brand'in ve Lamar
Odom'un aynı takımda yer aldığını ?

Portland'ın forveti Shareef Abdur-Rahim'in, dini bütün bir
Müslüman olduğunu en büyük hedefinin basketbolu bıraktıktan sonra
hacca gitmek olduğunu, 1998 yılında Nike'ın Nike Fun Police adlı
reklamında oynadığını, 7 kardeşi olduğunu, isminin Arapçada asil
soyadının ise En Bağışlayıcının hizmetkarı manasına geldiğini ?

Bir aralar adı fazla içki içtiği için anılan eski Boston uzunu Vin
Baker'ın boş vakitlerinde babasının rahiplik yaptığı kilisede
ilahiler söylediğini, film izlemeden hiçbir maça çıkmadığını?

Şu anda NBA'in en iyi oyuncularından biri olan Kobe Bryant'ın bir
çok arkadaşını kaybettiğini
hatta bir kaç ay içinde tam 131 tane hizmetçi değiştirdiğini ?

Michael Finley ve arkadaşlarının küçükken arkadaşlarıyla basket
oynamak için, kışın ortasında sahadaki karları kürekle
temizlediğini ?

Kobe'nin gençlik yıllarında (14-15 yaş) hiç bir şekilde maç
yapmadığını ve kimseyle birlikte oynamadığını, sürekli tek başına
şut çekip, smaçlar bastığını ?

Kevin Garnett'in normal hayatta çok sert bir kişiliği olduğunu,
geçtiğimiz Off-Season'da çaylak bir oyuncunun kendisinin üzerinden
smaç bastığı için ona yumruk atarak dişini kırdığını ve gençlik
yıllarında lakabının "Rifle" yani "Tüfek" olduğunu ?

Shaquille O'Neal'ın toplam 3 kez pota kırdığını. Bunlardan 2
potayı parçalayarak kullanılmaz hale getirdiğini ve bir potayı da
yine kırarak potanın havada durmasını sağlayan hidroliği ikiye
katlayıp yerle bir ettiğini ?

Dallas'ın 2,29'luk pivotu Shawn Bradley'nin hiç zıplamadan sadece
ayaklarını kaldırarak parmağının ucuyla potaya zor da olsa
deyebildiğini ?

Denver'ın 1,65'lik guardı Boykins'in smaç basabildiğini ancak
Charlotte'taki 1,78'lik Brevin Knight'in smaç basamadığını ?

Bir NBA maçındaki en erken sayılardan birinin Kobe Bryant'ın
üçlüğü olduğunu ?

Amare Stoudemire'ın 6. sınıfta smaç bastığını ardından bunu
ailesine söyleyip ailesinin inanmadığı ayrıca bastığını ıspatlamak
için 1 ay boyunca tekrar basmayı denediğini ancak
bir ayın sonunda basabildiğini ?

Baron Davis'in tam bir hamburger hastası olduğunu ve Magic
Johnson'i tapar derecede sevdiğini ?

Allen Iverson'un bir dönem hapis yattığını ?

San Antonio'nun tecrübeli oyuncusu Brent Barry'nin NBA tarihinde
hem smaç şampiyonluğu hemde üçlük şampiyonluğu olan tek
olduğunu ?

Reggier Miller'in 7 Mayıs 1995 yılında New York ile oynadıkları
ilk Play-Off maçında 8 saniyede 8 sayı attığını ?

NBA'nin tartışmasız gelmiş geçmiş en büyük yıldızı olarak kabul
edilen Michael Jordan'ın basketbol dışında futbol, beyzbol ve
golfde de başarılı bir sporcu olduğunu ?

Jordan'nın veliahtlarından biri olarak gösterilen LeBron James'e
bu konu hakkındaki düşünceleri sorulur ve cevabının şöyle
olduğunu; "Michael Jordan'nın posterleri hala odamı süslüyor, şuan
onun veliahtı değil sadece hayranıyım." ?

Jason Richardson'ın sıçrama yeteneğini küçükken sahilde saatlerce
yalın ayak koşmasına bağladığını?

T-Mac'in çaylak yılındaki bir maçta boş kalınca gösterişli bir
smaç sonucu şu sözlere maruz kaldığını: "Sadece gösteriş
peşindesin, bu ligde 2 yıl bile barınamazsın" ? Kısaltılmıstır...
Devamını okuyun...>>

Parmaklara ve tırnaklara kına sürmek, milattan önce 3000 yıllarında Mısır'da çok yaygındı. Buna rağmen kadınların tırnaklarını boyama adetinin asıl kökeni Çin'dir. Çin'de kadınların tırnak renkleri, ait olunan sosyal sınıfın bir göstergesiydi. Milattan Önce 600 yıllarında Çin hanedanının tırnak renkleri altuni ve gümüşi renklerdi. Daha sonraları kırmızı ve siyah renkler asaletin sembolü olarak yüzyıllar boyu kullanıldı.

Mısırlılarda da, koyu kırmızı başta olmak üzere, kırmızının tonları asaletin derecesini belli ediyordu. Toplumun alt kademelerinde yaşayan kadınların tırnaklarını sadece soluk renklere boyamalarına izin veriliyor, kimse kraliçenin ve kralın tırnak boyalarının rengini kullanamıyordu. Eski Mısır'da krallar da tırnaklarını boyuyorlardı.

Erkeklerin de tırnaklarını boyamaları Mısırlılar, Babilliler ve sonraları Romalı üst rütbeli savaşçılar arasında yaygındı. Romalı komutanlar savaşa gitmeden önce saçlarını yağlarla parlatmak, kıvırcık hale getirmek ve tırnaklarını dudakları ile aynı renge boyamak için saatler harcıyorlardı.

Tarihte el ve ayak tırnaklarına gösterilen bu itina kapsamında manikür de vardı. Ur şehrinde yapılan kazılarda, Babilliler'e ait mezarlarda, saf altından manikür setleri bulunmuş olup mezarlardaki ölülerin tırnakları düzgün kesilmiş ve törpülenmişti.

Kadınların boyanmış tırnakları, binlerce yıl önce de bugün olduğu gibi bakımlı olmanın, kültürün ve asaletin sembolüydüler. Ancak aynı zamanda da çalışanlar ile tüm günlerini tırnaklarına bakarak geçiren aristokratları ayıran bir göstergeydiler.
Devamını okuyun...>>

İTHAKİ Yayınları, Christian Eichler'in yazdığı 'Futbolun Beceriksizlikleri Ansiklopedisi' isimli kitabı yayımladı. Christian Eichler, kitapta, futbol kahramanlarının en büyük, en unutulmaz, en talihsiz beceriksizliklerini bir araya getiriyor. İşte ansiklopediden seçmeler:

2002 Dünya Kupası elemesinde Avustralya, Amerikan-Samoası'na kaç gol attı?
Amerikan Samoası, bu maçta Avustralya'ya 31-0 yenildi. 11 Nisan 2001'deki bu maçta kaleyi bekleyen zavallı adamın adı Nicky Salapu idi.

Otomobiliyle sahaya girip kendisini oyundan atan hakemin üstüne süren futbolcu kimdir?
Carl Wood

Kaynağı belirsiz bir yerden 'şampiyonluk maçının ertelendiği' faksı alıp maça çıkmayan, böylelikle şampiyonluğu kaybeden takım hangisiydi?
VFB Leipzig

Hangi büyük futbolcu jübile maçında kendi kalesine gol attı?
Franz Beckenbauer

Schumacher'in boyun omurlarından birini kırdığı, çok sayıda dişini döktüğü Fransız oyuncu kimdir?
Patrick Battiston

Attığı golün sevincini yaşarken bacağını kıran futbolcu kimdir?
Celestine Babayaro

1994 ABD Dünya Futbol Şampiyonası'nın açılışında milli marş söylerken sakatlanan pop şarkıcısı kimdir?
John Secada

Oyuna girmeyi beklerken saha kenarında kırmızı kart gören oyuncu kimdir?
Mark van Bommel

Dünyanın en çok penaltı kaçıran futbolcusu kimdir?
Gerd Müller (63'te 16).

Kendi kalesine attığı golle "Ayın Golü" ödülünü kazanan oyuncu kimdir?
Helmut Winklhofer

Rakip taraftarın kafasına tekme sallayan futbolcu kimdir?
Eric Cantona

Avrupa Kupası maçında, galibiyet gölünü atmak üzere kaleye ilerleyen rakibini durdurmadığı için UEFA tarafından fair-play Ödülü alan futbolcu kim?
Alpay Özalan, 1996 Avrupa Şampiyonası'nda Hırvat oyuncu Vlaovic'i durdurmadığı için UEFA'dan fair-play Ödülü aldıysa da, memleketinde çürük yumurtayla karşılandı. Bir sonraki şampiyonada Alpay, bu kez yiğitçe davrandı; çeyrek finalde Portekiz maçında ve daha ilk yarıda oyundan atıldı; Türkiye elendi.
Devamını okuyun...>>

Soğan kokusunu ellerinizden çıkarmak için
Evvelden haşladığınız patatesi mutfaktaki işiniz bitince elinize sürerek beş dakika kadar ovabilirsiniz.

Kaz, ördek ve av hayvanlarının eti ağır kokulu olanlar
Bu kokularını gidermek için unla ovalamak ve yarım saat kadar unun içinde bırakmak lazımdır. Av etinin hangisi olursa olsun fırında pişirmeden önce evvela haşlamalı, sonra soğan suyu, tuz, biber, arzu edilen baharatı karıştırıp, haşlanmış etin etrafına sürmeli, en son olarak da yumurta sarısını yoğurtla karıştırıp eti bu karışıma bulayıp, yağlanmış tepsiye koyup fırına sürmelidir.

Uzunca bir süre kullanılmayan eski çaydanlıklar
Zamanla pek de hoş olmayan bir koku edinirler. Bunu önlemek için en kolayı, içine bir parça kesme şeker koymaktır.

Karnıbaharın haşlama suyu
Karnıbaharın haşlama suyuna bir miktar süt katarsanız kar gibi beyaz olduğunu, hem de kötü kokmadığını farkedeceksiniz.

Kereviz pişirirken
Kokusunu almak için içine biraz lahana turşusu koyun. Turşu, kerevizin kokusunu alacaktır.

Lahananın pişerken pek de hoş olmayan bir kokusu
Kokuyu önlemek için, lahanayı pişireceğiniz tencerenin içine, biraz ekmek içi koymak yeterlidir. Yemeğe karışmaması için, ekmek içlerini küçük, temiz bir torba içinde koymanız, sonra alıp atmanız da size büyük kolaylık sağlayacaktır.

Ellerdeki sarımsak kokusunu çıkarmak için
Avucunuza biraz tuz alıp, hafifçe nemlendirdikten sonra iyice ovalayın. Sabunla da iyice yıkarsanız sarımsak kokusunun çıkmış olduğunu göreceksiniz. Hatta soğan ve balık kokusunun da.

Soğan soyma
Soğan soymaya başlamadan önce parmaklarınızı sirkeye batırırsanız, soğan kokusunun elinize bulaşmadığını göreceksiniz.

Balık kokusu
Balık kokusunu tabaklardan, çatallardan, bıçaklardan çıkarmak hiç kolay olmaz.Balık kokusunu çıkarmak için yıkama suyunun içine bolca kahve telvesi atın. Telve balık kokusunu emecektir. Sonra bildiğiniz gibi bolca suyla durulayın.

Fırınınıza sinmiş kötü yemek kokuları
Yemek yapmadan önce fırınınızın ortasına yarısı sirke yarısı su ile doldurulmuş bir tava koyun. Fırınınızı birkaç dakika için ısıtın daha sonra soğumaya bırakın.

Buzdolabındaki nem
Buzdolabındaki nemi almak için, dolaba içi tuz dolu bir kap konur.

Ağız kokusu
Ağız kokusu için kahve çekirdeği çiğneyin.
Devamını okuyun...>>

Hindistan'da oyun kağıtları yuvarlaktır.
- Çocuklar baharda daha fazla büyüyor.
- Ödemeli telefon konuşmalarının çoğu babalar gününde ediliyor.
- Ortalama bir pire, kendi boyunun 150 kati yüksekliğezıplayabiliyor.
- Bu oranı tutturmak için bir insanin yaklaşık 130 metre zıplaması gerekli.
- Eğer Barbie gerçekten yaşasaydı vücut ölçüleri 97-72-82 cm olacaktı.
- İnsanlar vücutlarında 300 adet kemikle doğuyorlar ama yetişkin olduklarında bu sayı 206'ya düşüyor.
- Her dört Amerikalıdan biri mutlaka televizyonda görünüyor.
- Uyurken, televizyon seyrederken yaktığımızdan daha fazla kalori harcıyoruz.
- Kelebekler ayaklarıyla tat alırlar.
- Yıllara göre ortalama alındığında, her sene eşekler tarafından öldürülen insan sayısı uçak kazalarında ölenlerin sayısından daha fazla.
- Kadınlar erkeklere oranla iki kat fazla göz kırpar.
- İnsan vücudundaki en güçlü kas kalpdir.
- Gözleri açık tutarak hapşurmak imkansızdır.
- İnsanlar beyinlerinin sadece %10'unu kullanırlar.
- Filler zıplayamayan tek memelidir.
- Elektrikli sandalye bir dişci tarafından icat edilmiştir.
- Bir karıncanın koku alma yeteneği en az bir köpeğinki kadar gelişmiştir.
- Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir.
- Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.
- Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır.
- Fareler kusamaz.
- Hapşurduğunuz zaman, kalbiniz de dahil olmak üzere bütün vücut fonksiyonlarınız bir an için durur.
- Tom Sawyer daktiloda yazılan ilk romandır.
- Hamam böcekleri yaklaşık olarak 250 milyon yıldır yaşadıkları halde hiçbir değişime uğramamışlardır.
- Gözlerimiz hiçbir zaman büyümez. Ama burnumuz ve kulaklarımızın büyümesi asla sona ermez.
- Kediler ultrason seslerini duyarlar.
- Zürafaların ses telleri yoktur.
- Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunurlar.
- Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra açlıktan ölmeden dokuz gün yaşayabiliyor.
- İngiltere'deki bütün kuğular kraliçenin malıdır.
- Kutup ayıları solaktır.
- Amerika'da satışa sunulan ilk cd, Bruce Springsteen'in "Born in the USA" albümüdür.
- Bir karınca kendi ağırlığının elli katı ağırlığı kaldırabilir.
- Timsahlar dillerini dışarı çıkaramazlar.
- Penguen yüzebilen ama uçamayan tek kustur.
- Zürafa 35 cm uzunlukta siyah bir dile sahiptir.
- Yunuslar bir gözleri açık uyurlar.
- Kangurular geri geri yürüyemezler.
- Zebralar beyaz üzerine siyah çizgilidir.
- Dünyanın bir numaralı domuz üreticisi ve tüketicisi Çinlilerdir.
- Sineklerin beş gözü vardır.
- Baykuş mavi rengi görebilen tek kuştur.
- Mexico City her sene 25 cm kadar batıyor.
- Buckingham Sarayı'nda 602 oda bulunuyor.
- Yeni Zelanda, dünyadaki her türlü iklimin yaşandığı tek ülkedir.
- Külot giymediği için Donald Duck'in çizgi filmlerinin Finlandiya'da oynatılması yasaktır.
- Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
- Hitler ve Napolyon'un tek testisleri vardı.
- Newton, yer çekimi kanununu fark ettiği zaman 23 yaşındaydı.
- Dünyada insan başına düşen karınca sayısı bir milyon.
- Sağ elini kullanan insanlar sol elini kullananlara göre ortalama dokuz yıl daha fazla yaşıyorlar.
- Bir Big Mac hamburgerin ekmeğinde ortalama 178 adet susam bulunuyor.
- Bir insan yaşamı boyunca iki yüzme havuzunu dolduracak kadar tükürük salgılar.
- Bugüne kadar bilinen en ağır böbrek taşı 1.36 kg.
- Ortalama bir insan hayatı boyunca iki yılını telefonda konuşarak harcıyor.
- Dünyanın en hızlı büyüyen bitkisi bambu, bir günde 90 cm kadar uzuyor.
- Ortalama bir buzdağının ağırlığı 20 milyon ton.
- 18 Şubat 1979 yılıda Sahra Çölüne kar yağmıştı.
- İnsanlar yaşamları boyunca altı filin ağırlığına eşit miktarda yiyecek tüketiyorlar.
- Dünyanın en büyük şeker ihracatcısı Küba'dır.
- Eskimo dilinde kar yağıslarının farklarını tarif etmek için kullanılan yirmiden fazla sözcük vardır.
- En yakın oldukları noktada, Rusya ve Amerika'nın birbirlerine uzaklıkları dört km'den daha azdır.
- Central Park'ta yüzmek yasalara aykırıdır.
- Kirli kar, temiz kardan daha kolay erir.
- New York bir zamanlar Amsterdam'dı.
- Virginia Woolf kitaplarının çoğunu ayakta yazmıştır.
- Pablo Picasso, parasızlık çektiği gençlik günlerinde yaptığı resimleri yakarak ısınırdı.
- Suudi Arabistan'da hiç ırmak yoktur.
- Monako'nun ulusal orkestrası ordusundan daha geniş bir kadroya sahiptir.
- Sığırların dört tane midesi vardır.
- Zürafalar yüzemez.
- Sperm insan vücudundaki en küçük hücredir.
- Ortalama olarak, Amerika'da günde üç adet cinsiyet değiştirme operasyonu gerçekleşmektedir.
- İnsan beyninin %80'i sudur.
- Victoria zamanında, kadınlar göğüslerini büyütmek için çilek banyosu yaparlardı.
- Amerika'da her saat 40 kişi kanserden hayatını kaybediyor.
- Bir kromozom bir genden daha büyüktür.
- İleri doğru bir adım atıldığında, insan vücudundaki 54 kas çalışır.
- İnsan beyninin ortalama ağırlığı 1.3kg.dır.
- Birinin yüzünü hatırlamak için beynin sağ tarafı kullanılır.
- Yetişkin bir insan günde ortalama olarak 23 bin kez nefes alır.
- Kasları yukarı kaldırmak için 30 kası harekete geçirmek gerekiyor.
- Erkekler kadınlara göre on kat daha fazla renk körü oluyorlar.
- Döllenmeden doğuma kadar bir bebeğin ağırlığı beş milyon kat artıyor.
- Sadece bir tane kovboy filmi kadın yönetmen tarafından çekilmiştir.
Devamını okuyun...>>

17 AĞUSTOS 1999 DEPREMİ VE GİZLENEN GERÇEKLER
Tarih: 30.06.2004 Saat: 18:21
Konu: Türkiye

BULGULAR
Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 76 yıllık tarihinde Rütbe Devir-Teslim Törenleri Uluslar arası olmamasına rağmen İsrail'li Subaylar neden geldi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin 76 yıllık tarihinde, İsrail'li Subayların TSK devir teslim törenlerinin hiç birine katılmamışlar iken, neden 17 Ağustos 1999 tarihindeki Donanma Komutanlığı'nın devir teslim törenine katıldılar.

Ruslar'ın yardım için gelen gemisi neden boğazlardan içeri alınmadı.(Çünkü Ruslar ABD ve İsrail'in TESLA Deprem Makinesini denediğini anlamıştı ve kanıtlar olabileceği düşüncesi ile Gölcük'e acilen bir gemi göndermişlerdi fakat patlama sonucunda cesetler ve makine parçalarının açığa çıkması sebebi ile bunları birilerinin görmesini istemiyorlardı.)

Gölcük'ten İstanbul Avcılar'a kadar geniş bir alanda insanlarımız tarafından görülen "Ateş Topu"nun ne olduğunun hala açıklanamaması. (HAARP-TESLA Makinesi sayesinde iyonosfer tabakasından yeryüzüne yansıtılan ışık)

Depremde görülen bu "Ateş Topu"nun, bilim adamlarının "Deprem Işıması" olduğunu söylemelerine rağmen, neden diğer depremlerde benzeri bir ışıma yaşanmamıştır.

Furkan Dergisi Temmuz 1999 sayısında, yer alan ifadeler aynen şöyledir. "Mesela basına verilmeyen, ancak istihbarat kapsamında edindiğimiz bilgilere göre, Gölcük askeri tesislerinde oldukça garip olaylar meydana gelmektedir. Kapılar kendi kendine açılmakta, mühimmat depoları içinde, siyahi ziyaretçiler görülmekte, arabalar durduk yerde çalışmakta.."

Depremden sonra bir çok teoriler ortaya atılmıştı fakat içlerinde en ilginç olanı Future Times'da yayınlanan araştırma dizisinde yer alan hikaye şöyleydi : Kaliforniya San Andreas fay hattında meydana gelebilecek büyük bir depremin Amerikan ekonomisine çok büyük zarar vereceğini bilen ABD, yer kabuğundaki değişimleri izleyerek, daha deprem oluşmadan tektonik katmanlar arasında artan basıncı değişik noktalardan patlatıp boşaltarak, büyük depremi küçük depremler halinde dönüştürmenin yolunu bulmuştu. Yıllar önce Sırp asıllı Amerikalı bilimadamı mucit Nicola TESLA tarafından geliştirilen bu "düşük frekanslı elektromanyetik ışınımla yüksek enerji nakli" tekniğini, hem Ruslar hem de Amerikalılar uzun zamandır bir silah olarak kullanmanın yolunu arıyorlardı. Bu yöntemle çok uzaktan, hatta uzaydan geniş alanlarda tahribat yapabileceklerdi.

ARAŞTIRMA : (ABD'nin üçüncü uzay teleskobu Chandra'yı yörüngeye taşıyan Columbia uzay mekiği 23 Temmuz 1999 tarihinde Kennedy üssünden Türkiye saatiyle 07:31'de fırlatıldı.NASA tarihinde ilk kez kadın pilot Eileen Collins'in komutasında uzay görevine başlayan Columbia fırlatıldıktan birkaç saat sonra Chandra X-ray teleskobunu yörüngeye bıraktı. Bu teleskop kara delikleri, çarpışan galaksileri ve supernovaların kalıntılarını incelemek için kullanılacak. Kasım 1998'den beri ertelenen görev, sadece bu hafta iki kere ertelenmişti).

ABD dünyanın ve kendi insanlarının tepkisini almamak için bu projeyi barışçı "deprem indirgeme" sistemi diyerek, bir yandan tepkileri azaltıp diğer yandan fonlama devamlılığını sağlamayı amaçlıyordu. Bu nedenlerle proje önce Avustralya'nın çıplak ve seyrek nüfuslu kırsal bölgelerinde denendi ve geliştirildi. Daha sonra değişik zamanlarda Kafkaslar'da, Okyanus tabanında ve Güney Amerika'daki Ant dağlarında denendi ve büyük aşama kaydetti.

Bu arada Türkiye, Japonya ve benzeri deprem kuşağındaki ülkelere sismik ağ şebekeleri kurularak bu bölgelerin tektonik verileri saniyesi saniyesine devasa bilgisayarların kayıtlarına gönderilmeye başlandı. Üniversitelerle ortak projeler geliştirildi, yüzlerce bilimadamına Amerika'da deprem konusunda araştırma yapma bursu verildi. Ancak projenin gizliliği esastı. Bu nedenle tüm ilişkiler paravan araştırma kurumlarında yürütülüyordu. Ancak zaman zaman bilgi sızıntısına olanak verilerek halkın bu konu hakkında bilgi sahibi olması istendi. Kobe'de ve başka yerlerde meydana gelen depremlerin arkasındaki gariplikler çıkar gruplarınca terör ve mafya örgütlerinin işi gibi gösterilmek istendi ve bunda da başarılı olundu.

Ve gün geldi bu sistem Türkiye'de denenmek istendi. Zaten bölge bu amaçla yıllardır sismik espiyonaj altındaydı. Nitekim gelişmeleri takip edenler, depremden hemen sonra, Milli İstihbarat Teşkilatı'nın girişimleriyle Türk Telekom'un Türkiye'nin sismik bilgilerini Pentagon'a ileten NATO Üssü'nün iletişimini nasıl kestiğini hatırlayacaklardır.

ABD'nin asıl hedefi, Kuzey Anadolu fay hattındaki deneyden elde edeceği tecrübe ve bulguları,Kaliforniya San Andreas fay hattına uygulamaktı. Bu iş yine çok yüksek askeri gizlilik taşıdığından yürütme işi İsrail'li uzmanlara verilmişti. Gerekli makine ve donanım gizlice denizaltılarla Gölcük Üssüne getirilerek oradaki, yeraltı-denizaltı korunaklarına kuruldu. Türk makamları durumdan detay bazda haberdar değillerdi. Bunu İsraillilerle yürütülen askeri tatbikatın bir parçası olarak düşünüyorlardı. (Zaten İsraillilerle yapılan askeri tatbikat bu operasyon doğrultusunda önceden planlanmıştır. Çünkü dünyanın ve Türk Milletinin dikkatlerini çekmemek için tatbikat adı altında HAARP-TESLA Deprem Makinesini getirip rahatça kurdular.) Böyle bir makinenin deneneceğini zamanın Cumhurbaşkanı, Başbakanı, Genel Kurmay Başkanı biliyordu, fakat ABD (Siyonistler tarafından yönetiliyor) ve İsrail'liler (Siyonistler) bizimkileri makinenin denenmesi için şu şekilde ikna ettiler : olası İstanbul merkezli bir depremde 100.000 kişinin ölümü, yüz milyar doları aşan maddi kayıp ve Türkiye'nin en az 25-30 yıl geri gitmesi demektir, diyerek bizimkileri ikna ediyorlar.

İsrailliler Amerikalı'larla gece şartlarında elektro-sismik haberleşme tatbikatı yapacaklardı. Deney başarılı olacağından sonunda kimse normal dışı bir şeyin olduğunu farketmeyecekti. Bu amaçla Gece Şahini Tatbikatı'nın (Operation Night Hawk) saat 03:00'te başlaması planlandı. Gece saat tam 03:00'te düğmeye basılacak ve Gece Şahini devreye girecekti. O an uzay filmini andırır devasa cihazlar çalışmaya başlayacak ve 1-2 dakika içinde de oluşturdukları muazzam enerjiyle Marmara'nın altındaki tektonik tabakayı zayıf yerlerinden kırıp, aylardır oluşan basıncı dışarı atacaklardı. Böylece büyük bir deprem önlenmiş olacaktı. Ama o gece sabaha karşı birşeyler yanlış gitti. Ve beklenen gerçekleşmedi. Herşey bir anda olup bitmişti. Cenab-ı Hakk'ın Doğası kendini yönetmeye kalkanlardan bir kez daha intikam almıştı. 45 saniye süren deprem, beklenenin 10,000 kat üstünde bir güçle gelmişti. Her yeri bir anda yerle bir etmişti. Zayıflayan ve titreyen elektrikler az sonra geri geldiğinde, gece saat 03:05'i gösteriyordu. Daha birkaç dakika öncesine kadar korunağın içinde ŞAMPANYA patlatmayı bekleyenler, şimdi korkudan buz gibi donmuş, hareketsiz ayakta duruyorlardı. Kimsenin ağzını bıçak açmıyordu. On binlerce insan, çoluk çocuk, o an enkaz altında can çekişiyor veya cansız yatıyordu. Bu düşünce ile hepsi ürperdi. Bu asrın en büyük felaketiydi; hem de insan eliyle yapılan bir felaket...

Sessizliği İsrailli komutanın buz gibi emri bozdu: "Lets pack! We're moving out! Call operation-Q! Right now! Immediately! Stop whinning! Move, move, move!" (Toplanın! Kaçıyoruz! Q planına geçiyoruz. Şimdi..Hemen! Hadi, hadi!!!)

İşte o andan sonra çantalardan çıkan "Q planı" çalışmaya başladı. İlk önce bölgedeki tüm haberleşme ve elektrik enerjisi felç edildi. 4 dakika içinde İsrail Başkanı Barak ve ABD Başkanı Clinton ile irtibat kuruldu. O anda İsrail'de Ben Gurion'un Lod askeri havaalanından 4 adet savaş uçağı eşliğinde 2 nakliye uçağı havalanıyordu. 2 dakika sonra da İsrail Deniz Kuvvetleri ve NATO Güney Deniz Saha Komutanlığı'na bağlı tüm birlikler DEFCON-4 acil durumuna geçirildi. Amerikan 6'ncı filosuna bağlı gemiler de rotalarını İstanbul'a çevirmek için Pentagon'dan emir aldılar.

Bu arada ilginç bir şey daha olmuştu. Depremle ilgili haberler birbiri ardına gelirken, bir haber önce görünüp sonra kayboldu. 20 Ağustos Cuma akşamı televizyonlar bir İsrail uçağının Ataköy açıklarında denize düştüğünü duyurdu. (bu bize Cenab-ı Hakk'ın bir lütfu ki, bu olayları kimin yaptığını anlamamız için işaretler gönderiyor) Ancak bir süre sonra haber kesildi ve uçağın akıbeti ile ilgili bir daha haber alınamadı.

Olaydan bir gün sonra Deniz Kuvvetleri'nden bir dostum beni aradı ve bu olayda birtakım soru işaretleri bulunduğunu, bu konunun perde arkasını araştırmamı rica etti. Kısa sonra ulaştığım bilgiler, gerçekten ilginçti. Uçak, düştükten kısa süre sonra teknesiyle o sırada Ataköy açıklarında olan balıkçı Abdullah KAPLAN tarafından kurtarılmıştı. Abdullah Kaplan olayı şu şekilde anlatmıştı : "Uçağın düştüğünü görünce derhal yardıma gittik. Uçağın kanatları yara almıştı. Hemen uçağı bağladık ve Zeytinburnu limanına çektik. Teşekkür beklerken küfür yedik. Ne olduğunu bile anlamadık."

Bu konu o gece o bölgede görev yapan Sahil Güvenlik 4. Botunun sorumluluk alanındaydı. Araştırmalar Sahil Güvenlik'in bu konuyla ilgilenmediğini ortaya çıkardı. Olay yerine gelen televizyon ekipleri ise şaşırtıcı bir şekilde çekim yapmaktan vazgeçmişlerdi. [patronlarından (İsrail-Siyonistler) aldığı emir gereği] Daha sonra uçağı Zeytinburnu'na yanaştıran balıkçı Abdullah Kaplan, olayı Kumkapı'daki Gümrük Muhafaza'ya iletti.

Kısa süre sonra tutanak tutuldu. Ancak Gümrük Muhafaza da tutanak tuttuğuna pişman oldu.Uçağın sahibi İsrail asıllı biriydi. O gece ne olduğu ise bir türlü anlaşılamadı.

Deprem için 1900'lerin başından beri Nicola TESLA adındaki Sırp asıllı bir bilimadamının buluşu olan "elektromanyetik endüksiyon tekniği" (TESLA Makinesi) kullanıldı. Makinenin ABD Kaliforniya San Andreas fay hattında olacak muhtemel bir deprem öncesi kullanılması düşünüldü. (ABD'lilerin asgari zarar ve ölümlerinin azaltılması için bazı denekler gerekiyordu, onların gözünde bir hayvandan bile daha değersiz olan bizim gibi insanlar üzerinde denenmesi normaldi.) Neden Türkiye diye soracak olanlar için ise; - Türkiye de ne yaparsan yap kimsenin umurunda olmaz, birkaç tane yetkiliyi ikna ettikten sonra her türlü deneyi yapabilirsiniz, bilinçli insan sayısı azdır, genelde okumamış cahildir, araştırmazlar kadercidirler, Kaliforniya San Andreas fay hattının dünyada tek eşi benzeri özelliklere sahip olan ikiz kardeşi Kuzey Anadolu fay hattıdır, karakterleri aynıdır.

Ancak ABD-İsrail'in bölge ile ilgili bu hareketliliği ne kadar gizli olursa olsun bazı kaynaklara sızmasını engelleyemedi. Kanadalı bir bilimadamı her nasılsa bu gizli verilere ulaşarak, bölgede bir deprem olacağını ve bunun için bölgenin takip altına alındığını anladı. Ve bunu kendi amaçları doğrultusunda yaklaşık 48 gün ve 240 km hata ile yayınladı. Ancak ne bu bilimadamına, ne de yayınına daha sonra nedense kimse dikkat etmedi. Kısaltılmıstır...
Devamını okuyun...>>

1. Gündönümü törenlerini aksatmadan kutlayan ve hâlâ sürdüren toplum Kızılderililerdir.
2. "Christmas" sözcüğünün kökeni İngilizce değil, 1600 yıl öncesinden, Germanik kaynaklara dayanır.
3. John Roland Reuel Tolkien'in "Masters Of The Ring" (Yüzüklerin Efendisi) üçlemesi, kitabın basıldığı 1954 yılından beri 40 dile çevirildi ve 100.000.000'dan fazla kişi tarafından okundu.
4. Hawaii alfabesinde sadece 12 harf bulunmaktadır.
5. İnsan elinde, en yavaş uzayan tırnak baş parmağınki, en hızlı uzayan tırnak ise orta parmağınkidir.
6. Türkiye'de 4 bölgede birden toprağı bulunan tek il Bilecik'tir.
7. Medine'deki Hz. Muhammed Camisi 30 futbol alanı büyüklüğündedir, 2.000 mermer sütunu, bir asansörü, açılabilir bir çatısı vardır ve dünyadaki en büyük air-condition sistemine sahiptir.
8. Ahtapotun duyguları rengiyle anlaşılır. Beyaz korkuyu, kırmızı ise sakinliği gösterir.
9. Bir köpekbalığının avını içine çekme gücü, 12 sanayi tipi elektrik süpürgesinin gücüne eşittir.
10. Serengeti'de yaşayan öküzbaşlı Afrika antilobu, günde 4000 ton gübre depolamaktadır.
11. Bir çığın ortalam hızı saatte 380 km'nin üzerindedir.
12. Dünyanın en büyük kemirgeni olan Capybara'nın ağırlığı 45 kg'ın üzerindedir, suda yaşayan bu hayvanlar Venezuela'lılar tarafından balık niyetine yenmektedirler.
13. New York, Times Square'da bulunan Coca Cola ışıklı reklamının ağırlığı 3.5 tondan fazladır, ışıklandırma için 12.000 ampul kullanılmaktadır ve kabloların uzunluğu 108 km'den fazladır.
14. Meşe ağaçları elli yaşına gelmeden meşe palamudu üretemezler.
15. Bir devekuşunun gözü beyninden büyüktür.
16. İnek sütünün PH değeri 6'dır.
17. Bir timsahın gözlerinin arasındaki mesafe, ayaklarının büyüklüğüne eşittir.
18. Sümüklüböceklerin dört tane burnu vardır.
19. Hipopotamlar insandan daha hızlı koşarlar.
20. Panama'da yaşayan akbaba-arısının çiçeklerle başı hoş değildir, ölülerin etlerini yemekten hoşlanır, sokmak için iğnesi olmayan akbaba-arısı buna karşın çok güçlü çenesiyle insanlarda ve hayvanlarda derin yaralar açabilir.
21. Türkiye'de her yıl 1 milyar 400 milyon ton toprak erozyonla kaybediliyor.
22. İlk çamaşır makinesi 1907 yılında Hurley Machine Co. tarafından pazarlandı.
23. Ünlü çizgi film kahramanı Temel Reis, 1919 yılında Elzie Crisler Segar tarafından yaratıldı.
24. Kıç pervanelerinin gücüyle, denizde dünyadaki en büyük anaforu yaraabilmiş tek gemi ünlü Lusitania transatlantiğidir.
25. 2. Büyük Savaş'ın başlarında Japonlar, Pasifik Okyanusu'nda 20 milyon mil2'lik bir bölgeyi kontrol altına almışlardı. Bu alan, Naziler'in zirvedeyken işgal ettikleri topraklardan beş kez daha fazlaydı.
26. Amerika doğumlu Konishiki, yaklaşık 225 kg'lık ağırlığıyla dünyanın en ağır Sumo güreşçisidir.
27. Brezilya'da yaşayan bir tür balığın dili o kadar serttir ki, yöredeki halk tarafında balığın dili zımpara olarak kullanılır.
28. Flüt adlı enstrümanın adı Sicilya'da yaşayan bir yılan balığının adıdır.
29. New Jersey'de 7.000.000 yarasa yaşamaktadır.
30. Yataktan düşerek ölme olasılığı iki milyonda birdir.
31. Dünyada bir uçağın altından bir otomobilin geçtiği, otomobilin altından trenin geçtiği, trenin altından da bir yelkenlinin geçtiği tek yer ABD'de Massachusetts Eyaleti'ndedir. Yani, havaalanının yanında bir otoyol, otoyolun altında bir demiryolu köprüsü, köprünün altında ise bir su kanalı bulunmaktadır.
32. Bir karınca yuvasına günde 2.400 böcek taşır.
33. Dört satır okuduğunuzda dünyada 40 insan ve 700 milyon karıca doğmakta, 30 insan ve 500 milyon karınca ölmektedir.
34. Karıncalar dünyanın 150 milyon yıl önce doğan ilk bilinçli hakimleri ve ilk toplum kuranlarıdırlar.
35. Atomun çekirdeği etrafında dönen elektronların hızı 50.000 km'dir.
36. İçi hava dolu bir terzi yüksüğünde 25 milyar kere milyon atom mevcuttur.
37. Bir gram atom, parçalandığı zaman 3.000 ton kömürün yanması sırasında verdiği enerjiyi verir.
38. Dünyada en fazla bulunan evcil kuş tavuktur.
39. Aspirin, ilk defa 1897 yılında Felix Hoffmann adında bir Alman kimyager tarafından üretildi.
40. İngilizce'deki Wendy ismi, Peter Pan hikayesinde kullanılmak üzere uydurulmuştur.
41. Karıncaların bulunmadığı 1 km2'lik bir toprak parçası yoktur.
42. Kıta isimlerinin hepsi aynı harfle başlayıp aynı harfle biter.
43. Son 4.000 yıldan beri yeni bir hayvan türüne raslanmamıştır.
44. Mumyaların ayak parmakları tek tek sarılarak mumyalanmıştır.
45. Bebekler dizkapaksız doğarlar, dizkapağı 2-6 yaş arasında gelişir.
46. 1666 Büyük Londra Yangını'nda kentin yarısı yanmıştı ama sadece 6 kişi yaralandı.
47. Dünyada yaşayan tüm insanların sadece iki milyarda birisi 116 yıl yaşayabilir veya 116 yılı aşabilir.
48. Dünyadaki ilk telefon rehberinde sadece elli isim yer almıştı. 1878 yılının Şubat ayında
Connecticut New Haven'da yayımlanmıştı.
49. Anglo-Amerikan geleneklerine göre eğer bir parkta şaha kalkmış bir ata binmiş bir adam heykeli varsa, o adam savaşta ölmüştür. Eğer atın ön ayaklarından birisi havadaysa, adam savaşta ağır yaralanmış sonra ölmüştür. Eğer atın dört ayağı yere basıyorsa, o adam doğal nedenlerden ölmüştür.
50. Kanada sözcüğü Kızılderili dillerinden gelir, anlamı ise "Büyük Köy"dür.
51. ABD'de her insanın iki kredi kartı vardır.
52. Antartika'nın telefon kodu: 672.
53. Güney Kore başkenti Seul, Kore dilinde "başkent" anlamına gelmektedir.
54. Dünyada en çok kullanılan isim "Muhammed"dir.
55. 2. Dünya Savaşı'nda Müttefik Hava Kuvvetleri'nin Berlin'e attıkları ilk bomba, Berlin Hayvanat Bahçesi'ne düşüp, bir fili öldürmüştür.
56. Eşekler tarafından çiftelenerek ölenlerin sayısı, uçak kazalarında ölenlerin sayısından fazladır.
57. Normal bir insan, 7 dakika içinde uyuyabilendir.
58. Madeni olmayan ilk para kumaştan yapılmıştır.
59. Sahra Çölü'ndeki Tidikelt kasabasına on yıl boyunca hiç yağmur yağmamıştır.
60. Başkan John Fitzgerald Kennedy, yirmi dakikada dört gazete okuyabilirdi.
61. Değerli taşların çoğu birkaç elementten oluşur, sadece pırlanta tamamen karbondan oluşur.
62. Aslanlar bir günde 50 kez sevişebilirler.
63. Kediler 100 ayrı tonda ses çıkarabilirler ama köpekler sadece 10 ayrı tonda ses çıkarabilir.
64. Kedi idrarı fosforludur ve bu yüzden karanlıkta parlar.
65. Barbie bebeğin ölçüleri; 39-23-33.
66. Bir dolunayın görülmediği tek ay, 1865 Şubatıdır.
67. Saçlarımız uzunluğunun yarısı kadar daha uzamaya bir ayda ulaşabilirler.
68. Gemiler tersaneden indirilirken bir şişe içkinin kırılması geleneği Vikingler'e dayanır. İnanca göre; dolu bir şişe içkinin tanrıları teskin edeceğine ve bu sayede de geminin güvenceye alındığına inanılıyordu.
69. Altın en değerli kimyasal elementlerin 16.sıdır.
70. MÖ 8000'lerde Fırat Irmağı'nın kuzeybatısında tarımın henüz başladığı çağda, dünyada 8 milyon insan yaşıyordu.
71. Doğum kontrolü ile ilgili en eski belge MÖ 1850'den kalan bir Mısır papirüsüdür. Kadın vajinasına bal, soda, timsah pisliği ve bir tür zamk koymalıydı.
72. Venüs gezegeni sabah ve akşam saatlerinde görülür.
73. Noel Baba'nın geyiklerinin isimleri; Dasher, Dancer, Prancer, Vixen, Comet, Cupid, Donder, Blitzen ve Kırmızı Burunlu Rudolph.
74. Pamuk Prenses hikayesindeki 7 Cücenin isimleri; Happy, Grumpy, Sneezy, Doc, Dopey, Sleepy ve Bashful.
75. Erkeklere yıldırım çarpma oranı, kadınlara göre 6 kat daha fazladır.
76. 1908 ve 1947'de iki dev gök cismi Sibirya'da hiçbir insanın yaşamadığı yerlere düştü.
77. 30 Yıl Savaşları sırasında, yani "1618-1648" yılları arasında, Avrupa'da Çiçek hastalığından 60 milyon insan ölmüştür.
78. Tüm zamanların en büyük volkanik patlaması MÖ 1500'de Ege Denizi'nde Santorini Adası'nda meydana gelmiştir. 750 metre derinliğinde, 5 km çapında bir krater oluşurken, 10.000 metre yüksekliğinde bir kül bulutu göğe yükseldi. Arada adalar olmasaydı, patlamanın yarattığı dalgalar (Tsunami) Bodrum Kalesi'ni 10 metre denizin altında bırakacaktı.
79. Eski Yunan'da kadınlar 13 yaşına geldiklerinde evlenebiliyorlardı. Ancak o andan itibaren yaşıyor kabul ediliyorlardı. Evlendikleri zaman doğum tarihleri olarak işleniyordu.
80. Yapılan hesaplara göre, aynı doğum ve ölüm oranları sürerse; 3530 yılında dünyada yaşayan tüm insanların ağırlığı dünyanın ağırlığı ile eşit olacak. 6826 yılında yaşayan tüm insanların ağırlığı bilinen evrenin ağırlığı ile eşit olacak.
81. ABD'de sigaradan yılda 430.000 kişi ölüyor.
82. Bir sigara ömrü 5 dakika kısaltıyor.
83. Sigara ve dumanında bilinen en az 300 zehir var.
84. Ayı inlerinin girişleri her zaman kuzeye bakar.
85. Avustralya'daki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar.
86. Ortalama bir erkek, hayatının 3350 saatini traş olmak için harcar.
87. Sallanan sandalyede hiç durmadan sallanma rekoru 440 saattir.
88. Bir cam kırıldığında, ufalanan parçalar saatte üç bin millik bir hızla etrafa saçılır.
89. İnsan saçı, üç kilo ağırlık kaldırabilecek esnekliktedir.
90. Yarım kilo bal yapabilmek için arılar iki milyondan fazla çiçekten bitki özü toplamak zorundadırlar.
91. En fazla asfaltlı yola sahip ülke Fransa'dır.
92. Elektrikli sandalyeyi bir dişçi icat etti.
93. 17 Şubat 1935'te İstanbul'da kartopu oynamak yasaklandı.
94. Eiffel Kulesi'nin tepesine çıkmak için 1792 basamak geçmek lazımdır.
95. Her iki taraf da kan bağışında bulunursa, Paraguay'da düello yapmak yasaldır.
96. Geçen 3500 yılın, sadece 230 yılı barış içinde yaşanmıştır.
97. Pusulayı MS 3. yüzyılda Çinliler buldu.
98. Sihirli sözcük 'Abrakadabra' ilk olarak yüksek ateşli hastaların ateşlerini düşürmek için söylenmişti.
99. Marilyn Monroe'nun altı ayak parmağı vardı.
100. Yazar Rudyard Kipling sadece siyah mürekkep kullanırdı.
101. Norveç'in kuzeyinde, her yaz 14 hafta gece - gündüz güneşli geçer.
102. Rusya'da doğudan batıya doğru seyahat edilirse, yedi saat kuşağı geçilir.
103. Sadece dişi sivrisinekler ısırır.
104. Bilardo topu, sıkıştırılmış kağıttan yapılır.
105. Zürafaların ses telleri yoktur.
106. Filler zıplayamaz.
107. Kutup ayıları solaktır.
108. İngiltere'de bütün kuğular kraliçeye aittir.
109. Ünlü yazar Georges Simonen, hayatı boyunca 10.000 kadınla yatmıştır.
110. Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı.
111. Charles Dickens, uykusuzluk hastalığına yakalanmıştı. Sadece yüzünü kuzeye dönerse uyuyabileceğine inanıyordu.
112. Beethoven beste yapmadan önce kafasını soğuk suya sokardı.
113. Uranüs, çıplak gözle görülebilen bir gezegendir.
114. Her 25 kişiden biri astım hastasıdır.
115. Günümüzde, evlenenlerin yüzde ellisi boşanmaktadır.
116. Televizyonda ilk naklen yayınlanan olimpiyat, 1960 Roma Olimpiyatı'dır.
117. Kedilerin beyninde 32 adet kas vardır.
118. Bukalemunların dilleri, vücutlarından iki kat daha uzundur.
119. Global ısınma yüzünden yükselen deniz seviyesi 2050 yılında Shangai ve deniz kıyısındaki diğer Çin şehirlerinde büyük sellere neden olacak. Bu sellerde 76 milyon kişi evsiz kalacak.
120. Üzerinde barkodu olan ilk ürün Wrigleys marka sakızdır.
121. Kereviz yerken harcanan kalori, kerevizin içindeki kaloriden daha fazladır.
122. Dalmaçyalılar gut olmayan tek köpek cinsidir.
123. Dünyadaki hayvanların yüzde sekseni altı ayaklıdır.
124. Kaptan Cook, Antarktika hariç bütün kıtalara ayak basan ilk insandır.
125. Günışığından daha fazla yararlanmak için saat uygulamasını Benjamin Franklin başlatmıştır.
126. İnsan iskeleti 200'den fazla kemikten meydana gelmiştir.
127. Dünyada her dakikada biriki tane düşük şiddette deprem olmaktadır.
128. Sigara içenlerin, içmeyenlere oranla daha fazla hastalandıkları saptanmıştır.
129. Dünyanın ilk metrosu 1863 yılında Londra'da Bishop's Road ile Farrington Street arasında hizmete girdi.
130. Köpekbalıkları acıya karşı hissizdirler.
131. Kaval kemiğimi 1.5 tondan fazla ağırlığı taşıyabilecek güçtedir.
132. Hindistan'daki yıllık doğum sayısı, Avustralya'nın toplam nüfusundan fazladır.
133. Bir hamamböceği kafası koptuktan sonra, açlıktan ölmeden 9 gün yaşar.
134. Kadınlar, erkeklerden iki kat daha fazla göz kırpar.
135. Timsahlar dilini dışarı çıkaramaz.
136. Aşık olan kadınlar daha kolay orgazm olur.
137. Köpeklerin ter bezleri ayaklarındadır.
138. Tarih boyunca yeryüzünde bulunan altının 200 kat daha fazlası okyanuslarda bulunmaktadır.
139. Rusya'nın dörtte biri ormanlarla kaplıdır.
140. Bir okyanusun en derin yerinde, demir bir topun dibe çökmesi bir saatten uzun sürer.
141. Bugüne kadar kaydedilmiş en büyük dalga, 1971 yılında Japonya'nın Ishigaki Adası'nda 85 metre yüksekliğine ulaşmıştır.
142. Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür.
143. Bugüne kadar ölçülmüş en büyük buz dağı, 200 mil uzunluğunda ve 60 mil genişliğindedir ve Belçika'dan daha büyük bir yüzölçümüne sahiptir.
144. Herhangi bir okyanusun en uzak olduğu nokta Çin'dir.
145. Kış aylarında, Moskova'daki buz pateni pistleri 250 bin metrekarelik bir alanı kaplar.
146. Peru'da hiç umumi tuvalet yoktur.
147. Bir kilo limonda bir kilo çilekten daha fazla şeker vardır.
148. Timsahlar renk körüdür.
149. Mickey Mouse'dan önce en meşhur çizgi film kahramanı Felix The Cat'di.
150. Larry Hagman (Jr) Dallas dizisinin setinde hiç kimsenin sigara içmesine izin vermezdi.
151. Salatalığın yüzde 96'sı sudur.
152. Havuca rengini karoten verir.
153. Tarantulalar iki buçuk yıl yiyeceksiz yaşayabilirler.
154. Sadece dişi kanaryalar ötebilir.
155. İnciler sirkede erir.
156. Venüs saat yönünde dönen bilinen tek gezegendir.
157. İnternetin yıllık büyüme yüzdesi 314.000'dir.
158. Rodin'in ünlü 'Düşünen Adam' heykeli aslında İtalyan şair Dante'nin portresidir
Devamını okuyun...>>

1 Nisan şakasının kökeni nedir? 1564 yılında Fransa kralı IX Charles, yıl başlangıcını Ocak ayının birinci gününe aldı. Daha önce Avrupada yaygın olan yıl başlangıcı Mart 25 idi. O zamanki iletişim şartlarında IX Charles'in bu kararı fazla yayılamadı. Duyanlar ise protesto amacıyla eski adetlerine devam ettiler.1 Nisan'da partiler düzenlediler. Diğerleri ise onları Nisan aptalları olarak nitelendirdiler.1 Nisan'a bütün aptalların günü adını verdiler. Bu günde diğerlerine sürpriz hediyeler verdiler, yapılmayacak partilere davet ettiler, gerçek olmayan haberler ürettiler. Yıllar sonra Ocak ayının yılın ilk ayı olmasına alışılınca, Fransızlar 1 Nisan gününü kendi kültürlerinin parçası görerek devam ettirdiler. Oradan da bütün dünyaya yayıldı


İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar? Bu konuda iki ayrı açıklama vardır. 1) İnsanların beş duyusunu tatmin amacıyla şarap kadehini sofrada çın sesiye tokuşturmak. Şarabın rengi, görme; diliyle tat alma; burunla koklama;eliyle dokurma,ve çın sesiyle işitme. Şarap bütün duyguları tatmin eder anlamını taşır. 2)Antik çağlarda bir insanın düşmanını yemeğe davet edip,ona zehirli içki sunması doğal sayılıyordu. Ev sahibi içkinin zehirsiz olduğunu kanıtlamak için kendi içkisini havaya kaldırır ve misafirin içkisinden bir yudumun kendi kadehine dökülmesini isterdi. Sonra aynı anda içkilerini içerlerdi. Misafir böyle durumda ev sahibine güvenini göstermek için kadehini ev sahibinin yukarı kaldırdığı kadehe hafifçe vurur, çın sesiyle içkiyi denemeye gerek olmadığını gösterirdi.


Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler? Çinlilerin yemek yeme alışkanlıklarının yiyeceklerini çok küçük parçalar halinde yemelerinden çubuk kullandıkları anlaşılıyor.Çinde eskiden yalnızca zenginler masada otururlardı. Halkın çoğunluğu tabakları ellerinde yemek yerlerdi. Bir elleriyle tabaklarını tutar, öteki elleriyle çubuk kullanarak beslenirlerdi. Hızla artan nüfus yüzünden yiyecek sıkıntısı çeken çinliler önlerindeki yiyeceği küçük parçalar halinde çoğaltarak yiyorlardı. O zamanlar ağaç sıkıntısı nedeniyle de tahta kullanımı kısıtlıydı. Masa kullanımı bu yüzden çok zordu. Çubuklar fildişinden ve kemikten yapılırdı.


Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir? Bu şarkı"Happy birthday to you" dur. Şarkının asıl kaynağı Amerika'lı iki kız kardeşe aittir. Orijinal adı " Good Morning to All" yani " hepinize günaydın"dır. Daha sonra güftesi değiştirilerek bütün dünyaya yayılmıştır. Fakat telif hakkı kardeşlere aittir, onlardan sonra da Warner/chappel müzik şirketine geçmiştir. Müzik ticari amaçlı kullanıldığı zaman şirkete ödeme yapma zorunluluğu vardır


Mezara niçin çiçek konulur? İlk olarak Mısır Firavunu Tutamkamon'nun milattan önce 1346 da öldüğünde mezarının çiçekten tacçlarla kaplandığı saptanmıştır. Kuzey Avrupada ise M.Ö 2000 yıllara kadar mezara çiçek konduğu belirlenmiştir. O zamanlarda bu çiçeklerin amacı iyi ruhları çekme, kötaü ruhları kovma amacıylaydı. Sonradan ise asıl amaç cesetler çürürken çıkan kokuyu kamufle etme amacını taşır. Servi ağacı da bu nedenle mazarlıklarda kullanılır. Ağacın yaprakları rüzgarı önler, kendine özgü ferah kokusu vardır. Cenaze törenherinde siyah giyinmenin amacı da mezarlıklarda hayalletlerden sakınmak amacı taşımaktadır.


İnsanlar saatlerini niçin sol kollarına takarlar? Özel bir durum veya farklı olma düşüncesi yoksa insanların çoğu saatlerini sol kola takar. Çünkü çoğunluk sağ elini kullanmaktadır ve bu kolun daha hareketli olması nedeniyle saatin bir yerlere çarpıp zarar görme olasılığı yüksektir. Zaten saatin kurma düğmesi 3 rakamının yanındadır. İnsanlar saati kurmak istedikleri zaman onu bilekten çıkarmadan sağ elle uzattıkları sol kollarındaki saati kurabilirler.


Satrançta şah niçin o kadar pasiftir? Çünkü şah koruma altındadır. Zaten satrançta amaç şahı almaktır. O yüzden bütün taşlar onu korumakla görevlidir. Vezir ise başkumandan gibi şaha yardım eder. İleri geri, çapraz her yöne gidebilir. Batıda vezire Kraliçe adı verilmiştir. Bununla Kraliçe'nin Kralın en büyük desteği olduğunu işaret etmektir. Satranç 6. yüzyılda Hindular tarafından oynanmaya başlanmış, oradan dünyaya yayılmıştır.


Bir hafta niçin 7 gündür? Babilliler 7 günlük haftayı zaman birimi olarak kullanıyorlardı. İlk çağlarda bilinen beş gezegen ile güneş ve ayın sayısı nın 7 oluşu bu sayıyı gizemli ve uğurlu kılıyordu. Daha sonra dinlerde göğün 7 kat oluşu ve doğadaki ana renk sayısının 7 oluşu, müzik notalarının 7 oluşu sayının önemini daha çok belirtti. Daha sonra Fransa takvim yapısını değiştirerek hafta sayısını 10 yaptı ama kabul görmedi. Rusya 5 günlük hafta uygulamasına geçti, o da tutulmadı. Sonunda yine hafta 7 gün olarak kaldı.


Niçin otellerin kapıları döner kapıdır? Döner kapıların tek amacı enerji tasarrufudur. Büyük binaların içerleri devamlı olarak ısıtılır. Açılan normal kapıdan içeri soğuk hava rahatlıkla girer. Eğer normal kapı kullanılırsa hava değişimi nedeniyle klimalar veya motorlar yeniden çalışacaktır. Özellikle çok kişinin girip çıktığı otel veya benzeri binalarda enerji tasarrufu için döner kapı kullanılır. Döner kanatlar sıcak havanın dışarı çıkmasına, soğuk havanın da içeri girmesini engeller.


Bardaktaki buzlar niçin birbirlerine yapışırlar? Buzun erimesi için yalnızca sıcaklık değil basınç da önemlidir. Dağlardaki buzulların kayma nedeni de budur. Basınçla alt tabaka erir ve kayma oluşur. Bir kabın içinde ya da bir bardakta üstüste duran buzların herbiri altındakine değdiği noktada bir basınç oluşturur ve bu noktada çok küçük kısım erir.Buradan hareket eden su çok az yanda iki buz küpçüğünün birleştiği noktada tekrar donar. İki buz parçası kaynak yapılmışcasına birbirlerine yapışır ve orada bir daha erime olmaz.


Kumaşlar yıkandıktan sonra niçin çeker? Aslında kumaş ıslanınca lifler şiştiğinden kumaşın az biraz uzaması gerekmektedir. Ama bükümlerin açılarındaki deformasyonun yarattığı çekme kuvveti daha fazla olduğundan sonuçta kumaş boydan kısalır. Kumaş yıkandıktan sonra kurutulduğunda şişmiş lifler eski durumlarına gelirler. Ama kumaş ilk ölçülerine dönemez. Su, yüksek ısı, çalkalama, sabun hepsi kumaşın çekmesini kolaylaştırır. Kumaş birkaç kez yıkandıktan sonra ölçüleri belli bir dengeye ulaşır ve ondan sonra yıkandığında çekmez.


Çinlilerin gözleri niçin çekiktir? Yalnız çinlilerin değil, Orta ve Güneydoğu Asya'da yaşayanların, japonların hatta Eskimoların da gözleri çekiktir. Aslında göz yapısı bütün dünyada aynıdır. Farkı yaratan göz kapaklarıdır. Çekik gözlü diye nitelendirilen ırklarda gözün üzerindeki göz kapağının ikinci kıvrımı, gözün üstüne daha çok inmiştir. Bazı teorilere göre bu kıvrım insanların gözlerini yoğun kar tabakasının, göz kamaştıran ışığından korumak için bir çeşit kar gözlüğü gibi gelişmiştir. Çinde ve öteki bölgelerde her ne kadar yoğun kar yağmıyorsa da onların atalarının buzul çağında kuzeyde yaşadıkları daha sonra güneye indikleri kanıtlanmıştır. Yalnız gözleri değil, burunları da rüzgara karşı korunmak için küçülmüş, burun delikleri soğuğu engellemek için daralmıştır. Ciltleri de koruma amaçlı olarak yağlıdır. Göz kapakları da yağlıdır. Gözü ve iç tabakalarını kara ve buza karşı korur. Yani çekik gözlü değil, düşük göz kapaklı, demek daha doğrudur.


İnsan korkunca niçin dişleri birbirine vurur? Bir insan büyük bir tehlike veya korku verici olayla karşılaşınca vücudu otomatikman savunmaya geçer. Diğer canlılarda olduğu gibi dişler ve çene savunmanın ana mekanizmalarıdır.İşte bu nedenle ilk insanlardan gelen kalıtımsal yapıdan dolayı önce çene ve dişler harekete geçer. Çenedeki kaslar titrer, bu da sanki dişler birbirine vuruyormuş gibi görüntü verir.


Akıl ile zeka arasında fark nedir? Akıl yalanla gerçeği, doğruile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. İnsan olgunlaştıkça aklı gelişir. Zeka ise bir olayı önce anlama, ilişkileri kavrama, yargılama ve açıklayarak çözme yataneğidir. Genel olarak 12 yaşına kadar gelişir, 20 yaşına kadar sürer sonra sabit kalır. Zeka bir insanın her türlü olay karşısında aynı yeteneği gösterebileceği anlamına gelmez. Bir besteci müzik yapıtını aklıyla değil zekasıyla yaratır. Fakat en basit matematik problemini çözemeyebilir. Sonuç olarak zeka, ruhsal olaylara, algı ve hafıza yeteneğine, tutkulara, eğilimlere göre farlılıklar gösterir. Akıl somut olarak ölçülemez, zeka IQ denilen testle ölçülebilir.


Dolunay insan davranışlarını etkiler mi? İnsanlar arasında bu inanç oldukça yaygındır. Eskilerin Ay'ın dönemlerine bağladıkları boş bir inancın günümüze uzanan bir varsayımıdır. Bilim adamlarının yaptıkları bütün çalışmalar bu görüşün boş olduğunu kanıtlamıştır. Ay, dünyadaki okyanusların gel-git denilen suların alçalması ve yükselmesi olayı üzerinde doğrudan etkisi vardır. Vücudumuzdaki suyun oranı , okyanuslardaki su miktarıyla kıyaslanamaz. Yani Ay'ın çekim gücü insanı etkileseydi yalnız dolunayda değil her gün olması gerekirdi. Dolunayda ayın parlaklığı da pek önemli bir etken değildir. Çünkü gönderdiği ışık miktarı Güneş'in gönderdiğinin 600 binde biri kadardır


Niçin gözyaşı dökeriz? Dünyadaki canlılardan sadece insan ruhsal nedenlearle ağlar. İnsanı farklı kılan bu durum şüphesiz yaşam tarihindeki evrimin bir sonucudur. Aslında gözlerimize sürekli gözyaşı koruma amaçlı olarak salgılanmaktadır. Fakat ağlama ruhsal bir boşalmadır. Bu konuyu ilk inceleyer Darwin'dir. Daha sonra yapılan deneyler sonucu görüldü ki soğan doğrarken akan gözyaşlarının kimyasal yapıları farklıdır. Ruhsal gözyaşları daha çok protein içermektedir. Fakat henüz bu farkın nedeni açıklanamamıştır.
Devamını okuyun...>>

Türkiye 1. ligindeki ilk gol 21 Şubat 1959 tarihinde İzmirsporlu Özcan Altuğ tarafından atılmış. Golü Beykoz kalecisi Sıtkı yemiştir.(İzmirspor: 2 - Beykoz: 1, ilk gol 11.dakikada atıldı)

Üç puanlı sisteme geçilen 1987-1988 sezonuna kadar 8 kez, ikinci ya da üçüncüler şampiyondan daha fazla kazanan taraf olmuşlar.

Lig tarihinin en nötr sonucunu alan takım 1969-1970 sezonundaki 30 maçta,10 galibiyet, 10 beraberlik, 10 yenilgi alıp, attığı 26 gole karşılık kalesinde de 26 gol gören Beşiktaş.

Dört büyükler arasında ligi eksi averajla bitiren ilk takım 1975-1976 sezonunu -7 (25-32) averajla kapatan Beşiktaş, ikinci takımda 2001-2002 sezonunu -11 (49-60) averajla bitiren Trabzonspor'dur.

1979-1980 de Trabzonspor sadece 12 galibiyet alarak şampiyon olurken 1989-1990 da Malatyaspor aynı sayıda galibiyet alarak küme düşmüş.

1980-1981 sezonunda lig ikincisi Adanaspor 34 puan toplarken, küme düşen Rizespor ligi 29 puanla tamamlamış.

45 sezonun sadece üçünde şampiyon olan takım averajla belirlenmiştir.
1984-1985 sezonunda Fenerbahçe ile Beşiktaş ligi 50'şer puanla tamamlarken, gol averajı daha iyi olan Fenerbahçe şampiyon oldu.

1985-1986 sezonunda ise Beşiktaş, 56 puanla Galatasaray'ın gol averajıyla önünde ligi en önde tamamladı.

1992-1993 sezonunda da Galatasaray, bu kez Beşiktaş'ı 66 puan ve averajla geçmeyi başardı ve şampiyonluğu kucakladı.

Fenerbahçe 28, Galatasaray 24, Beşiktaş 23, Trabzonspor da 11 kez ilk ikiye girmişler. Dört büyükler dışında bu başarıyı yakalayan diğer iki takım ise, 3 kez Eskişehirspor, bir kez de Adanaspor.

İlk üçte dört büyükler 116 kez yer alırlarken bu dereceye sadece 19 kez girebilen diğerleri ise şöyle; Eskişehirspor 5, Samsunspor, Altay, Gaziantepspor ve Gençlerbirliği 2, Adanaspor, Vefa, Göztepe, Boluspor, Zonguldakspor ve Malatyaspor da birer kez.

Dört büyükler dışında küme düşmeyen takım yok.

Fenerbahçe averajla ligde kaldı. Rizespor'un 29 puanla ligden düştüğü sezonda, Fenerbahçe; Altay, Adana Demirspor ve Boluspor ile birlikte aynı puanı toplayarak, gol averajıyla ligde kaldı.

1968-1969 ve 1974-1975 sezonları arasında şampiyonluğa oldukça yaklaşan Eskişehirspor bu 7 sezonda üç kez 2., iki kez 3., iki kez de 4. olmasıyla 4 büyüklere en fazla kafa tutan takım olma özelliğini taşıyor.

1979/80 de Trabzonspor sadece 12 galibiyet alarak şampiyon olurken 1989/90 da Malatyaspor aynı sayıda galibiyet alarak küme düştü.

Sezonu yenilgisiz kapatan takımlar: 1985-86 Galatasaray, 1991-92 Beşiktaş.

Bir sezonda kendi evindeki bütün maçları kazanan takımlar: 2000-2001 Fenerbahçe, 2001-2002 Galatasaray (17)

Lig tarihinde, şampiyonluk yaşayan 4 büyük takım Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'u, aynı sezonda yenebilen sadece 2 ekip bulunuyor. 1987-88 sezonunda Malatyaspor, kendi sahasında Galatasaray'ı 3-1, Beşiktaş'ı 5-3, Fenerbahçe'yi 1-0, deplasmanda da Trabzonspor'u 3-2 yendi. 2001-02 sezonunda ise Ankaragücü, kendi evinde Galatasaray ile Fenerbahçe'yi 2-1, Trabzonspor'u 4-2 yenerken, Beşiktaş'ı İstanbul'da 2-1 mağlup etti.

Beşiktaş, bir sezonda ezeli rakiplerini her iki maçta da yenen tek takım olarak tarihe geçti. Siyah-beyazlılar, şampiyonluğa ulaştıkları 2002-2003 sezonunda Fenerbahçe'yi 1-0 ve 2-0, Galatasaray'ı her iki maçta 1-0'lık sonuçlarla geçerek, 4 derbi maçı da kazandı. ''Kara Kartallar'' ayrıca, bu 4 maçta kalesinde hiç gol görmeyerek, ayrı bir rekora imza attı.
Lig tarihinin en iyi performansı: 1988-89 sezonunda 36 maçta 29 galibiyet, 6 beraberlik, 1 yenilgiyle 88.88 % Fenerbahçe

Lig tarihinde en kötü performans: 1996-97 sezonunda 34 maçta 2 galibiyet 27 yenilgiyle 9.56 % Zeytinburnuspor.

Lige en çok takım veren il 15 takım İstanbul
Devamını okuyun...>>

1. Boyu uzun olan saf akıllı olur.
2. Boyu kısa olanın hilesi çoktur.
3. Orta boylu olan kişi akıllı ve güzel huylu olur.
4. Saçı sert olan keskin zekâlı olur.
5. Saçı yumuşak olan ebleh ve arsız olur.
6. Saçı sarı olanın işi gücü kibir ve gazaptır.
7. Saçı kara olanda sabır vardır. Böyleleri ile yakınlık kurmaya bak.
8. Saçı kumral olan ise güzel, huyca eşsizdir.
9. Saçı seyrek olan ârif ve zarif bir kişidir.
10. Saçı çok olan kadının anlayışı kıt olur.
11. Başı küçük olan kişinin aklı da az olur. Böylelerine sakın sırrını söyleme.
12. Başı büyük olanın aklı çok olur.
13. Başının üstü yassı olan keder çekmez.
14. Başının cildi sağlam olan hayır işler; şer işlemez.
15. Başı kel olana yakın olma. Böylesinden sakın ki, kötü huylu olur.
16. Alnı dar olanın ahlakı da dar olur.
17. Alnı yumru olan kötü ve aldatıcı olur.
18. Alnı enli olanın kötü huyluluğu hastalık gibidir(ondan gitmez).
19. Alnı düzgün olan kişiyi emniyetli bil.
20. Alnı kırışıksız olan şüphesiz tembel olur.
21. Alnındaki kırışıklar uzun olan anlayışlı olur. Kırışığı az olan cömert olur.
22. Kaşları arası kıvrımlı (kırışık) olan kişi baştan sona gam yüklüdür.
23. Kulağı büyük ve enli olan cahil ve tembel olur.
24. Kulağı küçük olan hırsızdır. Kulağı orta büyüklükte olan ise dürüsttür.
25. Kaş ucu ince olanın işi gücü fitnedir.
26. Kaşı çok kıllı olan gönlü kırık ve kederli olur.
27. Kaşı açık olan dürüsttür. Kaşı çatma ise hırsız olur.
28. İnce kaş güzeldir ama bunun da uzunu kibirlilerde bulunur.
29. Kaşı kavisli olan her zaman dilber olur.
30. Gözün çukur ve eğik olması kibirlilik alâmetidir.
31. Kara gözlü olanlar itaatkâr olur. Gözün kanlı olması ise yiğitlik alametidir.
32. Gözleri gök olan zekîdir. Ela gözlü ise edebli olur.
33. Gözü küçük olan hafif bir kişiliğe, gözü büyük olan ise zarif bir kişiliğe sahiptir.
34. Gözü yumru olan hasetçi olur. Gözü orta büyüklükte olan gerçek dosttur.
35. Kıpık gözlü olan yaramaz ve çirkin olur.Bakışı gevşek olan ise süslü olur.
36. Noktalı göz ok gibidir. Böylesinin gözü başkasına çok değer (nazarı dokunur).
37. Tek gözlüye yakın olma; sık bakan ise emniyetli sayılmaz.
38. Şaşıya hiç bakma ki sana eğri (kötü düşünerek) bakar.
39. Gözü güleç olan güzel olur. Kirpiği sık olan ise eşsizdir.
40. Yüzü büyük olan hastalıklıdır. Küçük yüzlü olmak ise kibir alametidir.
41. Yüzü yumru olan ahmak; yassı olan güzel olur.
42. Yüzü arık olan borcuna sâdık değildir. Yüzü etli olan ise sakil olur.
43. Yüzü hayli uzun olan konuşurken yalan konuşur.
44. Yüzü sert olanın genellikle sözü acı olur.
45. Yüz, değirmi gerekir. Dolunaydan parlak olmalıdır.
46. Tebessüm eden bir yüze bakanlar rahatlık bulup kam alır.
47. Benzi kızıl olan edeblidir.
48. Benzi sarı olan hastalıklı; siyaha çalan ise tevekkel olur.
49. Gözleri gök veya mâvi olursa ondan uzak olmaya bak.
50. Rengi ortada olan yüz hem ak hem kızıl olur (yanak ve alın).
51. Burun biraz uzun ise sâhibinin anlayışında biraz kıtlık vardır.
52. Burnu kısa olanın içinde korkusu çok olur.
53. Burnunun ucu top olan kişi neşeli olur.
54. Burnunun ucu ağzına yakın olan adamdan kendini sakın.
55. Burun delikleri geniş olursa, kibir ve haset alametidir.
56. Burnunun iki kanadı hareketli olan kişide kahır ve inat bir aradadır.
57. Burnu geniş olan kişide şehvet hastalık halini almıştır.
58. Burnu eğri olan kişi himmette bulunmayı düşünür.
59. Ağzın küçük olması güzelliktendir ama böyle kişi korkak olur.
60. A